14. bölüm / 25
Serüvenin BaşlangıcıDeniz Ejderhası Sergei
Bölümler 25Şu an: Deniz Ejderhası Sergei
- 1 Koruyucu'nun Yükselişi759 kelime
- 2 Gün Batımı Mağarası702 kelime
- 3 Taht Odası662 kelime
- 4 Tanrıların Merhameti816 kelime
- 5 Herokles'in Çöküşü930 kelime
- 6 Ateşin ve Gölgenin Buluşması807 kelime
- 7 Hatırlayış – Kırılan Mühür871 kelime
- 8 Sessiz Çığlıklar961 kelime
- 9 Kontrol781 kelime
- 10 Kan Bağı951 kelime
- 11 Kaderin Eşiği837 kelime
- 12 Gajın Boyutu1.089 kelime
- 13 Zincirlerin Ardındaki Ses632 kelime
- 14 Deniz Ejderhası Sergei692 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 Kaybedecek Bir Şey Kalmadığında404 kelime
- 16 Gücümüz Bedeli639 kelime
- 17 Sürgün965 kelime
- 18 Güç, İhanet ve İnsanlık613 kelime
- 19 Sessizlik417 kelime
- 20 Pelerinli Adam413 kelime
- 21 Herakles'in Planı629 kelime
- 22 Sessiz Fırtınalar276 kelime
- 23 Kırılan Zincirler662 kelime
- 24 Açığa Çıkan Plan717 kelime
- 25 Son973 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Agatha, Moon'a dönerek fısıldadı:
— Son deniz ejderhasıyım diyor. Yani bu ejderhanın anası babası yok mu? Gökten mi düştü?
Moon da aynı şekilde fısıldadı:
— Çok cahilsin. Keşke kitabı okurken bir dinleseydin beni. Efsaneler Kitabı'nda yazan şey şu: Deniz ejderhasının nesli tehlikede, çünkü asırlardır insanlar tarafından farklı amaçlarla kullanıldılar.
Afsuni (fısıldayarak):
— Moon sakin ol. Şu an en son isteyeceğim şey, sizin dev bir ejderhanın önünde kavga etmeniz. Bizi şuracıkta küle çevirir.
Sergei:
— Dev ejderhaların kulakları oldukça iyi duyar. Cahil olmak sizin sorununuzdur ama bu beni de rahatsız ediyorsa, sadece sizin sorununuz olmaktan çıkar.
Moon:
— Sergei, İlber Ortaylı'yı nereden biliyor?
Afsuni:
— Moon saçmalama, nereden bilsin onu? İnsanlardan nefret ediyor zaten.
Moon:
— Eee biz neyiz?
— Afsuni:
— Şu an sakin, fazla kurcalamayalım. Hem bu soruyu sevgiline falan sorarsın. Ne saçma soru bu.
Sergei:
— Hahahaha… sizinle çok iyi anlaşacağım.
Afsuni:
— Hadi, ben arada insanların dünyasına gidiyorum. Oradan tanıyorum. Sen nereden biliyorsun?
Moon:
— Onca şeyden buna mı takıldın? Ejderhanın bildiğine şaşırmıyorsun da benim bildiğime mi şaşırıyorsun? Koskoca ejderhanın yanında bunu mu tartışalım cidden?
Sergei:
— Gidin artık! Ve söylediklerimi unutma, Afsuni.
Moon:
— Arkamızdan alev üflemeden kaçalım buradan.
Koşarak çıkışa yöneldiklerinde ejderha birden bağırmaya ve alev üflemeye başladı.
Sergei:
— Bana ismimle hitap edin demiştim. Bana koca ejderha demeyi bırakın. Hüüü! (Ejderha alev üfleme efekti)
Moon:
— Burası çok sıcak oldu. Biraz hızlı olun.
Agatha:
— Yanık kokuyor. Sanki bir şey yanmış gibi.
Moon:
— Normal. Koskoca ejderha arkamızdan alev üfledi.
Afsuni:
— Ona artık ismiyle hitap etmeliyiz. Onu sinirlendirmeyelim. Snıff, snıff… (Afsuni'nin havayı koklama efekti.) Gerçekten de bir şey yanmış gibi.
Moon:
— Evet… koku çok yakından geliyor.
— Agatha:
— Hahahahah! Hahahahah! Özür dilerim.
Diyerek Moon'un arka tarafını gösterdi.
Afsuni:
— Hahahahahahahah! Hayatım boyunca bu kadar gülmemiştim!
Moon:
— Lannn! Lannn! On ikiden vurmuş!
Afsuni:
— İşin en kötü kısmı, yanımızda yedek kıyafet olmaması.
Moon:
— Emin misin? Boyut sakinlerini düşün, onlar bu görüntüye hazır değil.
Afsuni:
— Hırkamı al. Arkanı bununla kapatırsın.
Agatha:
— Hadi gidelim artık. Sırt çantasını almayı unutmayın.
Sırt çantasını alarak kütüphaneden ayrıldılar.
Ormandaki patika yolu kullanmayı tercih etmişlerdi.
Moon:
— Orman çok soğuk.
Agatha:
— O kadar da soğuk değil, gayet normal.
Afsuni hafif bir tebessümle:
— Tapınağa varmamıza az kaldı. Bak, hemen karşımızda.
Agatha:
— Afsuni, sen kılık değiştirirken kıyafetleri de değiştirebiliyorsun. Belki Moon için bir kıyafet yapabilirsin.
Moon:
— Bunu kıçım donmadan önce de düşünebilirdik.
Tapınağa vardıklarında onları June karşıladı. Moon, Afsuni ve Agatha tapınak odasına girdiklerinde Afsuni arkasına dönerek fısıldadı:
— Burada birbirimizden başkasına güvenmemeliyiz. Kimseye hiçbir şey anlatmayalım. Gördüklerimiz bize kalsın.
Moon:
— Haklısın. Kıyafet işini ne yapacağız?
Afsuni:
— Moon, biliyorsun ben kılığına girdiğim karakterin elbiselerini de kopyalıyorum. Yani sadece kıyafet ya da sadece kılık değiştirmeyi hiç denemedim. Bu yüzden riske girmemek adına karşımızdaki gardıroptan giyinmek daha mantıklı olacak. Üstünüzü giyindikten sonra kitapları inceleyelim. Ama June varken değil, onun gitmesini beklemeliyiz.
Moon:
— Kütüphanede kalmamız daha güvenli olmaz mı? Orada kimse bizi rahatsız edemez.
Afsuni:
— Haklısın. Kıyafetleri ve yiyecek bir şeyler alıp tekrar oraya gidelim.
Agatha:
— June, ondan şüphelendiğimizi anlamamalı. Anormal hareket etmeyelim.
Moon:
— Yaşlı bunağın daha kendinden haberi yok, hâlâ kendini genç sanıyor. Bize fazla takılmaz, merak etme. Hem bahanemiz de hazır. Bir şeyler bulabilmek istiyorsak kütüphanedeki kitapları yerinde incelemeliyiz. Sürekli tapınağa gidip gelmek zaman kaybı olur.
Afsuni:
— Tamamdır, o şekilde hallederiz.
Moon:
— Eeee…
Afsuni:
— Ne?
Moon:
— Dışarı çıkın da üstümü değiştireyim. Önünüzde şov mu yapayım?
Agatha ve Afsuni, Moon'a gülerek odadan ayrıldılar.
June onları tapınağın salonunda bekliyordu.
June:
— Bir şeyler bulabildiniz mi?
Agatha:
— Daha yeni geldik. Ne bu acele?
June:
— Kusura bakmayın. Umarım beni anlayışla karşılarsınız.
Afsuni:
— Araştırmamız daha bitmedi. Kesin bir sonuç alabilmeniz için yiyecek ve kıyafet aldıktan sonra tekrar kütüphaneye gitmeliyiz.
June:
— Orada mı kalacaksınız?
Afsuni:
— Orada çok fazla kaynak var. Hepsini incelememiz çok zamanımızı alacak. Sürekli kütüphaneden tapınağa gelip gitmek bize daha çok zaman kaybettirecek.
June:
— Orada fazla kalmak sizin için güvenli olmayabilir. Oradan getirdiğiniz kitapları burada incelemek sizin için daha iyi olacaktır.
Afsuni:
— Endişelerinizi anlıyorum. Fakat bazı şeylere kendimiz karar vermeliyiz.
June gerçekten güvenilir mi? Yoksa bu ısrarın altında başka bir niyet mi yatıyor?
Bölüm etkileşimi
