30. bölüm · Bir Zamanlar Bendim
Kalbimin En Ağır Yükü
Bazı yükler omuzlarda taşınmıyor.
Ne kadar dik yürürsen yürü...
Ne kadar gülümsersen gülümse...
Onlar hep kalbinin tam ortasında duruyor.
Ben de uzun zaman, içimde taşıdığım o ağırlığın adını koymaya çalıştım.
Özlem dedim...
Yetmedi.
Yalnızlık dedim...
Eksik kaldı.
Kırgınlık dedim...
Hiçbiri anlatmaya yetmedi.
Çünkü hissettiğim şey, tek bir duygudan ibaret değildi.
Sanki bütün duygular aynı anda içimde susuyordu.
İnsan bazen acısını anlatmak istemiyor.
Anlatırsa yaşayacaklarından korkuyor.
Ben de sustum.
Sustum ki belki içimdeki fırtına diner sandım.
Oysa sustukça büyüdü.
Kelimelere dönüşmeyen her duygu, kalbimin içinde kendine yeni bir yer buldu.
Bazen düşünüyorum...
Bir insan gerçekten unutur mu?
Yoksa sadece hatırlayınca canının yanmadığı günlere mi ulaşır?
Bu sorunun cevabını bilmiyorum.
Bildiğim tek şey...
Bazı hatıraların artık canımı acıtmadığı.
Ama hâlâ içimi acıttığı.
İkisi aynı şey değil.
Can acısı zamanla hafifliyor.
Ama kalbin içinde eksilen yer...
Her gün kendini biraz daha hissettiriyor.
Belki de insanın en büyük savaşı, geçmişi unutmaya çalışmak değildir.
Geçmişle birlikte değişen kendini kabul edebilmektir.
Ben artık eski ben değilim.
Bunu üzülerek söylemiyorum.
Sadece kabulleniyorum.
Çünkü bazı acılar seni yıkmıyor.
Seni, bir daha eskisi olamayacak kadar değiştiriyor.
Ve belki de en çok bunun yasını tutuyorum.
Senden önceki hâlimin...
NOT
"İnsan bazen birini kaybetmez... Kendine ait, bir daha geri dönemeyecek bir hâlini kaybeder."
