23. bölüm / 25
KADİM CANAVARLAR- 2. KİTAP KÜLÜN VARİSİBölüm 23
Bölümler 25Şu an: Bölüm 23
- 1 Bölüm 1177 kelime
- 2 Bölüm 2357 kelime
- 3 Bölüm 3294 kelime
- 4 Bölüm 4333 kelime
- 5 Bölüm 5324 kelime
- 6 Bölüm 6298 kelime
- 7 Bölüm 7378 kelime
- 8 Bölüm 8338 kelime
- 9 Bölüm 9354 kelime
- 10 Bölüm 10411 kelime
- 11 Bölüm 11360 kelime
- 12 Bölüm 12314 kelime
- 13 Bölüm 13412 kelime
- 14 Bölüm 14350 kelime
- 15 Bölüm 15398 kelime
- 16 Bölüm 16444 kelime
- 17 Bölüm 17405 kelime
- 18 Bölüm 18349 kelime
- 19 Bölüm 19428 kelime
- 20 Bölüm 20386 kelime
- 21 Bölüm 21386 kelime
- 22 Bölüm 22371 kelime
- 23 Bölüm 23393 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 Bölüm 24326 kelime
- 25 Bölüm 25422 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YEDİNCİ KARDEŞ
Oğuzhan olduğu yerde kaldı.Karşısındaki kişi Hasan’dı.Ama göğsündeki mühür…yedinci mühürdü.— Hasan…Hasan gülümsedi.— Ağabey.Oğuzhan bir adım attı.— Senin beşinci mührün vardı.Hasan başını eğdi.— Artık yok.— Peki bu?Hasan göğsündeki siyah işareti gösterdi.— Bu benim gerçek mührüm.Mehmet hemen araya girdi.— Oğuzhan, yaklaşma.Hasan’ın yüzü sertleşti.— Hâlâ beni korumaya çalışıyorsun.Mehmet:— Seni değil.— Kimi?— Oğuzhan’ı.Hasan güldü.— Çok geç.Bir anda evin bütün camları aynı anda çatladı.ÇAT! ÇAT! ÇAT!Gölge Pençesi gölgelerin arasından çıktı.Hasan’a saldırdı.Hasan elini kaldırdı.Gölge Pençesi havada durdu.Oğuzhan şaşkınlıkla baktı.— Onu nasıl durdurdun?Hasan:— Yedinci mühür.Gölge Pençesi’nin üç gözü birden kapandı.— Bu mühür… canavarları kontrol etmiyor.Hasan:— Doğru.— O zaman ne yapıyor?Hasan Oğuzhan’a baktı.— Onların hafızasını açıyor.Bir anda Gölge Pençesi’nin etrafında görüntüler belirdi.Eski bir orman.Bir tapınak.İnsanlar.Ve küçük bir çocuk.Oğuzhan.Gölge Pençesi o çocuğun yanında duruyordu.Oğuzhan şaşkınlıkla görüntüyü izledi.— Bu…Babası fısıldadı:— Seni daha önce de korudu.Oğuzhan ona döndü.— Ne zaman?Babası cevap vermedi.Hasan konuştu:— Doğduğun gece.Oğuzhan:— Yine mi o gece?Hasan:— Çünkü her şey o gece başladı.Mehmet başını eğdi.Hasan ona baktı.— Söyle onlara.Mehmet sessiz kaldı.— Söyle!Mehmet sonunda konuştu.— Oğuzhan doğduğunda…Bir an durdu.— Hastanede değildik.Oğuzhan’ın kaşları çatıldı.— Neredeydiniz?Mehmet:— Bu evdeydik.Babası:— Ve kapı açılmıştı.Oğuzhan:— Hangi kapı?Hasan:— Yedinci kapı.Ev bir anda sarsıldı.Bodrumdan büyük bir gürültü geldi.GÜMMM!Oğuzhan hemen aşağı koştu.Mehmet arkasından bağırdı:— Dur!Ama Oğuzhan çoktan merdivenlerden inmişti.Bodrumun duvarı açılmıştı.Duvarın arkasında daha önce hiç görmediği bir oda vardı.Odanın ortasında…beşik.Oğuzhan yavaşça yaklaştı.Beşiğin üzerinde bir isim yazıyordu.HASAN.Oğuzhan dondu.— Ama Hasan…Hasan arkasından geldi.— Evet.— Sen burada mı doğdun?Hasan başını salladı.— Hayır.Oğuzhan ona baktı.— O zaman neden adın burada?Hasan cevap vermedi.Babası kapıda belirdi.Yüzünde korku vardı.— Çünkü bu beşik…Bir an sustu.— Hasan için değildi.Oğuzhan:— Kimin içindi?Babası gözlerini kapattı.— Senin.Oğuzhan’ın kalbi hızlandı.— Ama benim adım burada yok.Babası:— Çünkü senin adın değiştirildi.Oğuzhan:— Neden?Babası cevap vermeden önce beşiğin içindeki taş parladı.Duvara bir görüntü yansıdı.Bebek Oğuzhan.Yanında bebek Hasan.Ve üçüncü bir bebek.Oğuzhan’ın yüzü dondu.— Üçümüz müydük?Hasan:— Hayır.Mehmet:— O üçüncü bebek…Görüntüdeki bebeğin göğsünde yedinci mühür vardı.Bebek bir anda gözlerini açtı.Simsiyah gözler.Sonra görüntüdeki babaları bebeği kucağına aldı.— Onu burada bırakamayız.Mehmet:— Nereye götüreceğiz?Babası:— Kapının ardına.Oğuzhan geriye çekildi.— Baba…Babası ona baktı.— O çocuk…Oğuzhan’ın sesi titredi.— Kim?Babası cevap verdi:— Senin kardeşin değildi.Hasan başını kaldırdı.— Hayır.Kısa bir sessizlik.Hasan yedinci mührüne dokundu.— O benim diğer yarımdı.Oğuzhan anlamadı.— Ne demek?Hasan’ın gözlerinden siyah yaşlar aktı.— Beşinci mühür ikiye bölünmedi.Bir adım attı.— Üçe bölündü.Oğuzhan’ın elindeki mühür parçası havaya yükseldi.Mehmet’in yüzü korkuyla değişti.— Hayır…Hasan:— Bir parçası sende.Oğuzhan:— İkincisi?Hasan göğsünü gösterdi.— Bende.Sonra yedinci mührünü gösterdi.— Üçüncüsü onda.Bodrumun karanlık köşesinden bir çocuk sesi geldi.— Beni mi arıyorsunuz?Herkes dondu.Karanlığın içinden küçük bir çocuk çıktı.Yaklaşık Oğuzhan’ın çocukluğu kadardı.Göğsünde…yedinci mührün aynısı vardı.Çocuk Oğuzhan’a baktı.Gülümsedi.— Merhaba, ağabey.
