23. bölüm / 38
Unut GitsinBölüm 23
Bölümler 38Şu an: Bölüm 23
- 1 Bölüm 11.259 kelime
- 2 Bölüm 22.087 kelime
- 3 Bölüm 31.947 kelime
- 4 Bölüm 41.663 kelime
- 5 Bölüm 52.293 kelime
- 6 Bölüm 63.826 kelime
- 7 Bölüm 72.608 kelime
- 8 Bölüm 81.718 kelime
- 9 Bölüm 91.686 kelime
- 10 Bölüm 101.559 kelime
- 11 Bölüm 111.779 kelime
- 12 Bölüm 122.906 kelime
- 13 Bölüm 132.592 kelime
- 14 Bölüm 142.820 kelime
- 15 Bölüm 153.486 kelime
- 16 Bölüm 161.348 kelime
- 17 Bölüm 173.833 kelime
- 18 Bölüm 182.957 kelime
- 19 Bölüm 192.513 kelime
- 20 Bölüm 202.927 kelime
- 21 Bölüm 213.556 kelime
- 22 Bölüm 224.173 kelime
- 23 Bölüm 231.379 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 Bölüm 241.979 kelime
- 25 BÖLÜM 251.332 kelime
- 26 BÖLÜM 263.021 kelime
- 27 BÖLÜM 272.409 kelime
- 28 BÖLÜM 283.065 kelime
- 29 BÖLÜM 292.472 kelime
- 30 BÖLÜM 302.019 kelime
- 31 BÖLÜM 312.805 kelime
- 32 Bölüm 322.335 kelime
- 33 Bölüm 331.635 kelime
- 34 Duyuru59 kelime
- 35 BÖLÜM 343.254 kelime
- 36 Bölüm 352.343 kelime
- 37 Bölüm 362.916 kelime
- 38 Bölüm 373.512 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar...
Dünden kalan yemekleri ısıtmıştık ve yemek için abimi beklerken salonda oturuyorduk.
-Eee diğer ödevi de yapmayalım mı dedi Ekin. Müzik hocasının şarkı seçmesini söylemesinden bahsediyordu.
-Yapalım, yapalım da benim aklıma bir şarkı gelmiyor. Senin aklına geliyor mu?
-Sen yanımda yokken geliyor ama senin gözlerine baktığımda aklımda olanı da unutuyorum dedi gülümseyerek. Kızarmıştım. Bundan emindim. Ekin ilk defa bana böyle iltifat ediyordu. Evet daha öncesinde de iltifat ettiği zamanlar oluyordu ama o zaman böyle hissettirmiyordu.
-Niye beni utandırıyorsun?
-Utandırmıyorum. Olanı söylüyorum. Güldüm. Zaten o da bana gülerek bakıyordu.
-Desene, yandık. Yarışmada ne yapacaksın o zaman?
-Senin gözlerine bakmam şarkı sözlerini unutmamak için dedi ve güldü. Ben zaten gülüyordum.
-Tamam neyse ciddileşelim dedim.
-Peki tamam dedi o da boğazını temizleyerek. Senin aklında şarkı var heralde. Onları söylesene.
-Yani benim aklıma “Unutmadım” şarkısı gelmişti ama emin değilim bu şarkıdan. “Unut Beni” de olabilir istersen. Ama bu da biraz zor olabilir. Ay bilemedim işte. Senin aklında şarkı vardır diye sana güveniyordum ben aslında.
-Aslında güzel şarkılar. İstersen deneyelim bir bunları. He bu arada benim aklıma gelen tek şarkı “Mağusa Limanı”.
-Aaa, çok iyi. Yapılabilir. Tamam o zaman akşam bu üçünü deneyelim.
-Tamam deneyelim. İstersen şimdi deneyelim. Abin gelene kadar dedi ve zil çaldı.
-Derken abin geldi dedi ve kapıyı açmaya gitti.
-Hoşgeldin abi dedik.
-Hoşbuldum abicim. Ne yapıyorsunuz?
-Seni bekliyorduk yemek için. Bir de şu şarkı yarışması için şarkı kesinleştirmeye çalışıyorduk.
-O zaman fikirlerinizi benimle de paylaşırsınız. Tabi, ben üstümü değiştirip geleyim. Sofradayken konuşuruz dedi ve yukarı çıktı. Biz de mutfağa geçtik Ekinle.
…
Yemekten sonra çay içiyorduk salonda hep beraber. Masal da yeni gelmişti. Hep beraber televizyon izliyorduk ama ne zaman Ekin’e baksam televizyonu değil de beni izliyor gibiydi. Her ne kadar abimin yanındayız dikkatli ol diye kaş göz yapsam da hiç umrunda olmuyordu. Artık son çare abimin göremeyeceği şekilde elimle ağzımın kenarlarını kapatıp “Bana öyle bakma, anlayacak abim” dedim ama omzunu silkip bakmaya devam etti. En sonunda sinirlenip daha sesli bir şekilde;
-Bana öyle bakma dedim. Ama aynı anda duraksadım. Beynimde şimşekler çakmıştı.
-Buldum diye bağırdım. Evet, buldum. Masal ve abim bana dönmüştü şaşkınlıkla. Ekin ise gülerek bana bakıyordu.
-Neyi buldun dedi abim şaşkın şekilde.
-Buldum, şarkıyı buldum. Bana öyle bakma. Evet bu şarkı bence aradığımız şarkıydı dedim gülerek.
-Of abicim ben de bir şey oldu sandım yaa dedi rahatlayarak.
-Ben de dedi Masal sitemli bir şekilde.
Ekinle gülümseyerek birbirimize bakıyorduk.
-Siz çalışacaktınız di mi dedi abim. O zaman ben yukarıya çıkayım. Yapmam gereken ödevler var zaten. Onları yapayım dedi ve ayaklandı.
-Abi istersen biz Ekin’in odasına gidebiliriz. Sen izleyeceksen izle televizyon.
-Yok, izlemicem. Ödev yapmam lazım. Hadi siz çalışın dedi ve salondan çıktı.
Ekin hala gülerek bana bakıyordu.
-Ekin, yeter artık. Bana bakıp durma şöyle yaa. Abim anlayacak diye ödüm koptu.
-Anlasın deyip omzunu silkti tekrardan. Ne yapayım gözlerimi senden alamıyorum. Sinirle kafamı çevirdim.
-Masalla Ahmet'i öğrendiğinde ne olduğunu hatırlatıyım sana istersen. Seni kapının önüne koyar ha, benden söylemesi.
Ben böyle söyleyince tekrar omuz silkti. Onun bu konuda umursamazlığı şimdiden beni çıldırtmaya başlamıştı bile.
-Bir saniye, ben hiçbir şey anlamadım. Ne oluyor burada diye merakla sordu Masal. Ona söylememiştik sevgili olduğumuzu. Abim hep yanımızdaydı. Fırsat olmamıştı.
-Eee, Masal biz şey…
-Biz artık sevgiliyiz dedi Ekin bir anda.
-Ne diye bağırdı Masal. Ağzını kapattım.
-Masal niye bağırıyorsun ya? Abim gelecek şimdi. Tam da bu sırada yukarıdan abimin sesini duyduk.
-Bir sorun mu var?
-Yok abi dedim hemen. Masal böcek gördü zannetti de ona bağırdı. Yanlış görmüş.
-Tamam o zaman dedi abim gülerek ve odasının kapısının sesini duyduk. Kapının sesini duymamla elimi Masal’ın ağzından çektim.
-Böyle bir şeyi bana nasıl söylemezsiniz yaa? Aşk olsun dedi sitemli şekilde.
-Fırsat olmadı ki dedim. Abim hep yanımızdaydı.
-Haklısın dedi ve bir anda havası değişti. Yaa çok sevindim. Hayırlı olsun. Ben de ne zaman olacak diye bekliyordum heyecanla.
-Biraz ani oldu ama dedim gülerek ve Ekin’e baktım. Gülümsedi ve ayaklandı.
-Hadi başlayalım.
-Başlayalım dedim.
-Hadi ben de sizi dinlicem. Başlayın bakalım.
-İlk hangisiyle başlayalım dedi Ekin.
-Fark etmez. Bana öyle bakma ile başlayalım mı?
-Hadi başlayalım dedi Ekin. Bekle, gitarımı alıp gelicem dedi ve yukarı gitarını almaya gitti. Bu arada Masal bana döndü.
-Yaa, bana olanları tüm ayrıntılarıyla anlatacaksın. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan. Tamam mı?
-Tamam dedi gülerek. Yatmadan önce anlatırım. Bu arada Ekin odaya girdi. Gitarını çıkardı. Bunun notalarını biliyordu muhtemelen. Oturup pozisyonunu aldıktan sonra;
-Hazırsan başlayalım dedim.
-Hıhı dedim kafamı sallayarak ve birkaç saniye sonra başladım.
…
Müzik hocası dediği gibi bizi derslerden alıp çalıştırmaya başlamıştı. Her ne kadar şarkı söylemeyi ve bu ortamda bulunmayı sevsem de bu tempo biraz yoruyordu. Ama yine de mutluydum. Zaten Ekin'in yanında olmam mutlu olmam için ekstra bir sebepti. Sevgili olduğumuzu yakın arkadaşlarımızdan başka kimseye soylememistik önceki dedikodulardan dolayı. Tekrar gündem olmak istememiştik. Saklayabileceğimiz kadar saklayacaktık. Böyle karar vermiştik.
Bu hafta çalışmıştık ve hocanın beğeneceğini düşünüyordum. Hoca hangi grup başlamak ister diye sorduğunda hemen atıldım;
-Biz başlayalım hocam. Bu hafta çalıştık baya dedim hemen. Hoca güldü;
-Aranızdaki sorunu çözdünüz mü bakalım?
-Çözdük hocam dedi Ekin gülerek ve bana baktı.Ben de kafamı salladım.
-Hadi gelin o zaman bakalım.
-Hocam biz birkaç şarkı düşündük ve onlar arasında eleme yaptık dedim. Tek bir şarkı kaldı. Onu söyleyelim, siz de bir dinleyin istiyoruz, eğer siz de olur derseniz.
-Tabi olur, neden olmasın dedi memnun bir şekilde. Hazır olduğunuzda başlayın.
Ekin’e baktım. Kafasını salladı. Önüme döndüm ve şarkıya başladım.
-Bana öyle bakma, anlayacaklar
İkimize karşı bu dünya, bizi anlamayacaklar
Bana öyle yaklaşma, bana öyle dokunma
İkimize karşı bu dünya, bizi anlamayacaklar.
Ben yerimi bitirince Ekin devam etti;
-Bu hayatta bizi böyle yakamızdan tutacaksa
"Hadi böyle yaşa" derken, kalbimize sormuş mu?
Birbirimize bakarken ikimizde söylüyorduk;
-Bu hayatta bizi böyle yakamızdan tutacaksa
"Hadi böyle yaşa" derken, kalbimize sormuş mu?
Ekin gözlerimin içine bakarken devam etti;
-Benle böyle konuşma, kapıları kapatma
İkimize karşı bu dünya, bizi anlamayacaklar
Ben de onun gözlerinin içine bakarken devam ettim;
-Beni aşkla aldatma, gerçeklere kapatma
Böyle kırık da bakma, beni daha da ağlatma
Beraber devam ettik;
-Bu hayatta bizi böyle yakamızdan tutacaksa
"Hadi böyle yaşa" derken, kalbimize sormuş mu?
Şarkıyı bitirdiğimizde Ekinle hala birbirimize bakıyorduk. Bakışmamız hocanın sesiyle bölündü ve ikimizde hocaya döndük.
-Çok güzel çocuklar dedi. Tebrik ederim. Evet güzel çalışmışsınız. Şimdi karar vermemiz gereken bir şey var. Ya bu şarkıyı yapalım ya da geçen hafta söylediğiniz şarkıyı. O şarkıyı da çalıştınız mı?
-Evet hocam çalıştık dedim hemen.
-O zaman şimdi onu da söyleyin. Sonra ikisi arasında karar verelim. Olur mu?
-Olur dedik ikimiz de.
Daha sonra geçen hafta söylediğimiz şarkıyı da söyledikten sonra hocayla beraber son karar olarak “aç kapıyı gir içeri” şarkısını söylemeye karar vermiştik.
Bizden sonra erkek grubu da şarkılarını söyleyip “Yaz Dostum” şarkısına karar vermişlerdi.
Dersin son beş dakikası kalmıştı.
-Çocuklar biliyorsunuz elemelere son iki hafta kaldı. Şarkılarınızı belirledik. Zaten güzel söylüyorsunuz ama bu iki hafta çok sıkı çalışıcaz. Boş olduğum derslerde sizi dersten alabilirim ve çalışırız. Sonuç olarak daaa elemeleri geçip asıl yarışmaya katılıcaz, tamam mı dedi coşkulu bir şekilde.
-Evet hocam dedim biraz sesli bir şekilde, onun coşkusuna katılarak. Diğerleri de benim arkamdan aynı şekilde tepki verdiler. Tabi onlar erkek oldukları için biraz daha abartılı tepkiler verebiliyorlardı. Gülerek onlara baktım. Bu ortamı seviyordum ve aynı zamanda iki hafta sonrası için de çok heyecanlıydım.
Müzik odasından çıkıp sınıfımızın olduğu kata doğru Ekinle beraber yürürken Alperen bize arkadan seslendi. İkimiz beraber ona döndüğümüzde konuşmaya basladi;
-Gençler, çok iyiydiniz derste.
-Teşekkürler. Siz de çok iyiydiniz dedim gülümseyerek.
-Teşekkürler. Bu arada tebrik ederim dedi.
-Ne için dedim. Anlamamıştım.
-Sevgili olmuşsunuz ya, ondan diyorum dedi gülerek. Bir anda ciddileştim.
-Herkes duydu mu? Üst dönem bile duydu mu dedim şaşkın bir şekilde.
Sadece Masal, Ahmet ve Tarık biliyordu. Herkes nasıl öğrenmişti bir anda?
-Hayır, hayır sakin olun. Ben sizin davranışlarınızdan bu sonucu çıkardım. Böyle bir tepki verdiğine göre demek ki çıkarımım doğruymuş dedi gülerek. Rahatlamıştım.
-Ay, bir anda korktum, herkes duydu diye. Yani tabi günün birinde ortaya çıkacak ama önceki dedikodulardan dolayı saklamak istedik. Şu ana kadar 3 kişi biliyordu. Şimdi seninle birlikte 4 oldu dedim gülerek.
-Evet, öyle olmuş dedi gülerek. Neyse görüşürüz daha sonra dedi ve ayrıldık.
Biz de Ekinle kata geldiğimizde birbirimizden ayrılıp sınıflarımıza gittik. Çünkü ders başlayacaktı.
Sıkıcı bir dersin ardından teneffüs girdiğinde Yasemin yanıma geldi;
-Sinem, sana bir şey sormalıyım dedi tedirgince. Tedirgin bir şekilde cevap verdim ben de;
-Sor! Ne oldu?
-Şey.. Hani Arda vardı ya…
-Evet dedim. Arda’nın ismi geçince gerilmiştim.
-O, seni taciz mi etti?
Bölüm sonu...
Begenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum...
Bölüm etkileşimi
