Bölüm 25

Vaveyla Yazarı: Oğuzhan Beydilli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Bölüm 25

DÖRDÜNCÜ KARDEŞ
İbrahim’in siyaha dönen gözleri, Oğuzhan’ın gözlerinin içine kilitlendi.Gölün üzerinde yükselen dev mühür hâlâ gökyüzünde dönüyordu.Hasan’ın mührü titriyordu.Oğuzhan’ın elindeki beşinci mühür parçası ise yanmaya başladı.“Dördüncü kardeşimizin nerede olduğunu…”İbrahim sustu.Oğuzhan bir adım yaklaştı.— Nerede?İbrahim başını kaldırdı.— Suyun altında değil.Mehmet’in yüzü bir anda değişti.— Hayır…Oğuzhan ona döndü.— Sen biliyorsun.Mehmet cevap vermedi.— Mehmet! Nerede?Mehmet’in gümüş mührü çatladı.Tam o anda gölün ortasında dev bir dalga yükseldi.Derinlik Kralı sudan fırladı.Ama bu kez saldırmıyordu.Kaçıyordu.Arkasında ise siyah bir karanlık ilerliyordu.Kül Ejderi gökyüzünde belirdi.Kanatlarını açtı ve ilk kez korkuyla geri çekildi.— O geldi…İlk Muhafız dizlerinin üzerine çöktü.İlk bile geriye doğru birkaç adım attı.Oğuzhan bunu görünce dondu.— Siz bile mi korkuyorsunuz?İlk’in tek gözü Oğuzhan’a döndü.— Ben ondan kaçmadım.— O zaman neden geri çekiliyorsun?İlk cevap vermedi.Kapının arkasından bir ses geldi.Derin.Eski.Sanki gölün kendisi konuşuyordu.— DÖRT PARÇA…Oğuzhan’ın mührü parladı.— DÖRT KARDEŞ…Hasan başını kaldırdı.— Dördüncü…İbrahim fısıldadı:— O da uyanıyor.Bir anda gökyüzündeki dev mühür dört parçaya ayrıldı.Üç parça Oğuzhan, Hasan ve İbrahim’in üzerinde durdu.Dördüncü parça ise uzaklara doğru hareket etti.Akhisar’ın üzerinden geçip dağların ötesine gitti.Oğuzhan bağırdı:— Nereye gidiyor?!İbrahim cevap verdi:— Onun olduğu yere.Mehmet yere çöktü.Oğuzhan ona baktı.— Sen biliyorsun.Mehmet gözlerini kapattı.— Evet.— Nerede?Mehmet başını kaldırdı.— Sen doğduğun gece… dördüncü çocuk da oradaydı.Oğuzhan’ın nefesi kesildi.— Ne?Mehmet devam etti:— Ama o çocuk senin gibi doğmadı.Hasan yaklaştı.— Nasıl?Mehmet’in sesi titredi.— Çünkü onun bedeni yoktu.Sessizlik.Oğuzhan’ın yüzü gerildi.— O zaman neydi?Mehmet cevap vermeden önce gölün altından bir ışık yükseldi.Işık, Oğuzhan’ın önünde bir görüntü oluşturdu.Bir bebek.Sonra ikinci bir bebek.Sonra üçüncü.Oğuzhan.Hasan.İbrahim.Ama görüntünün arkasında dördüncü bir gölge vardı.Bebek değildi.Çocuk değildi.İnsan da değildi.Sadece Oğuzhan’ın yüzüne benzeyen bir yüz…Mehmet fısıldadı:— Dördüncü kardeşiniz… bir canavarın içinde doğdu.Kül Ejderi bir anda kükredi.Derinlik Kralı göle çarptı.İlk’in gözü büyüdü.— Hayır…Oğuzhan ona döndü.— Sen biliyorsun.İlk geri çekildi.— Onu bulmayın.Oğuzhan’ın mührü tamamen beyaza döndü.— Neden?İlk’in cevabı kısa oldu.— Çünkü o, kapının anahtarı değil.Bir an durdu.— O, kapının kendisi.Gölün altından dev bir çatlama sesi geldi.Akhisar’ın her yerinde aynı anda taşlar titremeye başladı.Evlerin duvarlarında siyah mühürler belirdi.Gölge Pençesi üçüncü gözünü açtı.Uzaklara baktı.Sonra Oğuzhan’ın yanına geldi.— Onu bulmalıyız.Oğuzhan şaşırdı.— Sen de mi korkmuyorsun?Gölge Pençesi başını kaldırdı.— Hayır.Üçüncü gözü tamamen açıldı.— Ben onu daha önce gördüm.Oğuzhan dondu.— Nerede?Gölge Pençesi’nin sesi değişti.Bu kez Oğuzhan’ın babasının sesiyle konuştu:— Doğduğun gece.Oğuzhan geri çekildi.— Babam mı?Gölge Pençesi’nin gözleri kapandı.— Baban onu sakladı.Mehmet ayağa kalktı.— Hayır…Oğuzhan ona döndü.— Babam neden sakladı?Mehmet cevap vermedi.Çünkü arkasında bir çocuk belirmişti.Emir.Altın gözleriyle onlara bakıyordu.Elinde Hasan’dan kalan mühür parçası vardı.— Çünkü dördüncü kardeşinizi babanız değil…Emir’in yüzü karardı.— Ben buldum.Oğuzhan’ın mührü patlarcasına parladı.Gökyüzündeki dört parçalı mühür birleşmeye başladı.Ve gölün çok uzağından…bir çocuk sesi duyuldu.— Ağabey…Oğuzhan başını çevirdi.Ses yeniden geldi.— Beni neden bıraktın?Sonra karanlığın içinden iki altın göz açıldı.Dördüncü kardeş uyanmıştı.Ve gözlerin arkasında…devasa bir yaratığın silueti yükseldi.