Unut Gitsin kitap kapağı

4. bölüm / 38

Unut Gitsin

Bölüm 4

Vaveyla Yazarı: Ömür Birinci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: Bölüm 4

İyi okumalar...

-Günaydın Masal. Bunu gülerek söylemiştim. Çok mutluydum. Zaten biri kırk metre öteden de baksa çok mutlu olduğumu fark ederdi. Dünkü ve bugünkü halimi gören biri bu kıza bir gecede ne olmuş derdi.

-Günaydın bir tanem. Bakıyorum da sabah sabah yüzünde güller açıyor. Söyle bakalım, bu mutluluğunu neye borçluyuz?

-Annem Masal. Annem dedim heyecanla. Geliyormuş dedim heyecanla.

-Gerçekten mi? Çok mutlu oldum deyip boynuma atladı. Sarıldık. Sınıftakiler garip garip bize bakıyorlardı. Büyük ihtimalle bunlara sabah sabah ne oldu diye düşünüyorlardır. Ayrılınca;

-Ayy, ben de çok mutlu oldum. Annemi o kadar özledim ki.

-Ben de çok özledim yaa. Bir müddet durdu sonra;

-İyi de annem niye bana söylemedi?

-Annem annene söylemedi daha galiba. Dün sabah abime söylemiş zaten.

-Galiba.

Annemle Masal’ın annesi Yeliz teyze eskiden beri birlikte çalışıyorlardı. Hatta Masal’ın babası Murat amcayla da. Yeliz teyze de yazılım mühendisiydi. Murat amca da şirketin müdürünün asistanıydı. Birinin yurtdışına gitmesi gerekince Masal’ın kardeşleri küçük olduğu için annem gitmişti. Ama Yeliz teyze annem yokken sürekli eve gelip bize yardımcı oldu hatta bazen gelip bize yemek bile yaptı. Murat amca da birkaç kez elinde poşetlerle bizim evin kapısına gelmişti. Yani annem yokken bize çok yardımları dokunmuştu.
Yeliz teyzeyle annem biz daha küçükken tanışmışlardı ve ondan sonra bir daha ayrılmamışlardı. Biz de bu yüzden Masalla kardeş gibi büyümüştük. Masal benim abimi kendi abisi gibi görürdü. Ben de onun küçük ikiz kardeşlerini kendi kardeşim gibi görürdüm. Murat amcayı da bir nevi babamız gibi de görürdük aslında. Babamız olmayınca bize babalık yapmıştı. Babamı da tanıdığı için bizim üstümüze titrer her zaman. Ayrıca bize çok yardımı dokunmuştur. Bu yüzden bir nevi Masal’ın ailesiyle akraba gibiydik. Hiçbir akrabamız yokken onlar vardı. Sadece bir halam vardı ve o da babam öldükten sonra aramaz olmuştu. Annem ise zaten tek kardeşti.

Bir anda kendimi evimi, ailemi ve evde ailecek geçirdiğimiz zamanları düşünürken buldum. Sanki bir anda bu anılara boğulmuştum. Ama hocanın gelmesiyle ve derse başlamasıyla bu anılar bölündü. Kaç gündür olanlar yüzünden derslere odaklanamıyordum. Ama artık toplamalıydım kendimi. Bu yüzden ilk olarak kendimi derse vermeliyim diye düşündüm ve dersi dinlemeye başladım.

…

Güzel geçen bir günden sonra sonunda son teneffüse girmiştik. Kaç günden beri ilk defa sorunsuz bir gün yaşıyordum. Zaten ne olursa olsun mutluluğumu bozamazdı. En azından öyle düşünüyordum.

Sınıfta biraz sıkılmıştık. Yürümek istedik bahçede Masalla. Ama hava yağmurlu olduğu için biz de koridorda gidip geliyorduk. Koridorumuz biraz uzun olduğu için çok sorun olmuyordu. Gezinirken Ekin ve Simge’yi gördük. Koridorun en sonunda konuşuyorlardı. Aslında görmemezlikten gelmek istedim ama Ekin bize gülümsedi biz onların önünden geçerken. Ben de kayıtsız kalmadım ve ayıp olmasın diye ben de gülümsedim. Sonra arkamızı dönüp yürümeye devam ettik. Ama Simge, benim Ekin’e gülümsediğimi görmüş olmalı ki sesini duydum;

-O kız sana mı gülümsedi? Bunu biraz sesli söylemişti ve büyük ihtimalle benim için söylemişti ama duymamazlıktan geldim.

Ekin bir şeyler dedi ama duymamıştım. Üstümüze alınmayıp yürümeye devam ettik ama arkadan Simge’nin sesi geliyordu;

-Sen bana baksana Sinem.

Sadece ben değil tüm koridor duymuştu bunu. Duymamazlıktan gelip yürümeye devam edersem herkes garip garip bakacaktı bana. Bu yüzden arkamı döndüm ben de;

-Yine ne var Simge? Bana doğru yaklaştı. Arkasından da Ekin geliyordu.

-Sen benim sevgilime mi yürüyorsun? Bunu bağırarak söylemişti ve artık herkes pür dikkat bizi izliyordu. Güldüm;

-Ben senin sevgiline niye yüriyim ya? Al sevgilin senin olsun. Bunu söylerken Ekin’e bakmıştım. O da bana bakıyordu ve yüzünde sanki dediklerimi tasdikler gibi bir ifade vardı.

-Bana pek öyle gelmedi ama.

-Ben başkalarının sevgililerine bakmam Simge. Ama sen sevgilin varken başkasına bakıyorsundur belki. Bunu diyerek Arda'yı kastetmiştim. Onu seviyor muydu bilmiyordum ama bir ilgisi olduğunu fark etmiştim.

-Sen ne diyorsun be. Bunu da bağırarak söylemişti. Yani Simge’nin önceki bağırışını duymayanların şu anda duyduğuna emindim. Sen ne hakla bana böyle bir şey dersin deyip saçlarıma yapıştı. Ben de onunkilere yapıştım. Masal ve Ekin bizi ayırmaya çalışıyorlardı. Hatta başkaları da vardı tabi o kargaşada kim olduklarını anlamamıştım. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama çabuk ayrılmıştık. Kafamı kaldırıp baktığımda nöbetçi hocanın başımızda dikildiğini gördüm. Demek ki o ayırmıştı bizi. Çevreme baktığımda herkes televizyon izliyor gibi bizi izliyordu.

-Neler oluyor burada? İki gündür bu 10. sınıflara bir şeyler oluyor. Anlamıyorum. Kendinize gelin ya. Ayrıca siz ikiniz deyip Simgeyle bizi gösterdi hoca ve devam etti;

-Derhal sınıfınıza gidin ve aklınızı başınıza alın. Bir daha sizi kavganın içinde görmeyim dedi. Baya sinirlenmişe benziyordu hoca.

Bunun üzerine Simge lavaboya gitti sinirle. Ben de aynı sinirle sınıfa gittim. Yerime oturduğunda koridordan hocanın sesi geliyordu. Herkesi sınıfına gönderiyordu. Zil de yeni çalmıştı zaten. Tarık yanıma geldi;

-İyi misin?

-Hayır, iyi değilim. Dün Ardayla bir ilişkim olduğunu iddia ediyordu. Bugün de gelmiş Ekin'e yürüdüğümü söylüyor. Ben ne yapıyım onun sevgilisini ya. Ayrıca ben niye onu bu kadar ilgilendiriyorum, gerçekten anlamıyorum. dedim bağırarak. Sınıfta fazla kişi vardı. Hepsi de beni dinliyordu galiba. Genel olarak sessizdi çünkü hepsi.

-Ya, sanki Simge’yi bilmiyormuş gibi davranma Sinem dedi Masal. Onun dediklerini niye takıyorsun bu kadar?

-Tamam takmayım diyorum ama bu sefer tüm okul dediklerine inanacak. Adım çıkacak.

-Saçmalama dedi Masal kızarak. Seni tanıyan herkes öyle bir olmadığını biliyor.

-Ama herkes beni tanımıyor.

-Ya, sen onlara niye takıyorsun? Konuşur, konuşur. İki gün sonra susarlar.

-Aynen öyle dedi Tarık elini destek amaçlı omzuma koyarken. İnsanlar hakkında ne düşünüyor diye düşünerek kendini üzme. Boşver ne düşünürlerse düşünsünler.

Kafamı salladım.

-Denicem dediklerinizi dedim ve bu sırada hoca sınıfa girdi.

…

Perşembe günüydü. Annemin gelmesini dört gözle bekliyordum. Bizi arayıp hafta sonu geleceğini söylemişti. Şu birkaç gün çabuk geçseydi de hemen annem gelseydi keşke.

Öğle arasındaydık ve kantinin biraz boşalması için sınıfta bekliyorduk. Masal kafasını sıraya koymuştu. Çok uykusunun olduğunu söylemişti. Ben de telefonumla uğraşıyordum. Bir anda koridordan bağırma sesleri geldi. Genellikle bu saatlerde katlar pek dolu olmaz, herkes yemek yemeye giderdi ama bu sesler kimden geliyordu?
Masal kafasını kaldırdı.

-Bu ses ne ya?

-Bilmiyorum ki. Hadi kalk bakalım.

Dışarı çıktığımızda Ekin ve Simge’yi gördük. Bağrışıyorlardı. Kavga mı ediyorlardı? Onları görünce kalktığıma pişman oldum. Sevgili kavgasıydı sonuçta. Biz de onlara görünmek istemedik ve arkadan geçip kantine gittik. Biraz daha boşalmıştı kantin. Canım fazla bir şey istemiyordu ama bir tost alıp yedim yine de. Masal da ekmek arasını yedi. Tam bitirmiştik ki gözüme Ekin takıldı.

-Masal?

-Efendim.

-Baksana diyerek başımla Ekin’i gösterdim.

-Ne olmuş yani. Ekin iste.

-Galiba Simgeyle ayrıldılar. Baksana yüzünün haline.

-Yanına gidelim mi?

-Bilmem ki!

-Hadi kalk, gidelim dedi Masal. Bunun üzerine masamızdan kalkıp onun masasına gittik. Seslendim;

-Merhaba. Oturabilir miyiz?

-Aa, fark etmemişim sizi kusura bakmayın. Tabi, tabi oturun dedi. Karşısındaki sandalyelere oturduk. Üzgün görünüyordu. Masal;

-İyi misin? Üzgün görünüyorsun.

-İyi değilim dedi. Başka bir şey demesini beklemiştim ama başka bir şey söylememişti. Ben de;

-Sizin tartıştığınızı gördük Simgeyle istemeden. Kavga mı ettiniz dedim. Aslında bunu demeye biraz çekinmiştim. Çünkü bana düşmezdi. Ama yine de dayanamadım ve sordum. O da sanki bunu sormamı bekliyormuş gibi direk;

-Evet, kavga ettik ve ayrıldık.

Masal şaşkın bir yüz ifadesinden sonra;

-Sen şimdi sinirlisin. Biraz zaman geçsin, sakinleş tekrar barışırsınız dedi.

-Yok, bir daha barışmayı düşünmüyorum.

-Zaten genellikle öyle derler ilk sinirle dedim. Ama belki zamanla fikrin değişir. Yani bak aslında Simge’yi pek sevmem dünkü tartışmada da gördün zaten ama yine de birbirini seven insanların -ki burada sen ve Simge oluyorsunuz- nedeni ne olursa olsun ayrılmalarını sevmem. Yani onu seviyorsan tekrar ona dönersin. Er ya da geç.

O da kafasını salladı ve;

-Artık seviyor muyum emin değilim. Aslında hiçbir zaman bundan emin olamadım ama işte yine de aramızda bir bağ vardı. Şimdi aslında neye üzüldüğümü bile bilmiyorum belki de sevinmem lazım ondan kurtulup özgürlüğüme kavuştuğum için. Çünkü hiç dinlemiyor beni ve sürekli o kız sana mı baktı o kız sana mı yürüyor deyip duruyor. Dün siz de gördünüz bunu. Bütün bunlardan gerçekten çok sıkıldım. Bir insanın sevgilisini bu kadar kıskanması normal değil bence dedi. Bunları dedikten sonra sustu ve derin bir “off” çekti. Gerçekten çok dertli gözüküyordu. Hiçbir şey diyemedim. Aynı zamanda sevgilisi hakkında böyle konuşması da garibime gitmişti. Madem sevmiyordu niye onunla sevgiliydi? Masal’a baktım, o da benim gibi düşünceli gözüküyordu. Biz bir şey demeyince Ekin devam etti;

-Yaa kızlar, kusura bakmayın. Sizin de kafanızı şişirdim. Sadece dedi birkaç saniye sustu ve devam etti bilmiyorum ya…

-Yok canım saçmalama ne kusuru. Hem kafamız falan şişmedi. İçindekileri dök ki rahatlayasın. Yoksa daha da çok düşünür sonra da kafayı yersin. Sorun değil yani dedim.

-Teşekkür ederim. Bu arada dün kusura bakma yaşananlar için.

-Senin yanlışın değildi. Özür dileyecek olan sen değilsin. Yani bunun için kendini üzme.

Masal tam bir şey söyleyecekken önceden tanıştığımız Ekin’in arkadaşı Ahmet geldi ve masaya oturdu. Masal da demekten vazgeçti ve sustu.

-Merhaba kızlar.

-Merhaba.

-Merhaba.

Ahmet’in elinde bisküvi vardı. İkram etti ama şu an canım hiçbir şey istemiyordu. Teşekkür edip almadım ama Masal bir tane aldı.

-Şimdi daha iyi misin? Bunu Ahmet, Ekin’e sormuştu.

-Bilmiyorum. Galiba hayır.

-Yaa kanka bu kadar moralini bozma. Cidden bak benimki de bozuluyor.

Ekin ona baktı. Gülümsemeye çalıştı ama olmadı. Ekin’i böyle görünce ben de üzülmüştüm. Beni ilgilendirmiyordu ama yine de üzülmüştüm işte.
Derin bir sessizlik oldu. Dördümüz de susmuştuk. Ben sessizliği bozup;

-Biz kalksak iyi olur aslında. Bizim bir işimiz vardı, değil mi Masal?

Masal bana baktı soran gözlerle.

-Evet, bizim bir işimiz vardı. O yüzden kalkalım en iyisi.

-O zaman daha sonra görüşürüz yine dedi Ahmet.

-Aynen görüşürüz dedim ben de.

-Görüşürüz dedi Ekin ve kalktık.

Kantinden çıktığımızda Masal bana dönüp;

-Pardon Sinem de acaba ne işimiz var sorabilir miyim? Orda bir şey demedim ama bir işimiz falan yok dedi biraz sinirle.

-Öyle de Masal. Şimdi biraz çekiniyorum. Sonuçta daha yeni sevgilisinden ayrılmış. Yani Simge bizi dünkü olaydan sonra böyle görürse sence nasıl düşünür?

Birkaç saniye düşündü;

-Evet ya haklısın dedi ve yukarı doğru çıkmaya başladık. Sonra Masal yine bir anda durup;

-Yaa Sinem. Ahmet’i Melisa seviyordu di mi?

-Hihi evet. Sınıfta da söyleyip duruyor zaten.

-Ama iyiymiş çocuk. Ben bu kadar dikkat etmemiştim hiç.

-Masal haklısın da bence hiç bulaşma. Zaten Simge belası var şimdi başımızda. Bir de Melisa belası çıkarma.

Güldü;

-Yok sadece söyledim. Öyle bir şey aklıma gelmemişti dedi.

-İnşallah öyledir dedim.

-Öyle, öyle merak etme dedi ve tekrar güldü. Ben de güldüm.

Bunları konuşurken sınıfa gelmiştik. Ama sınıfa girdiğimizde karşımızda böyle bir manzara beklemiyorduk.

Bölüm sonu...

Yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

59okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18