20. bölüm / 25
Serüvenin BaşlangıcıPelerinli Adam
Bölümler 25Şu an: Pelerinli Adam
- 1 Koruyucu'nun Yükselişi759 kelime
- 2 Gün Batımı Mağarası702 kelime
- 3 Taht Odası662 kelime
- 4 Tanrıların Merhameti816 kelime
- 5 Herokles'in Çöküşü930 kelime
- 6 Ateşin ve Gölgenin Buluşması807 kelime
- 7 Hatırlayış – Kırılan Mühür871 kelime
- 8 Sessiz Çığlıklar961 kelime
- 9 Kontrol781 kelime
- 10 Kan Bağı951 kelime
- 11 Kaderin Eşiği837 kelime
- 12 Gajın Boyutu1.089 kelime
- 13 Zincirlerin Ardındaki Ses632 kelime
- 14 Deniz Ejderhası Sergei692 kelime
- 15 Kaybedecek Bir Şey Kalmadığında404 kelime
- 16 Gücümüz Bedeli639 kelime
- 17 Sürgün965 kelime
- 18 Güç, İhanet ve İnsanlık613 kelime
- 19 Sessizlik417 kelime
- 20 Pelerinli Adam413 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 Herakles'in Planı629 kelime
- 22 Sessiz Fırtınalar276 kelime
- 23 Kırılan Zincirler662 kelime
- 24 Açığa Çıkan Plan717 kelime
- 25 Son973 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ari:
— Gün tamamen battığında ve ay tepeye yükseldiğinde Belgrad Ormanı’nda olmalıyız. Orada bulunan açık alana geldiğimizde ve ay ışığı pusulaya ulaştığında pusula bize rehberlik edecek.
Vlad gökyüzünü göstererek:
Vlad:
— O zaman şimdi yola çıkmalıyız. Güneş batıyor. Şimdi yola çıkarsak ay doğduğunda Belgrad’ta oluruz.
Drakon:
— Bizimle gelecek olan büyücülere ne oldu?
Ari:
— Onlar, akın akın gelen boyut sakinlerinin dikkat çekmeden yaşayabilmeleri için hazırlık yapmaya karar verdiler. Yağmurdan etkilenen büyücüler yavaş yavaş güçten düşmeye başladığı için yeni büyücülere ihtiyaç duydular.
Vlad:
— Planınız ne peki?
Ari:
— Onların bu dünyadaki yaşama uyum sağlamaları için uğraşacağız. Bu duruma hazırlıklı değildik ama öncesinde lanetli olarak kabul edilen kasabalarda bulunan evler ve okullar boşaltılmıştı. Boyut sakinlerini o kasabalara yerleştireceğiz. Orada boş bırakılan okullar da var ve bu kasabalar şehirden olabildiğince uzak, dağlık alanlarda.
Drakon:
— Lanetliyse tehlikeli olmaz mı?
Ari:
— Kasabaları kontrol ettik. Şüpheli herhangi bir şeye rastlamadık. İnsanlar açıklayamadıkları her şeyden korkarlar. Anlamadıkları bir olay olduğunda, bilgileri yoksa hayal güçleriyle açıklamaya çalışırlar.
Vlad:
— Evet… Hazırlıklar tamamsa sohbetin geri kalanına yolda devam ederiz. Ne de olsa yolumuz uzun.
Drakon:
— Hızımızı kullanamaz mıyız? Ya da ışınlanma? Neden yürümek zorundayız?
Vlad:
— Yolu bilmiyoruz ve Ari ışınlanma büyüleri konusunda uzman değil. Öyle olsaydı bize teklif ederdi.
Ari:
— Ben kehanet büyücüsüyüm. Işınlanma ve benzeri büyüleri yapamam. Sadece gelecekten gelen vizyonları görürüm ve ruhlarla iletişime geçebilirim.
Vlad:
— Şu ana kadar gerçekleşen bir kehanetin oldu mu?
Ari:
— Hayır… Ama bu akşam olabilir. Atlara binelim. Beni takip edin.
Şehirden uzaklaştıklarında atlara binerek hızla ormana yöneldiler. Ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe ağaçlar sıklaşıyor, dallar omuzlarını sıyırıyordu. Ay gökyüzünde yükseldiğinde tam vaktinde açık alana ulaşmışlardı. Pusulayı çıkardıklarında ay ışığı pusulaya vurdu ve pusula onlara gidecekleri yönü gösterdi.
Drakon ve Vlad, etraflarını saran birden fazla kişinin ayak seslerini duymuştu.
Vlad sessizce yaklaşarak:
Vlad:
— Birileri varlığımızdan haberdar. En az dört kişiler ve kim olduklarını bilmiyoruz. Dikkatli olun.
Ari:
— Eğer ilk kehanetimde gördüklerim doğruysa o buraya gelecek. Vlad… O seni ve Moon’u çok iyi tanıyor. Herokles de öyle.
Vlad:
— Kimden bahsediyorsun?
Gölgelerin içinden bastonlu ve pelerinli bir adam onlara doğru yürüdü.
Pelerinli Adam:
— Beni ne kadar çabuk unuttun, Vladimir Milanovic. Seninle tekrar karşılaşmak beni yaşlı hissettirdi.
Pelerinini çıkararak:
Pelerinli Adam:
— Hâlbuki hiç de öyle görünmüyorum… Öyle değil mi?
Vlad:
— Sen!? Öldüğünü sanmıştım!
Pelerinli Adam:
— Hâlâ çok saygısızsın. Beni nasıl küçümsersin!
Drakon:
— Galiba burada kim olduğunuzu bilmeyen tek kişi benim.
Pelerinli Adam:
— Kabalığımı mazur görün. Adım Zahir. Buraya öğrencilerimi hizaya sokmaya geldim
Bölüm etkileşimi
