17 Yıllık Yalan kitap kapağı

7. bölüm / 7

17 Yıllık Yalan

Kenan

Vaveyla Yazarı: Just Me

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Kenan

Lina eve döndüğünde akşam olmuştu.
Kapıyı açtığında ilk duyduğu ses Uğur'un sesiydi.
— Lina geldi!
Uğur koşarak yanına geldi.
— Neredeydin?
Lina gülümseyerek ayakkabılarını çıkardı.
— Kahvaltıya gittim.
Uğur kaşlarını kaldırdı.
— Ama kahvaltı sabah yapılır.
Lina güldü.
— Bugün biraz farklıydı.
Uğur onun yüzüne dikkatlice baktı.
— Güzel miydi?
Lina birkaç saniye düşündü.
— Güzeldi.
Uğur'un yüzü biraz düştü.
— Bensiz mi?
Lina gülerek onun saçlarını karıştırdı.
— Bir dahaki sefere seni de götürürüm.
— Söz mü?
— Söz.
Uğur mutlu bir şekilde salona döndü.
Lina ise merdivenlerden yukarı çıkarken bir an durdu.
Bugün yaşadıklarını düşündü.
Kenan...
İlk kez onunla gerçekten konuşmuştu.
Garip bir şekilde yanında rahat hissediyordu.
Bunun sebebi yalnızca kardeşi olması mıydı?
Yoksa aralarında gerçekten açıklayamadığı başka bir bağ mı vardı?
Lina odasına girdi.
Çantasını yatağının üzerine bıraktı.
Telefonunu çıkardı.
Ekranda birkaç bildirim vardı.
Aralarında tanımadığı bir numara da vardı.
Lina mesajı açtı.
“Ben Kenan. Numaramı kaydetmek istersen.”
Lina istemsizce gülümsedi.
Hemen cevap yazdı.
“Tamam, kaydederim.”
Birkaç saniye sonra yeni mesaj geldi.
“Bugünkü kahvaltı nasıldı?”
Lina cevap verdi.
“Güzeldi.”
“Sadece güzel mi?”
Lina güldü.
“Fena değildi.”
Kenan'ın cevabı hemen geldi.
“Daha iyi.”
Lina telefonu elinde tutarak gülümsedi.
Uzun zamandır böyle hissetmemişti.
Yaşadığı her şey korkutucuydu.
Ama Kenan'la konuşmak garip bir şekilde kolaydı.
Ertesi gün Lina okuldan çıktığında telefonuna yine mesaj geldi.
Kenan: “Neredesin?”
Lina cevap yazdı.
“Okuldan çıkıyorum.”
“Bir yere gidecek misin?”
“Hayır. Eve geçeceğim.”
Bir süre sonra yeni mesaj geldi.
“İstersen bizim eve gel.”
Lina birkaç saniye düşündü.
Sonra yazdı.
“Bugün mü?”
“Evet.”
Lina çantasının askısını düzeltti.
Bir zamanlar gitmekten korktuğu o eve artık ikinci kez düşünmeden gidebiliyordu.
“Tamam.”
—————————————————————
Lina eve geldiğinde Kenan kapının önünde onu bekliyordu.
— Geldin.
— Evet.
Kenan gülümsedi.
— Gel.
Lina içeri girdi.
Bu kez ev ona daha tanıdık geliyordu.
Daha önce sadece birkaç saat geçirdiği bu evde artık nereye gideceğini biliyordu.
Kenan onu salona götürmek yerine yukarı çıkardı.
— Nereye gidiyoruz?
— Odama.
Lina şaşırdı.
— Neden?
— Sana bir şey göstereceğim.
Merdivenleri çıktılar.
Kenan odasının kapısını açtı.
Lina içeri girdiğinde etrafına baktı.
Oda oldukça düzenliydi.
Duvarında birkaç fotoğraf, masasında kitaplar ve yatağının yanında gitar vardı.
Lina gitarı görünce durdu.
— Senin miydi?
— Evet.
— Ama gitar çalmayı bıraktığını söylemiştin.
— Bıraktım demedim. Sadece pek iyi değilim dedim.
Lina güldü.
— Arada fark var.
Kenan yatağın üzerine oturdu.
— Otur.
Lina da karşısındaki sandalyeye geçti.
Kenan masasının çekmecesinden eski bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafı Lina'ya uzattı.
— Buna bak.
Lina fotoğrafı aldı.
Fotoğrafta küçük bir çocuk vardı.
Kenan.
Henüz çok küçüktü.
Lina fotoğrafa uzun uzun baktı.
— Çok küçükmüşsün.
— Evet.
— Kaç yaşındasın burada?
— Sanırım üç.
Lina gülümsedi.
— Saçların çok komikmiş.
Kenan hemen itiraz etti.
— Ne var saçlarımda?
— Hiçbir şey.
— Gülüyorsun ama.
— Çünkü komik.
Kenan fotoğrafı geri almaya çalıştı.
— Ver şunu.
Lina fotoğrafı arkasına sakladı.
— Hayır.
— Lina!
İkisi bir anda gülmeye başladı.
Bir süre sonra Lina fotoğrafı ona geri verdi.
Kenan başka bir fotoğraf çıkardı.
Bu kez fotoğrafta birkaç çocuk vardı.
Lina dikkatlice baktı.
— Bunlar kim?
— Kardeşlerim.
Lina fotoğraftaki çocukların yüzlerini tek tek incelemeye başladı.
Sonra fotoğrafın köşesinde küçük bir bebek fark etti.
— Bu sen misin?
— Evet.
Lina fotoğrafa daha dikkatli baktı.
— Ama...
— Ne?
— Çok farklı görünüyorsun.
Kenan güldü.
— Bebekken herkes farklı görünür.
Lina fotoğrafı eline daha yakın tuttu.
Bir süre sonra kendi bebeklik fotoğrafını hatırladı.
Selma'nın evindeki albümlerde onun da böyle fotoğrafları vardı.
Acaba...
Lina bir anda sustu.
Kenan bunu fark etti.
— Ne oldu?
— Hiç.
Lina fotoğrafı masaya bıraktı.
Ama zihninde başka bir şey oluşmuştu.
İkisi de aynı yaşlarda çekilmiş fotoğraflarda benzer ifadeler taşıyordu.
Bunu sadece kendisi mi görüyordu?
Bir süre sonra Kenan gitarını eline aldı.
— Sen gitar çalıyorsun ya.
— Evet.
— Bana bir şey öğret.
Lina şaşırdı.
— Ben mi?
— Evet.
— Ama sen benden daha uzun süredir çalıyor olabilirsin.
— Olsun.
Lina gitarın yanına oturdu.
Kenan gitarı ona uzattı.
Lina birkaç akor gösterdi.
Kenan denedi.
İlk denemesinde yanlış bastı.
Lina güldü.
— Olmadı.
— Biliyorum.
— Bir daha dene.
Kenan tekrar denedi.
Bu kez biraz daha iyi oldu.
Lina başını salladı.
— Bak, oluyor.
Kenan gülümsedi.
— Sen iyi öğretiyorsun.
Lina bir süre gitarı elinde tuttu.
Sonra farkında olmadan aynı melodiyi çalmaya başladı.
Kenan onu dinledi.
— Bunu nereden biliyorsun?
— Sevdiğim bir şarkının melodisi.
— Ben de bunu seviyorum.
Lina şaşırdı.
— Gerçekten mi?
— Evet.
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Lina'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Garip.
— Ne?
— Aynı şeyleri seviyor olmamız.
Kenan omuzlarını kaldırdı.
— Belki de ikiz olduğumuz içindir.
Lina başını eğdi.
Bu kelime hâlâ kulağına tuhaf geliyordu.
İkiz.
Hayatı boyunca tek çocuk olduğunu düşünerek büyümüştü.
Şimdi ise karşısında kendisiyle aynı gün doğmuş bir kardeşi vardı.
Kenan ona bakarak konuştu.
— Biliyor musun, ben seni ilk gördüğümde çok garip hissettim.
— Ben de.
— Sanki seni tanıyormuşum gibi.
Lina sessiz kaldı.
— Ben de senin yanında garip şekilde rahat hissediyorum.
Kenan gülümsedi.
— Belki de yıllardır birbirimizi tanımadan özlüyorduk.
Lina'nın gözleri doldu.
Bu cümle kalbine dokunmuştu.
Başını başka tarafa çevirdi.
— Belki.
Öğleden sonra birlikte bahçeye çıktılar.
Hava güzeldi.
Kenan bir top aldı.
— Oynayalım mı?
Lina şaşkınlıkla baktı.
— Ben mi?
— Evet.
— Ben top oynamam.
— O zaman bugün oynarsın.
Lina istemeden güldü.
— Tamam.
Bir süre bahçede oynadılar.
Kenan topu Lina'ya attı.
Lina yakalamaya çalışırken dengesini kaybedip yere oturdu.
İkisi de kahkahaya boğuldu.
O sırada mutfaktan annelerinin sesi geldi.
— Çocuklar, dikkat edin!
Lina bir an durdu.
Bu kelimeye takıldı.
Çocuklar.
İlk kez birinin ona ve Kenan'a birlikte böyle seslendiğini duymuştu.
Kenan da gülümsedi.
— Duydun mu?
— Ne?
— Çocuklar dedi.
Lina da gülümsedi.
— Duydum.
Bir süre sessiz kaldılar.
Sonra Kenan topu tekrar eline aldı.
— Hadi, devam.
Akşam olduğunda Lina eve dönmek üzere hazırlanıyordu.
Biyolojik annesi kapının yanında ona sarılmak istedi ama yine durdu.
Lina bu kez kendisi bir adım atarak ona sarıldı.
Kadın birkaç saniye şaşkın kaldı.
Sonra kızına sıkıca sarıldı.
— Görüşürüz, dedi Lina.
— Görüşürüz kızım.
Lina kapıya yöneldi.
Kenan da onunla birlikte dışarı çıktı.
— Seni bırakayım.
— Gerek yok.
— Ben gelmek istiyorum.
Lina gülümsedi.
— Tamam.
Birlikte yürümeye başladılar.
Bir süre sessizce ilerlediler.
Sonra Kenan konuştu.
— Lina.
— Efendim?
— Yarın da gelir misin?
Lina ona baktı.
Bir süre düşündü.
Sonra gülümsedi.
— Gelirim.
Kenan'ın yüzünde büyük bir gülümseme oluştu.
— Güzel.
Lina da gülümsedi.
O gece eve dönerken ilk kez bu yeni ailesinden biri için içinden gerçekten şunu geçirdi:
“Kardeşim.”
Ve bu kişi Kenan'dı.
Belki de Lina'nın iki aile arasında kuracağı ilk gerçek bağ, tam da onunla başlayacaktı.
Fakat Lina'nın bilmediği bir şey vardı.
Kenan'ın da onunla ilgili fark ettiği bazı küçük benzerlikler vardı.
Aynı şeylere gülmeleri...
Benzer şekilde düşünmeleri...
Aynı bazı şeylerden hoşlanmaları...
Ve daha fark etmedikleri başka benzerlikler...
Belki de zaman geçtikçe bu benzerliklerin nedenini ikisi de daha iyi anlayacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.