39. bölüm · Bir Zamanlar Bendim
Beni En Çok Kendim Kırdım
Bazen gece uyumadan önce gözlerimi kapatıyorum.
Ne geçmişi düşünüyorum...
Ne de geleceği.
Sadece içimde sessizce dolaşan bir his oluyor.
Adını koyamadığım...
Ama yıllardır benimle yaşayan bir his.
Sonra kendi kendime soruyorum.
Bu kadar yorulan gerçekten kalbim miydi?
Yoksa ben mi, hep güçlü görünmeye çalışırken içimdeki kadını yalnız bıraktım?
Kimseye "Canım yanıyor." diyemedim.
Çünkü hep geçer sandım.
Geçmedi.
Sadece derinlere indi.
İnsan bazı acıları unutamıyor.
Çünkü o acılar, yaşadığı bir günü değil...
Kendinden eksilen bir parçayı hatırlatıyor.
Belki de bu yüzden hâlâ bazı geceler içim sebepsizce doluyor.
Geçmiş geri geldiği için değil...
İçimde kalan o eksiklik, hâlâ sesini duyurduğu için.
Bazen düşünüyorum...
İnsan gerçekten bir başkasına mı geç kalır?
Yoksa en çok kendine mi?
Ben galiba en çok kendime geç kaldım.
Kendimi anlamaya...
Kendimi sevmeye...
Kendimi affetmeye...
Yıllarca başkalarının sevgisini beklerken, kendi sevgimi hep erteledim.
Şimdi içimde küçük bir kız çocuğu var.
Sessizce bana bakıyor.
Ona her baktığımda aynı şeyi hissediyorum.
Keşke seni bu kadar yalnız bırakmasaydım...
Belki bugün gözlerin bu kadar yorgun olmazdı.
Belki kalbin, sevgiyi yük gibi taşımazdı.
Belki sen de kendini, herkes kadar severdin.
Şimdi anlıyorum.
Hayatta en zor sarıldığımız kişi...
Aynada bize bakan insanmış.
Ve ben...
Yıllar sonra ilk defa...
Kendime sarılmayı öğreniyorum.
NOT
"Beni en çok hayat yormadı... Kendimi hep en sona bırakmış olmam yordu."
