Bölüm 14

Vaveyla Yazarı: Oğuzhan Beydilli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Bölüm 14

BEŞİNCİ MÜHRÜN GÜCÜ
Beşinci mühür uyandığı anda…gölün tamamı beyaz ışığa boğuldu.Oğuzhan ve Hasan’ın ellerinden yayılan enerji suyun içindeki taşları havaya kaldırdı.İlk kez…İlk geri çekildi.Derinlik Kralı bile hareket edemiyordu.Kül Ejderi gökyüzünde dönüp uzaklaştı.— Mühür birleşti…Mehmet kıyıdan bağırdı:— OĞUZHAN! HASAN! AYRILIN!Ama artık mümkün değildi.İki kardeşin mühürleri birbirine bağlanmıştı.Oğuzhan gözlerini açtı.Önünde onlarca görüntü beliriyordu.Babası.Hasan.Kül Ejderi.Derinlik Kralı.Ve…İlk.Hepsi aynı yerdeydi.Yıllar önce.Oğuzhan’ın babası kucağında küçük Oğuzhan’ı tutuyordu.Yanında küçük Hasan vardı.İlk karşılarında duruyordu.Babası bağırıyordu:— Çocuklara yaklaşma!İlk:— Onlar benim.Babası:— Hayır!Sonra elindeki taşı yere vurdu.Beşinci mühür ortaya çıktı.Ama mühür tek değildi.İki parçaya ayrılmıştı.Bir parça Oğuzhan’a.Diğeri Hasan’a.Oğuzhan görüntünün içinde dondu.— Bu…Hasan da aynı görüntüyü görüyordu.— Demek gerçek buymuş.İlk konuştu:— Babanız sizi benden çaldı.Oğuzhan:— Neden?— Çünkü sizin kanınızda benim gücüm var.Oğuzhan:— O zaman bizi neden öldürmedin?İlk’in göğsündeki göz yavaşça kapandı.— Çünkü sizi öldürmek istemedim.Hasan:— Ne istedin?İlk:— Bir gün geri dönmenizi.Görüntü parçalandı.Oğuzhan tekrar gölün dibindeydi.İlk tam karşısındaydı.— Şimdi döndünüz.Oğuzhan yumruğunu sıktı.— Seni durduracağız.İlk:— Beni mi?Karanlık varlık güldü.— Ben uyanan değilim.Bir an sessizlik oldu.Sonra gölün dibindeki kapının arkasını gösterdi.— Ben onu uyandıranım.Hasan’ın yüzü değişti.— Ne?İlk geri çekildi.Kapının arkasındaki karanlık genişledi.Ve çok uzaktan…bir kalp atışı duyuldu.GÜM.Oğuzhan’ın mührü söndü.GÜM.Kül Ejderi’nin mavi ateşi bir anda kayboldu.GÜM.Derinlik Kralı hareketsiz kaldı.Mehmet kıyıda dizlerinin üzerine çöktü.— Hayır…Oğuzhan:— Mehmet?Mehmet başını kaldırdı.Yüzünde korku vardı.— Oğuzhan…— Ne oluyor?Mehmet fısıldadı:— Babanın yıllar önce durdurduğu şey yeniden uyanıyor.İlk’in altı kolu geriye doğru açıldı.— Artık onu durduracak hiçbir mühür yok.Oğuzhan:— Beşinci mühür var.İlk:— Hayır.Oğuzhan’a baktı.— Beşinci mühür onu durdurmaz.Sonra Hasan’a baktı.— Beşinci mühür onu serbest bırakır.Hasan bir anda Oğuzhan’ın elini bıraktı.— Oğuzhan…Oğuzhan:— Ne?Hasan geri çekildi.— Mührü ayırmamız gerekiyor.— Hayır.— Eğer birleşik kalırsa kapı tamamen açılacak.Oğuzhan başını salladı.— Seni tekrar yalnız bırakmayacağım.Hasan:— O zaman ikimiz de öleceğiz.Oğuzhan:— Umurumda değil.Hasan gözlerini kapattı.— Benim umurumda.Bir anda Hasan’ın mührü kırmızıya döndü.ÇAT!Oğuzhan:— HASAN!Hasan elini kardeşinin göğsüne bastırdı.Oğuzhan’ın beyaz mührü acıyla parladı.Hasan bağırdı:— MÜHRÜ BENDEN AL!Oğuzhan:— Ne?!— Sen onu taşıyabilirsin!— Ya sen?Hasan gülümsedi.— Ben zaten yıllardır taşıyorum.Mühürden siyah bir ışık yükseldi.Hasan’ın bedeni ışığın içinde kaybolmaya başladı.Oğuzhan onu yakalamaya çalıştı.— HASAN!Hasan’ın sesi son kez duyuldu:— Kardeşim… babamızı bul.Ve Hasan…gözlerinin önünde yok oldu.Oğuzhan’ın elinde sadece beşinci mührün küçük bir parçası kaldı.Ardından gölün dibindeki kapıdan korkunç bir ses yükseldi:— BİRİ EKSİLDİ.İlk’in yüzü değişti.— Hayır…Karanlığın içinden devasa bir el çıktı.Ve bu kez…İlk bile geri kaçtı.