Unut Gitsin kitap kapağı

32. bölüm / 38

Unut Gitsin

Bölüm 32

Vaveyla Yazarı: Ömür Birinci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: Bölüm 32

Merhaba arkadaşlar.

Yeni bölüm gecikti, kusura bakmayın. Bölümleri daha sık atmaya çalışıcam.

İyi okumalar..

Kaan'in ağzından;

Karşımda Aslı'yı görünce şaşırmıştım. Çünkü onu beklemiyordum. Tabi dünden beri hiç konusmamistik. Onun da etkisi vardı bunda. Dün hasta olduğunu söylediği için rahatsız etmek istememiştim. Öyle olunca da Sinem'in bende kaldığını anlatma fırsatım olmamıştı. Ve şu an durum çok farklı gözüküyor olabilirdi. Ama beni tanıyor olmalıydı. Böyle bir şey yapmayacağımı biliyor olmalıydı. Ama galiba bu konuda yanılmıştım.

-Yazıklar olsun size! En çok da sana Kaan. Sana guvenmistim. Sen ise benim hasta olmamı bekliyormussun. Halbuki ben senin bana böyle bir şey yapmayacağına çok güvenmiştim. Allah belanızı versin ikinizin de dedi ve bizim tepki vermemizi beklemeden aşağı inmeye başladı.

-Aslı dur bekle dedim ve ayakkabılarımı giyip arkasından gitmek istedim. Ama çok hızlıydı. Yine de ona ulaşabilirdim. Sinem'e bir şey demeden hızlıca aşağı indim. Ona ulaştığımda arabasına biniyordu tam.

-Aslı dur bir konuşalım. Bak, tamamen yanlış anladın. Anlatmama izin ver.

O ise dinlemeden arabayı çalıştırdı. Ben de bunun üzerine arabanın önüne gectim. Beni çiğneyip geçmezdi heralde. Tabi çok sinirli gözüküyordu. Bunu yapabilirdi de.

-Çekil arabanın önünden diye bağırdı kafasını camdan çıkarırken.

-Beni dinlemeden çekilmem.

-Neyini dinlicem lan senin? Çekil önümden.

-Bir kıza nasıl yardım ettigimi dinleyebilirsiniz mesela.

-Sen her yardıma ihtiyacı olan kızı evine alıp ona kıyafetlerini mi veriyorsun?

-Kız kardeşimse evet.

-Kız kardeşin mi dedi merakla.

Arabanın önünden yavaşça çekilip onun yanına yaklaştım.

-Yukarıdaki kişi Sinem. Yiğit'in kız kardeşi.

-Yiğit'in kız kardeşi mi? Hani hep anlattığın Sinem dedi şaşırmış şekilde.

-Evet o dedim sakince. Sonra anlatmaya devam ettim;

-Dün arkadaşları telefonla ulaşamamışlar ona. Evde de değilmiş. Öyle olunca beni aradılar. Ben de Kerim'i yanına gittim mobeselere bakmak için. Kız sabahtan akşama kadar mezarliktaymis. Ben gittiğimde hala ağlıyordu. Abisi dövmüş. Öyle olunca ben de Yiğit'i dövdüm. Sonra alıp eve getirdim onu. O evde Yiğitle kalmasını istemedim.

-Kaan bunları bana niye daha önce söylemedin?

-Dinlemedin ki dedim sesim yükselirken.

-Ya tamam haklısın ben dinlemedim de niye daha önce mesaj atmadım ya da arayıp söylemedin dedi arabadan inerken. Ben açıklama yapmaya devam ediyordum;

-Hastaydın çünkü. Seni rahatsız etmek istemedim. Asıl benim anlamadığım sen benim nasıl böyle bir şey yapabileceğimi düşündün? Ben öyle bir insan miyim?
Tam karşıma geçti;

-Yani hayır değilsin de of ne bileyim Sinem'i senin kıyafetleriyle görünce bir an tüm kan beynime sıçradı. Çok özür dilerim aşkım gerçekten dedi bana yanasirken.

Onun bu haline dayanamiyordum ama benim böyle bir şey yaptığımı düşünmesi incitmişti beni.

Sinem'in ağzından;

Kaan abi çıktıktan sonra endişeyle onu beklemeye başladım. Gelen kişi galiba Kaan abinin sevgiliydi. Ve her şeyi yanlış anlamıştı. Bu yüzden kendimi çok kötü hissediyordum şu an. İnşallah Kaan abi gerçekleri aciklayabilmistir diye düşünüyordum sürekli. Daireden apartmanın arkası görüldüğü için konuştular mi bilmiyordum. Bir süre sonra kapı çaldığında koşarak kapıyı açmaya gittim. Büyük ihtimalle Kaan abiydi. Tahminim doğru çıkmıştı.

-Hosgeldiniz dedim çekinerek.

-Hoşbulduk dedi Kaan abi ve beraber içeri girdiler. İçeri girer girmez adının Aslı olduğunu öğrendiğim kadın direk bana döndü;

-Sinem kusura bakma canım. Ben her şeyi yanlış anladım. Sormadan etmeden böyle bir şey yapmamalıydim. Sana da ayıp oldu.

-Yok önemli değil dedim yine çekinerek.

-Hadi kahvaltıya gecelim dedi Kaan abi. Kaan abi bunu diyince rahatladim. Demekki konusmus, anlamışlardı. Biz de direk mutfağa geçtik hep beraber. Oturduk, Kaan abi çayımızı koydu.

-Ay bu arada kendimi tanıştırayım dedi Aslı abla. Ben Kaan'in sevgilisi Aslı. Sen de Sinem'sin. Kaan söyledi.

-Evet dedim yine çekinerek.

-Biliyor musun Kaan hep seni anlatıyor bana. Seni tanımadan seni tanıyorum diyebilirim yani dedi gülerek.
Ben de güldüm.

-Kaan abi hep beni mi anlatıyor dedim şaşırmış bir şekilde.

-Evet dedi Aslı. Seni çok seviyor. Tabi biraz da Yiğit'i sevmesiyle de ilgili bu.

-Yiğit deme bana dedi sinirle Kaan abi. Ona hala çok sinirliyim. Zaten Sinem'in yüzüne bakınca Yiğit'i tekrar tekrar dövesim geliyor dedi benim yüzüme bakarken. Kaan abinin dediği şeyle Aslı abla bana baktı. İlk tepki vermedi ama benim ona baktığımı görünce gülümsedi. Böylelikle ben de ona gülümsedim.

Yüzümde abimin oluşturduğu yaraları kapatmak istedim o an.

Herkes sessiz sessiz kahvaltısını yaparken sessizliği Kaan abi bozdu;

-Abicim, bizim ise gitmemiz gerekiyor. Biz çıkıcaz ama sen evi istediğin gibi kullan, kendi evinmiş gibi. Çekinmek yok, tamam mı?

-Hihi diyerek kafamı salladım.

-Ben 6 gibi gelirim eve. Sen de dışarı çıkmak istersen vestiyere asılı bir tane daha anahtar var. Onu kullanabilirsin.
Tekrar kafamı salladım. Bu sırada yavas yavaş kalkmaya başlamışlardı bile.

-Dışarı çıkarsan haber ver. Bir de eğer Yiğit seninle iletişime geçerse de haber ver. Sana bir daha zarar vermesini istemiyorum.

-Ay yeter diye bağırdı Aslı abla. Sen konuşurken ben bunaldım. Sinem de bunalmıştır. Rahat bırak kızı. Senin evinde mi kalıyor yoksa içtima da mı belli değil.

-Ne yapıyım. İçim rahat değil dedi Kaan abi.

-Sorun yok abi dedim sakin bir şekilde. Dediklerini uygulicam. Şimdiden soyliyim belki mezarlığa gidebilirim.

-Tamam git ama geceye kadar orada kalma, hava kararmadan eve gel dedi.

-Tamam abi dedim sıkılmış bir şekilde. Aslı abinin dediği gibi bunalmistim.

-Yeter yeter kız bunaldı. Hadi Sinem, biz gidiyoruz. Sen keyfine bak diyerek çıkışa doğru sürükledi Kaan abiyi.

-Dur eşyalarımı alıyım dedi Kaan abi.

Didişirlerken beraber çıktılar. Ben de tekrar mutfağa gectim ve kahvaltıyı topladım. Gece yattığım odaya geçtim. Kıyafetlerimi değiştirdim. Biraz kirliydi ama idare edecektim artık. Yüzüme de makyaj yapip en azından yanagimda kan toplayan yeri kapatmak istiyordum ama hic makyaj malzemem de yoktu yanımda. Artık böyle çıkacaktım dışarı. Kaan abinin dediği gibi vestiyerden anahtarı aldım ve dışarı çıkıp mezarlığın yolunu tuttum. Kaan abiye kısa bir mesaj yazdım dışarı çıktığımda dair. 20 dakikaya mezarliktaydim. Annemin mezarlığının yanına gelince direk oturdum yanına.

-Annem yine ben geldim. Abim geliyor mu yanına ya da geldiğinde ayık oluyor mu bilmiyorum ama ben sürekli gelicem yanına. Çünkü seni çok özlüyorum deyip ağlamaya başladım. Her ne kadar mezarlığa gelirken her seferinde bu sefer ağlamıcam desem de yine de kendimi tutamıyordum. Ne kadar ağladım, bilmiyordum. Telefonumun çalmasıyla gözyaşlarımı silip telefona baktım. Ekin arıyordu. Sesimi düzeltip telefonu açtım.

-Efendim Ekin.

-Günaydın aşkım.

-Günaydın.

-Sen iyi misin? Sesin kötü geliyor.

-Yoo, iyiyim.

-Emin misin?

-Şey, ben mezarliktayim.

-Tamam anlaşıldı. Yanına geliyorum o zaman.

-Hayır gerek yok.

-5 dakikaya ordayım.

O telefonu kapatınca ben de cebime koydum. Bir müddet sadece konuşmadan mezara baktım. Sonra aklıma gelenle konuşmaya başladım;

-Anne, biliyor musun çok iyi arkadaşlıklar kurmuşum. Aslinda abim de çok iyi arkadaşlıklar kurmus ama o… Diyecek bir sey bulamamıştım. Onun yerine sustum ve daha sonra devam ettim;

-Neyse, senin yokluğunda arkadaşlarım beni hiç yalnız bırakmadılar. Abimden daha çok bana sahip çıktılar. Ondan daha fazla ailem oldular. Ama ona sen yine de kızma, tamam mı?

Tam bu sırada yanımda bir kararti hissettim. Ekin gelmişti. Hiçbir şey demeden sadece yanıma oturdu. Bir müddet sessizce oturduk. Onun konuşması sessizliği böldü;

-Eğer annen hayatta olsaydı abinin sana yaptıkları için abine kızar miydi?

Birkaç dakika cevap vermedim. Sadece mezarlığa baktım. Sonra ona döndüm;

-Evet galiba kızardı. Hatta kesin kızardı.

-Ama şimdi ondan kızmasıni istemiyorsun.

Bir müddet cevap vermedim. Birkaç dakika sonra ona döndüm;

-Kızdın mı?

-Hayir kızmadım tabiki de. Nasil kızabilirim? Evet, ona karşı çok sinirliyim. Ona sana yaptıklarının 3-5 katını yapmak istiyorum ama o senin abin ve sen ona karşı hala vicdanlı olduğun için sana kızamam.

Gözümden yaşlar süzülmeye başladı. Niye sürekli ağlıyordum ya da niye sürekli abimi düşünüyordum? Ekin ağladığımı görünce başımı onun omzuna koydu.

-Ağla, rahatla. Ben yanındayım. Hatta istersen ben de seninle ağlayabilirim.

Ağlarken kısa bir an güldüm.

-İyiki varsın Ekin.

-Sen de iyiki varsın güzelim dedi ve saçlarımın üstünden başımı öptü.

Ağlarken kısa bir an gülümsedim. Üzgünken bile beni güldürmeyi ve gülümsetmeyi başaran bir sevgilim iyiki vardı.

…

Ben biraz sakinlestikten sonra Ekinle mezarlıktan çıkmış ve yakınlarda bir kafeye oturmustuk. Sabah olanları anlatmaya başladım.

-Var ya o an kendimi o kadar kötü hissettim ki ne yapacagimi bilemedim. Neyseki Kaan abi hemen olayı toparladı. Biz birbirimizi hep dinleyelim tamam mı? Böyle yanlış anlaşılmalar olmasın bizim aramızda.

-Olmasın aşkım, olmasın. Ben seni dinlemek için her şeyi yaparım. Bana dünyanın en saçma şeyini anlatsan da seni can kulağıyla dinleyeceğim sana söz veriyorum.

-Yaa Ekin ben onu mu diyorum?

-Ne diyorsun aşkım, söyle bir tanem. Seni sabaha kadar dinlerim.

-Yaa Ekin yapma şunu dedim gülümserken.

-Neyi dedi şaşırmış gibi yaparken.

Güldüm.

-Bunu işte dedim tekrar gülerken.

-Tamam tamam dedi gülerken o da. Tamam birbirimizi her koşulda dinlicez. Ben dinleyeceğim söz veriyorum. Sen?

-Ben de söz veriyorum dedim yine gülümserken.

Tam bu sırada Masal ve Ahmet yanımızda belirdi.

-Ne için söz veriyorsun dedi Masal meraklı bir şekilde.

-Aa siz nerden çıktınız dedim şaşkınlıkla.

-Ben haber verdim dedi Ekin. Masal seni merak etmiş de.

-Ayy aşkım dün aklım sende kaldı dedi Masal biraz heyecanlı bir şekilde. Keşke bize gelseydin dün gece.

-Ben iyiydim Kaan abide. Sen merak etme. Kaan abi bana iyi baktı dedim gülerek

-Sana kıyafet getirdim ihtiyacın olur diye dedi Masal.

-O kadar ihtiyacım vardı ki Masal. Çok teşekkür ederim.

-Benim kıyafetlerim senin kıyafetlerin. O yüzden teşekkür etmene gerek yok.

Gülümseyerek baktım ona. Evet, belki abimi kaybetmiştim ama bu süreçte arkadaşlarımın kıymetini anlamıştım.
Masal tekrardan heyecanlı bir şekilde;

-Ee ne yapıyoruz dedi soran sesiyle.

-Ne yapacaktık dedim şaşkınlıkla.

-Senin biraz moralin bozukmuş. Sevgilin öyle söyledi. Senin moralini düzeltmek için ne yapabiliriz dedi Ahmet bana bakarken.

O öyle söyleyince Ekin’e baktım “ben bu adamı hak edecek ne yaptım” diye düşünürken. Yanağına küçük bir öpücük kondurup geri çekildim. O da beni kolunun altına alıp alnımdan öptü. Bu adamı çok seviyordum.

-Okey atmaya ne dersiniz dedi Ahmet heyecanla.

-Bana fark etmez dedim sakince.

-Olur dedi Ekin de.

Bunun üzerine hep beraber kalkıp okey oynayabileceğimiz bir kafeye geçtik.

…

Kaan abinin evine anahtarla girerken Kaan abinin daha gelmediğini düşünüyordum ve düşüncemin doğruluğunu eve gelince fark ettim. O gelene kadar Kaan abiye ve kendime yemek yapmak istemiştim. Bu yüzden mutfağa girdim ve malzemelere baktım. Aslında çok malzeme olmasa da buzluğu açtığımda doluydu. Ben de biraz bakindiktan sonra gözüme tavuğu kestirdim ve buzluktan çıkardım. Patates de olduğuna göre tavuk patates yapabilirdim. Yanına da makarna yaparım diye düşünüp kollarımı sıvadım. Saat 6'ya geliyordu. 6 gibi gelirim dediği için makarnayı da ocağa koymuştum. Fırındaki tavuk patatesin olduğunu düşündüğüm için tam fırını kapatmıştım ki kapı çaldı. Hemen kapıyı açmaya gittim.

-Hosgeldin abi dedim heyecanla kapıda Kaan abiyi görünce.

-Hosbulduk abicim dedi içeri girmek için ayakkabılarını çıkarırken bir yandan.

İçeri girip terliklerini giyerken bana baktı.

-Sen yemek mi yaptın Sinem?

-Evet, inşallah beğenirsin dedim gülümserken.

-Beğenirim, beğenirim de keşke kendini yormasaydin.

-Yok ya yorulmadim zaten.

-Tamam o zaman. Yalnız ben böyle şeylere alışkın değilim. Birinin bana yemek yapması, kapi acmasi alışkın olmadığım şeyler. Alıştırma beni böyle şeylere dedi gülümserken. Hatta kapıyı anahtarla açıyordum ki evde senin olduğun aklıma geldi. Sonra kapıyı çaldım yani.

Dediklerine güldüm. Ben gülünce o da benimle güldü.

-Tamam ben üstümü değiştirip geleyim dedi ve odasına gitti. Ben de fırından yemegi çıkardım ve sofrayı hazırladım ki Kaan abi mutfağa gelmişti.

-İnan çok acıktım bugün dedi sofraya bakarken.

Gülümsedim ve yemeği tabaklara koydum. Kaan abi ilk lokmasini aldığında bana baktı.

-Gerçekten çok güzel olmuş eline sağlık.

-Afiyet olsun. Yalnız tavukları buzluktan çıkardım. Haberin olsun.

-O buzluga annem bir şeyler koyup gidiyor. Genelde ben kullanmıyorum ama. O yüzden sen oradakilerin istediğin gibi kullanabilirsin.

-Tamam dedim gülerken.

…

Kaan abide kalmaya başlayalı 5 gün olmuştu. Yüzümdeki yaralar ve morluklar geçmişti. Her ne kadar Kaan abi benim evinde rahat hissetmem için uğraşsa da burada sığıntı gibi yaşamak zor gelmeye başlamıştı. Benim kendi evim vardı ve orada yaşamak istiyordum. Evet abim tehlikeli olabiliyordu ama sonsuza kadar burada yaşayamazdım. Kaan abiyle bunu konuşmak istemiştim ve karşımda benim konuşmamı bekliyordu.

-Abi teşekkür ederim bana evini açtın. Kaç gündür de burada kalıyorum. Ama ben artık evime dön.. Daha konuşmamı bitirmeden sözümü kesti;

-Hayir olmaz, hayır. Eve donemezsin.

-Kaan abi sonsuza kadar burada yaşayamam.

-Gerekirse yaşarsın. Ama dediğin olmayacak. Eve dönmeyeceksin. Yigit'in tekrar sana zarar vermesine izin veremem.

-Ama abi…

-Hayir abicim bunu aması yok. Konu burada kapandı. Tamam mı?

Cevap olarak tamam diyemedim ama hayır olmaz da diyemedim. Çünkü ben bu konuda kararlıydım. Evime dönecektim.

…

Kalktığımda saat 10’u geçmişti. E haliyle Kaan abi çoktan işe gitmişti. Ben de kalkıp dün yıkadığım temiz kıyafetlerden giydim ve kahvaltı yapmak için mutfağa geçtim. Kahvaltı yaparken hala bu evde daha ne kadar kalacağımı dusunuyordum ya da burada kalmanın ne kadar doğru olduğunu. Aslı abla beni o şekilde görünce yanlış anlamıştı. Baskasi görse başkası da yanlış anlayabilirdi. Bu çok büyük bir ihtimaldi. Aslında bu evde kalmam bile en başından yanlıştı belki de. Evet kararımı vermiştim. Evime dönecektim. Kahvaltıdan kalktım, mutfağı topladım ve kaldığım odadaki eşyalarımı toplamaya gittim. Zaten çok bir eşyam yoktu apar topar geldiğim için. Gelirken giydiğim kıyafetlerim ve Masal'in getirdiği birkaç kıyafet. Eşyalarımı toplayınca Kaan abiye daha fazla burada kalamayacağıma, evime gittiğime, her şey için teşekkür ettiğime dair bir not yazdım. Eğer arayıp söylersem dünkü gibi kestirip atacaktı. Bunu istemiyordum. Hemen evden çıktım. Yürüyerek ev yakın olmasa da hava güzeldi ve bunu fırsat bilerek yürüyerek eve gittim.

Eve gider gitmez direk duşa girmiştim. Acıkmıştım ama yemek yiyesim yoktu. Kendime bir kahve yaptım ve televizyon izlemeye başladım. İzlerken uyuyakalmıştım. Kapının çalmasıyla uyanmıştım. Saate baktığımda saat 7'ye geliyordu. Direk kapıyı açmaya gittim. Gelen Kaan abiydi. Biraz sinirli gözüküyordu. Kapıyı açtım.

-Kaan abi?

Kaan abiyi içeri buyur ettim. Salona geçtik.

-Abi çay ya da kahve ister misin? Hangisini istersin?

-Gel otur biraz.

O öyle diyince yavaşça yanına geçip yanına oturdum. Göründüğünün aksine sakin gibiydi. Konuşmaya basladi;

-Seni anlıyorum. Kendi evinde kalmak istiyorsun. Seni ne kadar evimde rahat hissettirmek istesem de kendi evin gibi olmayacak.

Cevap vermeden konuşmasının bitmesini bekledim. Derin bir nefes alıp devam etti;

-Belki içinden bana sana ne diyorsundur. Bir bırak peşimi diyorsundur.

-Hayır abi hiç öyle düşünmedim dedim direk. Benim iyiliğimi istediğini biliyorum.

-Sinem daha önce de dediğim gibi benim kız kardeşim yok ama hep bir kız kardeşim olsun istedim. Seninle de çok zaman geçirince seni kardeşim yerine koydum.
Gülümsedim. Devam etti;

-Aslında içimden gecen seni alıp eve götürmek. Ama bunu yapmicam. Ama senden bir şey istiyorum. Eğer bir şey olursa yani abin sana bir şey yaparsa hemen bana haber veriyorsun. Anlaştık mı?

-Tamam abi anlaştık dedim gülümseyerek.

-Bak eğer bana haber vermediğini görürsem seni alıp zorla eve götürürüm. Tamam mı dedi gülerken.

-Tamam abi dedim ben de gülerek.

-Tamam anlaştığımıza göre artık kahveni içebilirim dedi gülümserken.

-Hemen yapıyorum abi dedim ve mutfağa yöneldim.

İkimizin de kahvesini yaptıktan sonra salona geçtim tekrardan. Kahvemizi içerken kapı çaldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

40okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18