8. bölüm · Bir Zamanlar Bendim
Sessizlikle Başlayan Ayrılık
Ayrılıklar, bir gün ansızın yaşanmıyor.
Önce sesler değişiyor.
Sonra cümleler...
En sonunda ise insan, sevdiği kişinin içinde kendine ait hiçbir yer kalmadığını fark ediyor.
Bizim ayrılığımız da böyle başladı.
Ne büyük bir kavga ettik...
Ne de birbirimize ağır sözler söyledik.
Sadece eskisi gibi değildik.
Eskiden beni merak eden sen, artık saatlerce sessiz kalabiliyordun.
Bir zamanlar "İyi geceler." demeden uyuyamayan sen, günlerce tek bir mesaj atmıyordun.
Ben ise her sessizliğine bir sebep buluyordum.
Belki yorgundun...
Belki canın sıkkındı...
Belki de gerçekten zamana ihtiyacın vardı.
Oysa asıl gerçek çok başkaydı.
Sen benden değil...
Bizden vazgeçiyordun.
Ben bunu görmek istemedim.
Çünkü bazı gerçekler, insanın yüreğine bir anda sığmıyor.
Kabullenmek zaman istiyor.
Ben ise seni kaybetmemek için kendimden vazgeçmeye devam ediyordum.
Kendi kırgınlıklarımı susturdum.
Kendi gözyaşlarımı sakladım.
Kendi yalnızlığımı bile sana belli etmedim.
Belki biraz daha seversem kalır diye düşündüm.
Belki biraz daha susarsam düzelir diye bekledim.
Ama insan, sevgisiyle karşısındakini değiştiremiyormuş.
Sevgi emek isterdi...
Ama iki kişinin emeğini.
Ben tek başıma bir yuvayı ayakta tutmaya çalışıyordum.
Ve fark etmeden...
En çok kendimi yoruyordum.
O gün anladım ki;
Bazı ayrılıklar kapının çarpılmasıyla değil...
Bir mesajın eksik gelmesiyle başlıyor.
Bir "Nasılsın?" sorusunun unutulmasıyla...
Bir "Kendine dikkat et." cümlesinin söylenmemesiyle...
Ve insan, işte o küçük eksikliklerin içinde koskoca bir sevgiyi kaybediyor.
NOT
"Bir ilişkinin sonunu büyük kavgalar değil; küçük ilgisizliklerin birikmesi hazırlar."
