EYVAH! YAKALANDIK

Vaveyla Yazarı: Büşra Kıran

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: EYVAH! YAKALANDIK

Cumartesi akşamı geldiğinde, odamın içi tam anlamıyla bir savaş alanına dönmüştü. Yatağın üzeri kıyafetler, makyaj malzemeleri ve saç spreyleriyle doluydu. İrem, elindeki allık fırçasıyla etrafımda dolanırken ben aynadaki yansımama dehşet içinde bakıyordum.

"İrem, sence bu elbise fazla mı iddialı oldu?" diye sordum, üzerimdeki siyah, ince askılı ve vücudumu saran elbiseyi çekiştirerek. Aslında boyu dizimin hemen üzerindeydi ve çok açık değildi ama ben hayatımda hiç bu kadar... kadınsı hissetmemiştim.

"Saçmalama Doğa, harika görünüyorsun!" dedi İrem fırçayı masaya bırakarak. "Lumina'dan bahsediyoruz. Oraya kot pantolonla gidersen kapıdaki korumalar seni içeri almaz, üstüne bir de gülerler. Sadece rahatla ve şu çocuğun aklını başından al."

İrem'in sözleri biraz olsun içimi rahatlatsa da, midemdeki o sinir bozucu kelebekler durmak bilmiyordu. Telefonumu elime alıp saate baktım. Burak'ın beni almasına sadece yirmi dakika kalmıştı. Derin bir nefes alıp o malum sohbet penceresini açtım. Taktikçi'ye son bir kez danışmadan o kapıdan dışarı adım atamazdım.

[19:40] Doğa: hazırım. yani sanırım hazırım.
[19:40] Doğa: siyah elbise tamam, topuklu olmayan ama şık duran ayakkabılar tamam.
[19:41] Doğa: ama midem bulanıyo heyecandan. ya orda ne yapacagımı bilemeyip sacmalarsam? bana son bi taktik ver, lutfen.

Mesajı gönderip telefonu aynanın önüne bıraktım. Taktikçi'nin her zamanki gibi soğukkanlı ve net bir cevap vermesini bekliyordum.

Aynı dakikalarda, şehrin en işlek caddelerinden birinde, Lumina'nın kapısında olağanüstü bir hareketlilik vardı. Siyah, devasa jip mekanın VIP girişine yanaştığında, kapıdaki bütün korumalar esas duruşa geçti. Taha Kurtiz arabadan indiğinde, üzerindeki simsiyah takım elbisesi ve jilet gibi duruşuyla gecenin karanlığına karışmış gibiydi.

İçeri adım attığı an, kulübün o sağır edici müziği ve yanıp sönen ışıkları onu hiç etkilemedi. Doğrudan üst kata, tüm mekanı tepeden gören camla kaplı VIP locasına yöneldi. Ceketinin düğmesini açıp deri koltuğa yerleşirken telefonunun titrediğini hissetti. Ekranda Doğa'nın panik dolu mesajlarını gördüğünde, locanın loş ışığında yüzünde o tanıdık, hafif alaycı ifade belirdi.

Cebinden telefonunu çıkarıp kıza ihtiyacı olan o sert ve net kuralları yazmaya başladı.

[19:45] Taktikçi: Panik yapmayı bırak. Oraya eğlenmeye gidiyorsun, sınava değil.
[19:46] Taktikçi: Sana bu gece için kesinlikle uyman gereken bir liste gönderiyorum. Bunu ezberle ve dışına çıkma.

1. Kulüp İçi Davranış Kuralları
İçeri girdiğinde etrafı şaşkın şaşkın izleme.
Yürürken adımlarından emin ol ve yavaşla.
İçeceğini başkasının elinden alma, barmenden kendin iste.
Kalabalıkta insanlarla göz temasını kısa ve net tut.
Rahatsız hissettiğin an kendi alanına çekilip mesafeni koru.

2. Burak ile İletişim Stratejisi
Bütün gece onun peşinde dolanıyormuş izlenimi verme.
Arkadaşlarıyla tanıştırıldığında gereksiz samimiyetten kaçın.
Gürültüde konuşmak zorundaysan sadece kulağına eğilerek konuş.
Sohbetten sıkılsan bile bunu yüz ifadene yansıtma.
Gecenin sonunda masadan ilk kalkan her zaman sen ol.

Mesajlar peş peşe ekrana düştüğünde gözlerimi kırpıştırarak okudum. Adam resmen bir askeri operasyon planı göndermişti! Ama tuhaf bir şekilde, bu kadar net ve kurallı olması içimdeki o belirsizlik korkusunu alıp götürmüştü.

[19:50] Doğa: sen gercekten inanilmaz bi detaysın
[19:50] Doğa: listeyi ezberledim komutanım! bu gece her sey kontrol altında.
[19:51] Doğa: umarım o korkunc abisi orda degildir tek duam bu su an.

Taha locasından aşağıya, dans pistine ve az sonra Burak'ın arkadaşlarının oturacağı boş masaya doğru bakarken Doğa'nın son mesajını okudu. "Korkunç abi," diye mırıldandı kendi kendine. Sağ kolu Kemal, elinde bir kadeh viskiyle patronuna yaklaştığında Taha telefonu ters çevirip masaya bıraktı.

"Burak Bey ve misafirleri birazdan burada olurlar Taha Bey," dedi Kemal saygıyla. "Güvenlik talimatlarınızı uyguladık. Masalarına kimse yaklaşmayacak."

"Güzel," dedi Taha, viskisinden bir yudum alıp gözlerini aşağıdan ayırmadan. "Gözünüz o masada olsun."

Yarım saat sonra, Burak'ın arabasıyla Lumina'nın o meşhur kapısının önüne geldiğimizde kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Kapıdaki siyah takım elbiseli, dev yarığı andıran korumaları gördüğümde Taktikçi'nin listesindeki ilk kuralı hatırladım: Etrafı şaşkın şaşkın izleme.

Omuzlarımı dikleştirdim. Burak arabadan inip yanıma geldi ve elini belime koyarak beni girişe doğru yönlendirdi. Korumalar Burak'ı gördükleri an kenara çekilip hafifçe başlarını eğdiler. "Hoş geldiniz Burak Bey," dedi içlerinden en iri olanı.

İçeri adım attığım an, bası göğüs kafesimde hissettiğim o inanılmaz müzik ve loş, mor ışıklar beni karşıladı. Mekan tıklım tıklımdı ama Burak beni kalabalığın içinden ustaca geçirerek sahnenin hemen sağındaki, kırmızı kadife iplerle ayrılmış özel bir masaya götürdü. Masada şimdiden üç erkek, iki kız oturuyordu.

Burak beni onlarla tanıştırırken Taktikçi'nin ikinci kuralı devredeydi: Gereksiz samimiyetten kaçın. Herkese hafifçe gülümseyip sadece isimlerini söyleyerek başımla selam verdim. Kızlardan biri, sarışın ve oldukça iddialı giyinmiş olanı, beni baştan aşağı süzüp gülümsedi.

"Doğa demek," dedi sesini müziği bastırmak için yükselterek. "Burak senden hiç bahsetmemişti."

Tam o sırada, ensemde tuhaf bir karıncalanma hissettim. Sanki biri... doğrudan bana bakıyordu. Başımı hafifçe kaldırıp mekanın üst katına, karanlık camlarla kaplı o devasa locaya doğru baktım. Orada kimin olduğunu göremiyordum ama üzerimde çok ağır, çok tanıdık bir bakışın ağırlığını hissedebiliyordum.

"Doğa?" dedi Burak kulağıma eğilerek. "Ne içersin?"

Gözlerimi o karanlık camdan zorlukla çekip Burak'a döndüm. Taktikçi'nin sesi zihnimde yankılandı. İçeceğini kendin iste.

"Ben bardan alırım," dedim Burak'a gülümseyerek. "Hem biraz etrafa bakmış olurum."

Burak şaşırmış görünüyordu ama itiraz etmedi. Ben adımlarımı bara doğru yönlendirirken, üst kattaki locada Taha Kurtiz elindeki viski kadehini yavaşça masaya bıraktı. Kız kurallara harfiyen uyuyordu. Ve Taha'nın karanlık dünyasında, kurallara uyan insanlar her zaman en çok ilgisini çekenler olurdu.

Bara doğru ilerlerken topuklu ayakkabılarımın üzerinde dengemi sağlamaya çalışıyordum. Kalabalığın arasından sıyrılıp bar taburelerinden birine iliştiğimde derin bir nefes aldım. Barmen bana doğru yaklaştığında, Taktikçi'nin listesindeki o otoriter ses tonunu taklit etmeye çalışarak, "Bir cin tonik lütfen," dedim.

İçeceğim hazırlanırken çantamdan telefonumu çıkardım. Kendimi savaş alanından sağ çıkmış bir asker gibi hissediyordum ve komutanıma rapor vermem gerekiyordu.

[20:15] Doğa: kural 1 uygulandı!
[20:15] Doğa: barın onundeyim ve icecegimi kendim siparis ettim. buralar cok kalabalık, umarım masaya donerken takılıp dusmem.

Mesajı gönderdikten sonra başımı kaldırıp tekrar o üst kattaki karanlık locaya baktım. Orada kimin olduğunu bilmiyordum ama o ağır bakışların ağırlığı hala omuzlarımdaydı. Telefonum titrediğinde bakışlarımı ekrana indirdim.

[20:17] Taktikçi: Aferin. Şimdi içeceğini al ve masaya dön.
[20:17] Taktikçi: Ve sürekli üst kata bakmayı bırak. Dikkat çekiyorsun.

Nefesim boğazımda düğümlendi. Üst kata bakmayı bırak mı? Gözlerim irileşmiş bir şekilde ekrana bakakaldım. Taktikçi benim üst kata baktığımı nereden biliyordu? Panikle etrafıma, kalabalığa, barın köşelerine bakındım. Beni izleyen biri mi vardı? Yoksa sadece tahmin mi etmişti?

[20:18] Doğa: sen benim ust kata baktıgımı nerden anladın?!
[20:19] Taktikçi: O tarz mekanlara ilk kez giden herkes o karanlık locaların içinde kimin olduğunu merak edip yukarı bakar. Klasik bir reflekstir. Şimdi masana dön ve Burak'a odaklan.

Mantıklı bir açıklamaydı. Derin bir nefes alıp barmenin uzattığı bardağı aldım ve masamıza doğru yürümeye başladım. Burak arkadaşlarıyla hararetli bir sohbete dalmıştı ama ben masaya yaklaştığım an gözleri beni buldu. Yerime oturduğumda, telefonumun ekranı hala açıktı ve Taktikçi'nin az önce attığı "Burak'a odaklan" mesajı ekranda duruyordu.

Ekrana bakıp istemsizce gülümsedim. Bu adamın her şeyi bilmesi ve beni bu kadar iyi yönetmesi çok hoşuma gidiyordu.

"Kim o seni bu kadar gülümseten?"

Burak'ın aniden kulağıma eğilip sorduğu bu soruyla yerimde sıçradım. Sesi müziğin gürültüsüne rağmen oldukça net ve... gergindi. Başımı çevirdiğimde Burak'ın gözlerinin telefonumun ekranına kilitlendiğini gördüm.

"Hiç," dedim panikle telefonu ters çevirerek. "İrem yazmış da."

Burak hafifçe geri çekildi ama gözlerindeki o rahat ifade tamamen silinmişti. Çenesini kasarak bana baktı. "İrem mi? Ama ekranda 'Taktikçi' yazıyordu. Ve sana 'Burak'a odaklan' diyordu. Bu kim Doğa? Başka biriyle mi flört ediyorsun?"

Kanımın damarlarımdan çekildiğini hissettim. Mahvolmuştum. Burak mesajı görmüştü! Üstelik Taktikçi lakabını ve isminin geçtiği o talimatı okumuştu. Masadaki diğer kızlar durumu fark etmiş gibi fısıldaşmaya başlarken, Burak'ın yüzü kıskançlık ve hayal kırıklığıyla kasılmıştı.

"Ne? Hayır!" diye kekeledim, ellerim titremeye başlarken. "Flört falan değil! O benim... şey..." Zihnim hızla bahaneler üretiyordu. "Kuzenim! Evet, kuzenim. Bana taktik veriyor çünkü... çünkü ben çok heyecanlıydım!"

Burak tek kaşını kaldırdı. İnanmamıştı. "Kuzenin sana 'Burak'a odaklan' diye mi taktik veriyor? Doğa, eğer hayatında başkası varsa bunu bana söyleyebilirdin. Seni buraya kadar getirmeme gerek yoktu."

Gözlerim dolmak üzereydi. Her şey mahvolmuştu. Taktikçi'nin bütün o kusursuz planı, benim saniyelik bir dikkatsizliğim yüzünden çöpe gitmişti. "Burak, yemin ederim düşündüğün gibi bir şey değil. Sadece bir arkadaşım. Lütfen, ben bir lavaboya gidip geliyorum."

Cevabını beklemeden sandalyeden kalktım ve kalabalığın arasından adeta koşarak lavaboya yöneldim. Kabinlerden birine girip kapıyı kilitlediğim an telefonuma sarıldım. Parmaklarım titriyordu.

[20:30] Doğa: MAHVOLDUK
[20:30] Doğa: İMDAT TAKTİKCİ BİTTİM BEN
[20:31] Doğa: mesajını gordu! adını gordu! senin baska bi flortum oldugunu sanıyo su an kıskanclıktan delirdi bana hesap sordu
[20:31] Doğa: yalan soylemek zorunda kaldım kuzenim falan dedim ama inanmadı. aglıycam simdi lutfen bana yardım et!

Üst kattaki VIP locada, Taha Kurtiz aşağıda yaşanan bütün o mini dramayı saniye saniye izlemişti. Burak'ın Doğa'nın telefonuna bakması, kızın panikle telefonu ters çevirmesi ve ardından koşarak lavaboya kaçması... Taha'nın dudaklarından alaycı bir kıkırtı döküldü.

"Sorun mu var Taha Bey?" diye sordu Kemal, patronunun yüzündeki o nadir görülen ifadeyi fark ederek.

"Hayır," dedi Taha, telefonunu eline alırken. "Sadece gençler biraz eğleniyor."

Taha, Doğa'nın o panik dolu mesajlarını okurken başını iki yana salladı. Kendi yetiştirdiği Burak'ın bu kadar kolay kıskançlık krizine girmesi onu şaşırtmamıştı. Ama Panik Kız'ın bu durumu yönetemeyecek kadar tecrübesiz olması, duruma el atmasını gerektiriyordu. Hızla klavyeye dokundu.

[20:35] Taktikçi: Öncelikle derin bir nefes al. Dünyanın sonu değil.
[20:36] Taktikçi: Burak'ın kıskanması aslında senin lehine bir durum. Bu, seni önemsediğini ve kaybetmekten korktuğunu gösterir. Ama bu krizi doğru yönetemezsen çocuğu tamamen kaybedersin. Hemen şu adımları uygula:

1. Soğukkanlılığını Koru
Derin bir nefes al ve paniklemeyi bırak.
Çocuğa gereksiz ve uzun açıklamalar yapma.
Suçluluk duyuyormuş gibi gözlerini kaçırma.
Konuyu hızla başka bir yere çekmeye çalışma.
Telefonunu masanın üzerine ters bir şekilde bırak.

2. Burak'ın İlgisini Yönet
Kıskançlığın onun egosuyla ilgili olduğunu unutma.
Ona sadece bir arkadaşımla konuşuyordum de ve geç.
Beden dilini ona doğru çevirerek ilgini belli et.
Göz temasını ondan ayırmadan gülümse.
Gecenin geri kalanında telefonuna hiç dokunma.

Lavabonun loş ışığında Taktikçi'nin gönderdiği bu listeyi okurken kalbimin atışları yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Adamın kelimelerinde öyle bir büyü vardı ki, az önce ağlamak üzere olan beni saniyeler içinde toparlamıştı. Listeyi içimden iki kez tekrar ettim. Haklıydı. Suçlu değildim, sadece bir arkadaşımla (her ne kadar kim olduğunu bilmesem de) mesajlaşıyordum.

[20:40] Doğa: tamam. yapıcam.
[20:40] Doğa: sen gercekten kurtarıcımsın taktikci. telefonumu cantama atıyorum. dua et bana.

Aynada kendime son bir kez bakıp omuzlarımı dikleştirdim. Lavabodan çıkıp kalabalığın arasından masaya doğru yürürken, adımlarım az öncekinden çok daha kararlıydı. Masaya ulaştığımda Burak'ın gözleri anında beni buldu. Hala gergindi.

Yerime oturdum, telefonumu çantamın en dibine attım ve fermuarını çektim. Sonra bedenimi tamamen ona doğru çevirdim. Taktikçi'nin listesindeki kuralı uygulayarak gözlerimi doğrudan onun gözlerine diktim ve gülümsedim.

"Burak," dedim sesimi yumuşak ama net tutarak. "O sadece liseden yakın bir arkadaşım. Benim için endişelendiği için tavsiye veriyordu. Hayatımda senden başka flört ettiğim kimse yok. Şimdi bunu kapatıp gecenin tadını çıkarabilir miyiz?"

Burak'ın yüzündeki o sert ifade, gözlerimin içine bakarken yavaşça çözüldü. Omuzları düştü ve dudaklarının kenarında mahcup bir gülümseme belirdi. "Ben... kusura bakma. Sadece ismi öyle görünce bir an delirdim sanırım. Haklısın, kapatalım bu konuyu."

İçimden zafer çığlıkları atıyordum! Taktikçi yine, yeniden hayatımı kurtarmıştı. Gecenin geri kalanı tam da Taktikçi'nin planladığı gibi kusursuz geçti. Telefonuma bir kez bile dokunmadım ve Burak'ın bütün ilgisi benim üzerimdeydi.

Gece yarısına doğru, Burak beni yurda bırakmak için arabasına bindiğimizde, yukarıdaki o karanlık locadan bizi izleyen bir çift koyu renk gözden tamamen habersizdim. Taha Kurtiz, elindeki boş viski kadehini masaya bırakırken, kulübün çıkışına doğru yürüyen o siyah elbiseli kızın arkasından hafifçe gülümsedi. Oyun, beklediğinden çok daha eğlenceli bir hal almaya başlamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.636okunma 107beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18