Kırılan Zincirler

Vaveyla Yazarı: Senanur Küçük

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Kırılan Zincirler

Moon tünelin girişine doğru yürürler kendi durdu. Diğerlerini de durdurarak:

—Aşağıya inerken göz kararması, bütün kanaması gibi durumlarla karşı karşıya kalırsanız, sizi tünelden çıkaracağım. Bizi beklemeniz için tapınağa götüreceğim.

Hepsi hep bir ağızdan Moon'un söylediklerini kabul ettiler.
Zahir tünele adım atar atmaz bir ışık yaktı ve etrafı incelemeye başladı. Vlad ve Drakon diğerlerini takip ediyorlardı.

Kütüphane salonuna geldiklerinde masanın üzerine,etrafına dizilmiş kitaplar ve bomboş raflarla karşılaştılar. Kitapların ardında duran masanın etrafında dizili duran sandalyelerden birinde düşünceli bir şekilde duran Afsuni içeri girenleri görünce şaşkınlığını gizleyemedi. Vlad ve Drakon, Afsuni'ye sıkıca sarıldılar.

Drakon:
—Görüşmeyeli nasılsın?

Afsuni:
—İyi olmak için gayret gösteriyorum.

Vlad:
—Senin yanındayız. Bize yaptığın iyiliği karşılıksız bırakmayacağız.

Afsuni:
—Teşekkür ederim. Şu an her türlü yardıma ihtiyacım var. Kendimi kontrol etmekte zorlanıyorum.
Zahir, bir süre onları izledikten sonra Afsuni ile tokalaştı.

Zahir:
—Ben bunun için buradayım.
Afsuni:
—Özür dilerim. Sizi tanıyamadım.
Moon heyecanla araya girdi.
Moon:
—O bizim öğretmenimiz. Vlad, Herokles, ben ve bir kaç tanrının hocası, baş simyacı Zahir.
Afsuni:
—Bu kadar büyük bir insanı şu an tanımak benim için büyük kayıp. Sizinle daha önceden görüşmek isterdim.

Zahir:
—Bende öğrencilerimle gurur duyduğum o dönemlere geri dönmek isterdim ama işler her zaman istediğimiz gibi gitmiyor. Bir süre onları izledim, onları takip ettim ve artık sorumluluk alma vaktimin geldiğini gördüm. Bu yüzden buradayım.
Moon ve Vlad' ın yüzleri düşmüş, mahçubiyetle öğretmenlerinin yüzüne baktılar. Sonrasında Afsuni oturmaları için sandalyeleri işaret etti.
Afsuni:
—Gelin oturalım uzun yoldan gelmişsiniz belli. Dışarda neler olup bittiğinden az çok haberiniz vardır.

Vlad:
— Dışarda kaos hakim. Herokles'in yağdırdığı yağmur yüzünden güçlerini yitirenler olduğu kadar, hayatlarını kaybedenler de oldu. Melezlerin azınlık kısmı bu yağmurdan etkilenmediler. Onlarda ailelerini alıp kaçtılar. Çelm sokağında konuşulanlar dan yola çıkarak, Herokles kendisine sadık kalanlarla oluşturduğu bir ordu toplamış. Kendisine karşı çıkan herkesi esir almış. Senin ortaya çıkmanı bekliyor.

Drakon:
—Bize yardım etmek isteyen bir çok kişi var fakat senin durumundan pek emin olmadıkları için pek rahat değiller. Sen savaştan nefret edersin.

Afsuni bir süre sessizleşti, düşünceli bir şekilde yere baktı.

Afsuni:
—Yapacak daha iyi bir şeyimiz var mı? Savaştan başka bir yol yok. Bütün yolları kapatan kendisi! Ondan bahsederken bile...

Neden? Otorite için, güç için bu kadar vahşice hareket eden birine acıyacak değilim. O bana acımadı... O aileme acımadı! Savaşı sevmiyorum evet! Ama yaptığı bunca şeye rağmen iyilik meleği gibi köşeye çekilemem.

Moon tedirgin bir şekilde:

—Afsuni, güçlerini tam olarak kontrol edebildiğin sürece istediğini yapabilirsin. Hedefimiz, Herokles tamam mı? Eğer kontrolü kaybedersen masumlarda zarar görür.

Afsuni derin bir iç çekerek:
—Evet, benim amacım da o ne olduğunun farkındayım. En ufak bir öfke nöbetimde bile yer sallandı. Sergei az kalsın ölüyordu.

Vlad:
—Sergei kim?
Moon usulca fısıldayadak:
—Aşağıda tünel'de kocaman bir deniz ejderhası var onun adı Sergei

Vlad da aynı şekilde karşılık vererek:

—Peki neden fısıldayarak konuşuyoruz.

Agatha gülerek:

—Moon, en son Sergei'e koca ejderya dediğinde kıçında devasa bir yanık oluşmuştu.

Herkes,hep bir ağızdan gülmeye başladığında Zahir sessizliğini bozarak kahkaha atmaya başladı. Moon'u işaret ederek:

—Önceden de böyleydi. Aklında ne varsa söylerdi. Hahaha! Bu konu hakkında çok endişe ederdim.

Agatha:
—Hahahahahah!

Moon konuyu değiştirmek istedi:
— Sergei'nin Ayağındaki zinciri bir türlü çıkaramadık. Herokles onun eşini öldürüp çocuğunu kaçırmış. Yumurtayı açmak içinde gereken manayı toplamaya çalışıyor. Sergei de burada hapis kaldı.

Zahir, kaşlarını çatarak:

—Buradaki bunca kitaptan her hangi bir şey bulamadınız mı?

Afsuni:
—Bulabildiğimiz tek şey ailemin ne amaçla öldürüldüğü... Onların genleri ile Herokles kendini güçlü kılacak bir şey planlamış.

Zahir'in gözleri fal taşı gibi açılarak:
—Bu kadar zalim olabileceğini hiç düşünmemiştim. Eğer düşündüğüm şeyse... Hayır, hayır düşünmek istemiyorum.

Zahir birden ayağı kalkarak:

— Sergei nerede ? Eğer zincirleri görebilirsem onun için bir şeyler yapabilirim.

Moon rafta duran tek kitabı kendine doğru çektiğinde raflar aralanmış, Sergei'in bulunduğu tünelin girişi görülmüştü. Herkes tekli sıra halinde tünelden geçtiler. Tünelin sonundaki geniş alana geldiklerinde Sergei'in kanat seslerini duydular. Uçurumun aşağısından yukarıya doğru yükselen Sergei bir kayanın tepesine kondu.

Sergei:

—Yeni yüzler görüyorum.

Her birin teker teker kendilerini tanıttılar. Sergei düşünceli bir şekilde Zahir'e baktı.

Zahir:

—Ayağındaki zinciri yakından görebilirsem seni buradan kurtarabilirim ama bunun karşılığında senden bir şey isteyeceğim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

168okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.