Unut Gitsin kitap kapağı

30. bölüm / 38

Unut Gitsin

BÖLÜM 30

Vaveyla Yazarı: Ömür Birinci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 38Şu an: BÖLÜM 30

İyi okumalar...

Kendimi yerde bulmuştum. Yanağımı tutarak abime baktım. Gözünden ateş fışkırır bir halde bana bakıyordu. Gözlerini benden ayırmadan bana doğru bir adım attı. Çok korkuyordum. Tekrar vuracak sandım ve ellerimle kendimi korumaya geçtim. Ama korktuğum olmadı. Bana vurmadı. Yerden bir şey aldı ve odadan dışarı çıktı. Sonra da aşağı kapının kapanma sesi geldi. Evden gitmişti. Arkasında bir enkaz bırakarak gitmişti. Beni bu hale getirip bu halde bırakarak gitmişti. Abim ilk defa bana böyle davranıyordu, ilk defa bana vuruyordu. Gözümden yaşların suzulmesine izin verirken yavaşça yerimden kalktım ve odama gittim. Odama girdiğimde yatağa attım kendimi ve hıçkırarak ağlamaya başladım. Annemi kaybedince abim niye böyle değişmişti? Bunu bir türlü anlamamıştım. Yanağımdan dudağıma doğru bir sızı ilerlerken sadece yatağımda yatıp ağladım, saatlerce.

…

Kapının çalmasıyla uyandım. Kaçıncı kez çalıyordu, bilmiyordum ama sırf bu ses sussun diye yerimden kalktım ve aşağıya indim. Kapıyı açtığımda karşımda Masal’ı görmek zaten alışkın olduğum bir seydi. İçeri geçmesi için kenara çekildim. Hemen içeri girdi.

-Ay ev serinmiş. İyi geldi. Dışarısı çok sıcak.

-Hımm diye tepki verdim sadece. Daha ayılamamıştım.

-Birileri hala uyuyor galiba.

-Hıhı dedim bu sefer de sadece biraz gülümserken. Ama gülümsediğimde dudağımın kenarı acımıştı. Elim istemsizce oraya gitti. Tam bu sırada Masalla göz göze geldik.

-Sinem ne oldu sana böyle? Sinem, bunu kim yaptı sana dedi endişeyle.

-Bir şey yok Masal. Abartma diyebildim sadece.

-Abartma mı? Sen kendine aynada baktın mı?

O an aklıma geldi. Ben abimin dün akşam vurduğu yere hiç bakmamıştım. Bir şey olmamıştır diye düşünmüştüm. Aynaya yöneldim. Yanağıma baktığımda yanağımdan kulağıma doğru olan kısmı biraz sararmıştı. Sanki morarmış da iyileşiyormuş gibiydi. Dudağımda yer alan yara ise kabuk bağlamıştı kalbimdeki yaranın aksine. O anda Masal’ın abartmadığını anladım. Gerçekten kötü görünüyordum. Aynaya bakmayı kesip hiçbir tepki vermeden salona geçtim sakince.

-Sinem niye bir şey demiyorsun dedi sinirle Masal.
Koltuğa oturdum. Masal da yanıma oturdu. Sorduğu soruya cevap vermedim. Sadece iç çektim. Nasıl anlatacağımı bilmiyordum ki olanları.

-Bak cevap ver. Gerçekten sinirleniyorum. Birkaç saniye durdu ve ben cevap vermeyince devam etti;

-Biri sana tokat atmış, bunu anladım. Bunu yapabilecek de iki kişi geliyor aklıma. Bu kadar güçlü vurabilecek iki kişi. Nasıl oldu, ne zaman oldu. Zaten bilmiyorum. Bunun cevaplarını bekliyorum senden.
Sadece Masal’a bakıyordum. Hiçbir şey söylemek istemiyordum. Olanları anlatmak istemiyordum. Sanki anlatmazsam gerçek değil gibi geliyordu. Eğer anlatırsam gerçekliğini kabul etmiş olacaktım ve ben bunu kabul etmek istemiyordum.

-Tamam madem cevap vermiyorsun ben de o zaman Ekin’i arıyorum. Ona sorucam.

-Hayır diyerek durdurdum onu. Kimseye söyleme, lütfen.

-Neden?

-Kimse bilsin istemiyorum.

Bana döndü. Yüzüme uzun uzun baktıktan sonra konuştu;

-Bir dakika eğer Ekin'in bilmesini istemiyorsan o zaman bunu Ekin yapmadı sana. Yapabilecek tek kişi kaldı. Sinem bana gerçeği söyle, bunu abin mi yaptı sana?

-Evet diyebildim sadece.

-Ne oldu peki Sinem diye sakince sordu Masal. Uzun süren bir sessizlik sonrasında konuşmaya başlayabildim;

-Dün siz gittikten sonra abime hesap sordum nasıl arkadaşlarımı evden kovarsın diye. Sonra bağırıp çağırdım ona. Sonra bu oldu işte dedim yanağımı gösterirken. Aynı zamanda bir damla gözyaşı düşmüştü yanağıma. Sildim. Evet, gerçekti. Anlatarak gerçek olduğunu kanıtlamıştım artık kendime.

Masal bana sarıldı hiçbir şey demeden. İşte buna ihtiyacım vardı.

-Niye dün akşam seni aradığımda, nasıl olduğunu sorduğumda söylemedin? Her şeyimizi ama her şeyimizi birbirimize anlattığımız arkadaşlığımıza ne oldu?

Dün akşam Masal beni aradığında ona hiçbir şey söylememiştim. Daha doğrusu söyleyememiştim. Cevap vermeden sadece omuz silktim. Birkaç dakika boyunca hiç konuşmadan sadece oturduk. Bana bakıyordu. Bir cevap bekliyordu. Ben bir şey demeyince tekrar konuşmaya başladı;

-Bak bunun kimse bilmesin dedin ama bence anneme ya da babama bunu söylemeliyiz.

-Masal, lütfen aramızda kalsın sadece. Kimse bilmesin.

-Neden Sinem, neden?

-Çünkü kime söylersen söyle hepsi abimin üstüne gidecek ama abim kendinde bile değil. Dün yaşadığım şeyle anladım bunu. Ve sen eğer bunu birine söylersen abim saçma sapan davranacak ve o kişiyle abim kötü olacak. Biz abimle düzelsek de, abim benden özür dilese bile o kişi bir daha ona karşı iyi düşünmeyecek.

-Bu olayda bile abini düşünüyorsun. Abin sana tokat atmış, sana kötü davranıyor. Sen hala onu düşünüyorsun.

Haklıydı Masal. Belki de ne hali varsa görsün deyip kenara çekilmeliydim. Ama yapamıyordum. Birkaç saniye sonra cevap verebildim Masal’a;

-Ne yapayım Masal? Ailemden kalan tek kişi o diyebildim ağlamaya başlarken. Bunu dememin üzerine Masal’ın da gözleri doldu. Sarıldı bana.

-Haklısın diyebildi sadece.

Ne kadar uzun süre sarıldık bilmiyorum. Birbirimizden ayrildigimizda Masal önce kendi gözyaşını sonra da benim gözyaşımı sildi. Gülümsedi. Ben de ona gülümsedim.

-Hadi hazırlan dışarı çıkalım.

-Masal hiç havamda değilim.

-Biliyorum, farkındayım. Zaten bu yüzden dışarı çıkalım diyorum ya. Ben cevap vermeyince;

-Hadi diyerek kaldırdı beni yerimden. Her ne kadar istemesem de ona uymak zorunda kaldım ve yerimden kalkıp hazırlanmak için yukarı çıktım.

…

Akşam eve geldiğimde yorgun hissediyordum. Sadece abur cubur alıp parka gidip otursak da o bile beni yormuştu. Belki de uzun zamandır dışarı çıkmadığım için de olabilirdi. Anahtarla evi açtığımda kapının kilitli olmadığını fark ettim. Demek ki abim bende önce eve gelmişti. İçeri girdiğimde yukarıdan tıkırtılar geliyordu. Abimle benim odamın olduğu yukarı kata çıktığımda seslerin bu kattan değil üst kattan geldiğini fark ettim. Sesleri takip ederek annemin odasına çıktım. Annem öldükten sonra onun odasını bosaltmamistik. Olduğu gibi duruyordu. Boşaltmaya gücüm yetmemişti. Abimin ise bu odada ne yaptığını anlamamıştım. Kafamı içeri uzatıp baktığımda abimin çekmeceleri karıştırdığını gördüm. En son açtığı çekmeceden cebine bir şey koydu ve kapıya doğru yürürken kapıda beni gördü.

-Sen ne yapıyorsun burada dedim biraz yüksek sesle.

-Asıl sen ne yapıyorsun burada dedi soruma cevap vermezken. Ben de onun sorusuna cevap vermedim;

-Ne aldın cekmeceden dedim onun yolunu keserek.

-Seni ilgilendirmiyor, çekil yolumdan dedi beni hafifçe iterken.

-Tabiki de ilgilendiriyor. Ne aldın söyle.!

-Çekil dedim diyerek beni bu sefer sert bir şekilde itti. Dengemi sağlayamadım ve yere düştüm. Kalktım hemen ve tekrar önüne geçtim;

-Ne saklıyorsun benden?

Abimin bağırmasını beklemiyordum;

-Sana ne lan, sana ne? Birkaç saniye gözlerimin içine bakarak durdu ve sonra yüksek sesle devam etti;

-Sen bu saate kadar neredeydin?

-Abi konuyu değiştirme. Ne aldın diyorum sana!

-Asıl sen konuyu değiştirme. Sen yoksa erkeklerle mi yatıp kalkıyorsun?

-Abi sen ne saçmalıyorsun ya ne alaka? Masalla disardaydim.

-Yalan söyleme bana diye bağırdı abim.

Abimin bagirmasiyla irkildim. İki kolumun dirseginin üstünden tuttu ve beni sarstı.

-Yalan söylüyorsun dedi ve yere itti beni.

Kendimi yerde bulduğumda arkamı dönüp dehşete düşmüş bir halde abime baktım. Ne zaman böyle bir insan olmuştu? Benim canımı acıtacak kadar, bana iftira atacak kadar, beni önemsemeyecek kadar kötü bir insan ne zaman olmuştu?

-Erkeklerle dışarıda buluşmalar ha! Öyle mi dedi ve ben yerdeyken bir tane tokat attı.

-Abi ne yapıyorsun, yemin ederim yok öyle bir şey dedim ama beni duymuyordu bile.

-Cevap verme bana lan derken bir tane de yumruk attı aynı yanağıma ve ardından kan tadı geldi ağzıma.

-Bunun hesabını sonra vereceksin dedi abim. Dışarı çıkmayacaksın. Evden dışarı adımını atmayacaksın. Anladin mi beni dedi.

Cevabını beklemeden yerden kalktı ve aşağı indi. Birkaç dakika sonra ise dış kapının kapanma sesi duyuldu. Bense düştüğüm yerde ağzım kanlar içinde kalmıştım. Düştüğüm yerden yavaşça kalktım. Canım acıyordu. Ama daha çok kalbim acıyordu. Abimin bana söylediklerinden ve bana yaptıklarından dolayi kalbim acıyordu. Aşağı abimle benim odamin olduğu kata indim. Direk banyoya yöneldim. Yüzüme baktım. Abimin vurduğu ve morarttigi yüzüme baktım. Ağlarken duşa girdim. İyi gelir diye düşünmüştüm ama sıcak su daha çok canımı acıtmıştı. Duştan çıkıp odama gittim. Pijamalarımı giydim ve direk yatağa girdim. Uyumak istiyordum ama uyuyamadım. Telefonu elime aldım. Bir seneki önceki fotoğraflara baktım. Tam bir sene önce bugün tatile gitmiştik ailecek ve hayatımın en güzel tatilini yaşamıştım. En son babamla abim ölmeden önce tatile gitmiştik. Zaten dönüşte de kazada abimle babam vefat etmişti. Ta ki geçen seneye kadar bir daha da tatile gitmemistik. Annem o dönem iyiydi ama tatilden dönünce agirlasmisti. Sonra da bir daha eskisi gibi olmamıştı. Ben bundan sonra tatil yapamayacak miydim? Hep başıma böyle şeyler mi gelecekti? Peki yuzum bir daha gülmeyecek miydi bu hayatta?

…

Masal’in ağzından;

Öğleden beri Sinem’i arıyordum ama telefonlarımı açmadığı gibi ne mesajla ne de arayarak geri de dönmüyordu. Uyuyor muydu acaba? Ya … Ya ona Yiğit abi zarar verdiyse? Yok hayır canım. Olmazdı herhalde bu. Olabilir miydi?

Zihnimde geçen düşüncelere dayanamadım ve evde giydiğim eşofmanlardan kurtulup üstüme düzgün bir şey giydikten sonra kendimi dışarı attım. Sinemlerin evinin yolunu tuttum. Eve vardığımda defalarca çalmama rağmen açan olmadı. Yanımda anahtar vardı. Sinem’in annesi yurt dışına gittiğinde bize bir anahtar vermişti ne olur ne olmaz diye. Bir daha da geri almadi. Lazım olabilir diye düşünmüştü. Şimdi de o anahtarla içeri giriyordum. Kapı kilitliydi. O zaman büyük ihtimalle evde kimse yoktu ama yine de Sinem’e seslenerek evin her yerini gezdim. Hiçbir yerde yoktu. Onun odasına girdiğimde telefonunu burada bıraktığını ama kendisinin evde olmadığını fark ettim.

Hava kararıyordu ve endişelenmeye başlamıştım. Aklıma gelen ilk kişiyi yani Ekin’i aradım.

-Efendim diyerek açtı telefonu.

-Ekin, Sinem yanında mı?

-Yoo hayır. Bugün birkaç defa aradım ama açmadı. Bende seninle birliktedir diye düşünmüştüm.

-Hayır benimle birlikte değil. Hatta nerede, onu bile bilmiyorum. Evinde değil ama telefonu evde kalmış. Endişelenmeye başladım.

-Tamam Masal. Sakin ol. Belki abisiyle falan dışarı çıkmıştır.

-Sanmıyorum. Ya Ekin bilmiyorum, içimde kötü bir his var. Nerede olabilir bu kız?

-Bilmiyorum ki. Dur bir Tarık'ı ariyim. Belki o biliyordur.

-Tamam ben de Kaan abiyi ariyim. O biliyordur belki.
Telefonu kapattık ve hemen arkasından Kaan abiyi aradım. İlk çalışta açtı telefonu.

-Kaan abi. Kusura bakma rahatsız ediyorum. Müsait misin?

-Ne kusuru saçmalama. Ne oldu Masal? Bir sorun mu var?

-Yani bilmiyorum bir sorun var mı ama ben endişelenmeye başladım.

-Ne oldu Masal, söyle.

-Sinem yok Kaan abi.

-Ne demek yok?

-Yok işte. Evde yok. Telefonu da evde kalmış. Ulaşamıyorum.

-Belki biraz dışarı çıkmak istemiştir.

-Bilmiyorum Kaan abi. Biz dün birlikteydik ve durumu çok iyi değildi. Yiğit abi ona vurmuştu ve bu yüzden çok üzgündü. Tekrar bir şey yapmamıştır di mi Yiğit abi ona?

-Ne? Anlamadım. Yiğit abi ona vurdu mu dedin? Yanlış mı duydum?

Kaan abinin sesi çok sinirli gelmeye başlamıştı.

-Doğru duydun. Maalesef öyle bir şey olmuş. Ya bir şey olduysa Kaan abi?

-Tamam tamam sen sakin ol şimdi. Arkadaşlarına falan sordun mu? Onlarla mı?

-Ekin’e sordum. Onunla değil. O da Tarık'a soracaktı.

Tam o sırada telefona baktım. Ekin'den mesaj gelmişti.

-Hatta dur mesaj atmış.

Mesaji okuduğumda hayal kırıklığına uğramıştım. O da bilmiyordu.

-Tarık da bilmiyormuş Kaan abi. Nerede olabilir bu kız?

-Tamam sen sakin ol. Ben bulucam onu tamam mı? Sen Sinem'in evinde bekle. Gelirse haberimiz olsun. Tamam mı?

-Tamam dedim ve telefonu kapattım. Ama içimdeki endişe gitmemişti. Endişeli bir halde evde beklerken Ekin ve Ahmet de eve geldi. Burada beklemek istemiyordum. Çıkıp dışarıda onu aramak istiyordum. Ama burada beklemem lazımdı.

-Onu yalnız bırakmamalıydım dedim kendi kendime. Onu Yiğit abiyle yalnız bırakmamalıydım dedim yine kendi kendime.

Ekin ve Ahmet bana döndü.

-Bize anlatmadığın bir şey var senin dedi Ekin. Bizden ne saklıyorsun Masal?

-Ne saklicam? Bir şey saklamıyorum.

-Hayir, saklıyorsun. Yoksa bu kadar endiselenmezdin. Sende bir şey var.

Birkaç saniye tepkisiz bir şekilde Ekin'e baktım.

-Tamam var dedim. İkisinin yüzüne baktım sırayla.

-Anlattığım için Sinem çok kızacak ama anlatmalıyım bence de.

-Ne oldu dedi Ekin endişeyle.

-Yiğit abi Sinem’i dövüyor.

-Ne diye aşırı bağırarak tepki verdi Ekin.

-Yani tam dövüyor denmez de. Yani vurmuş ona. Gördüm dudağı kanamıştı.

-Masal sen ne dediğinin farkında mısın diye bağırdı tekrardan Ekin.

-Biraz sakin olur musun diye araya girdi Ahmet.

-Nasıl sakin olayım Ahmet? Senin sevgilinin abisi sevgilini dövseydi sakin kalabilir miydin?

-Biliyorum, olayın farkındayım Ekin. Ama bu şekilde bagirmanin ne Sinem'e ne de başkasına yardımı dokunmuyor şu an.

Ahmet böyle deyince Ekin derin bir nefes aldı ve salonun içinde bir ileri bir geri yürümeye başladı. Sakinleşmeye çalışıyor gibiydi. Sonra bana döndü;

-Nasıl olduğunu anlattı mı diye sordu sakince.

-Tam anlatmadı ama bizi evden kovmuştu ya Yiğit abi…

-Evet diye lafımı böldü. Anlatmaya devam ettim.

-İşte Sinem de sinirlenip abisine bağırmış falan. Abisine de ona tokat atmış.

-Ah var ya orada olacaktım dedi Ekin sinirle. Yine sinirle karşımdaki koltuğa, Ahmet'in yanına oturdu. Ahmet sırtını sivazladi.

-Tamam sakin ol. Sinem'i bulunca onunla sakin sakin konuşursun bu durumu.

-Tamam sakince konuşurum da nerde bu kız? Nerde diye sorusunu yineledi. Ama karşısında derin bir sessizlik vardı. Çünkü hiçbirimiz nerede olduğunu bilmiyorduk ve onun için endişem artmıştı. Başına bir şey mi gelmişti yoksa?

Bölüm sonu...

Arkadaşlar, biliyorum bölümlerin arasındaki zaman aralığı çok oluyor. Yetiştirmeye çalışıyorum ama ancak bu kadar olabiliyor. Ne kadar erken atabilirsem o kadar erken atmaya çalışıcam.

Beğenilerinizi ve yorumlarınızı bekliyorummmm.....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

35okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18