7. bölüm / 25
Serüvenin BaşlangıcıHatırlayış – Kırılan Mühür
Bölümler 25Şu an: Hatırlayış – Kırılan Mühür
- 1 Koruyucu'nun Yükselişi759 kelime
- 2 Gün Batımı Mağarası702 kelime
- 3 Taht Odası662 kelime
- 4 Tanrıların Merhameti816 kelime
- 5 Herokles'in Çöküşü930 kelime
- 6 Ateşin ve Gölgenin Buluşması807 kelime
- 7 Hatırlayış – Kırılan Mühür871 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 Sessiz Çığlıklar961 kelime
- 9 Kontrol781 kelime
- 10 Kan Bağı951 kelime
- 11 Kaderin Eşiği837 kelime
- 12 Gajın Boyutu1.089 kelime
- 13 Zincirlerin Ardındaki Ses632 kelime
- 14 Deniz Ejderhası Sergei692 kelime
- 15 Kaybedecek Bir Şey Kalmadığında404 kelime
- 16 Gücümüz Bedeli639 kelime
- 17 Sürgün965 kelime
- 18 Güç, İhanet ve İnsanlık613 kelime
- 19 Sessizlik417 kelime
- 20 Pelerinli Adam413 kelime
- 21 Herakles'in Planı629 kelime
- 22 Sessiz Fırtınalar276 kelime
- 23 Kırılan Zincirler662 kelime
- 24 Açığa Çıkan Plan717 kelime
- 25 Son973 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıklarında ormandan uzaklaşmışlardı. Moon, Afsuni'ye dönerek:
-İlerledikce Elfler daha da kalabalıklaşıyor. Biri seni görmeden pelerinini ört ve başını yere ey.
Afsuni:
- Bu şekilde ilerleyemem Moon illaki biri beni tanır.
Moon:
-Seni kütüphaneme götüreceğim. Orada büyücülükle ilgili bir sürü kitap var. Eğer büyücülükle uyumluysan kılık değiştirmemize yardımcı olur.
Afsuni:
-Peki oraya nasıl gideceğiz?
Moon:
-Hiç dikkat çekmeden tabii ki ! Sevimli hayvanım Dren ile gideceğiz. O bir boyut atı son derece hızlıdır. Göz açıp kapatıncaya kadar orada oluruz. O büyülü bir yaratıktır. Senin için bir Dora'yı da çağıracağım.
Afsuni:
-Bir kaç kere görmüştüm ama hiç sürmemiştim. Bir ara bana öğretirsin.
Moon:
- Birlikte hep birlikte öğreneceğiz. Artık özgürsün! Gerçi bazen beni çok korkutuyorsun.
Afsuni:
-Neden ?
Moon:
-Yaşadıklarını hatırlamıyorsun. Yani hafızanı geri almanı içten içe istemiyorum. Yaşadıkların kolay değil. Kontrolünü kaybetmenden ve bir hata yapmandan korkuyorum. Not defteri sen de kalsın onu iyice oku. Dediklerimi anlayacaksın.
Afsuni:
- Kütüphaneye gittiğimizde okurum.
Moon:
- En iyisi bu olur,belki de bu not defteri hafızanı tetikleyebilir ve yüzük kırılırsa büyük bir ışık saçacak. Bu çok dikkat çeker.
Moon ve Afsuni Norvey de bulunan boyut taşının onarıldığı mağaraya girdiler.
Afsuni:
- Neden buradayız Moon?
Moon:
-Atları herkesin içinde çağıramazdım. Boyut atları sadece Tanrılara özel atlardır. Herkesin içinde onları çağırmam dikkat çeker.
Afsuni:
-İlerlediğimizde zaten görecekler.
Moon:
-Afsuni çok cahilsin. O kadar asır yaşadın ve her şeyden bir haber olmayı nasıl başardın bilmiyorum. Kurallara bağlılığın gözlerimi yaşarttı. Neyse ki şanslısın yanında ben varım.
Afsuni gözlerini devirerek:
- Bir şey demedim say hadi gidelim. Çağır şunu.
Moon:
-Onlar"şu"değil. Hepsinin bir ismi var . Soruna gelecek olursak. Bu atlar boyut kapısı açabiliyor direk bir delikten içeri gireceğiz.
Moon sağ elini kaldırarak avuç içine üflediğinde mavi bir duman oluşmuştu ve bu mavi duman atların şekline büründü sonrasında ise atlar dumanın içinden çıkarak Moon'u selamladılar. Afsuni şaşkınlıkla:
-Vay be
Moon:
-Hahah ! Seveceğini biliyordum. Hadi binelim sana yardım edeceğim.
Afsuni:
- Ne zaman bunu desen hayatımı sorgulamaya başlıyorum.
Moon:
-Hahahah!
Atlara bindikleri de atlar boyut açarak yer altı kütüphanesine varmışlardı. Atlarla birlikte bir anda kütüphane de belirdiklerinde oda boş bir yer olmadığından ortalık iyice dağılmıştı. Atların biri masaya diğeri ise raflardan birine çarpmıştı. Moon ile Afsuni daha çok gürültü çıkmasın diye çabucak atlarından inmişlerdi. lider olan at başını eğdiğinde Moon da başını eğdi ve alınları bir birine değdiğinde atlar birden yok olmuştu. Moon bir yandan rafları düzeltip etrafı toplamaya çalışıyor bir yandan da büyü kitabını bulmaya çalışıyordu. Afsuni de ona yardım etmeye başlamıştı. Etrafı topladıklarında Moon Afsuni'ye dönerek:
- İstersen sen Herokles'in notlarını okumaya başlayabilirsin. Ben kitabı bulduğumda birlikte büyü yapmayı deneriz.
Afsuni hiçbir şey demeden Moon'un çalışma masasına oturarak cebinden çıkardığı notları okumaya başlamıştı. Notlarda yazılanları okudukça elleri titremeye başlıyordu. Bir insan güç için bu kadar ileriye gidebilir mi? Bu kadar vicdansız olabilir mi ? Diye düşünmeye başlamıştı. Notlarda yazılanlanlara göre en son Herokles onun kalbine gümüş ok sapladığında bağırmaya başlamış ve o bitkin halde bile güç dalgaları oluşturarak Herokles'i yere sermişti. Herokles'in uyanması üç günü bulduğundan üç gün boyunca göğsüne saplanan gümüş ok ile hayatta kalabilmişti. Hemen ardından Herokles, Afsuni'yi kızgın güneşte bekleterek göğsüne tahta kazık saplamıştı. Bu halde bile hayatta kalmıştı. Zehirli çiçekler, ateşte yakmak, su da boğmaya çalışmak gibi bir çok sadist yöntemleri Afsuni'nin üzerinde denemişti ama hiç biri işe yaramamıştı. Bunların hiç biri Afsuni'yi zayıflatmaya yetmemiş aksine güçlendirmişti. Afsuni ateş,hava,su ve toprak elementlerine uyum sağlamıştı. Arka sayfaya geçtiğinde ise Herokles'in Afsuni'nin hafızasını silmek ve güçlerini kısıtlamak için özenle tasarladığı yüzüğün resmi vardı. Notlarda ise Herokles'in düşünceleri ve yüzük hakkında kısa bir bilgilendirme vardı.
"Afsuni oldukça dayanıklı ve güçlü bir çocuk. Güçlü olan herkese saygı duyuyorum fakat zayıflığa tahammülüm yoktur. Bu sebepten ötürü Afsuni'yi yanıma alarak en sadık askerim olma şerefini bahşedeceğim. Güçlerini öğrenebilmek adına onu belli başlı sınavlara sokacağım sonrasında ise hafızasını silebilmek ve güçlerini kısıtlayabilmek adına o büyüdükçe parmağına uyum sağlayan yok edilemez bir yüzük yapacağım. Yüzüğün henüz bir zayıflığı yok fakat Afsuni'yi ani duygu değişimlerinden korumak için boyut sakinleriyle aralarındaki iletişimi minimum hale getirmem gerekiyor. Ani duygu değişimleri sırasında açığa çıkan güç yüzüğü parçalamaya yetmese bile kısıtlanan güçlerinin açığa çıkmasına neden olabilir. "
Afsuni terlemeye ve zangır zangır titremeye başlamıştı. Hiç bir his ve hiçbir düşünce kırıntısı dahi hatırlamıyordu. Kendisine yapılan onca işkenceyi nasıl hatırlayamazdı. Afsuni tekrar sandalyeye oturarak ellerini başının üzerinde koydu ve gözlerini kapatarak o anları gözünde canlandırmaya çalışmıştı. Afsuni birden hızlı hızlı nefes almaya ağzından ve burnundan kan gelmeye başlamıştı. Moon endişeli bir şekilde Afsuni'ye seslenerek:
- Afsuni dur! Artık durmalısın! Baksana kendine neler yapıyorsun! Her şeyi birden hatırlamak zorunda değilsin kendine gel !
Afsuni birden gözlerini açtığında Moon etrafa yayılan güç dalgası ile birlikte yere savrulmuştu. Afsuni sanki etrafta olup bitenin farkında değilmiş gibi öylece duruyordu. Moon kendini toparlayabilmek için ayağı kalkmıştı. Afsuni'ye baktığında sanki artık bambaşka biri gibi görünüyordu. Parmağındaki yüzük yavaş yavaş çatlamaya başlıyordu. Saçı simsiyahken birden koyu mavi rengini almaya başlamış, göz rengi ise sürekli olarak değişmeye başlamıştı. Yüzük de oluşan çatlakların arasından beyaz ışıklar süzülmeye başladığında yüzük parçalara ayrılmış Afsuni ise birden yere yığılmıştı.
Bir hafta sonra :
Afsuni Moon'un yatağında uyanmıştı. Afsuni olanları hatırlamaya çalıştı. Moon'un yatağında uyanmasının önemli bir nedeni olmalıydı. Akla gelen ilk düşünceden kurtuldu. Sol elinin yüzük parmağında bir rahatlama ve gevşeme vardı. Afsuni eline baktığında yüzüğün olmadığını görmüştü. Aniden tüm anılar gözünde canlanmaya başlamıştı. Artık her şey değişmişti.
Bölüm etkileşimi
