Unut Gitsin kitap kapağı

19. bölüm / 38

Unut Gitsin

Bölüm 19

Vaveyla Yazarı: Ömür Birinci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: Bölüm 19

İyi okumalar...

-Sonunda çıktın. Ben de seni bekliyordum.

Şaşkınlıkla ona bakıp;

-Beni mi bekliyordun dedim.

-Evet. Ee, sen hiç yalnız dolaşmıyorsun. Ben de yalnız bulunca seni bu fırsatı kacirmayayım dedim.

-Sen ne diyorsun be?

Su anda buradan buhar olup uçmak istiyordum ama maalesef ki öyle bir şansım yoktu. Keşke Ekin'i göndermeseydim beni bekleseydi diye düşünüp hayıflanıyordum. Devam etti;

-Mesajlarıma cevap vermedin. Niye böyle yaptın, gerçekten anlamadım, üzdün beni dedi masumca bakmaya çalışarak. Ama hiç masum bakmıyordu. Tam tersi sapıkça bakıyordu. Konuşmaya devam etti;

-Seni okulda hep izliyorum. Sürekli Ekinle, Tarıkla, Ahmetle he bir de o yanındaki kız arkadaşınla takılıyorsun. Bu arada o da güzel kız. Bir ara da onunla ilgilenmeliyim.

Bu çocuk ne tur bir sapıktı?

-Saçma saçma konuşma ve çekil önümden deyip yanından geçip gitmek istedim ama tekrar önüme geçerek izin vermedi.

-O erkeklerle takılıyorsunuz. Benim onlardan neyim eksik ki? Hiçbir şeyim. Hatta onlardan daha yakışıklıyım, daha sempatiğim. Yani onlardan daha iyiyim. Öyle değil mi sence de?

Kesinlikle dediği gibi değildi. Sapık olduğu da dışarıdan bile belli oluyordu. Konuşmasına gerek bile yoktu bunu anlamak için. Cevap vermedim o da devam etti;

-Sadece bir gece istiyorum, bir gece. Sonra seni rahat bırakacağım. Zaten sen kendin isteyeceksin bana gelmeyi o geceden sonra. He ne zaman yapalım ne dersin?

-İğrençsin. Seninle asla düşündüğün şeyi yapmam. Hatta seninle arkadaş bile olmam. S.ktir git deyip yanından geçip gitmek istedim ama bu sefer de kolumdan tutarak beni durdurdu.

-Cık, cık, cık. Bu sözler sana hiç yakışmıyor aşkım.
Bunu dedikten sonra yüzünü yüzüme iyice yaklaştırdı ve devam etti;

-Ayrıca ister gönüllü ol ister gönülsüz sana sahip olucam. Merak etme, çok eğlenicez.

Yüzümü uzaklaştırdım ve kolumu kurtarmaya çalıştım.

-Cehenneme kadar yolun var. İstediğini yapmicam deyip kolumu kurtarmaya çalışmaya devam ettim ama daha da sıkmaya başlamıştı.

-Beni kızdırıyorsun ama dedi ve kolumu biraz daha sıktı.

-Canımı acıtıyorsun, bırak beni dedim bağırarak.

-Hayır, bırakmam, bırakamam dedi kulağıma sessizce.

-Bırak lütfen. Canımı acıtıyorsun. Bunu söylerken bir yandan da kolumu kurtarmaya çalışıyordum. Bırak lütfen, bırak dedim yine bağırarak.

Tam o sırada bir ses duydum;

-Ne oluyor lan burda?

Aynı anda daha ne olduğunu anlamadan yumrukla benden ayrıldığını ve tökezlediğini gördüm onun. Alperen'di ona yumruk atan. Yanıma geldi;

-İyi misin? Cevap vermedim, titriyordum ve hala şoktaydım büyük ihtimalle. Tam bu anda o da Alperen'e yumruk attı. Alperen gafil avlanmıştı çünkü benimle konuşmaya çalışıyordu. Ben daha kendime gelememiştim o zamana kadar ama bu yumrukla kendime geldim ve ağzımdan bir çığlık koptu. Alperen kendini toparladı ve o da çocuğa yumruk attı. Çocuk yere düştü. Alperen de çocuğun üstüne çıkıp ona yumruk atmaya başladı. Bunu durdurmam gerekiyordu.

-Alperen, dur, yalvarırım dur, gidelim buradan lütfen!
Bunları söylerken bir yandan da ağlıyordum. Alperen bana döndü. Yüzüme baktı ve çocuğun üstünden kalktı.

-Tamam gidelim dedi çocuğa bakarken. Sonra da çocuğa hitaben:

-Seninle işimiz daha bitmedi. Benden çekeceğin var. Haberin olsun dedi bağırarak.

Ben hala ağlarken koridor boyunca yürüdük ve kat arasına çıktık. Burada müdür ve müdür yardımcısının odası vardı. Önlerinde koltuklar vardı. Onlardan birine beni oturttu ve yanıma oturdu. Ağlamam biraz geçip kendime gelmeye başlayınca bana döndü;

-Şimdi daha iyi misin dedi.

Kafamı salladım hayır anlamında.

- O kimdi? Sana ne diyordu?

Aslında cevap vermek istemiyordum. Şu an kimseyle konuşmak istemiyordum. Yalnız kalıp saatlerce ağlamak istiyordum. Ama aynı zamanda bu olanlardan sonra ona borçlu hissediyordum kendimi.

-Sarp, bahsettiğim mesaj atan çocuklardan biriydi. Diğerlerini bilmesem de bu çocuğun adını biliyordum. Törendeyken biri ona seslenince duymuştum adını.

Kaşlarını çatarak bana baktı;

-Ben sadece mesaj attığını zannetmiştim. Bir daha rahatsız ettiğini bilmiyordum.

-Zaten rahatsız etmemişti şimdiye kadar. Ama bugün karşıma çıktı iste dedim. Bu sırada gözümden bir damla daha yas düştü. Hemen sildim.

-O çocuğun ağzını, yüzünü, burnunu, her yerini kırıcam. Benden kaçamayacak.

-Alperen, lütfen yapma. Yoksa tüm hocalar da öğrenciler de herkes duyar. Bir de sizin donem girer işin içine.

-Merak etme, senin hakkında olduğunu kimse anlamayacak. Ben kendi yöntemimle halledicem onu. Tamam mı? Üzme güzel canını.

Kafamı salladım dediklerine her ne kadar uymasam da.

-Hadi o zaman seni sınıfına bırakayım.

-Gerek yok. Ayrıca benim kantine gitmem gerekiyor aslında.

-Tamam o zaman, kantine bırakırım.

-Gerçekten gerek yok. Ben kendim giderim.

-Zaten ben de kantine gidecektim. Beraber gitmiş oluruz iste.

-Tamam o zaman dedim ve kalkıp beraber kantine inmeye başladık. Bu sırada Alperen'e dönüp;

-Ayrıca çok teşekkür ederim yaptıkların için.

-Ne yaptım ki?

-Benim için anlamı büyük.

-O zaman ne mutlu bana dedi ve güldü. Ben de gülmeye çalıştım ama pek olmadı tabi bu.

-Bir de olanları Ekin'e söylemezsen memnun olurum. Hatta kimseye söylemezsen.

-Merak etme, aramızda.

Bu arada da kantine gelmiştik zaten. Alperen'den ayrılıp bizimkilerin yanıma gittim. Zaten onlar da Alperenle kantine geldiğimizi görmüşlerdi.

-Nerede kaldın ya? Bakmaya gelecektim yani dedi Masal kızarak.

-Geldim iste. İşim biraz uzun surdu. Bir de Alperenle karşılaştım. Onunla konuştuk biraz. Öyle işte.

-Sen iyi misin dedi Ahmet biraz endişeli.

-İyiyim. Ne oldu ki?

-Sanki rengin biraz sararmış gibi.

-Evet dedi Ekin bana bakarak. Sanki gözlerin de kızarmış. Müzik odasında böyle değildin. Bir şey mi oldu?

-Hayır, iyiyim dedim ya. Bir şeyim yok dedim kızarak.

-Tamam, peki dedi Ahmet ellerini havaya kaldırarak. Bana pek inanmamışlardı ama yine de bir şey söylememişlerdi. Masal konuyu değiştirip;

-Al yemeğin deyip önündeki ekmek aralarından yenmemiş olanı uzattı.

-Yemicem dedim. Hiç canım istemiyor. Ben çikolata yiyip kahve içicem deyip hepsinin şaşkın bakışları arasında yerimden kalktım.

…

Ders çalışmaya çalışıyordum odamda kafamı dağıtmak için ama olmuyordu. Bugün öğle arasında olanlardan sonra hiç kendimde değildim. Diğerleri de bir şeyler olduğunu anlamışlardı ama bir şey de sormamışlardı. Birkaç kere Masal sıkıştırsa da ben bir şey söylememiştim. Ders çalışmaya uğraşsam da olmuyordu. En azından vicdanım rahat olsun diye masanın başında oturuyordum ama ders çalışmayıp kitabi karalıyordum. Tam bu sırada kapı tıklatıldı. Abim ya da Ekin'di gelen. Masal olsa direk içeriye dalardı çünkü.

-Geelll dedim kapıya dönüp.

Kapı açıldı ve içeri Ekin girdi.

-Müsait misin?

Evet anlamında kafamı salladım. "Zaten bir şey yapmıyordum ki" diye geçirdim içimden.

-Seninle bir şey konuşmak istiyorum.

-Tamam dedim kaşlarımı çatarak. Ne olduğunu merak etmiştim. Otursana dedim yanımda duran hep Masal’ın oturduğu sandalyeyi göstererek. O da çekip oturdu ve bana döndü. Derin bir iç çekti ama konuşmaya başlamadı.

-Evet dedim sorar şekilde. Konuşmaya başlamasını bekliyordum. Tekrar derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı;

-Sana Masal birkaç kere sormuş ama sen cevaplamamışsın. Biz gerçekten merak ettik ve hepimiz senin için endişeleniyoruz.

Neyden bahsettiğini anlamıştım. Öğle arasındaki konuyu merak ediyorlardı ve hepsi bir olup sözcü olarak da Ekin'i seçmişlerdi.

-Neyden bahsettiğimi biliyorsun Sinem. Ne olduğunu anlatacak mısın artık?

Sinirli bir hal takındım ve cevap verdim;

-Bir şey olmadığını söyledim ya. Niye üstüme geliyorsunuz?

-Bugün ne öğle yemeği yedin ne akşam yemeği. Abin zorla birkaç kaşık yutturdu sana. Sadece kahve içip çikolata yedin. Bak, kitaptaki testleri çözmek yerine sadece kitabı karalamışsın. Yani anlayacağın Sinem, senin iyi olup olmadığını anlayacak kadar iyi tanıyorum seni. Hatta seni tanımayan bile anlar bunu. Ayrıca bizi kandırsan bile Masal'ı kandıramazsın. Bunu sen de biliyorsun.
Haklıydı, hem de çok haklıydı. Ama söylemek istemiyordum ama ayrıca biliyordum ki ben ne kadar ikna etsem o da o kadar üsteleyecekti. Kafamı eğdim ve konuşmaya başladım.

-Anlatamam Ekin. Zorlama.

-Alperenle mi bir şey oldu, bir şey mi dedi, bir şey mi yaptı, ha?

-Hayır, hayır. Alperen bir şey yapmadı. Tam aksine yardımcı oldu.

-Yani Alperen biliyor mu ne olduğunu?

Kafamı evet anlamında salladım yere bakarken. Birkaç saniye sonra onun yüzüne baktığımda bana inanamıyor gibi bakıyordu. Belki de bunu yapmam haksızlıktı ama söylemek istemiyordum iste.

-Niye Sinem, niye dedi canı yanıyormuş gibi.

Yüzüne baktım bir müddet ve biraz sesimi yükselterek konuşmaya başladım.

-Çünkü olacaklardan korkuyorum Ekin. Sana eğer o çocuğun beni rahatsız ettiğimi söylersem o çocuğa olacaklardan ve okulda yayılacak dedikodulardan korkuyorum. Bu yüzden söylemiyorum işte.
Kaşlarını çattı ve kızgın bir şekilde;

-Kim rahatsız etti seni? Hangi çocuk dedi biraz bağırarak.

Yüzüne, ona acıyormuş gibi baktım ve;

-İşte bundan bahsediyordum. O kadar konuştum ama orasına takıldın di mi? İnanmıyorum ya, gerçekten inanmıyorum deyip kafamı çevirdim.

Birkaç dakika ikimiz de birbirimize bakmadan sustuk ve düşündük.

-Tamam, özür dilerim verdiğim tepkiden dolayı, tamam mı, özür dilerim. Sadece bir an sinirlendim, özür dilerim. Tamam hatamı kabul ediyorum, bazen fevri davranabiliyorum ama benim de karakterim bu. Bir kadına ya da bir kıza böyle bir şey yapıldığında dayanamıyorum ve bu yüzden de özür diliyorum. Biraz sustuktan sonra devam etti. Tamam, söz. Fevri davranmayacağım. İstemediğin bir şey yapmayacağım. Ama ne olduğunu söyle, lütfen.
Bir müddet yere baktıktan sonra onun yüzüne baktım. Sabırsızlıkla cevabını bekliyor gibiydi.

-Gerçekten söz mu?

-Evet derken kafasını salladı bir yandan da.
Derin bir iç çektim ve konuşmaya başladım.

-Mesaj atan çocuklardan biri, Sarp... O çocuk beni taciz etti. Yani lavabodan çıktıktan sonra, orada bekliyormuş beni. Alperen de oradan geçiyormuş, sağ olsun onun elinden kurtardı beni.

-O çocuk seni rahatsız etmeye devam mı ediyordu?

-Hayır, bugün ilk defa oldu. Yani mesaj atmasından sonra ilk defa. Hatta Alperen de ayni şeyi dedi ama bilmiyorum işte, bugün karşıma çıkıverdi.

-Keşke seni bırakmasaydım orada.

-Evet, seni gönderdiğime pişman oldum dedim gülmeye çalışarak.

O da gülümsedi ama içten bir gülümseme değildi benimki gibi.

-O çocuğu bir dayaktan geçirmek vardı amaaaa sana söz verdim.Yapmayacağım dedi bana imali imali bakarak. Ben de imali imali kafamı salladım bunun üzerine. Tam bu sırada aşağıdan abimin sesi geldi.

-Gençler, hadi gelin. Meyve yiyoruz.

-Tamam abi geliyorum diye bağırdım ben de.

-Hadi diyerek kalktı Ekin ve bana elini uzattı. Ben de o eli tutarak kalktım ve beraber aşağı indik.

…

Sınıfa girip yerimize oturduk Masalla. Erken geldiğimizden olsa gerek sınıf çok kalabalık değildi ama herkes biriyle sohbet ettiği için sınıfta bir uğultu vardı. Ekin'e olanları anlattıktan sonra diğerleri de öğrenmişti. Şimdi kendimi daha rahat hissediyordum ama o çocukla yani Sarpla konuşmamızdan sonra kendimi her an izleniyor gibi hissetmeye başlamıştım. O yüzden gayri ihtiyari de olsa arada bir etrafıma bakınıyordum.

-Ne oldu dedi Masal bana endişeyle bakarken. Etrafa tedirgince baktığımı hissetmiş olmalıydı.

-Hiiç, öylesine etrafıma bakıyorum dedim sakin olmaya çalışarak. Bunu dememe rağmen o, bana bakmaya devam ediyordu. Birkaç saniye bakıştıktan sonra sakin olmayı falan bir kenara bırakıp;

-Masal sana bir şey söylemem lazım dedim.

Şaşırmıştı ve daha bir endişelenmişti sanki ben böyle deyince.

-Ne oldu?

-Ama aramızda kalacak. Erkeklere söylemek yok. Tamam mı?

-Tamam. Hadi kızım söyle yaa. Çatlatma insani.
İyice ona yaklaştım ve sessizce konuşmaya başladım;

-Hani dun beni rahatsız eden çocuk vardı ya Sarp.

-Ee, ne olmuş ona dedi o da sessizce.

-O çocuk beni daha doğrusu bizi sürekli dikizliyormuş.

-Dikizliyor muymuş?

-Aynen. Beni yalnız bulmak için olduğunu söyledi. Ayrıca sana da takmış.

-Bana mı dedi Masal şaşkınca.

-Evet, sana. Bir ara onun da icabına bakıcam dedi.

-Yok artık diye bağırdı Masal. Sınıftan birkaç kişi hatta çoğu kişi donup bize baktı. Ama birkaç saniye bakıp geri önlerine donup kendi isleriyle ilgilenmeye devam ettiler.

-Aynen böyle mi söyledi dedi bu sefer sessizce. Ben de kafamı salladım.

-Bu çocuk gerçekten sapığın önde gideni. Bunu demesiyle tekrar kafamı salladım.

-İyi de Sinem dedi. Bunu erkeklere söylemeliyiz bence.

-Hayır, eğer söylersek sonucu hiç iyi olmaz bence. Hatta delilirler.

-Sen de haklısın ama ya ikimize de zarar vermeye kalkarsa? Daha mı iyi olur sence?

-Hayır ama yanımızda erkekler olduğu sürece bize yaklaşamaz. Onlar olmasa bile beraber olursak ikiye bir önde oluruz yani korkacak bir şey yok. Tamam mı? Sakin bak, erkeklere söylemek yok. Anlaştık mı?
Kafasını salladı o da çaresiz bir şekilde. Tam bu sırada hoca da içeri girmişti. Bunu etrafındakilerin kalkmasıyla anlamıştım. Bunun üzerine biz de hemen ayağa kalktık. Hoca;

-Oturun çocuklar dedi ve işkence gibi gelen bir ders daha başlamış oldu.

…

Günün son tenefusundeydik. Cehennem gibi geçen bir günden sonra artık eve gidip yatağımda boş boş yatmak istiyordum. Tam bu sırada Ahmet hızlıca sınıfa girdi ve hemen yanımıza geldi. Bu sırada Tarik da yanımızdaydı. Üçümüze birden dondu ve hızlı hızlı konuşmaya başladı;

-Ne olmuş biliyor musunuz dedi heyecanla. Masal da hemen atılarak;

-Ne olmuş dedi heyecanla.

-Bu ders birkaç sınıfta arama yapmışlar ve Sarp’ın çantasından alkol ve sigara bulunmuş. Şimdi müdür yardımcısının odasındaymış.

-Gerçekten mi dedim bir anda şaşırarak.
Kafasını salladı.

Bunu Alperen yapmış olabilir miydi? İlk aklıma gelen bu olmuştu nedense. Çünkü dün ben onun icabına bakıcam demişti.

-Ben geliyorum deyip yine heyecanla kalktım yerimden ve kapıya doğru yürüdüm.

-Dur ben de gelicem diyen Masal’ın sesini duydum arkamdan. Birkaç saniye sonra yanımda yürüyordu zaten. Beraber yukarı çıktık ve Alperen'in sınıfına girdik. Biraz göz gezdirdikten sonra onu görmüştüm. O da beni görmüştü, göz göze gelmiştik. Beni görünce yanına çağırdı ve beraber onun yanına gittik Masalla.

-Ne oldu?

-Bunu sen mi yaptın dedim hesap sorar gibi.

-Neyi dedi. Ben rol yaptığını düşünüp ısrarla bakmaya devam ettim ama o gerçekten bilmiyor gibiydi.

-Neyden bahsettiğini gerçekten bilmiyorum.
Doğru söylüyor gibiydi. Bilmiyordu.

-Sarp’ın çantasından sigara ve alkol çıkmış.

-Harbi mi dedi heyecanla bağırarak. Keşke ben yapmış olsaydım Sinem ama ben yapmadım, inan bana dedi gülerek.

-Tamam, tamam dedim gülerek. Sigara neyse de alkol olunca senin koyabileceğini düşündüm.

-Hayır ben yapmadım dedi tekrar.

-Tamam, tamam. İnandım. Önyargım için özür dilerim dedim gözlerinin içine bakarak.

-Önemli değil. Sen onu boşver de arkadaşını tanıştırmayacak mısın diyerek Masal’ı gösterdi. Onun burada olduğunu bile unutmuştum Alperenle konuşurken.

-Aa, pardon, unuttum, tabi bir anda sey olunca. Şey, Masal dedim Masal’ı göstererek. Sınıftan arkadaşım, aynı zamanda çocukluk arkadaşım da. Masal'a dondum ve Alperen'i gösterip Alperen dedim. Sana bahsettiğim beraber yarışmaya katıldığımız gruptan.

İkisi de birbirlerine memnun oldum deyip gülümsediler. Tam bu sırada zil çaldı.

-Zil çaldığına göre biz gidelim artık dedim.

-Aynen dedi Masal da.

-O zaman görüşürüz dedi Alperen.

Görüşürüz dedik ve aşağı kata inmek için merdivenlere yöneldik. Masal bana dönüp;

-Kız bu çocuğu niye önceden göstermedin? Yakışıklıymış dedi. Şaşkınlıkla Masal'a bakarak;

-Lan geri zekâlı diye bağırdım. Allah'tan çevrede kimse yoktu da bizi kimse duymamıştı. Senin sevgilin var, aptal, yavşama.

-Ne kızıyorsun be. Sadece yakışıklıymış dedim. Bir dövmediğin kaldı.

-Gerekirse onu da yaparım dedim ona bakarak. O da bunun üzerine güldü. Ee, tabi ben de güldüm. Artık sınıfın kapısının önüne gelmiştik. İçeri girdik ve yerlerimize oturduk. Her zamanki gibi sınıfta yine uğultu vardı. Biz sessizdik Masalla ama arkamızda Uğur ve Kerem konuşuyorlardı.

-Atılması iyi olmuş bence de. Zaten o gitmeseydi ben dalacaktım o çocuğa bir gün, sinirlerimi çok bozuyordu çünkü dedi Uğur. Büyük ihtimalle Sarp hakkında konuşuyorlardı. İyi de okuldan atılmış mıydı ki Sarp? Arkamı dönmemek için kendimi zor tutuyordum, olanları iyice anlamak istiyordum onlardan laf alarak. İkisi de iyi çocuklardı, arada konuşurduk ama bir anda onların sohbetine dalmak ayıptı. Ama yine de dayanamayıp arkamı döndüm.

-Gençler konuşmalarınıza kulak misafiri oldum da acaba kim gitmiş okuldan?

Ben dönünce Masal da dönmüştü ve dedikoduyu can kulağıyla dinlemek için bekliyordu.

-Bilmiyor musunuz dedi benim arkamda oturan Uğur. Bu dedikoduyu nasıl kaçırırsınız ya? Herkes bunu konuşuyor.

-Ne olmuş dedi Masal her zamanki gibi.

-Sarp okuldan atılmış dedi Kerem.

-A sınıfında olan mı dedim içimden onun olmasını dileyerek.

-Evet o dedi Kerem. Sanki onun atılmasıyla mutlu olmuş gibiydi. Aslında bu, önceki konuşmalarından da anlaşılıyordu.

-Niye atılmış dedi Masal bilmiyormuş gibi.

-Ya bugün arama yapmış hocalar diye başladı Uğur. Onun çantasından da votkayla sigara cikmis. Sigara değil de votka olunca hadi yallah demişler hocalar ona. Bir de önceden birkaç olayı varmış, sadece votka değil yani konu.

-Akli olsaydı zaten getirmezdi o votkayı dedi Kerem.

-Haklısın dedim ben de sanki olayları ilk defa duyuyormuş gibi

-Hoca geldi, önünüze dönün dedi Uğur koluma dokunarak.

-Tamam tamam dedim gülerek ve önümüze döndük. Neyse ki son dersti, tek tesellim buydu derse katlanmam için.

Bölüm sonu...

Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

32okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18