Ölüler ve Ötesi kitap kapağı

24. bölüm / 27

Çöl yolcuları

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: Çöl yolcuları

Laura biraz soluklandıktan sonra sistemden arta kalanları da temizleyip Zuri'yi tamamen sildi. Perişan bir halde depoya döndüğünde binlerce insanın ayaklandığını, bağırdığını ve panik yaptığını gördü. Çubuk gibi adamlardan biri içeri giren Laura'yı omzundan tuttu.

"O nerede? Sistem çalışmıyor Zuri nerede?"
"Öldü."
"Öldü mü? Ne demek öldü? Kim öldürdü?"

Laura depoyu dolduran konuşmayı hatta yürümeyi unutmuş binlerce iskelet gibi insana baktı. Bilgisayarlardan birine oturup sistemdeki bütün hoparlörlere bağlandı.

"Alo alo! Deneme sesim geliyor mu! Pardon ses biraz fazlaymış. Hepiniz beni dinleyin, ben Laura Vance! Arkadaşımla birlikte gezerken şehrinizi ve halinizi gördük."

İnsanlar yuhlamaya başlayınca Laura sesi arttırdı.

"Zuri'yi ilk yaptığında size ne yapıyordu bilmiyorum ama şuan sizi ölümüne aç bırakıp çocuklarınızı çalıyordu. Aranızda sistemden ayrıldığını sanıp şuan hayatının şokuna uğrayan kaç kişi var ha? Hepinize kırmızı hapı içirdiğim için kusura bakmayın ama böyle gitseydi yapay gerizekalınız sizden geriye hiçbir şey bırakmayacaktı. Savaşın, ağlayın, sevişin, kanayın ama hepsini gerçekten hissederek yapın! Sahte tanrıların üç rengi farklı kombinasyonlarda yakmasına boyun eğeceğinize yaşamayın daha iyi! Şimdi, şehrinizde her şeyi baştan kurabileceğiniz kadar kaynak var. Gidin ve insan eliyle heykeller dikip kim olduğunuzu hatırlayın!"

İnsanlar kafaları çok karışmış görünüyordu. Bazıları Laura'yı öldürecek gibi bakarken bazıları gözleri yaşlı kurtulduğu için Tanrı'ya şükrediyordu. Tabii Laura kendisine şükretmemelerine sinir oldu olmasına ama başka bir şey demeyip arabanın içinde Astalas'ı bekledi. Astalas insan kusan depodan çıkıp pişkin pişkin koltuğa oturdu.

"Genelde senin gibiler böyle şeylere 'Şeytan'ın ürünü!" diyip uzaklaştırmaya çalışır ama bana bozuk ürün satmışlar herhalde." Laura ayaklarını arabanın camına doğru uzattı.
"Yani yani yani, özür dilerim canım. Dayanamadım işte o günden beri içimi yiyip duruyordu Luther daha da beterleştirdi."
"Cevabını alabildin mi bari?"
"Beni soktuğu simülasyon o kadar farklı şeyler gösteriyordu ki defalarca neden geldiğimi hatırlatmak zorunda kaldım. Zorla göstermeye başladığında herhangi bir hasat meleğinin davranışları hakkında şeyler gösterdi. Şeytanların ruhunu toplayamadığını gösterdi de bunu zaten biliyordum. İnat etsem de gittikçe amaç bozuldu ve kendimi bir barda buldum."
"Gerçekten mi? Ne yaptın fırsat bu fırsat diyip biriyle mi yattın?"
"Hayır canım Tanrı'nın orada da günah sayacağına inanıyorum. Onun yerine deneyemediğim en pahalı alkolleri denedim. Tabii sarhoşluğu o kadar iyi yaşatıyor ki iyice kayboldum sen uyandırdığında hala sarhoşum gibi hissediyordum."
"Ne kadar da bilinçli bir davranış tebrik ediyorum."
"Şeytan olmayacağıma göre risk hiç değmedi. Kıçımı kurtardığın için teşekkür ederim."
"Bir daha sözümü dinlersen şimdilik sorun değil diyerek geçebilirim. Hadi gel gidelim buradan yoksa şehrin yarısının benim yüzümden yandığını öğrenecekler."

Astalas gülümserken araba hareketlendi. İkili tekrardan yola koyulurken Laura kurtardığı boşa gitmek üzere olan hayatları düşünüp biraz da olsa ferahladı.

Gece boyu gitmeleri gerekse de sonunda bir alış veriş merkezi bulabildiler. Astalas zırhını tamir ettirirken Laura kendisine ve Astalas'a kıyafetler aldı. Sağlıklı beslenmeye karar alalı iki gün olmasına rağmen gidip fast food burger yediler. Biraz rahatlamak için çarpışan arabaya bindiler, Astalas çarpmadan sıyrılmaya çalışırken Laura yanında bebeğini taşıyan annelere bile çarpıp gülüyordu tur bittiğinde güvenlik bir daha binmemesini rica etti. Laura "Çarpmak istemiyorlarsa normal arabaya binsinler!" diye bağırırken Astalas onu kolundan çekip sürükledi. Biraz dolandıktan sonra Astalas hayatında hiç gitmediği için sinemaya gitmek istedi ama Laura kardeşinin işkence gördüğünü düşündüğü için odaklanamayacağını biliyordu o yüzden reddetti. İkili geceyi bir motelde bitirdikten sonra sabah tekrardan yola koyuldu.

Laura sıcak yerlere geldikleri için beyaz, karnı açık bir sıfır kollu altına da koyu yeşil bir kargo şort giydi. Trençkotunu yanına aldı ama çok giymek istese de hava aşırı sıcaktı. Astalas ise sonunda siyah gömleğe veda edip açığa kayan kırmızı renginde rahat bir tshirt ile gri baggy eşofman giymişti.

Arabanın tekerleri artık ağaçların kaktüslere yerini bıraktığı yolda ilerledi. Sıcaklıkla birlikte ikilinin atışma sayısı da artmıştı.

"Canım kesin kanıt var tartışma konusu bile olmaması gerek bunun!" dedi Astalas.
"Nasıl kesin be? Elinden çıkan ışık şeyleri mi kanıt?" dedi Laura gözlerini yoldan ayırarak.
"Tanrıya dua ediyorsun ve sana gücünü bahşediyor, dua ediyorsun ve lanetlileri geldikleri yere çekiyor. Daha somut kanıt nasıl olsun?"
"Belki de gerçekten manyak güçlü bir şeytanın gücü bu ama sen bilmiyorsun?"
"Laura Lucifer bile olsa o şeytan dilediğini başka aleme alma gücüne sahip olamaz! Zaten Lucifer gerçek değil siz ergenler aynı ben gibi saçma şeyler desin diye uydurulmuş."
"Gerçekten mi? Bütün saçma şeyler gerçek de o niye değil? Belki de öyledir meleklerin gerçek olup olmadığı kesin değil ki."
"Na melekler Tanrınn kitabında geçiyor ve direkt kendilerinin yazdığı kitaplar var. Lucifer'in adı ilk kez 15. yüzyıldaki kaynaklarda geçiyor."
"İlahi komedyada mı? Sadece infernoyu okuyup bıraktım ben kendimi koyun gibi hissettim düşününce."
"Hayır canım. O kitabı hiç sevmiyorum adam kendi hayal gücüne göre yazmış. Kutsal kitaptaki gerçek Cehennem nasıl biliyor musun?"
"Bilmiyorum anlatsana rahipcik."
"Bana bir daha böyle dersen kendimi arabadan atarım. Hakkında çok küçük detaylar var ama bir işkence detaylı yazılmış. Günahkarları vücudun kaldırabileceği eşikten çok daha fazla acıyla yakan kutsal sulara fırlatıyorlar. Boğularak yanan günahkar ne zaman yüzeye çıkmaya çalışsa başındaki zebani onun kafasını parçalayarak geri suya batırıyor. Yukarıya çıksan parçalanıp aşağı insen boğularak kaynıyorsun. Bu işkence yıllarca sürebiliyor ama bir gün, bir an en beklemediğin zamanda su soğuyor. Ferahlatan, acını dindiren nefes alabildiğin adeta cennet suyuna dönüyor. Sen bu suya Cehennemde girebilmenin şokunu yaşarken ve sonsuz zamanda ilk kez rahatlarken aniden eski işkenceye dönüyorsun. Korkunç tarafı ise önceki seferlerde acıyı kabullenmişken şimdi o ferahlığın tekrardan geleceğini umut etmeye başladığından acı çok daha fena geliyor. Umut ediyorsun, ediyorsun ve ediyorsun ama aynı işkence milyon kere ölüyorsun. En hazırlıksız olduğun anda da öncekinden çok daha sonra tekrardan o su geliyor. Ferahlıyorsun ama daha da kısa bir anlığına. Sonrası ise aynı azap, belki de sonsuza dek."

Laura kabul etmek istemese de bu hikayeden etkilenmişti. Hafif tırsmıştı ama daha çok "Tanrı düşündüğümden metalmiş." diye aklından geçirdi.

İkili yollarını benzinliklere şükrederek geçirdiler. Laura her ne kadar buralara girmekten nefret etse de gerçekten bir iblisin saklanacağı yerlere benziyordu. Lanetli yırtıcılar onlu sürüleriyle gezip önüne geleni dişliyor, insanı yakalayıp götürebilecek akbabalar yukarıda çemberler çiziyordu. Bomboş çölde on yıllar önce yapılmış yol onların tek yol göstericisiydi. Yolda birkaç Araf hayvanı ile kapışmaları gerekse de gayet iyi ilerlediler. Dördüncü günün gecesinde ise Astalas bir şeyler sezdi.

Astalas'ın ritüel kitaplarından birinin üstünde bronz bıçağını koyup gerekli duaları ettikten sonra bıçak şeytani ruhların yakın olduğu taraftan uzağa doğru kaçacaktı. Astalas çöl boyu bıçağı kucağından ayırmadı ama arabalarına saldırmaya çalışan vahşi ruhların biraz şaşırtması haricinde bıçak olduğu gibi duruyordu. Bahsedilen gecede ise bıçak bir anda kuzeye doğru yavaşça ilerledi. Astalas ile Laura aynı anda birbirlerine baktıktan sonra hemen bıçağın güneyine sürmeye başladılar. Çöl ay ışığıyla aydınlatıldığı ve ikisi de karanlık hayatlarından dolayı ışıksızlığa alıştığı için etraf net görünüyordu. Bıçağın tersi yönünde son hız araba süren ikili bıçak iyice kaydıkça rotaya devam ediyordu. Birkaç kaktüse çarptıktan sonra yol onları hiçbir ışığın yanmadığı bir kasabaya getirdi. İkili arabadan inerken Astalas kitabının üstündeki bıçağı ayırmadan takip etti ve Laura'ya anlatmaya başladı.

"Morrow ile karşılaşıp karşılaşmayacağımızı bilmiyoruz o yüzden sana rehberlik edeceğim canım. Üç tür iblis vardır. İlki, Cehennemden başka bir şeytanın açtığı deliklerle anca kaçabilmiş güçsüz şeytanlardır. Genellikle günahkarların sonsuz işkencesi ile doğarlar ve bedenleri yoktur. Başka insanları ele geçirerek yaşarlar. Bedeni öldürürsen tekrardan çaresiz kalırlar ama tamamen göndermek için ritüeller gerekir."
"Eh iblis olup bir de böyle olsam iyice canım sıkılırdı."
"İkinci türü daha karmaşık varlıklardır. Bedenleri vardır. Genellikle çok güçlü büyücülerin ya da antik çağlardan günahkarların intikam arayan ruhudur. Bununla karşılaşmak bizi zorlar, önce öldürüp sonra bedenini kutsaman gerekir ama ölüyken bile seni öldürebilir bu herifler."
"Ne kadar da tatlıymış. Valeria böyle mi?"
"Hayır. Valeria, üçüncü türün melezi. Üçüncü tür ise doğanın kuvvetleri. Evrendeki konseptler de denebilir. Savaş, salgın, ölüm, kıtlık, kan-"
"Yıkım."
"Aynen öyle, bizim iblisciğimiz de burada. Bunlar ait oldukları şey yaşadığı sürece var olurlar. Kendi bedenleri vardır, Cehennemi tek başına yaracak kadar güçlüdürler. Eğer isimlerini onu düşünerek anarsan bunu hissedebilirler. Bedenleri vardır ve yok etmek neredeyse imkansızdır. Onları bir insan nasıl yenebilir bilmiyorum Laura."
"Olur da öldürdük diyelim, tekrar mı doğacak?"
"Hayır. Kitapta başmelek Hemaris'in kıtlık iblisinin boğazını ışıkla doldurarak öldürdüğü ama kıtlık asla bitmediği için Cehennemde yeni bir kıtlık iblisi doğduğu yazıyor. Ama eğer sorduğun Morrow ölürse geri gelebilir mi ise gelmez canım. Sorun nasıl öldüreceğimizi bulmakta."
"Belki bu kasabadakiler söyler. Hem sen rahipsin biraz dua edersin."

Bıçak onları terk edilmiş kasabanın ucundaki büyük, uzun bir kiliseye yönlendirmişti. İkili içeri baktıklarında kızıl ışıkların yanıp söndüğünü ve zeminin sallandığını gördüler. Kim olduklarını anladıkları gibi hemen içeri doğru koşmaya başladılar.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…