Sürgün

Vaveyla Yazarı: Senanur Küçük

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Sürgün

Vlad ve Drakon’un güçleri ellerinden alınıp insanların dünyasına sürülmesinin üzerinden yıllar geçmişti. İnsan dünyası, onları bıraktıkları hâliyle karşılamıyordu artık. Gelişim baş döndürücüydü; her şey değişmiş, dönüşmüş, bambaşka bir hâl almıştı.
Diğer boyutlarda da değişim vardı elbette, fakat insanların dünyasında büyünün yerini teknoloji almıştı. Görüntü ve ses aynı anda, neredeyse her yerde var olabiliyordu. İnsanlar, ulaşmak istedikleri kişiye yalnızca tek bir kutu uzaklıktaydı. O kutuya telefon deniyordu. Bir diğeri daha vardı; daha büyük, daha gürültülü… Televizyon. Onun aracılığıyla dünyada olup biten her şeyi izleyebiliyorlardı.
Vlad’ın aklını kurcalayan şey şuydu:
İnsanlar nasıl oluyordu da hem bu kadar bilgiliyken aynı anda bu denli bilgisiz kalabiliyorlardı?
Büyü, onlar için yalnızca bir hurafeydi. Gerçekliği tartışmaya kapalı bir masal, uydurma bir efsane…
Vlad ve Drakon, insanların dünyasında araştırmalar yapmaya başladıklarında, zamanla kendileri hakkında yazılanları okumaya, hatta izlemeye başlamışlardı. Alaca Şafak efsanesini izledikleri bir akşam, Vlad sinir krizi geçirerek salonu terk etmişti. Koridorda kendi kendine söylenmeye başlamıştı.
— Vampirsin ve arabaya biniyorsun, onu da geçtim. Neden hâlâ lise okumaya devam ediyor? Kurt adama ne demeli? Mühür olayı ne? Kurtlar özgür varlıklardır ve birilerini sevmeleri için önce saygı ve güvenlerinin kazanılması gerekir. Bu gidip daha doğmayan bebeğe? Ha cidden! Evet, hayal gücü sınırsızdır fakat bazen mantığı da devreye sokmak gerekmez mi?
Drakon arkasından gelmişti.
Drakon:
— Ooo kurtlarla o kadar savaşa girdik. Tartıştık… Yani o kısmı tutturmuşlar. Şahsen kurtlara bu kadar saygı duyduğunu bilmiyordum.
Vlad:
— O savaşların bazıları saçmalıktı zaten. Olayların nedenine inmeden, sonuçlarını gözetmeden sırf nefret için savaşmak doğru mu? Hem sen ne zamandan beri buradasın?
Drakon:
— Sinemadan çıkar çıkmaz peşinden geldim işte. Fark etmedin mi?
Vlad:
— Tüm güçlerimizi kaybettik. Üstüne üstlük neden bu kadar aşağılanmış hissediyorum? Bir zamanlar tanrıydım.
Drakon:
— Şimdi ne yapacağız peki? İnsanlar gibi yaşamaya devam mı edeceğiz?
Vlad:
— Aynen. Direkt bir liseye başlayalım, araba sürelim. Belki bir kız bulup aile kurarız. İtin biri de âşık olur. Sürer gider hayatımız.
Drakon:
— Hahah! Gel bir şeyler yiyelim, acıktım.
Vlad:
— Tamamdır. Aslında insan olmayı özlemişim. Sanki zamanın az olması ve ne zaman ölebileceğini bilmemek hayatı daha değerli kılıyor.
Drakon:
— Sen çok değişmeye başladın. Farkındasın değil mi?
Vlad:
— Evet. Bazı şeyleri kabullenmek zorundayım. Sen artık kral değilsin, ben de tanrı… Artık eşittiz.
Drakon’un yüzü bir an ciddileşti.
Drakon:
— Çelm Sokağı’na gittim. Biliyorsun orada bizim gibi sürgün edilenler ya da kendi boyutlarını terk eden birçok tür var. Hepsi Afsuni ve Herokles hakkında konuşuyordu.
Vlad:
— Kayda değer bir şeyler var mı?
Drakon:
— Evet. Afsuni, Herokles’e baş kaldırmış. Artık onun hizmetinde değilmiş ve onunla bir savaşa hazırlanıyormuş. Şu an büyücülerin olduğu diyardaymış. Biliyorsun, Herokles o boyuta gidemiyor. Herokles de bir süredir kayıpmış.
Vlad:
— Bunları ne zaman duydun?
Drakon:
— 1–2 gün önce. Neden ki?
Vlad:
— Şimdi mi söylüyorsun?
Drakon:
— Geçimimi sağlamak için kaç işte çalışıyorum haberin var mı? Seninle aynı evde bile bir araya gelemiyoruz.
Vlad:
— Haklısın. Herokles bir şeyler planlıyor olabilir. Aklından geçenleri kestirmek zor. Güç için ruhunu şeytana bile satar.
Drakon:
— Yapacak bir şeyimiz yok. Hem hâlâ insanız. Bizim için bir şey değişmez.
Vlad:
— Ben bir insanken vampirliği ve sonsuz yaşamı buldum. İnsanları asla küçümseme.
Drakon:
— Tekrar bulabilir misin peki?
Vlad:
— Malzemelerin çoğunu Çelm Sokağı’ndaki aktardan aldım.
Drakon:
— Hangi parayla?
Vlad:
— İnanmayacaksın ama elimdeki bu kart bedava para dağıtıyor.
Drakon:
— İnanmıyorum! İnanmak istemiyorum!
Vlad:
— Değil mi? Çok şaşırtıcı!
Drakon:
— Bizi nasıl bir borca sürüklediğinden haberin var mı? Eğer zamanında ödemezsek borç iki kat artar. Adamlar yasal tefeci!
Vlad:
— Vampir olduğumuzda bunları umursamamıza gerek kalmayacak.
Drakon:
— Umarım.

Oda loştu
Ama karanlık değildi
Duvarlara asılı tek ampul, sarı bir ışıkla titriyor
Işık sabitlenemiyor
Sanki mekân da kararsızdı
Hava ağırdı
Tütsüden değil
Kandan da değil
Zamanın uzun süredir burada biriktiğini hissettiren o eski durgunluktan
Masanın yüzeyi çiziklerle doluydu
Her çizik başka bir denemeye aitti
Başarılı olmayan
Yarım kalan
Sessizce vazgeçilen
Vlad masanın başında duruyordu
Omuzları gergin
Boynu kasılmış
Bedenini dinlememeye çalışıyordu
Çünkü dinlerse vazgeçebilirdi
Bıçağı eline aldığında metalin soğuğu onu irkiltti
Eskiden bu his onu sakinleştirirdi
Şimdi yabancıydı
— Elin titriyor
Drakon’un sesi arkadan geldi
Yakın
Ama müdahale etmeyen bir yakınlık
— Titremiyor
— Hatırlıyor
Vlad bileğini çevirdi
Deriyi kesti
Kan yavaş aktı
Çok yavaş
Bu yanlışlıktı
Eskiden kan çağrılır gibi akardı
Şimdi ikna edilmesi gerekiyordu
Kanın rengi fazlasıyla canlıydı
Neredeyse parlak
Vlad’ın midesi kasıldı
— Bu renk…
Cümleyi bitiremedi
Kanı karışıma damlattığında sıvı tepki verdi
Ama beklenen şekilde değil
Kaynamadı
Parlamadı
Sadece ağırlaştı
Hava bir anlığına çöktü
Oda daraldı
Vlad kelimeleri okumaya başladı
Her hece boğazında takılıyordu
— Beden bana ait
— Ruh bana ait
— Kan çağrıyı tanır
Son kelimede göğsü sıkıştı
Kalbi hızlandı
Ama bu vampir açlığı değildi
Bu panikti
— Vlad
— Kalbin…
— Sus
Bastırdı
Devam etti
İçinde bir şey kıpırdadı
Tanıdıktı
Soğuk
Keskin
Bir anlığına gözleri karardı
Ayakta durduğunu hissetmedi
Sonra…
Kapı
Karanlık değildi
Işıksız da değildi
Sadece ağırdı
Kapının önünde durduğunu hissetti
Ama bedenini değil
Özünü
— Oradasın
Sesi fısıltıydı
Ama karşılık geldi
Bir çekilme
Bir itme
Kapı aralandı
Soğuk içeri sızdı
Ama beraberinde açlık gelmedi
Bu yanlışlıktı
Kalbi sert bir şekilde attı
Bir
İki
Üçüncüde acı saplandı
Göğsü yandı
Nefesi kesildi
Karışım masada çöktü
Sıvı karardı
Öldü
Vlad dizlerinin üzerine düştü
Beden onu artık taşımıyordu
Ağzına metalik bir tat doldu
Kan dudaklarından aktı
Drakon yaklaştı
Ama dokunmadı
— Geri çağırmadın
— Zorladın
Vlad öksürdü
Nefes almaya çalışırken göğsü sızladı
— Hissettim
— Kapı açıldı
— Açıldı
— Ama seni tanımadı
Vlad başını kaldırdı
Gözleri hâlâ karanlıktı
— Beni reddetti
Drakon sessiz kaldı
Bu sessizlik onaydı
— Vampirlik bir lanet değildir
— Bir anlaşmadır
Vlad deftere baktı
Sayfalar eskiydi
Ama kelimeler canlı
— Anlaşma değişmiş
Kalbi hâlâ hızlı atıyordu
Çok hızlı
Çok insan
— Ve bedenim
— Çok fazla geri dönmüş
Oda yeniden sessizliğe gömüldü
Ama bu sefer umut yoktu
Sadece bir gerçek
İlk deneme başarısız olmuştu
Ve bedel çoktan ödenmeye başlamıştı

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

171okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.