1. bölüm / 37
YANLIŞ NUMARA, DOĞRU BELAYANLIŞ NUMARA DOĞRU FELAKET
Bölümler 37Şu an: YANLIŞ NUMARA DOĞRU FELAKET
- 1 YANLIŞ NUMARA DOĞRU FELAKET1.203 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 ARKA KOLTUK1.674 kelime
- 3 LUMİNA1.475 kelime
- 4 EYVAH! YAKALANDIK1.825 kelime
- 5 ŞÜPHE TOHUMLARI1.824 kelime
- 6 KEL GÖBEKLİ VE EVLİ1.396 kelime
- 7 AV VE AVCI671 kelime
- 8 PİNTEREST EFSANESİNİN ÇÖKÜŞÜ1.096 kelime
- 9 TAKTİKCİ İLE BULUŞMA1.032 kelime
- 10 YANLIŞ ŞERİTTEKİ YOLCU2.033 kelime
- 11 ENGEL1.853 kelime
- 12 AKIŞINA BIRAKMAK (MI?)1.466 kelime
- 13 HAZIRLIK1.353 kelime
- 14 FIRTINADAN ÖNCEKİ SON SESSİZLİK1.532 kelime
- 15 PARALEL GÖLGELER1.023 kelime
- 16 CAM KIRIKLARI VE KARANLIK1.729 kelime
- 17 GÖLGENİN ÖFKESİ2.252 kelime
- 18 SESSİZ YEMİNLER2.050 kelime
- 19 PARÇALANMIŞ KADERLER1.711 kelime
- 20 SİYAH ZARF2.519 kelime
- 21 ENKAZIN GÖLGESİ3.488 kelime
- 22 KİLİTLİ KAPILARIN ARDINDA2.165 kelime
- 23 GEÇMİŞİN ENKAZI2.497 kelime
- 24 KADER SENEDİ3.151 kelime
- 25 KAMPÜS ABLUKASI3.261 kelime
- 26 KÖR NOKTA4.142 kelime
- 27 KIRMIZI3.513 kelime
- 28 HOLDİNG KRİZİ4.081 kelime
- 29 EĞLENCE2.887 kelime
- 30 MAGAZİN SAYFASI2.506 kelime
- 31 MEZARDAKİ GÖLGE3.475 kelime
- 32 ÖLÜ GÖLGELER3.015 kelime
- 33 KAÇIŞ2.041 kelime
- 34 YALIN YALNIZLIK4.433 kelime
- 35 İSTANBUL VE KIRILAN AYNALAR2.168 kelime
- 36 ŞAH2.398 kelime
- 37 MAT3.413 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Telefonun ekranına bakarken nefes almayı unuttuğumu fark ettim. Başparmağım 'Gönder' tuşunun sadece bir milimetre üzerinde titriyordu. Alt tarafı bir mesajdı. Dünyanın sonu değildi ya! Ama Burak’a (yani aylardır kantinde uzaktan kesiştiğimiz, o inanılmaz gülüşe sahip çocuğa) atacağım ilk mesajın kusursuz olması gerekiyordu.
Yatağın üzerinde bağdaş kurmuş, tırnaklarımı kemirirken derin bir nefes aldım. Kendi başıma bu işin içinden çıkamayacaktım. Hemen rehbere girip en yakın arkadaşım İrem'in ismine tıkladım. O bu konularda benden çok daha tecrübeliydi. Parmaklarım klavyenin üzerinde panikle dans etmeye başladı.
**[14:23] Doğa:** sence naber yazıp sonuna random mu atsam yoksa sadec kahve emojisi mi acil taktik verrr
**[14:23] Doğa:** irem ordamısın knk kriz gçiriyorum su an 🆘
**[14:24] Doğa:** ya da direkt dünkü sunum notları sende var mı diye mi girsem cok mu inek durur 🤓
Telefonu yatağın diğer ucuna fırlatıp ellerimle yüzümü kapattım. Şimdi tek yapmam gereken İrem'in o dâhiyane flört taktiklerinden birini beklemekti. Beş dakika geçti. On dakika geçti. On beş dakika geçti... İrem'den ses yoktu. Oysa çevrimiçiydi!
Tam telefonu elime alıp onu arayacakken ekran aydınlandı. Gelen mesaja hızla tıkladım ama ekranda gördüğüm şey kanımın donmasına sebep oldu. Mesaj İrem'den gelmemişti. Kayıtlı olmayan, sonu 00'la biten yabancı bir numaradan gelmişti.
Ve daha da kötüsü, İrem'e attığımı sandığım o utanç verici mesajları aslında bu numaraya atmıştım.
**[14:40] Bilinmeyen Numara:** Random gülüş her zaman işe yarar ama kahve emojisi daha asil duruyor.
**[14:41] Bilinmeyen Numara:** Yalnız sunum notları bende yok. Ve muhtemelen İrem de değilim.
"Olamaz..." diye inledim odanın içinde. "Hayır, hayır, hayır!"
Gözlerim irileşmiş bir şekilde ekrana bakıyordum. Rezil olmuştum. Hem de kim olduğunu bile bilmediğim birine! Panikle ne yazacağımı bilemeden harflere saldırdım.
**[14:41] Doğa:** NE
**[14:41] Doğa:** inanamıyorum su an 🤦♀️
**[14:42] Doğa:** sen kimsn iremin yeni nosu falan mı bu saka mı yapıyosunz
Karşı tarafın "yazıyor..." ibaresi ekranda belirdiğinde kalbim boğazımda atıyordu. Çok geçmeden cevap düştü. Mesajlarındaki o kusursuz noktalama işaretleri, benim panik dolu harf yığınlarımın yanında fazla ciddi duruyordu.
**[14:43] Bilinmeyen Numara:** Şaka yapmıyorum. Numarayı yanlış tuşlamış olmalısın.
**[14:43] Bilinmeyen Numara:** Ama flört edeceğin çocuğa "naber sjdksjd" yazarsan baştan kaybedersin, benden söylemesi. Kahveden şaşma. ☕
Sinirle alt dudağımı ısırdım. Bir de bana taktik mi veriyordu bu ukala?
**[14:45] Doğa:** sen su an bana taktik mi veriyosun yanlıs numaradan mesaj atan birine
**[14:46] Bilinmeyen Numara:** Yardıma ihtiyacın var gibi duruyordu. İyilik de yaramıyor. Ayrıca cümlenin sonuna soru işareti koymayı unutmuşsun.
"Soru işareti mi?" diye mırıldandım kendi kendime. Adam (ya da kadın, her kimse) resmen benimle dalga geçiyordu! Yüzümün utançtan alev alev yandığını hissedebiliyordum.
**[14:47] Doğa:** ya inanılmaz utanc verici bi durum su an lutfen bu numarayı ve mesajları unut hatta direkt sil
**[14:47] Doğa:** ben de seni engelliyorm iyi gunler
Parmağım 'Engelle' butonuna gitmek üzereyken peş peşe iki mesaj daha düştü.
**[14:48] Bilinmeyen Numara:** Dur, engelleme.
**[14:48] Bilinmeyen Numara:** Kahve emojisini attın mı, onu merak ettim.
**[14:50] Doğa:** sanane bnim attıgım emojiden tanımadıgın insanların ask hayatı cok mu ilgini cekiyo
**[14:51] Bilinmeyen Numara:** Sıkıcı bir toplantıdayım ve evet, şu an birinin yanlışlıkla attığı mesajdaki flört krizi bu toplantıdan daha çok ilgimi çekiyor.
**[14:51] Bilinmeyen Numara:** Attın mı, atmadın mı?
O an, şehrin diğer ucunda, loş ve dumanlı bir deponun arka odasında Taha Kurtiz'in karşısındaki adamlara ölümcül bir bakış atarken bir yandan da telefonunda benimle mesajlaştığını nereden bilebilirdim ki? Benim için o sadece canı sıkkın, ukala bir yabancıydı.
**[14:55] Doğa:** atmadım iremi aradım numarayı yanlıs kaydettigimi fark ettim ona sordum o da sunum notlarını iste dedi
**[14:56] Bilinmeyen Numara:** İrem bu işlerden hiç anlamıyor.
**[14:56] Bilinmeyen Numara:** Çocuk sana sunum notlarını atacak, sen "teşekkürler" diyeceksin ve konu orada kapanacak. Kahve atsaydın, "Kahve mi ısmarlıyorsun?" diyebilirdi.
Ekrana bakakaldım. Söylediği şey... mantıklıydı. Lanet olsun ki çok mantıklıydı! Burak gerçekten de notları atmış, ben teşekkür etmiştim ve o da sadece görüldü bırakmıştı. Konu tamamen kapanmıştı.
**[14:58] Doğa:** kahretsn
**[14:59] Doğa:** haklısın notları attı ve rica ederm yazıp goruldu attı konu kapandı
**[15:00] Bilinmeyen Numara:** Ben sana demiştim. :)
O gülücük emojisi sinirlerimi daha da bozmuştu ama içten içe onun haklı olduğunu biliyordum. Yatağa sırtüstü uzanıp tavana bakarken, bu gizemli yabancının kim olduğunu merak etmeden duramadım.
Tavandaki çatlakları saymayı bırakıp telefonumu elime aldım. O gülücük emojisi resmen benimle alay ediyordu. "Ben sana demiştim"miş! Ukala. Ama en sinir bozucu olan şey, gerçekten de haklı çıkmasıydı. İrem'in o "güvenli bölge" taktikleri yüzünden Burak'la aramızdaki o incecik bağ tamamen kopmuştu.
Derin bir nefes alıp klavyeye dokundum. Madem bu kadar biliyordu, o zaman beni bu bataklıktan da çıkarmak zorundaydı.
**[15:01] Doğa:** gulme zaten sinirlerim bozuk aylardır su anı bekliyodum aptal bi sunum notu yuzunden butun karizmam cizildi
**[15:02] Bilinmeyen Numara:** Karizmanı kurtarabiliriz. Ama önce panik yapmayı bırakman lazım. Adın ne senin? Panik Kız falan mı?
"Panik Kız mı?" diye fısıldadım. Sensin panik!
**[15:05] Doğa:** adımı soylemicem tabi ki yabancı bi numaraya sen kendi adını soyle cok biliyosan
**[15:06] Bilinmeyen Numara:** Ben de söylemeyeceğim. Güvenlik her şeyden önemlidir, Panik Kız.
**[15:06] Bilinmeyen Numara:** Bana Taktikçi diyebilirsin. Şimdi, çocuğu geri döndürmek istiyor musun, istemiyor musun?
Güvenlik mi? Alt tarafı bir ofiste sıkıcı bir toplantıdaydı, sanki gizli ajan falandı! Yine de "Taktikçi" lakabı istemsizce kıkırdamama sebep oldu.
**[15:10] Doğa:** istemiyorum yani istiyorum ama sana guvenmiyorum
**[15:11] Doğa:** of tamam ne yazmam lazım ama bak rezil olursam seni bulur o toplantı masasına gomerim
**[15:12] Taktikçi:** Beni bulman için önce kim olduğumu bilmen gerekir. ;)
**[15:13] Taktikçi:** Çocuğa şunu yaz: "Notlar hayat kurtardı, borçlandım. Bir ara kahveyle ödeşiriz artık."
Mesajı okuduğum an gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi oldu. Bu çok... çok fazlaydı! Ben daha 'naber' yazarken bile üç kez kalp krizi geçiren bir kızdım. Bunu yazarsam Burak benim fazla özgüvenli, hatta belki de arsız biri olduğumu düşünebilirdi.
**[15:15] Doğa:** COK İDDİALI bunu hayatta yazamam
**[15:16] Taktikçi:** Yaz. Ve telefonu elinden bırakıp yarım saat bakma. Ayrıca büyük harflerle bağırmana gerek yok, sağır değilim.
Adamın (artık onun bir erkek olduğuna emindim çünkü bu kadar düz ve net cümleleri ancak fazla özgüvenli bir adam kurabilirdi) söylediklerinde tuhaf bir otorite vardı. Sanki sözünün ikiletilmesine hiç alışkın değildi.
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım. Taktikçi'nin yazdığı cümleyi kopyalayıp Burak'ın sohbet penceresine yapıştırdım. Ve düşünmeme izin vermeden 'Gönder' tuşuna bastım.
**[15:16] Doğa:** kalbim duracak su an yazdim attım telefonu uzaga
Gerçekten de telefonu yatağın diğer ucuna fırlatıp odanın içinde volta atmaya başladım. Dakikalar geçmek bilmiyordu. Ya beni yanlış anlarsa? Ya "ne kahvesi kızım işine bak" derse? Tırnaklarımı kemirerek tam yirmi dokuz dakika dayandım. Sonra yatağa atlayıp telefonu elime aldım.
Ekranda Burak'tan gelen bir bildirim vardı.
Titreyen parmaklarımla kilidi açtım ve mesajı okudum. Nefesim boğazımda düğümlendi. Çığlık atmamak için yastığı yüzüme bastırmak zorunda kaldım. Hemen Taktikçi'nin sohbet penceresini açtım.
**[15:45] Doğa:** TAKTİKCİ
**[15:45] Doğa:** İNANAMIYORUM SANA
**[15:46] Doğa:** yarın kampusteki kafede odeselim o zaman 2de uygun musun YAZDIII!!!
**[15:50] Taktikçi:** Toplantıdan yeni çıktım ve bu mesaja hiç şaşırmadım.
**[15:51] Taktikçi:** İrem'in tavsiyelerini dinlemeyi bırakıp bana güvenmen gerektiğini öğrenmiş oldun.
Yüzümde kocaman, şapşal bir gülümseme vardı. Bu yabancı adam, sadece iki mesajla aylardır yapamadığım şeyi yapmıştı.
**[15:55] Doğa:** saka gibisin gercekten ise yaradı cok tesekkur ederim yabancı
**[15:56] Taktikçi:** Rica ederim, Panik Kız. Yarınki kahve buluşması için kıyafet seçimi tavsiyesi istersen buradayım.
**[15:57] Doğa:** o kadar da degil kıyafetimi kendim secebilirim gorusuruz!
**[15:58] Taktikçi:** Görüşürüz.
Telefonu göğsüme bastırıp kıkırdadım. Hayatımda ilk defa işler yolunda gidiyordu. Yarın Burak'la harika bir kahve içecektim ve her şey kusursuz olacaktı.
Tabii o an, ertesi gün o kafede yaşanacak felaketlerden ve Taktikçi'nin aslında kim olduğundan tamamen habersizdim.
Bölüm etkileşimi
