20. bölüm / 38
Unut GitsinBölüm 20
Bölümler 38Şu an: Bölüm 20
- 1 Bölüm 11.259 kelime
- 2 Bölüm 22.087 kelime
- 3 Bölüm 31.947 kelime
- 4 Bölüm 41.663 kelime
- 5 Bölüm 52.293 kelime
- 6 Bölüm 63.826 kelime
- 7 Bölüm 72.608 kelime
- 8 Bölüm 81.718 kelime
- 9 Bölüm 91.686 kelime
- 10 Bölüm 101.559 kelime
- 11 Bölüm 111.779 kelime
- 12 Bölüm 122.906 kelime
- 13 Bölüm 132.592 kelime
- 14 Bölüm 142.820 kelime
- 15 Bölüm 153.486 kelime
- 16 Bölüm 161.348 kelime
- 17 Bölüm 173.833 kelime
- 18 Bölüm 182.957 kelime
- 19 Bölüm 192.513 kelime
- 20 Bölüm 202.927 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 Bölüm 213.556 kelime
- 22 Bölüm 224.173 kelime
- 23 Bölüm 231.379 kelime
- 24 Bölüm 241.979 kelime
- 25 BÖLÜM 251.332 kelime
- 26 BÖLÜM 263.021 kelime
- 27 BÖLÜM 272.409 kelime
- 28 BÖLÜM 283.065 kelime
- 29 BÖLÜM 292.472 kelime
- 30 BÖLÜM 302.019 kelime
- 31 BÖLÜM 312.805 kelime
- 32 Bölüm 322.335 kelime
- 33 Bölüm 331.635 kelime
- 34 Duyuru59 kelime
- 35 BÖLÜM 343.254 kelime
- 36 Bölüm 352.343 kelime
- 37 Bölüm 362.916 kelime
- 38 Bölüm 373.512 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar...
-Hadi binin bakalım gençler dedi abim biz arabaya binerken. Sıkılmış, bezmiş gibi bir hali vardı ama yine de mutluydu.
-Abi çok mu bekledin dedim on koltuğa otururken.
-Biraz. Hoca erken bıraktı bugün, ben de erken gelmiş oldum ama sıkıntı değil. Hem sen nereden anladın çok beklediğimi dedi sorgular gibi.
-Ben anlarım dedim gülerek. Bunun üzerine o da güldü.
-Size mükemmel bir haberim var gençler.
-Ne oldu dedi hemen Masal merakla.
-Ne oldu bilin bakalım dedi abim bilmece sorar gibi.
-Ay abi nereden bilelim söyle iste dedim sıkılmış gibi.
-İyi tamam, tamam söylüyorum. Sizle de hiç şey olmuyor ha, aman neyse. Tamam söylüyorum. Bugün beni annem aradı. Aksam çocukları da topla, hep beraber beni arayın dedi. Diyecekleri varmış.
-Yoksa geliyorlar mı dedi Masal heyecanla.
-Orasını bilmiyorum, öyle bir şey demedi. Kısa konuştuk zaten. Hemen kapattı.
-Off annemi çok özledim. İnşallah gelirler kısa zamanda yaa dedim.
Diğerleri de inşallah dedi. Bu sırada eve gelmiştik. Akşamın olmasını sabırsızlıkla beklerken sonunda oldu diye düşünüyordum. Saat farkı olduğu için istediğimiz zaman arayamıyorduk birbirimizi. Ya akşam geç saat ya da okula gitmeden önce konuşmak lazımdı.
Hepimiz salona topladık ve abim annemi aradı. Açılsın diye sabırsızlıkla bekliyorduk hepimiz ve sonunda açılmıştı.
-Efendim dedi annem öbür taraftan.
-Annecim diye karşılık verdi abim. Ne yapıyorsun? Nasılsın?
-İyiyim oğlum sen nasılsın?
-Ben de iyiyim annecim. Sen ara deyince biz de toplandık ve seni aradık.
-Herkes orada mı?
-Evet, evet hepimiz buradayız dedi abim bize bakarken.
-Çok iyi o zaman çünkü biz de hepimiz buradayız. Murat abi ve çocuklar yok ama biz hanımlar olarak buradayız.
-Kızım nasılsın diye sesi geldi Yeliz teyzenin.
-İyiyim annecim diye karşılık verdi Masal. Sen nasılsın? Oralar soğuktur simdi. Hasta olmadınız di mi?
-İyiyiz iyiyiz. Yani Uzay biraz rahatsızlandı ama şimdi daha iyi.
-İyi çok sevindim.
Tam bu sırada annem söze karıştı;
-Ekin de orada değil mi?
-Evet evet burada dedim ben hemen.
-Buradayım dedi Ekin de benim arkamdan.
-Nasılsın oğlum dedi Bade teyze.
-İyiyim anne, sen nasılsın?
-Ben de iyiyim annecim.
-Yiğit abin size iyi bakıyor değil mi çocuklar diye söze karıştı yine annem. Yani eğer iyi bakmıyorsa bana söyleyin. Ben bir paylayım onu.
-Yok, yok iyi bakıyor dedi Ekin gülerek. Kendi evim kadar olmaz ama yine de evimde gibi hissediyorum kendimi.
-Ben bu soruyu üstüne alınmıyorum dedi Masal gülerek. Zaten artık bu evin de bir üyesi sayıldığım için.
Bunun üzerine hepimiz güldük. Diğer tarafta annemler de güldüler.
-Aslında biz sizi bir şey söylemek için aradık dedi Yeliz teyze. Hepinize beraber söylemek istedik.
-Anne yoksa geliyor musunuz diye bağırdı Masal.
-Evet geliyoruz dedi Yeliz teyze heyecanla.
-Allah’ım çok şükür diye bağırdı Masal. Sizi o kadar özledim ki anlatamam. Gözleri dolmuştu ve sesi titremeye başlamıştı. Daha demin gayet iyiydi. Bir anda ne olmuştu böyle?
-Ay ağlamasana kızım. Geliyoruz iste.
-Ağlamıyorum, ağlamıyorum dedi Masal sesi titrerken.
-Ee ne zaman geliyorsunuz dedim merakla.
-Biletleri aldım Sali gecesine dedi Bade teyze. Ama saat farkından dolayı büyük ihtimalle Çarşamba aksam ancak geliriz.
-Off, daha varmış dedim üzüntüyle.
-Kızım yaklaşık bir aydır ayrıyız. İki üç günün lafını mı yapıyorsun dedi annem gülerek.
-Yok yok lafımı yapmıyorum da seni çok özledim. O yüzden yani.
-Ben de seni özledim kızım ama az kaldı geliyoruz iste.
-Tamam dedim diğerlerine bakarken.
-Neyse anne biz kapatalım artık dedi abim. Siz işe gideceksinizdir. Geç kalmayın.
-Aynen dedi annem. Hiç kapatmak istemiyorum ama kapatmalıyız. Kendinize çok iyi bakin. Tamam mı? Bir şey olursa ararsınız. Hepinizi öpüyorum tek tek.
-Biz de öpüyoruz çocuklar diye Bade ve Yeliz teyzenin sesleri geldi arkadan.
-Biz de dedik hep beraber biz de ve kapattık telefonu.
Bundan önce de konuşmuştuk çok kere ama hep beraber konuşmamıştık. Herkes farklı zamanlarda kendisi konuşmuştu. İlk defa böyle oluyordu ve bu bana nedense iyi gelmişti. İyi hissetmiştim. Tam bu sırada yanımdan hıçkırıklar gelmeye başladı. Masal ağlamaya başlamıştı. Bunu bekliyordum ama salya sümük beklemiyordum. Birkaç gözyaşı döker zannediyordum.
-Ne oldu şimdi niye ağlıyorsun ya?
-Çok özledim hepsini.
-Ee, biz de özledik. Hep beraber oturup ağlayalım mı yani şimdi dedim kızarak.
Sadece omuz silkti ve ağlamaya devam etti. Hemen sarıldım ona o da bana sarıldı.
-Tamam, tamam. Ağlama bak yanında biz varız dedim. O da bir şey demedi ama kafa salladı. Kulağına eğildim ve abimin duymayacağı şekilde;
-Şu an kendini Ahmet'in kolunda hayal et de azıcık keyfin yerine gelsin dedim gülerek. O da güldü;
-Sen onun gibi kokmuyorsun ki dedi o da sessizce.
-Hayal et iste dedim.
-Merak etme. Sen de en az onun kadar iyi hissettiriyorsun bana. O böyle deyince daha çok sarıldık birbirimize. Birkaç dakika sonra ayrıldığımızda abimle Ekin bizi izliyorlardı.
-Ben de ne zaman ayrılacaksınız diye bekliyordum dedi abim şakayla karışık ciddi. Biz de birbirimize bakarak güldük abim böyle deyince.
-Neyse hadi cay demleyelim dedi abim kalkıp.
-Olur dedim bende ve kalkıp arkasından gittim. Mutfağa girdiğimizde abim çayı koydu ben de direk abur cuburlarin olduğu dolaba yöneldim ama dolap boştu.
-Abi hiçbir şey kalmamış burada dedim abime dönerek.
-Evet abicim. En son dun yedik o çikolataları. Hatta sen iki tane yemiştin hatırlatırım. Gülerken;
-Hatırladım hatırladım dedim. Yarın alalım o zaman markete gidip.
-Alalım alalım abicim. Çayları hazırlayıp salona geçtik. Herkes çayını alınca oturup televizyonu açtık. Bu sırada abimin telefonu çaldı. Abim ekrana baktı ve ayağa kalktı. Kısa süre sonra döndü ve;
-Gençler yarın arkadaşlarımı eve davet ettim ama sıkıntı olmaz değil mi sizin için?
-Yok abi ne sıkıntı olacak dedi Ekin.
-Aynen abi, niye sıkıntı olsun ki dedi Masal.
-Ne biliyim. Belki anneme dersiniz eve arkadaşlarını getirdi. Parti verdi. Bize yemek yapmadı falan dedi gülerek abim. Bunun üzerine beraber güldük.
-Tamam o zaman yarın geliyorlar. Ama şimdiden söyleyeyim, yarın sizi almaya gelemem. Yarın öğleden sonraki ders iptal olmuş. Biz erken çıkar okuldan eve geliriz, yemek falan yaparız siz gelene kadar.
-Tamam abi sorun olmaz dedi Masal.
-Tamam, anlaştık o zaman. Neyse hadi çaylarımızı içelim.
…
Sonunda bir hafta daha bitmişti. Törenden sonra artık iki gün bizimdi. Sınıflarımız farklı olsa da hocalar çok takmadığı için sırada karışık şekilde duruyorduk. Ekin ve Ahmet de bizim sıradaydı bu yüzden. En arkada da olduğumuz için sınıftan da pek takan yoktu bizi. Daha gelenler olduğu için başlamamıştı tören. Onları bekliyorduk. Tam bu sırada arkadan müzik hocasının sesini duydum.
-Sinem?
-Efendim hocam deyip arkamı döndüm hemen.
-Pazartesi öğle arası müzik sınıfına gelir misiniz diye soracaktım. Bir konuşalım, plan yapalım, olur mu?
-Olur hocam, tabi olur dedim hemen. Ekin de olur dedi.
-Diğerlerine de haber vermek istiyorum ama onları göremedim.
-Hocam ben Alperen'e haber veririm, ben de numarası var. O da diğerlerine haber verir dedim.
-Numarası varsa tamam öyle yapalım o zaman. Sen Alperen'e haber ver. O da diğerlerine de haber versin.
-Tamam hocam.
-O zaman size iyi tatiller çocuklar.
-İyi tatiller hocam.
Hoca gittikten sonra Ekin merakla bana dondu. Kaslarını da çatmıştı hatta.
-Sende Alperen'in numarası mı var?
-Evet, geçenler de vermişti. Sarp olayından sonraydı galiba. Seni bir daha rahatsız ederse beni ararsın diye falan. Bu yüzden hiç aramadım tabi. Sadece bir kere konuştuk. O zaman da yanlışlıkla aramıştı beni dedim gülerek.
Ekin'e baktığımda biraz kızgın gibiydi. Hatta ağzında bir şeyler gevelemişti. Hem çok ses olduğundan hem de sessiz söylediğinden anlamamıştım.
-Ne dedin dedim soran gözlerle.
-Hic, iyi olmuş numarasını aldığın dedim.
-Aldım da o zorla verdi ondan. Zaten beni biri rahatsız etse onu aramam. İlla birini arayacaksam ya seni, Ahmet'i, ya da abimi falan arardım herhâlde.
Döndü ve gülümsedi, ben de ona gülümsedim. Biraz garip davranmıştı sanki, anlayamamıştım ama çok düşünmedim. Zaten bu sırada tören başlamıştı. İstiklal marşını okuyup dağılınca ve Ahmet’le de vedalaştıktan sonra üçümüz konuşa konuşa yavaş yavaş evin yolunu tuttuk.
Eve geldiğimizde kapıyı çaldım. Kapıyı Kaan abi açmıştı.
-Hoş geldiniz!
-Kaan abiii diye bağırarak içeri girdim ve Kaan abimin kollarına attım kendimi. Sen de hoş geldin dedim ondan ayrılırken. Kaan abi abimin liseden arkadaşıydı ve ben de onunla tanışıyordum. Lisedeyken bize sık sık gelip kalırdı. Hatta üniversitede de kalmaya devam etti. Hiç sıkıntı değildi çünkü çok iyi anlaşırdık hem annem de çok severdi Kaan abiyi. Ben onu abim gibi severdim o da bana öz kardeşi gibi davranırdı. Güzel bir ilişkimiz vardı Kaan abiyle.
-Hosbuldum. Hadi gelin içeri, üşüyeceksiniz.
Diğerleri de içeri girince kapıyı kapattık. Dışarısı gerçekten soğuktu.
Bu sırada abim ve arkasından da biri daha geldi. O da diğer arkadaşıydı ama ben tanımıyordum. Daha önce eve gelmemişti.
-Hoş geldiniz dedi abim hepimize birden.
-Hosbulduk dedi Masal ve o da Kaan abiyle sarıldı.
-Tanıtayım dedim Ekin'e dönerek.
-Kaan abi abimin arkadaşı, Ekin bizim okuldan arkadaşımız.
Hem Kaan abi hem de de Ekin memnun oldum dedikten sonra abim söze girdi:
-Ee ben de Hasan abinizi tanıştırayım. Hasan benim okuldan arkadaşım aynı bölümdeyiz. (Beni göstererek) Sinem, benim kardeşim. (Masal’ı göstererek) Masal aile dostumuzun kızı, aynı zamanda benim kardeşim de sayılabilir, bir de Sinem'in arkadaşı. (Ekin'i gösterirken) son olarak Ekin. O da kızların okuldan arkadaşı. Onun annesi de annemle beraber yurt dışına gittiği için o da bizde kalıyor dedi.
-Tanıştığıma memnun oldum dedi Hasan abi hepimize gülümserken.
-Biz de memnun olduk dedim ben de onun gibi gülümseyerek.
-Hadi yemeğe oturalım dedi abim. Sizi bekliyorduk yemek için.
-Aynen ya hadi yiyelim. Çok acıktım ben dedim.
-Ayy, ben de. Şu üstümü değiştirip geliyorum hemen dedi Masal ve merdivenlere yöneldi.
-Ben de gideyim dedim ve arkasından çıktım. Arkamızdan Ekin de çıktı. Üstümüzü hızla değiştirdikten sonra hemen aşağı indik. Abim çorbaları koyuyordu. Hasan abi ve Kaan abi oturmuştu bile. Ben de Kaan abinin yanına oturdum. Diğerleri de gelince tüm çorbalar konmuştu ve artık yemek için hazırdık. Yemek yerken birden aklıma gelmişti.
-Kaan abi sana süper bir haberim var.
-Ne oldu dedi hemen.
-Ekin ve ben bir müzik yarışmasına katilicaz. Tüm Türkiye’de liselerarası bir yarışma. Okuldan çok katılmak isteyen oldu ama her okuldan en fazla iki grup katılabilirmiş. Okulda da eleme yaptık çok isteyen olduğu için. Biz seçildik, bir de üst dönemden üç kişilik erkek grubu var. Öyle işte. Hatırladıkça o kadar heyecanlanıyorum ki.
-Sinem o kadar mutlu oldum ki, gerçekten anlatamam. Bu süper bir şey hem senin için hem de Ekin için. Ekin'i bilmem ama senin sesin çok güzel. Siz kazanırsınız bence bu yarışmayı.
-İnşallah, ama ben o kadar emin değilim. Bizden iyiler de vardır kesin.
-Tamam, sizden iyiler olsa bile dereceye gireceğinize eminim dedi gülerek.
-İnşallah öyle olur dedim gülerek ben de.
-Ee, o zaman bir düetinizi dinleriz dedi Kaan abi yapar mısınız diye soran gözlerle.
-Olur, bana uyar dedim ve Ekin'e döndüm;
-Olur mu?
-Oluur dedi o da.
-Ay, ben de merak ettim sesinizi şimdi dedi gülerek Hasan abi.
-Tamam, soylicez şarkı dedim gülerek ben de.
-Benim de sana bir haberim var dedi Kaan abi.
-Ne dedim heyecanla.
-Polislik sınavına hazırlanıyorum.
-Gerçekten mi? Ben seni bildim bileli polis olmak istiyorsun zaten. Ay inşallah olur ya. Ne zaman sınav?
-Bir ay var.
-Az kalmış.
-Evet.
-Sana çok dua edicem Kaan abi kazanman için. İnşallah kazanırsın.
-İnşallah dedi o da.
Başka şeylerden konuşurken yemek bitince abimler salona geçti, biz de mutfağı toplayıp geçtik yanlarına hep birlikte.
Salona geçtiğimizde abimler konuşuyordu. Biz gelince sustular. Bir müddet sessizlik olduktan sonra abim heyecanla;
-Ee düet yapmıyor musunuz? Hadisenize dedi abim.
-Bence gitar da çal Ekin dedi Masal.
-Sen gitar da mı çalıyorsun dedi Kaan abi.
Ekin başını salladı.
-O zaman bence de gitar da çal.
Ekin güldü;
-Tamam, peki. Alıp geliyim o zaman dedi ve kalkıp salondan dışarı çıktı. Bu sırada abim kalktı;
-Ben bir çayı demliyip geliyim deyip mutfağa geçti. Biz de sessizce onları bekledik. İkisi aynı anda geldi salona. Normalde yanımda abim oturuyordu ama bu sefer Ekinle şarkı söyleyeceğimiz için Ekin yanıma geldi.
-Ne söylicez?
-Bilmem. Ne çalarsan onu söyleyelim dedim.
-Himm dedi düşünerek. Defterini de getirmişti.
Karıştırdı biraz. Sonra donup;
-O zaman ölüm kalım meselesi. Olur mu?
-Tamam olur dedim kafamı sallayarak. Gitarına bakarak çalmaya hazırlandı. Sonra bize dönüp;
-Off, heyecanlandım.
-Rahat ol dedi abim. Sanki tek başına çalıyormuş gibi.
Ekin kafasını salladı. Tekrar gitarına dondu ve bu sefer başladı. Bir kısmını yere bakarak, bir kısmını abimler ve Masal'a bakarak, bir kısmını da Ekinle birbirimize bakarak söylediğimiz şarkı bittiğinde bizi alkışladılar.
-İkinizin sesi de çok güzelmiş gerçekten dedi Hasan abi.
-Teşekkür ederiz dedi Ekin.
-Ee, bir şarkı daha söylesenize dedi abim.
-Bence de dedi Masal gülerek. Sanki imali imali gülüyordu ama anlamamıştım. Hem niye imali olsundu onu da anlamamıştım ama neyse.
-Bu sefer sen karar ver ne söyleyeceğimize dedi Ekin bana bakarken.
-Tamam dedim ve düşünmeye başladım. Beni Anla’yı söyleyelim mi?
-Onun da notaları var ama çok iyi çalamıyorum. Yine de deneyeceğim. Dur bekle, açıyım orayı. Birkaç dakika aradıktan sonra buldu galiba ve durdu. Tekrar pozisyonunu aldı ve bana dondu;
-Hazır mısın?
Kafamı salladım. O da gitarına döndü ve başladı.
-Sen beni en güzel gülüşünle, bir sahil köşesinde, mahkûm eder gibi. Sen bana bir yangın gidişinle, uyandım tam içinde koca bir yalnızlığın diye başladım. Beni anla, geçmez zamanla, yalnız kalınca, hatırla. Beni avutma arta kalanla, kalbinde sakla kolaysaaa. Ben bitirince beraber söyledik;
-Gel sen tut beni düşmeden, yana, yana sönüp gitmeden, ben çok yoruldum geceden, anla, beni anla… Bitirince o söylemeye başladı;
- Ben yerini yadırgayan bir eşya, geceler zor güneş çal karanlığa, sen benim boğulduğum o sevda, beni öldürdün hani deniz yoktu Ankara’da. Bunun tamamını bana bakarak söylemişti. Ben de ondan gözlerimi kaçırmamıştım. Gözlerimizi yine kaçırmadan devam ettik;
-Beni anla, geçmez zamanla, yalnız kalınca, hatırla. Beni avutma arta kalanla, kalbinde sakla kolaysaaa. Beni avutma, arta kalanla, kalbinde sakla, kolaysaa. Gel sen tut beni düşmeden, yana yana sönüp gitmeden, ben çok yoruldum geceden, geçmez ki zamanla. Şarkı bittiğinde gözlerimi sonunda kaçırabilmiştim ve kendimi farklı hissediyordum sanki. Niye bilmiyordum ama öyleydi iste.
-Çok güzeldi dedi Masal gülümseyerek.
-Evet dedi sonra diğerleri de.
-Siz kesin kazanacaksınız dedi Kaan abi biraz şakayla karışık.
-İnşallah dedik biz de Ekinle birbirimize bakarken.
-Ee hadi o zaman şimdi napiyoruz dedi abim.
-Film izleyelim dedi Kaan abi.
-Olur ama lütfen romantik bir şey izlemeyelim dedi Hasan abi. Şimdi hiç kaldıramam.
-Korku da izlemicez dedi abim Masal ve bana bakarken.
-Niye ya, korku izleyebilirdik dedi Hasan abi.
-Yok, biz almayalım dedi Ekin gülerek. Yani benim için sıkıntı yok da kızlar korkuyor.
-Bir kere ben korkmuyorum diye girdim araya. Masal korkuyor. Ayrıca o gece sadece çığlık atan biz değildik, Tarikla Ahmet de ayni şekildeydi.
-Hangi gece ya, siz neyden bahsediyorsunuz dedi Kaan abi.
Abim de gülerek anlattı olanları. Kaan abiyle Hasan abi dinlerken baya gülmüşlerdi kahkahayla.
-Tamam o zaman, korku izlemiyoruz dedi Hasan abi gülerek. Vazgeçtim dediğimden.
-O zaman aksiyon izleyelim dedi Kaan abi.
-Tamam, olur dedik biz Ekinle aynı anda. Diğerleri de tasdikleyince film aramaya başladık laptoptan ben, Ekin ve Hasan abi. Diğerleri mutfakta bir şeyler hazırlıyorlardı.
-Bir film buldum. Puanı yüksek. Aksiyon ve bilim kurgu yazıyor.
-Olabilir bence dedi Ekin.
-Romantik olmasın da bana hepsi uyar dedi Hasan abi gülerek. Biz de güldük Ekinle.
-Tamam, o zaman içerdekilere soralım. Bence bu olabilir dedim ve yerimden kalkıp mutfağa gittim. Onlara sorunca onlar da tamam dedi. Ben de tekrar salona gidip laptopu televizyona bağladım ve artık hazırdı. İzleyebilirdik. Diğerleri de mutfaktan elleri dolu gelince oturma pozisyonunu aldık.
Televizyonun karşısındaki büyük koltuğa abim, ben ve Kaan abi oturmuştuk. İki kişiliğe Masal ve Ekin oturmuştu. Hasan abi de tekli koltuğa oturmuştu. Abim filmi başlattı ve artık izlemeye başladık. Başları biraz sıkıcı olsa da filmin, sonradan başladı aksiyon. Bir de üstüne üstlük filmde garip garip yaratıklar vardı. Masal’ın oralarda korkuyla Ekin'e yanaştığını görüyordum. Gerçekten çok komikti. Ekin de ne yapsın onu kollarına alıyordu. O kadar da korkunç değildi bence. Diğer filmden daha iyiydi. Kabul, diğer filmde de korkmuştum ama sadece izlerken. Masal gibi filmden sonra etkisi kalmamıştı. Bu gidişle Masalla bu gece yine beraber uyuyacaktık. Film bittiğinde Masal rahat bir nefes aldı. Onunla Ekin de almıştı o nefesi. Bunu fark etmiştim.
-O kadar kötü değildi dedi abim Masal'a bakarken.
-Bir daha sizinle film izlemicem dedi Masal şakayla karışık.
-Peki, sen bilirsin dedi abim de şakayla karışık. Daha sonra saatine baktı. Oo, saat 12 olmuş bile. Biz yatakları ayarlayıp yatana kadar 1 olur bile. Hadi yatış.
-Ee, bi şurayı bir toplasaydık dedi Kaan abi salonun dağınıklığını gösterirken. Çay içilen bardaklar, mısır ve cips yenen tabaklar, yere düşen artıklar ve dahası vardı ortalıkta.
-Ben sabah toplarım, hadi dedi abim.
-Öyle şey mi olur, toplarız şimdi hep beraber 5 dakikada dedi Hasan abi ve eline tabakları alıp kalktı. Kaan abi de arkasından kalktı ve o da eline iki şey alıp mutfağa gitti. Abim de "İyi madem." dedi ve o da kalktı. Ardından da biz. Gerçekten de 5 dakikada olmasa bile 10 dakikada her yeri toplamıştık bile.
-Şimdi uyuyabiliriz iste dedi Kaan abi.
-Ee, hadi o zaman dedi abim ve beraber yukarı çıktık. Aslında Kaan abi ve Hasan abi abimin odasında uyuyacaktı ama hem Ekin'in odasındaki koltuklar boş olduğu için hem de Ekin sorun olmayacağını söylediği için o odaya hazırladılar yataklarını. Onlar, onları ayarlarken Masalla ben de odaya geçmiştik.
-Yine beraber yatmak isteyecek misin?
-Evet dedi ve şirin şirin gülümsedi. Beni ne kadar da iyi tanıyorsun. Arkadaşların en iyisi.
-Off, yalaka dedim gülerek. İyi hadi gel, yatalım o zaman.
-Hemen uyuyacak mısın dedi üzgün gibi.
-Ne yapmak istersin dedim bıkmış gibi. İstersen sana masal anlatıyım. Ondan sonra uyurum ben.
-Hayır, o yüzden sormadım. Seninle bir şey konuşmam lazım.
-Ne konuşman lazım dedim merakla.
-Bak, hemen de rengin değişti dedi gülerek.
-Masal anlatacak mısın, anlatmayacak mısın?
-Tamam tamam, yatalım, yatakta anlatıcam, öyle daha heyecanlı oluyor deyi yatağa girdi.
-Allah’ım yarabbim ya deyip yatağa girdim Masal’ın ardından.
Bu arada içeride sesler bitmiş gibiydi. Galiba hazırlamışlardı yatakları ve yatmışlardı bile.
Masal'a döndüm yatakta;
-Evet, seni dinliyorum. O da bana dondu;
-Şimdi sana bir şey sorucam ama yalan söylemek yok.
Kaşlarımı çatarak Masal'a baktım.
-Sana ne zaman yalan söyledim Masal.
-Biliyorum bana yalan söylemiyorsun ama ben yine de işimi garantiye alayım diye düşündüm dedi ve güldü. Ona biraz sinirli baktım. Çok karanlık olmasa da gördüğünü düşünüyordum. Ay ışığı odaya baya giriyordu çünkü. Sinirli baktığımı görünce konuşmaya devam etti;
-Tamam, soruyorum. Sen Ekin'e karşı bir şeyler mi hissediyorsun?
Bölüm sonu...
Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum...
Bölüm etkileşimi
