13. bölüm / 37
YANLIŞ NUMARA, DOĞRU BELAHAZIRLIK
Bölümler 37Şu an: HAZIRLIK
- 1 YANLIŞ NUMARA DOĞRU FELAKET1.203 kelime
- 2 ARKA KOLTUK1.674 kelime
- 3 LUMİNA1.475 kelime
- 4 EYVAH! YAKALANDIK1.825 kelime
- 5 ŞÜPHE TOHUMLARI1.824 kelime
- 6 KEL GÖBEKLİ VE EVLİ1.396 kelime
- 7 AV VE AVCI671 kelime
- 8 PİNTEREST EFSANESİNİN ÇÖKÜŞÜ1.096 kelime
- 9 TAKTİKCİ İLE BULUŞMA1.032 kelime
- 10 YANLIŞ ŞERİTTEKİ YOLCU2.033 kelime
- 11 ENGEL1.853 kelime
- 12 AKIŞINA BIRAKMAK (MI?)1.466 kelime
- 13 HAZIRLIK1.353 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 FIRTINADAN ÖNCEKİ SON SESSİZLİK1.532 kelime
- 15 PARALEL GÖLGELER1.023 kelime
- 16 CAM KIRIKLARI VE KARANLIK1.729 kelime
- 17 GÖLGENİN ÖFKESİ2.252 kelime
- 18 SESSİZ YEMİNLER2.050 kelime
- 19 PARÇALANMIŞ KADERLER1.711 kelime
- 20 SİYAH ZARF2.519 kelime
- 21 ENKAZIN GÖLGESİ3.488 kelime
- 22 KİLİTLİ KAPILARIN ARDINDA2.165 kelime
- 23 GEÇMİŞİN ENKAZI2.497 kelime
- 24 KADER SENEDİ3.151 kelime
- 25 KAMPÜS ABLUKASI3.261 kelime
- 26 KÖR NOKTA4.142 kelime
- 27 KIRMIZI3.513 kelime
- 28 HOLDİNG KRİZİ4.081 kelime
- 29 EĞLENCE2.887 kelime
- 30 MAGAZİN SAYFASI2.506 kelime
- 31 MEZARDAKİ GÖLGE3.475 kelime
- 32 ÖLÜ GÖLGELER3.015 kelime
- 33 KAÇIŞ2.041 kelime
- 34 YALIN YALNIZLIK4.433 kelime
- 35 İSTANBUL VE KIRILAN AYNALAR2.168 kelime
- 36 ŞAH2.398 kelime
- 37 MAT3.413 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çarşamba sabahı gözlerimi açtığımda içimde adeta zaman ayarlı bir bomba tik tak ediyordu. Perşembeye, yani o büyük, gizemli sürpriz geceye sadece yirmi dört saat kalmıştı. Haftalardır hayatımı bir kukla gibi uzaktan yöneten, attığı her mesajla soluğumu kesen o gölgenin aniden hayatımdan çekilmesiyle oluşan boşluk, yerini tuhaf bir meydan okuma hissine bırakmıştı.
Yataktan fırlayıp ilk iş olarak telefonumu elime aldım. Alışkanlık ne kötü bir şeydi... Gözlerim yine o siyah logolu sohbeti aradı. Listenin en altlarında, o gri ve sessiz avatarıyla öylece duruyordu. Ne bir çevrimiçi yazısı, ne bir son görülme saati... Taktikçi beni tamamen engellemiş, attığım o son telaşlı mesajların üzerine buz gibi bir sünger çekmişti. O kibirli, her şeyi bildiğini iddia eden adam gitmişti. Kendi kurallarıyla kurduğu oyunda beni "sınıfta kalmış" ilan edip holding odasındaki o lüks hayatına geri dönmüştü.
Aynanın karşısına geçip saçlarımı toplarken kendi yansımama dik dik baktım. "Aman, çok da umurumda," diye mırıldandım hırsla. "Sen yoksan Burak Karahan var. Kanlı canlı, ne hissettiği belli, benim için çırpınan bir adam."
Evet, bugün tamamen alışverişe, kız kıza koşturmacaya ve yarın akşam için kusursuz görünmeye odaklanacaktım. Taktikçi’nin bana biçtiği o "iki dal güle tav olan ezik kız" imajını tamamen yıkacak, kendi paramla, kendi zevkimle Burak’ın karşısına bir kuğu gibi çıkacaktım. Hemen banyoya koşup yüzümü yıkadım ve telefonun klavyesine adeta vurarak İrem’e üst üste mesajları fırlatmaya başladım.
**[10.12] Doğa:** irem uyan uyan uyan bugün büyük gün!! yani yarın büyük gün ama bugün her şeyi halletmemiz lazım kalk hadi avmye gidiyoruzzz 💃🏻💃🏻
**[10.14] İrem:** Kızım sabahın köründe ne bu enerji ya dmdmdm ders öğleden sonra değil miydi ne avmsi şu an? Uykumdan ne istiyorsun zalimin kızı? Gözümü açamıyorum daha 😴
**[10.15] Doğa:** ne öğleden sonrası yaaaaa vizeler kapıda zaten dersi falan asıyorum ben bugün!! okul falan göremeyecek beni. dün gece gardırobuna baktım bana göre hiçbir şey yok o yüzden direkt elbise almaya gidiyoruz. makyaj malzemelerim de bitmiş rujumun dibini sıyırıyorum iki gündür hadi kalkkk acilll 🚨
**[10.16] İrem:** Ooo Doğa Hanım ders asıyor... Karahan etkisi nelere kadir jskdjskd tamam tamam kalktım on dakikaya kapındayım hazırım. Ama kahveler senden ona göre, o ayıltıcı sert filtre kahveyi almazsan mağazaların ortasında bayılırım ztn dmdmdm
---
Saniyeler içinde, üzerime rahat kahve tonlarında oversize bir hırka ve en sevdiğim yüksek bel jean pantolonumu geçirip kendimi yurttan dışarı attım. Bahar güneşi tenimi ısıtırken içimdeki heyecan da katlanarak büyüyordu. Kampüsün o bildik, kalabalık havasından sıyrılıp İrem’le buluştuğum gibi kendimizi en yakın ve en büyük alışveriş merkezine attık.
Hava tam alışveriş havasıydı; ne çok sıcak ne çok soğuk. Alışveriş merkezinin döner kapısından girdiğimiz an, içimdeki o dişi enerji tamamen uyanmıştı. Mağaza mağaza gezmeye, askıları deli gibi karıştırmaya başladık. İrem bir yandan elindeki devasa kahve bardağıyla beni takip ediyor, bir yandan da her gördüğü parlak kumaşı bana doğru uzatıp "Bak bu tam bir akşam yemeği elbisesi!" diye bağırıyordu.
Saatler süren yorucu bir arayışın ardından, tam kabine girip zümrüt yeşili, sırt dekolteli zarif bir elbiseyi deneyeceğim sırada telefonum çantamın derinliklerinde ardı ardına titremeye başladı. Klasik Burak aramalarından biridir diye düşünerek umursamazca çantama uzandım. Ekrandaki "Burak" yazısını görünce gülümsedim ama hemen arkasından telefonun üst barında beliren o resmi banka bildirimiyle gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi oldu.
Ekrandaki bildirim aynen şöyle diyordu: *"Hesabınıza Burak Karahan tarafından 15.000,00 TL havale gönderilmiştir. Açıklama: Güzelime."*
Kabinin aynasının önünde elbiseyle kalakaldım. On beş bin lira mı? Şaka mıydı bu? İçimdeki o gururlu, kimseye eyvallahı olmayan kız anında pençelerini çıkardı. Ellerim sinirden ve şaşkınlıktan titreyerek, kabinin perdesini bile tamamen kapatmayı unutarak hemen WhatsApp’a girdim.
**[12.34] Doğa:** burak bu ne?!?! saçmalama lütfen ne parası bu?? direkt iade ediyorum hesaba hemen bak!! harbi sinirlendim şu an.
**[12.35] Burak:** Güzelim sakin ol hemen panikleme dndmdm Yarın akşam için alışverişe çıkacağınızı biliyordum İrem biraz çıtlattı ağzından. Kendine çok güzel, şöyle aklımı başımdan alacak bir elbise al benim için, içimden geldi. Benim kadınımsın sonuçta ne var bunda?
**[12.36] Doğa:** irem’i harbi geberticem bu birrr, onunla hesabı akşam yurtta kesicem 😡 ikincisi ben kimseden para falan alamam burak hele böyle bi şeyi asla kabul etmem! benim kendime elbise alacak param var çok şükür, ben çalışan, kendi ayakları üzerinde duran biriyim. gönderdim geri parayı hesaba bak hemen!
**[12.36] Burak:** Ya Doğa valla çok inatçısın ya dndndm Ne var yani sevgilim olacaksın şunun şurasında, sana bir elbise hediye etmek istemem çok mu garip? Yabancı mıyım ben? Karahan soyadı boşa mı duruyor burada dmdmdm Tekrar gönderiyorum bak inatlaşma benimle, erkeklik gururu diye bir şey var.
**[12.37] Doğa:** burak hayır dedim!! o holding paralarını, o erkeklik gururunu git başka yerde kullan. sevgilim olsan da fark etmez ben böyle bi ilişki yaşamıyorum, bir erkeğin parasıyla süslenip onun karşısına çıkacak bir kız değilim ben. eğer bi daha o parayı bana gönderirsen yemin ederim yarın akşam o sürprize falan gelmem! evde oturur vize çalışırım, o çok övündüğün jiplere de bir daha asla binmem!! çok ciddiyim, denemesi bedava.
**[12.38] Burak:** Tamam tamam, teslim oluyorum ufaklık dndndm Ellerimi kaldırdım valla, senin bu dik başlılığın beni bitiriyor ztn. Tam bir baş belasısın ama acayip de çekici geliyorsun böyle yapınca dndndm İnsan sevgilisinin jestini kabul eder ya, neyse. O zaman elbiseyi sen alıyorsun ama ayakkabıyı bana bırakacaksın, ona karışamazsın bak!
**[12.39] Doğa:** ona da karışırım kskdkmsmdmsmd hiçbir şeye karışmıyorsun Burak Karahan. ben kendim tepeden tırnağa kendi bütçemle hazır olucam, sen sadece yarın saat yedide gelip beni o kapıdan alıcaksın, anlaştık mı?
**[12.40] Burak:** Anlaştık inatçı keçi dndmdm Söz, sadece gelip seni alacağım ve o büyüleyici haline bakıp kalacağım. Merakla bekliyorum yarın akşamı, öptüm çok. Dersleri çok asma dmdmdm
---
Telefonu hızla kapatıp derin bir nefes aldım, göğsüm öfke ve heyecan karışımı bir duyguyla hızla inip kalkıyordu. Kabinden kafamı uzattığımda İrem bana ellerini beline koymuş, bir dahiymiş gibi sırıtarak bakıyordu.
"Kızım sen harbi gerizekalısın ya!" diye çıkıştı İrem, elindeki boş kahve bardağını çöp kutusuna fırlatırken. "Çocuk Karahan holdingin tek veliahdı, alt tarafı bir elbise bütçesi göndermiş. Çocuk için çerez parası o be! Niye geri atıyorsun? Ne güzel gider en lüks markadan giyinirdik, bana da bir şeyler otlardık aradan!"
"İrem sus valla seni de o paranın gittiği yere gönderirim," dedim sahte bir kızgınlıkla yeşil elbiseyi askısına geri asarken. "Ben o tarz ilişkilerin kadını değilim, bunu en iyi senin bilmen lazım. Ben buralara kendi tırnaklarımla kazıyarak geldim. Kendi elbisemi, kendi cüzdanımdan çıkan parayla alırım. Bir erkeğin bana finansör olmasına, beni kendi parasıyla giydirip kuşamına yön vermesine izin vermem. Kimsenin himayesi altına girmeye niyetim yok, o Taktikçi bozuntusuna da Burak'a da bunu kanıtlayacağım."
"İyi be, amazon kadını seni," diye söylendi İrem ama gözlerindeki takdir dolu bakışı görebiliyordum. "Hadi o zaman, madem kendi paranla alacaksın, o Karahan veliahdının dizlerini titretecek o kutsal elbiseyi bulalım."
O öğleden sonrayı kelimenin tam anlamıyla deli gibi alışveriş yaparak, alt katları üst katlara katarak geçirdik. Ayaklarımıza kara sular inmişti. Önce devasa bir kozmetik mağazasına girdik. Yarın gece için şık, porselen gibi pürüzsüz duracak bir ten makyajı için eksik olan kapatıcıyı, dudaklarımı olduğundan daha dolgun gösterecek o meşhur kahve tonlarındaki dudak kalemini ve üzerine süreceğim ıslak bitişli parlatıcı ruju sepetimize ekledik. İrem bir ara bana sormadan sepete pembe tonlarında bir allık fırlattı, "Yanakların yarın heyecandan kızarınca doğal dursun," diyerek kıkırdadı.
En sonunda, alışveriş merkezinin en üst katındaki butik bir mağazada, aradığım o kutsal parçayı buldum. Vitrinde gördüğüm an "İşte bu," dediğim, vücudumu bir eldiven gibi saran, hafif askılı, göğüs dekoltesi tam kararında, iddialı ama asil siyah mini bir elbiseydi bu. Kabinde üzerime geçirdiğim an, aynadaki kıza ben bile inanamadım. Sanki o sakar, sürekli panikleyen Doğa gitmiş, yerine ne istediğini bilen, güçlü ve göz alıcı bir kadın gelmişti. Alışverişimiz nihayet tam anlamıyla zaferle tamamlanmıştı.
Akşam sekiz gibi yurda döndüğümüzde ikimizin de pestili çıkmıştı, bacaklarımı hissetmiyordum bile. Kendimi yatağa fırlatıp aldığım elbiseyi özenle askısıyla birlikte gardırobun kapak kulbuna astım. Siyah kumaş, odanın loş ışığında bile öylece parıldıyordu. Yarın gece o elbisenin içinde olacaktım.
Işıkları kapatıp yatağın içine iyice sokulduğumda, kalbimin ritmi hala çok hızlıydı. Telefonumu son bir kez kontrol ettim; Burak’tan "İyi geceler güzelim, yarına az kaldı" mesajı gelmişti. Altındaki o siyah logolu sohbet ise hala ölüm sessizliğini koruyordu.
İçimde tuhaf bir huzur vardı. Akışına bırakmıştım, her şey yolundaydı, kontrol bendeydi ve yarın tamamen benim gecem olacaktı. Kendimi güvenli limanımda, Burak’ın kollarında hayal ederek gözlerimi kapattım. Tabii, o kapkara gölgelerin, o her adımı önceden hesaplayan Taktikçi’nin bizim için, o lüks perşembe gecesi için çok daha fırtınalı ve sarsıcı planları olduğundan henüz tamamen habersizdim.
Bölüm etkileşimi
