24. bölüm / 25
Serüvenin BaşlangıcıAçığa Çıkan Plan
Bölümler 25Şu an: Açığa Çıkan Plan
- 1 Koruyucu'nun Yükselişi759 kelime
- 2 Gün Batımı Mağarası702 kelime
- 3 Taht Odası662 kelime
- 4 Tanrıların Merhameti816 kelime
- 5 Herokles'in Çöküşü930 kelime
- 6 Ateşin ve Gölgenin Buluşması807 kelime
- 7 Hatırlayış – Kırılan Mühür871 kelime
- 8 Sessiz Çığlıklar961 kelime
- 9 Kontrol781 kelime
- 10 Kan Bağı951 kelime
- 11 Kaderin Eşiği837 kelime
- 12 Gajın Boyutu1.089 kelime
- 13 Zincirlerin Ardındaki Ses632 kelime
- 14 Deniz Ejderhası Sergei692 kelime
- 15 Kaybedecek Bir Şey Kalmadığında404 kelime
- 16 Gücümüz Bedeli639 kelime
- 17 Sürgün965 kelime
- 18 Güç, İhanet ve İnsanlık613 kelime
- 19 Sessizlik417 kelime
- 20 Pelerinli Adam413 kelime
- 21 Herakles'in Planı629 kelime
- 22 Sessiz Fırtınalar276 kelime
- 23 Kırılan Zincirler662 kelime
- 24 Açığa Çıkan Plan717 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 Son973 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sergei, Zahir’in sözlerini duyduğunda, bir an için derin bir sessizlik hakim oldu. Gözleri, yıllarca kaybettiği karısının hayalini ve şimdi de Herokles’in elinde olan çocuğunun geleceğini bir arada görmeye çalıştı. Zihni karma karışık, ama aynı zamanda bir görev bilinciyle doluydu. Yıllarca beklediği an, belki de şimdi geliyordu.
Sergei, derin bir nefes alarak başını salladı.
Sergei:
-Yerini biliyor musunuz? dedi, sesinde bir umut kırıntısı vardı, fakat aynı zamanda umutsuzlukla yoğrulmuştu.
Afsuni başını sallayarak konuştu.
Afsuni:
-Harladığım kadarıyla, kalesinin altında bir tünel var. Ama o tünel... Burası, onun yaptığı en karanlık ve tehlikeli yerlerden biri. Giriş, tılsımlı bir kapıdan geçiyor. Kapının şifresi, sadece Herokles’in bildiği bir sır. Yanlış bir tuşa basarsan, anında devreye giren tuzaklarla seni ortadan kaldırır. Tünel dar, labirent gibi; içinde ne kadar yol ayrımı varsa, her biri seni başka bir felakete sürükler.
Sergei, duygularının hükmetmeye başladığı gözlerinde bir kararlılık belirdi.
Sergei:
-Bu tünel... Çocuğa nasıl ulaşacağız?
Zahir gülümsedi, fakat bu gülümseme, tehditkar bir soğukluk taşıyordu.
Zahir:
-Bize engel olma niyetinde değilsen, yolu buluruz. Ama her şeyden önce, duygularını bir kenara bırakmalısın. Herokles her geçen gün, mana topluyor. O çocuk… Eğer onu silah olarak kullanmayı başarırsa, savaşın dengesi tamamen değişir. Bizim için tek şansımız, onu oradan sağ salim çıkarmak.
Sergei biraz daha yaklaştı, sesindeki kararlılık arttı.
Sergei:
-Herokles çocukla ne yapacak?
Afsuni sesini alçaltarak konuştu.
Afsuni:
-Çocuk... Yumurta hâlinde henüz doğmamış olsa da, Herokles onu... Manipüle etmek istiyor. Gücünü, savaş alanında bir silah olarak kullanmayı. Ama bu, sadece başlangıç. Eğer çocuğun gücünü erken uyaracak olursak, Herokles tüm stratejisini kaybedebilir. Onu öldürmek, belki de onu serbest bırakmak, bizim için hem bir kurtuluş hem de bir tehlike olabilir.
Sergei, gözlerini yere kapayarak düşüncelere daldı. Karısının ölümü ve çocuğunun varlığı arasında bir denge kurmaya çalıştı, ama bir türlü çözüm bulamıyordu.
Sergei:
-Herokles... Çocuğu nasıl kullanmayı planlıyor?
Zahir gözlerini kısmıştı, fakat sonunda ağzından çıkan kelimeler netti.
Zahir:
-Mana aktarak çoçuğu uyandıracak. O çocuğun içindeki gücü ancak bu şekilde açığa çıkarabilir. Herokles, onu bir kaynağa bağlayarak, o gücü kendine çekmeye çalışıyor.
Sergei, son bir kez daha Zahir'e ve Afsuni'ye baktı. Ne kadar çaresiz görünseler de, bu yolun ona ve çocuğuna dair tek umudu verecek bir yol olduğunun farkındaydı.
Sergei:
- Yapmam gereken ne varsa yaparım. Ama unutmayın, o çocuk benim kanımdan ve her şeyimi riske atacak kadar değerli.
Zahir:
-Afsuni ve ben zincilere yükleneceğiz. Bir yandan aşırı mana yükleyeceğiz diğer yandan da zincirleri fiziksel güç uygulayarak koparacağız. Zincirlerden sadece birini bile koparsak diğerleri kendi kendine kopacaktır.
Afsuni bu yöntemden yana her ne kadar umudu olmasada Zahir'in önerisini kabul ederek ona yardım etti. Sergei olan biteni dikkatli bir şekilde izliyordu.
Afsuni bir kaç dakika sonra zincirlerden birini kırdı ve saşkınca etrafa baktı. Zincirler tek tek birbirinden ayrılarak etrafa saçılıyorlardı.
Afsuni:
-Bu kadar kolay olduğunu bilseydim önceden yapardım.
Zahir:
-Zinciri görür görmez tanıdım. Bu zincirleri neredeyse hiçbir büyü kıramaz. Onlara ne kadar büyü gücün ve bunun yanında bir fiziksel gücünün olduğunu kanıtlamak zorundasın. Herokles bu zincirleri, babasının bileklerinde görmüştü. Dedesi öldüğünde babasını kurtarmak için oraya gittiğinde babasının cansız bedenini özgür kılmak için bana yalvarmıştı.
Afsuni:
-Onun hakkında bilmediğiniz çok şey var ama onun hakkında ne duyarsam duyayım daha da öfkeleniyorum.
Zincirler kırılarak ilerlemeye devam diyorlardı. Sonunda Sergen'in bileğindeki zincir de kırılmıştı.
Sergei bileklerini hareket ettirip biraz esnedikten sonra:
-Bileklerimdeki zincir kırılsa da güçlerimi toplayan kadar burada kalmak zorundayım.
Zahir gülümseyerek:
-Gücünü toplaman için elimden geleni yapacağım.
Sergei:
-Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim ama senin bana yardım etmek için bir sebebin var mı?
Zahir:
-Herokles ya da diğerleri beni nasıl görüyor bilmiyorum ama ben kendimi evlatlarının sorumluluğunu alması gereken bir baba gibi hissediyorum . Onları öğrencim olarak ben seçtim ve her birinde kendimden bir parça gördüm. Şimdi ise benim yanlış seçimim yüzünden herkes zarar görüyor.
Sergei, sinirli bir halde:
-Keşke, bu kararı alman bu kadar uzun sürmeseydi. Çocuklarından biri benim çocuğumun hayatını mahfetti!
Moon işlerin kızoşacağını anladı ve araya girdi.
Moon:
-Sergei, en son sinirlendiğinde az daha kül oluyordum. Lütfen biraz sakin olur musun? Ve artık geleceğe dair daha büyük umutların var değil mi? Bak zincirlerden kurtuldun ve yavaş yavaş güçlerini toplayacaksın.
Sergei gözlerini devirerek:
-Oo bakıyorum birileri adımı öğrenmiş. Demektir ki biraz kızartmak işe yarıyor.
Moon bir kaç adım daha geri giderek:
-Hayır, şiddet her şeyi çözmez.
Sergei:
-Tamam, biraz ağırdan almayı deneyelim. Herokles'in kendi sonunu hazırladığından eminim. Yumurtayı kolayca açamaz ama ne olur ne olmaz oraya bir gözcü gönderip son durumdan haberdar olmalıyız.
Bölüm etkileşimi
