Bölüm 9

Vaveyla Yazarı: Oğuzhan Beydilli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Bölüm 9

HASAN’IN SIRRI
Göl tamamen kararmıştı.Ay ışığı bile suyun yüzeyine ulaşamıyordu.Oğuzhan, Hasan’a bakıyordu.— Ne yaptın?Hasan cevap vermedi.Göğsündeki siyah mühür yavaşça dönüyordu.Mehmet hemen Oğuzhan’ın önüne geçti.— Ondan uzak dur.Hasan gülümsedi.— Hâlâ aynı şeyi yapıyorsun, Mehmet.— Neyi?— Onu koruduğunu sanıyorsun.Hasan’ın eli havaya kalktı.Bir anda gölün içinden siyah zincirler çıktı.ŞAAAK!Mehmet kılıcıyla zincirleri kesti.Ama kesilen parçalar yeniden birleşti.Halil Efe bağırdı:— Bunlar gölün içinden gelmiyor!Gölge Pençesi üçüncü gözünü açtı.— Hayır.Bir an durdu.— Hasan’ın mühründen çıkıyorlar.Oğuzhan şaşkınlıkla Hasan’a baktı.— Sen beşinci mühür değilsin.Hasan’ın gülümsemesi kayboldu.— Bunu nereden çıkardın?Oğuzhan göğsündeki beyaz mühre baktı.Mühür parlıyordu.Ve üzerinde tek bir kelime belirdi:ANAHTAR.Oğuzhan:— Sen mühür değilsin.Hasan sustu.— Sen… mührü açan kişisin.Hasan’ın yüzü değişti.İlk kez öfkelenmişti.— Baban da bunu anlamıştı.Oğuzhan:— O yüzden mi seni buraya sakladı?Hasan:— Hayır.Başını kaldırdı.— Beni buraya hapsetti.Mehmet’in gözleri büyüdü.— Hasan…Hasan:— On iki yıl boyunca bu gölün altında kaldım.Oğuzhan:— Ama neden?Hasan’ın gözleri beyaza döndü.— Çünkü ben doğduğumda…Gölün altından derin bir uğultu geldi.— Beşinci mühür benim değildi.Hasan göğsündeki mühre dokundu.— Ben onu taşıyordum.Oğuzhan:— Kimin mührünü?Hasan cevap vermedi.Bunun yerine gölün ortasını gösterdi.Derinlik Kralı hâlâ karanlık yaratıkla savaşıyordu.Fakat artık güç kaybediyordu.Pulları parçalanmıştı.Suyun altında kırmızı ışıklar yanıyordu.Hasan fısıldadı:— Onun mührünü.Oğuzhan:— Kimin?Hasan:— Senin babanın.Oğuzhan’ın nefesi kesildi.Mehmet:— Yeter!Hasan ona döndü.— Sen de oradaydın.— Ben…— Baban mührünü bana verdi.Oğuzhan:— Neden?Hasan:— Çünkü kendi bedeninde tutamıyordu.Oğuzhan’ın zihninde görüntüler patladı.Babası.Hasan.Mehmet.Karanlık mağara.Ve beşinci mühür.Sonra babasının sesi:“Bir gün oğlum gelecek.”Oğuzhan gözlerini açtı.Hasan artık hemen karşısındaydı.— İşte o gün geldi.Oğuzhan geri çekildi.— Benden ne istiyorsun?Hasan’ın yüzü yeniden sakinleşti.— Mührü.— Hayır.— Sen onu kullanamıyorsun.Oğuzhan:— Kullanmayı öğrenirim.Hasan başını salladı.— Yanılıyorsun.Göğsündeki siyah mühür parladı.— Çünkü senin mühürün…Oğuzhan’ın siyah ve beyaz mührüne baktı.— ikiye bölündü.Hasan elini Oğuzhan’a uzattı.— Ve onu tekrar birleştirebilecek tek kişi benim.Tam o anda gölün içinden devasa bir kükreme yükseldi.DERİNLİK KRALI SUYUN ALTINA ÇEKİLDİ.Gölge Pençesi saldırmak için ileri atıldı.Ama karanlık yaratık bir anda başını çevirdi.Gölge Pençesi havada durdu.Üçüncü gözü kapandı.— Hayır…Oğuzhan:— Ne oldu?Gölge Pençesi ilk kez korkuyla fısıldadı:— Babanın mührünü tanıdı.Karanlık yaratığın göğsündeki kapı açılmaya başladı.İçeriden beyaz bir ışık yayıldı.Ve kapının arkasında…bir insan silueti belirdi.Oğuzhan bir adım attı.— Baba…Siluet başını kaldırdı.Ama yüzü görünmüyordu.Sonra elini kaldırıp tek bir şey söyledi:— Oğuzhan, Hasan’a değil… Mehmet’e sor.Mehmet dondu.Siluet devam etti:— Seni neden doğduğun gün öldürmeye çalıştığını sor.Oğuzhan’ın gözleri Mehmet’e çevrildi.Mehmet’in yüzündeki bütün renk çekildi.Hasan ise sessizce gülümsedi.— Şimdi gerçek hikâye başlıyor.