Bölüm 19

Vaveyla Yazarı: Oğuzhan Beydilli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Bölüm 19

ALTINCI TAŞIYICI
Gölün yüzeyi parçalandı.İnsan şeklindeki gölge hızla aşağı düşüyordu.Oğuzhan elini uzattı.— HASAN!Adam suya çarpmadan hemen önce siyah bir gölge onu yakaladı.Gölge Pençesi.Canavar adamı kıyıya doğru savurdu.Oğuzhan koştu.Adam yüzüstü yere düştü.Elinde hâlâ Hasan’ın mühür parçası vardı.Oğuzhan diz çöktü.— Hasan?Adam başını kaldırdı.Ama…Hasan değildi.Yüzü tanıdıktı.Fakat daha yaşlıydı.Yaklaşık yirmi yaşlarında görünüyordu.Ve gözleri tamamen beyazdı.Adam Oğuzhan’a baktı.— Sonunda.Oğuzhan geri çekildi.— Sen kimsin?Adam elindeki mühür parçasını kaldırdı.— Altıncı taşıyıcı.Mehmet’in yüzü düştü.— Hayır…Adam ona baktı.— Beni hatırlıyorsun.Mehmet ayağa kalkmaya çalıştı.— Sen öldün.Adam güldü.— Öldüğümü sandın.Oğuzhan:— Mehmet, kim bu?Mehmet cevap vermedi.Adam kendisi konuştu:— Benim adım Emir.Oğuzhan’ın mührü aniden parladı.Bir kelime ortaya çıktı:EMİRSonra kelime değişti.TEHLİKEEmir bunu görünce gülümsedi.— Mühür hâlâ beni tanıyor.Oğuzhan:— Seni nereden tanıyor?Emir cevap vermedi.Onun yerine Hasan’ın mühür parçasını göğsüne bastırdı.ÇAT!Mühür parçası bedeninin içine girdi.Gökyüzü karardı.Derinlik Kralı kükredi.— OLAMAZ!Kül Ejderi geri çekildi.İlk’in yüzündeki korku yeniden ortaya çıktı.— Altıncı mühür…Emir başını kaldırdı.Gözleri artık beyaz değil, altın rengiydi.— Altıncı mühür kontrol etmez.Bir adım attı.— Uyandırmaz.Bir adım daha.— Hatırlatır.Oğuzhan’ın ensesi ürperdi.— Neyi?Emir gülümsedi.— Onları.Gölün dibinden binlerce ışık yükseldi.Mavi.Kırmızı.Beyaz.Suyun altında yüzlerce göz açıldı.Kül Ejderi bağırdı:— Oğuzhan! Mührünü kapat!— Neden?!— Çünkü seni görüyorlar!Oğuzhan mührünü kapatmaya çalıştı.Ama artık çok geçti.Gölün içindeki bütün yaratıklar aynı anda başlarını ona çevirdi.Ve hepsi aynı anda konuştu:— TAŞIYICI…Oğuzhan geriledi.Emir ise gülümsedi.— İşte şimdi hatırladılar.Babası bir anda öne çıktı.— Emir!Emir ona baktı.— Seni de hatırlıyorum.Babası durdu.— Sen o gece oradaydın.Emir:— Hepimiz oradaydık.Oğuzhan babasına döndü.— Hangi gece?Babası cevap veremedi.Emir konuştu:— Sen doğduğun gece.Oğuzhan’ın kalbi hızlandı.— Ne oldu?Emir’in yüzündeki gülümseme kayboldu.— Baban seni kurtarmaya çalışmadı.Bir an sustu.— Baban seni kapının anahtarı yapmak istedi.Oğuzhan’ın gözleri büyüdü.— Yalan söylüyorsun.— Öyle mi?Emir elini kaldırdı.Gölün üzerinde bir görüntü oluştu.Oğuzhan’ın doğduğu gece.Babası bebeği kucağında tutuyordu.Mehmet yanında.Hasan ise biraz ileride.Ve kapının önünde…İlk.Ama İlk’in yanında başka biri daha vardı.Çok daha büyük.Çok daha karanlık.Yüzü görünmüyordu.Oğuzhan’ın babası ona dönmüştü.— Eğer mühür ona aktarılırsa…Karanlık varlık cevap verdi:— Oğuzhan kapıyı açacak.Görüntü kesildi.Oğuzhan babasına baktı.— Baba…Babası gözlerini kapattı.— Emir’in söylediği her şey yalan değil.Oğuzhan’ın yüzü dondu.— Ne?Babası:— Ama bir şeyi bilmiyor.Emir’in gülümsemesi kayboldu.— Neyi?Babası Oğuzhan’a baktı.— Kapıyı açacak olan Oğuzhan değildi.Emir:— Kimdi?Babası Hasan’ın kaybolduğu yöne baktı.— Hasan.Oğuzhan’ın elindeki mühür parçası yeniden parladı.Ama bu kez bir yazı çıkmadı.Bir görüntü çıktı.Hasan…karanlık bir odada tek başına duruyordu.Ve karşısında…altıncı taşıyıcı Emir yoktu.Başka biri vardı.Hasan ona bakıp fısıldadı:— Beni neden seçtin?Karanlık varlık cevap verdi:— Çünkü sen kapıyı açmayacaksın.Hasan:— O zaman ne yapacağım?Varlık yaklaştı.— Kapıyı içeriden kapatacaksın.Görüntü kayboldu.Oğuzhan’ın yüzü değişti.— Hasan yaşıyor.Babası:— Evet.Oğuzhan ayağa kalktı.— O zaman onu bulacağız.İlk başını kaldırdı.— Çok geç.Oğuzhan:— Neden?İlk gökyüzünü gösterdi.Uzakta, dağların üzerinde…altı devasa ışık yükseliyordu.Ve gölün altındaki kapı…yeniden açılmaya başlamıştı.İçeriden bir ses geldi:— ALTINCI TAŞIYICI GELDİ.Kısa bir sessizlik.Sonra aynı ses fısıldadı:— AMA BEŞİNCİ NEREDE?Oğuzhan’ın gözleri karardı.— Hasan…Ve karanlığın içinden Hasan’ın sesi geldi:— Beni bulma, kardeşim.— Çünkü artık ben… ben değilim.