17. bölüm / 25
KADİM CANAVARLAR- 2. KİTAP KÜLÜN VARİSİBölüm 17
Bölümler 25Şu an: Bölüm 17
- 1 Bölüm 1177 kelime
- 2 Bölüm 2357 kelime
- 3 Bölüm 3294 kelime
- 4 Bölüm 4333 kelime
- 5 Bölüm 5324 kelime
- 6 Bölüm 6298 kelime
- 7 Bölüm 7378 kelime
- 8 Bölüm 8338 kelime
- 9 Bölüm 9354 kelime
- 10 Bölüm 10411 kelime
- 11 Bölüm 11360 kelime
- 12 Bölüm 12314 kelime
- 13 Bölüm 13412 kelime
- 14 Bölüm 14350 kelime
- 15 Bölüm 15398 kelime
- 16 Bölüm 16444 kelime
- 17 Bölüm 17405 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 Bölüm 18349 kelime
- 19 Bölüm 19428 kelime
- 20 Bölüm 20386 kelime
- 21 Bölüm 21386 kelime
- 22 Bölüm 22371 kelime
- 23 Bölüm 23393 kelime
- 24 Bölüm 24326 kelime
- 25 Bölüm 25422 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BABANIN GERÇEK SIRRI
Oğuzhan donup kaldı.Hasan…Ve babası.İkisi de birkaç metre ötede duruyordu.— Baba…Babası gözlerini Oğuzhan’dan ayırmadı.Yüzünde yılların yorgunluğu vardı.— Oğuzhan.Oğuzhan bir anda ona doğru koştu.Ama aralarında siyah bir duvar yükseldi.GÜMMM!Oğuzhan geriye savruldu.— Baba!Babası elini kaldırdı.— Yaklaşma!— Neden?!— Çünkü burası benim hapishanem.Oğuzhan durdu.Hasan babasının arkasından çıktı.— Sana söylemiştim.— Ne?Hasan, Oğuzhan’ın elindeki mühür parçasını gösterdi.— Onu birleştirirsen kapı açılır.Oğuzhan parçası sıktı.— Peki sen neden geri döndün?Hasan cevap vermedi.Babası konuştu.— Çünkü onu geri getirdim.Oğuzhan’ın gözleri büyüdü.— Ne?Hasan babasına baktı.— Bunu ona sen söylemelisin.Babası derin bir nefes aldı.— Hasan ölmedi.— Bunu biliyorum.— Hayır.Babası başını salladı.— Hasan hiç gölde değildi.Oğuzhan’ın yüzü gerildi.— O zaman kimi gördüm?Hasan’ın gözleri karardı.— Beni.Bir sessizlik oldu.— Ama…Hasan kendi göğsündeki mühür izine baktı.— Benim bedenim göldeki kapının içindeydi. Bilincim ise başka bir yerdeydi.Oğuzhan’ın aklı karışmıştı.— Neden?Babası cevap verdi:— Çünkü İlk seni arıyordu.— Beni neden?Babası kapıya baktı.— Sen doğduğunda mühür sadece senin içinde değildi.Oğuzhan’ın eli istemsizce göğsüne gitti.— Nerede?Babası:— İçinde ve dışında.Tam o anda tapınak titredi.Kapının ardındaki altıncı göz yeniden açıldı.Çocuk gölgesi yaklaşıyordu.— Çok konuşuyorsunuz.Babası çocuğa baktı.— Senin burada olmaman gerekiyordu.Çocuk güldü.— Beni sen çağırdın.Babası sustu.Oğuzhan ona döndü.— Sen mi çağırdın?Babası cevap vermedi.— Baba!Sonunda:— Evet.Oğuzhan’ın yüzü düştü.— Neden?Babası gözlerini kapattı.— Seni kurtarmak için.— Beni kurtarmak için bütün bunları mı yaptın?— Başka yol yoktu.Oğuzhan öfkeyle bağırdı:— Hepiniz aynı şeyi söylüyorsunuz!Sesi tapınakta yankılandı.— Mehmet de başka yolu yoktu dedi!— Hasan da!— Sen de!Oğuzhan’ın mührü parladı.— Ama kimse bana gerçeği söylemedi!Babası başını kaldırdı.— Çünkü gerçek seni öldürebilir.Oğuzhan sustu.— Gerçek ne?Babası yavaşça yaklaştı.— Doğduğun gece seni öldürmeye çalışan yalnızca Mehmet değildi.Oğuzhan’ın nefesi kesildi.— Kim vardı?Babası gözlerini onun gözlerine dikti.— Ben.Sessizlik.Mehmet başını kaldırdı.— Bunu söylemenin zamanı değildi.Babası ona baktı.— Artık zamanımız yok.Kapının arkasından korkunç bir kükreme geldi.RRRAAAAAAA!Kül Ejderi yere düştü.Derinlik Kralı suyun içinde kayboldu.İlk dizlerinin üzerine çöktü.Çocuk gölgesi ise gülümsüyordu.— Nihayet.Oğuzhan babasına baktı.— Beni öldürmeye çalıştın.Babası başını eğdi.— Evet.Oğuzhan’ın gözleri doldu.— Neden?Babası cevap verdi:— Çünkü doğduğun anda kalbinin içinde bir kapı vardı.Oğuzhan’ın eli göğsüne gitti.Kalbi hızla atıyordu.Babası devam etti:— Ve o kapının arkasında…Kapıdan dev bir tırnak göründü.Taşları çizerek dışarı çıktı.Babası fısıldadı:— İlk değil.Oğuzhan şaşkınlıkla sordu:— O zaman kim?Babası geri çekildi.— Bilmiyorum.İlk bir anda bağırdı:— YALAN!Herkes ona döndü.İlk ayağa kalktı.Altı kolu titriyordu.— Biliyorsun.Babası:— Hayır.İlk:— Onu gördün.Babası sustu.İlk’in tek gözü Oğuzhan’a çevrildi.— Baban seni doğduğun gece öldürmeye çalışmadı.Oğuzhan dondu.İlk devam etti:— Seni ondan saklamaya çalıştı.— Kimden?İlk’in gözünde korku belirdi.Kapının ardındaki çocuk gölgesi yavaşça Oğuzhan’a yaklaştı.Ve ilk kez…çocuğun yüzü tamamen ortaya çıktı.Oğuzhan onu gördüğü anda nefesi kesildi.Çünkü çocuk…Oğuzhan’ın çocukluğuna birebir benziyordu.Çocuk gülümsedi.— Beni hatırladın mı?Oğuzhan fısıldadı:— Hayır…Çocuk elini uzattı.— Hatırlayacaksın.Ve Oğuzhan’ın göğsündeki mühür…kendiliğinden açılmaya başladı.
