3. bölüm / 25
KADİM CANAVARLAR- 2. KİTAP KÜLÜN VARİSİBölüm 3
Bölümler 25Şu an: Bölüm 3
- 1 Bölüm 1177 kelime
- 2 Bölüm 2357 kelime
- 3 Bölüm 3294 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm 4333 kelime
- 5 Bölüm 5324 kelime
- 6 Bölüm 6298 kelime
- 7 Bölüm 7378 kelime
- 8 Bölüm 8338 kelime
- 9 Bölüm 9354 kelime
- 10 Bölüm 10411 kelime
- 11 Bölüm 11360 kelime
- 12 Bölüm 12314 kelime
- 13 Bölüm 13412 kelime
- 14 Bölüm 14350 kelime
- 15 Bölüm 15398 kelime
- 16 Bölüm 16444 kelime
- 17 Bölüm 17405 kelime
- 18 Bölüm 18349 kelime
- 19 Bölüm 19428 kelime
- 20 Bölüm 20386 kelime
- 21 Bölüm 21386 kelime
- 22 Bölüm 22371 kelime
- 23 Bölüm 23393 kelime
- 24 Bölüm 24326 kelime
- 25 Bölüm 25422 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
DUVARIN ARDINDAKİ
Duvar tamamen parçalandı.Toz bulutu bodrumu kapladı.Oğuzhan gözlerini kıstı.İki kırmızı göz karanlığın içinden ona bakıyordu.Gölge Pençesi aniden hırladı.— Geri çekil.Oğuzhan bir adım geriledi.Mehmet elini mühürlü koluna götürdü.— Bu ne?Halil Efe’nin yüzü bembeyaz oldu.Mührü titriyordu.— Bilmiyorum…Sonra duvarın arkasından bir ses geldi.— Baban biliyordu.Oğuzhan’ın kalbi hızlandı.— Babam nerede?Karanlıktan uzun bir kol çıktı.Taşlarla kaplıydı.Parmakları normalden çok uzundu.Yaratık ağır ağır duvarın arasından çıktı.Yaklaşık üç metre boyundaydı.Vücudu siyah taşla kaplıydı.Başının ortasında tek bir boynuz vardı.Ama yüzünde göz yoktu.Gözleri göğsündeydi.İki kırmızı göz.Oğuzhan’ın beyaz mührü bir anda parladı.Yaratık geri çekildi.— Hayır…Mehmet şaşkınlıkla baktı.— Senden korktu.Oğuzhan:— Benden mi?Yaratığın göğsündeki gözlerden biri kapandı.— Senden değil…Bir an sessizlik oldu.Sonra yaratık fısıldadı:— İçindeki şeyden.Oğuzhan’ın siyah mührü yanmaya başladı.Bir anda bodrumun duvarlarında çatlaklar oluştu.Halil Efe yere düştü.— Oğuzhan!Gölge Pençesi üçüncü gözünü açtı.Bütün bodrum karardı.Yaratık geri kaçmak yerine saldırdı.Gölge Pençesi üzerine atıldı.Pençeler taş bedenine çarptı.KRAAANG!Yaratık duvara savruldu ama hemen ayağa kalktı.Mehmet:— Bu bir koruyucu!Oğuzhan şaşırdı.— Neyin koruyucusu?Yaratık başını kaldırdı.— Babanın bıraktığının.Oğuzhan’ın gözleri deftere kaydı.Defter hâlâ yerdeydi.Bir sayfa kendi kendine çevrildi.Yeni bir yazı ortaya çıktı.“Oğuzhan, eğer bunu okuyorsan, bodrumdaki yaratığı öldürme.”Oğuzhan dondu.Altındaki cümle yavaş yavaş belirdi.“Çünkü o seni öldürmek için değil, beni senden saklamak için orada.”Mehmet’in yüzü değişti.— Ne demek bu?Oğuzhan sayfayı çevirdi.Ama sonraki sayfa boştu.Derken…Tık.Duvarın içinden metalik bir ses geldi.Gölge Pençesi başını duvara çevirdi.— Orada başka bir şey var.Yaratık da aynı yere baktı.İlk kez korkmuş görünüyordu.Duvarın arkasından derin bir nefes duyuldu.Huuuuh…Halil Efe’nin mührü alev gibi parladı.— Bu… canlı değil.Mehmet:— Ne?Halil Efe titreyerek cevap verdi:— Bu bir canavar da değil.Duvar çatladı.Çatlağın içinden siyah kül sızmaya başladı.Oğuzhan’ın beyaz mührü bir kelime gösterdi:“KAÇ.”Tam o anda babasının defterindeki son satır ortaya çıktı.“Eğer kül tekrar hareket ederse, Kül Ejderi’ni bul.”Ardından ikinci cümle belirdi.“Çünkü onu öldürmeye çalışan şey…”Yazı burada kesildi.Bodrumun tamamı sarsıldı.Duvarın arkasından bir kükreme yükseldi.Ve Gölge Pençesi ilk kez geri çekildi.— Oğuzhan…Üç gözü aynı anda açıldı.— Babanı bulan şey geri dönmüş.
