Gücümüz Bedeli

Vaveyla Yazarı: Senanur Küçük

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 25Şu an: Gücümüz Bedeli

Herokles en güçlü genleri tek tek tespit ederek karmaşık bir karışım hazırlamıştı. Hazırladığı serumu çalışma masasının üzerine bıraktı ve arkasındaki iksir dolabının aynasından kendisine baktı. Gözleriyle kendi yansımasını incelerken dudaklarından mırıldanan sözler döküldü.
“Dünyadaki mutlak güç bilgidir. Ve ben edindiğim tüm bilgi ve tecrübeyi mutlak güç olmak için kullanacağım. Evet, doğuştan gelen yeteneklere sahip değilim ama kendi gücümü kendim yaratacağım. Kimseye yenilmeyeceğim. Bu dünyada benim düzenim, benim hükmüm sürecek. Bu uğurda feda edilen canlar boşa gitmeyecek. Aldığım hiçbir candan suçluluk hissetmiyorum. Her şey feda edilmeye değerdi. Ben yapmasaydım bir başkası zaten yapacaktı. Güç… Güçlü olmak her canlının mutlak amacı. Bu dünyada zayıflar ezilir. Ben zayıf değilim. Olmayacağım. Hayır… Hayır, zayıf olamam. Gerekirse bu uğurda ben de öleceğim.”
Çalışma masasındaki karışımı seruma enjekte etti. Ardından kendisine damar yolu açarak iğneyi bileğine sapladı. Serum damarlarına karıştığı anda bilinci sarsıldı ve zihni geçmişe sürüklendi.
Yıl 1897
Herokles, Sansai’de sahaf olarak çalışan dedesinden büyücülük eğitimi alıyor, bir yandan da dükkândaki kitapları düzenliyordu. Dedesi Zaes onu sert bir sesle yanına çağırmıştı.
“Herokles, çabuk masanın üzerindeki adam otunu ve Saye yaprağını al da buraya gel.”
Herokles bitkileri alıp dedesinin yanına giderken ayağı masanın yanındaki tabureye takıldı ve yere kapaklandı. Bunu gören Zaes öfkeyle bağırdı.
“Sen daha malzemeleri bile taşımaktan acizsin! Seni bu ailenin gururu olman için yetiştiriyorum ama sen sakarsın! İksirleri bile doğru düzgün yapamıyorsun. Ya eksik koyuyorsun ya fazla! Beceriksiz! Bu dünyada senin gibiler için yer yok! Yıkıl karşımdan!”
Zaes tahammülsüz, ne yapacağı kestirilemeyen bir adamdı. Herokles’in babası Rast bu baskıya daha fazla dayanamamış ve ailesini terk etmişti. Ne yaparsa yapsın Zaes hiçbir zaman memnun olmamış, onu sürekli eleştirmişti. Son darbeyi ise Rast’ın eşi öldüğünde vurmuştu.
“Kendin gibi zayıf ve ahmak bir eş seçtin. Umarım torunum size benzemez.”
Bu söz Rast’ı tamamen çileden çıkarmıştı. Ya babasını öldürecek ya da oğlunu alıp gidecekti. Evi terk etmeye hazırlandığı sırada Zaes onu yakaladı ve tek bir büyüyle duvara savurdu. Rast’ın ağzından ve burnundan kan geliyordu.
Kendini toparlayıp ayağa kalktığında öfkeyle bağırdı.
“Hiçbir şey seni memnun etmeyecek! Bırak da gidelim! Utanç duyduğun oğlun ve torunun olmadan yaşa!”
Zaes bu sözlere gülerek karşılık verdi.
“Torunum asla bir utanç olmayacak. İzin vermeyeceğim.”
Herokles’i yanına çekti. Rast öfkeyle ileri atılacakken Zaes ondan önce davranmış ve onu oracıkta öldürmüştü.
Sonra Herokles’e döndü.
“Bak. Baban seni terk etti. Güçsüz olmak onun tercihiydi. Şimdi o öldü, ben hayattayım. Güçlüyüm. Güçlüyle zayıf arasındaki farkı iyi gör. Sen hangisini seçeceksin?”
Herokles’i omuzlarından tutup sertçe sarstı.
“Zırlamayı kes ve cevap ver! Zayıf mı olacaksın, güçlü mü?”
Herokles gözyaşlarını silip titreyen bir sesle fısıldadı.
“Güçlü olacağım.”
“Yüksek sesle!”
Korkuyla bağırdı.
“GÜÇLÜ OLACAĞIM!”
Zaes bu cevaptan memnun bir şekilde gülümsedi. Herokles dedesinin onu da öldürmesinden korkuyordu. Bu yüzden ne derse yapıyordu. Zaes ise oğluna duyduğu nefreti torunundan çıkarıyordu.
Herokles korku içinde dükkândan kaçtı. Nereye gittiğini bilmeden koştu. Kalbi göğsünü parçalayacak gibiydi. Bir ara sokakta durup beyaz mermer bir basamağa oturdu. İleri geri sallanarak mırıldandı.
“Ben ölmeyeceğim. Güçlü olacağım. Dedem beni de öldüremeyecek. Ben onu öldüreceğim. Zayıf olmayacağım. Güçlü… Güçlü olacağım.”
Günümüz
Gök Saray – Gizli Laboratuvar
Yıl 2023
Herokles gözlerini açtığında bir süre nerede olduğunu anlayamadı.
“Laboratuvardayım… Bilincimi kaybetmişim. Serum bitmek üzere. Dayanmalıyım.”
Sandalyede yavaşça dönerek aynaya baktı. Burnu kanıyordu. Göz bebekleri ve ten rengi değişmişti. Gözleri kedi gözlerine benziyordu. Teni neredeyse bembeyaz ve parlaktı. Saçları uzamış, gri bir tona bürünmüştü.
Karşısındaki kişi artık tanıdığı Herokles değildi.
Serum tamamen bittiğinde ayağa kalkmaya çalıştı. Görüşü keskinleşmişti. Kulakları en ufak sesi bile ayırt edebiliyordu. Şaşkınlık yerini sevinç dolu bir çılgınlığa bıraktı.
“Başardım… Demek güçlenmek için yenilmek ve risk almak gerekiyor. Ama… dur. Erken sevinme Herokles. Zayıf yönlerin olabilir. Güçlerini test etmelisin. Evet… test etmeliyim.”
Metanetli ve ciddi duruşundan eser kalmamıştı. Kendi kendine konuşuyor, düşünceleri kontrolsüzce akıyordu. Bir süre sonra başı dönmeye başladı ve bayılarak yere yığıldı.
Gen transferi onu fazlasıyla yormuştu. Bu halde kendini test etmeye çalışması delilikti. Belki de bayılması hayatını kurtarmıştı.
Çünkü bu dünyada güç kadar, şans da belirleyiciydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

171okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.