5. bölüm / 7
17 Yıllık YalanBenim Odam
Bölümler 7Şu an: Benim Odam
Lina, o gece yatağında uzun süre uyuyamadı.
Gözlerini kapattığında birkaç saat önce bulunduğu ev gözlerinin önüne geliyordu.
Büyük salon...
Duvarlardaki aile fotoğrafları...
Hiç tanımadığı insanların yüzleri...
Ve en çok da o oda.
Onun odası.
Lina gözlerini açıp tavana baktı.
Daha önce hiç görmediği bir odanın nasıl olup da bu kadar aklında kaldığını anlayamıyordu.
Orası gerçekten onun odası mıydı?
On yedi yıl boyunca başka bir evde yaşamıştı. Başka bir odada uyumuş, başka bir aileyle kahvaltı etmiş, başka insanlara "anne", "baba" ve "kardeşim" demişti.
Ama şimdi başka bir evde de ona ait bir oda vardı.
Üstelik o oda, Lina doğmadan önce bile onun için hazırlanmıştı.
Telefonunu eline aldı.
Biyolojik annesinden gelen son mesaja baktı.
“Ne zaman istersen yine gelebilirsin.”
Lina bir süre ekrana baktı.
Sonra telefonu kapattı.
İçinden bir ses gitmek istiyordu.
Ama başka bir ses hâlâ korkuyordu.
Ertesi sabah uyandığında kararını vermişti.
Tekrar gidecekti.
Bu kez sadece birkaç dakika durup geri dönmeyecekti.
Odayı daha dikkatli inceleyecek, ailesiyle biraz daha vakit geçirecekti.
Belki de onları tanımaya çalışmak kötü bir fikir değildi.
---
Öğle saatlerine doğru Lina hazırlanıp aşağı indi.
Selma mutfakta bir şeyler hazırlıyordu.
Lina kapının yanında durdu.
— Anne...
Selma arkasını döndü.
— Efendim kızım?
Lina birkaç saniye sessiz kaldı.
— Bugün onların evine tekrar gitmek istiyorum.
Selma'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Emin misin?
— Evet.
— İstersen seni ben bırakabilirim.
Lina başını salladı.
— Olur.
Selma, kızının kararına karışmadı.
Onun için önemli olan Lina'nın ne istediğiydi.
Bir süre sonra birlikte evden çıktılar.
Lina arabada camdan dışarı bakarken ellerini birbirine kenetlemişti.
İlk gidişinde neyle karşılaşacağını bilmiyordu.
Şimdi ise neyle karşılaşacağını biliyordu.
Yine de kalbi hızlı atıyordu.
---
Kapıyı bu kez Lina'nın biyolojik annesi açtı.
Lina'yı görünce yüzü aydınlandı.
— Geldin.
Lina hafifçe gülümsedi.
— Evet.
Kadın bir şey söylemeden ona sarılmak istedi, fakat son anda durdu.
Lina'nın henüz buna hazır olmadığını biliyordu.
— İçeri gel.
Lina içeri girdi.
Bu kez ev ona ilk gelişindeki kadar yabancı gelmedi.
Daha önce gördüğü salonu geçerken duvarlardaki fotoğraflara yeniden baktı.
Bazı yüzleri artık isimleriyle eşleştirebiliyordu.
Umut...
Selim...
Alp...
Lale...
Kenan...
Murat...
Ve Ela.
Lina fotoğrafların önünde durdu.
Bir fotoğrafta bütün aile birlikteydi.
Lina fotoğrafa bakarken kendi kendine düşündü.
“Ben bu fotoğrafta olmalıydım.”
Bu düşünce içini burktu.
Ama hemen ardından başka bir düşünce geldi.
“Ela da benim ailemle büyümemeliydi.”
Bu yüzden kızgınlığının yalnızca kendi ailesine olmadığını fark etti.
Ela da bu olayın içinde kaybolmuştu.
İki kız da kendilerine ait olmayan hayatların içinde büyümüştü.
— Lina?
Annesinin sesiyle düşüncelerinden sıyrıldı.
— Efendim?
— Odana çıkmak ister misin?
Lina başını salladı.
— Evet.
Birlikte merdivenlerden çıktılar.
---
Lina kapının önünde durdu.
Daha önce içeri girmişti.
Ama bu kez kapıyı kendi eliyle açtı.
Odaya adımını attı.
Bir süre hiçbir şey söylemeden etrafına baktı.
Güneş yine pencereden içeri vuruyordu.
Çalışma masasının üzerinde birkaç defter vardı.
Raflarda kitaplar dizilmişti.
Yatağın üzerinde yumuşak bir battaniye duruyordu.
Duvarın bir köşesinde küçük bir pano vardı.
Lina yavaşça masaya yaklaştı.
Defterlerden birini eline aldı.
Kapağını açtı.
Sayfalar boştu.
— Bunlar ne?
Annesi kapının yanında duruyordu.
— Senin için aldık.
Lina şaşkınlıkla baktı.
— Benim için mi?
— Evet.
— Ama ben burada hiç yaşamadım.
Kadın gülümsedi.
— Biliyorum.
Lina defteri kapattı.
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra çalışma masasının üzerindeki kalemleri fark etti.
— Bunlar da mı benim?
— Evet.
Lina istemsizce gülümsedi.
Çünkü resim yapmayı sevdiğini söylemişti.
Bu kadar küçük bir ayrıntının bile onun için düşünülmüş olması tuhaf bir şekilde hoşuna gitmişti.
Masadaki sandalyeye oturdu.
Parmaklarını kalemlerin üzerinde gezdirdi.
— Ben resim yapmayı seviyorum.
Annesi gülümsedi.
— Biliyorum.
Lina ona baktı.
— Nasıl?
— Dün söylemiştin.
Lina başını salladı.
— Doğru.
Bir süre sonra annesi odadan çıktı.
Lina odada yalnız kaldı.
Pencerenin önüne yürüdü.
Dışarı baktı.
Bu evde yaşayan insanlar için burası sıradan bir evdi.
Ama Lina için değildi.
Burası, hayatının hiç yaşanmamış kısmının eviydi.
Bir an yatağın kenarına oturdu.
Elini yatağın üzerine koydu.
“Benim odam.”
Bu kelimeleri zihninde tekrar etti.
İlk kez söylemek garipti.
Ama artık odaya tamamen yabancı da hissetmiyordu.
Kapı hafifçe tıklandı.
Lina başını kaldırdı.
Kenan içeri girdi.
— Müsait misin?
— Evet.
Kenan içeri girip yatağın diğer tarafına oturdu.
— Annem seni burada görünce çok mutlu oldu.
Lina hafifçe gülümsedi.
— Fark ettim.
Kenan bir süre odanın içini inceledi.
— Burası eskiden boştu.
Lina ona baktı.
— Ne zamandan beri?
— Uzun zamandır.
— Neden?
Kenan omuzlarını silkti.
— Bilmiyorum. Annem burayı hep senin için hazırlamak istediğini söylerdi.
Lina'nın yüzündeki ifade değişti.
— Beni hiç tanımadan mı?
— Sanırım.
Lina gözlerini yere indirdi.
— Çok garip.
— Neyin?
— Bir insanı hiç tanımadan onun için bir oda hazırlamak.
Kenan birkaç saniye düşündü.
— Belki de seni hep bulacaklarını düşünmüşlerdir.
Lina cevap vermedi.
Kenan ayağa kalkıp masanın üzerindeki çizim defterlerinden birini aldı.
— Resim çizdiğini söylemiştin.
— Evet.
— Ne çiziyorsun?
— Her şeyi. Bazen insan, bazen manzara... Aklıma ne gelirse.
Kenan defteri ona uzattı.
— Bir gün bana da gösterirsin.
Lina gülümsedi.
— Belki.
Kenan kapıya doğru ilerledi.
— Akşam yemeğinde aşağıda ol.
Lina başını salladı.
Kenan çıktıktan sonra Lina yeniden masaya oturdu.
Çantasından kendi küçük çizim defterini çıkardı.
Sayfalarından birini açtı.
Kalemi eline aldı.
Ne çizeceğini düşünürken gözleri odanın içinde dolaştı.
Sonra odanın küçük bir köşesini çizmeye başladı.
Masayı...
Pencereyi...
Yatağı...
Duvarı...
Çizdikçe içindeki garip huzursuzluk biraz olsun azalıyordu.
Bir süre sonra kapı yeniden açıldı.
Bu kez Lale içeri girdi.
— Rahatsız etmiyorum umarım.
Lina başını kaldırdı.
— Hayır.
Lale, Lina'nın çizimine baktı.
— Güzel çiziyorsun.
Lina hafifçe gülümsedi.
— Teşekkür ederim.
Lale yatağın kenarına oturdu.
— Sana bir şey söylemek istiyorum.
Lina kalemi bıraktı.
— Ne?
— Herkesin sana hemen alışmasını bekleme.
Lina şaşırdı.
Lale devam etti:
— Bu durum hepimiz için çok yeni. Bazılarımız ne hissedeceğini bilmiyor. Özellikle ağabeylerim biraz mesafeli davranabilir.
Lina başını salladı.
— Anlıyorum.
— Ama bu seni istemedikleri anlamına gelmiyor.
Lina birkaç saniye düşündü.
— Ben de onlara hemen alışamıyorum zaten.
Lale gülümsedi.
— O zaman birbirimize zaman verelim.
Lina da gülümsedi.
— Olur.
Lale odadan çıktıktan sonra Lina çizimine devam etti.
Bu evde geçirdiği birkaç saat içinde ilk kez kendisini biraz daha rahat hissediyordu.
Ama yine de aklının bir köşesinde Selma vardı.
Uğur vardı.
Sinan vardı.
Onlarla geçirdiği on yedi yıl vardı.
Lina iki farklı hayatı aynı anda taşımanın ne kadar zor olduğunu anlamaya başlamıştı.
Akşam olduğunda aşağı indi.
Aile masanın etrafında toplanmıştı.
Lina içeri girince konuşmalar kısa süreliğine kesildi.
Sonra herkes normal davranmaya çalıştı.
Lina boş bir sandalyeye oturdu.
Yanına Kenan oturdu.
İlk başta sessizlik vardı.
Daha sonra küçük konuşmalar başladı.
Murat okulundan bahsetti.
Alp gün içinde yaşadığı bir olayı anlattı.
Lale Lina'ya resimlerinden bahsetti.
Lina da sorulan soruları cevapladı.
İlk kez birlikte yemek yiyorlardı.
Ve Lina, bunun düşündüğü kadar kötü olmadığını fark etti.
Yemekten sonra tekrar yukarı çıktı.
Odasının kapısında durdu.
İçeri girdi.
Kapıyı kapattı.
Yatağın üzerine oturdu.
Odaya baktı.
Sabah geldiğinde burası yalnızca hiç yaşamadığı bir hayata ait bir odaydı.
Şimdi ise biraz daha farklı hissediyordu.
Belki gerçekten onun da bir parçasıydı.
Ama bunu kabul etmek için daha zamana ihtiyacı vardı.
Lina yatağa uzandı.
Telefonunu eline aldı.
Selma'dan mesaj gelmişti.
“Ne zaman döneceksin kızım?”
Lina mesajı görünce gülümsedi.
Cevap yazdı.
“Birazdan. Merak etme.”
Telefonu kapattı.
Son kez odanın etrafına baktı.
Sonra kendi kendine fısıldadı:
— Belki gerçekten benim odamdır...
Ve gözlerini kapattı.
Fakat Lina'nın bilmediği bir şey vardı.
Bu odada yalnızca onun için hazırlanmış eşyalar değil, geçmişinden kalan bazı şeyler de vardı.
Ve Lina onları henüz bulamamıştı.
Bölüm etkileşimi
