Sınıftaki Eksik Sıra

Yazar: Berfin Nayci

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 58Şu an: Sınıftaki Eksik Sıra
  1. 1 Mühürlenen Sessizlik333 kelime
  2. 2 Konakta Soğuk Rüzgarlar390 kelime
  3. 3 Fırtınadan Önceki Çığlık465 kelime
  4. 4 Hayallerin Kırılışı277 kelime
  5. 5 Yarım Kalan Rüya432 kelime
  6. 6 Yıkılan Hayaller284 kelime
  7. 7 Yıkım374 kelime
  8. 8 Gelin Çıkışı319 kelime
  9. 9 Sınıftaki Eksik Sıra343 kelime · Okuduğun bölüm
  10. 10 Yarım Kalan İsyan399 kelime
  11. 11 Kapıdaki Cellat331 kelime
  12. 12 Beyaz Kefen449 kelime
  13. 13 Beyaz Kefen devamı364 kelime
  14. 14 Beyaz Kuşak ve Kanlı Düğün380 kelime
  15. 15 Düşman Eşiği357 kelime
  16. 16 Kızıl Duvak, Kara Yazı397 kelime
  17. 17 Kimssesiz bir savaş353 kelime
  18. 18 Avludaki Soğuk Savaş454 kelime
  19. 19 Mirasın Gölgesinde298 kelime
  20. 20 Veliaht Müjdesi267 kelime
  21. 21 Zehirli Lokmalar416 kelime
  22. 22 Mutfakta İlk Çatışma267 kelime
  23. 23 Silenen göz yaşları468 kelime
  24. 24 Uykusuz bir gece411 kelime
  25. 25 Gece Yarısı Sınavı448 kelime
  26. 26 Avludaki İsyan337 kelime
  27. 27 Kadınlar Meclisi316 kelime
  28. 28 Neşeli Kalabalık371 kelime
  29. 29 Kuzen Desteği374 kelime
  30. 30 Genç Tayfa381 kelime
  31. 31 Mirza ve Hazal: Sessizliğin Dili381 kelime
  32. 32 Meydandaki Gerginlik386 kelime
  33. 33 Meydandaki Tesadüf383 kelime
  34. 34 Gönüldeki Gizli Aşkın Yükü369 kelime
  35. 35 Kanun mu? Töre mi?408 kelime
  36. 36 Kanun ve Töre Arasında477 kelime
  37. 37 Gözlerde Sönmeyen Ateş421 kelime
  38. 38 İstanbulun Keskin Nefesi421 kelime
  39. 39 Töre ve Kanunlar444 kelime
  40. 40 Töreye karşı kanun336 kelime
  41. 41 Sabah Kahvesi ve Adalet320 kelime
  42. 42 Meydanda Kanun Ordusu466 kelime
  43. 43 Mardinfe kopan fırtına390 kelime
  44. 44 Törenin Sarsılan Surları: Yeni Anayasa410 kelime
  45. 45 Pelin’in Gözyaşları ve Kanun Kalkanı394 kelime
  46. 46 Adaletin Işığı406 kelime
  47. 47 Parçalanan Umutlar364 kelime
  48. 48 Göz yaşlarının bedeli323 kelime
  49. 49 Boran’ın İsyanı:436 kelime
  50. 50 Kafesteki Serçe334 kelime
  51. 51 Gölgenin Gücü540 kelime
  52. 52 Fırtınadan Sonraki Sessizlik: Odadaki İki Yabancı436 kelime
  53. 53 Masadaki Mucize: Boran Ağa’nın Gizli Hediyesi341 kelime
  54. 54 Kayanın Yumuşadığı An: İlk Sarılış396 kelime
  55. 55 Kitaplardan Hayata: Alya’nın İlk Müdahalesi334 kelime
  56. 56 Fırtınadan Doğan Mucize: Hoş Geldin Atlas Bebek323 kelime
  57. 57 Ağanın Hediyesi: Alya’nın Çalışma Odası322 kelime
  58. 58 Şeref Ziyafeti: Konak Avlusunda Büyük Kutlama399 kelime

Mardin’in üzerine doğan güneş, okulun pencerelerinden

içeri her zamanki gibi sızıyordu ama sınıftaki o en ön

sıra, Alya’nın her sabah heyecanla açtığı kitaplarından

mahrum kalmıştı. Matematik öğretmeni Başak Hanım,

sınıfa elinde son deneme sınavının sonuçlarıyla,

yüzünde bir gurur gülümsemesiyle girdi. Gözleri ilk

olarak en başarılı öğrencisini aradı.

Başak Hanım masasına yaklaştı, gözlüklerini düzeltti ve

sınıfa göz gezdirdi. Alya’nın sırasının boş olduğunu

görünce duraksadı.

Başak Hanım: "Günaydın çocuklar. Alya nerede? Hasta

mı yoksa? Bu sınav sonuçlarını görmeyi en çok o hak

ediyordu, tıp fakültesi için harika bir puan almış."

Sınıfa ağır bir sessizlik çöktü. Nehir başını sıraya

koymuş, omuzları sarsılarak ağlıyordu. Defne ise gözleri

kan çanağına dönmüş bir halde ayağa kalktı. Sesi

titriyordu.

Defne: "Alya... Alya bir daha gelmeyecek hocam."

Başak Hanım: (Kaşlarını çatarak, endişeyle yaklaşır)

"Ne demek gelmeyecek Defne? Ailesiyle mi ilgili bir

durum? Taşınıyorlar mı yoksa?"

Defne: (Hıçkırarak) "Evlendirdiler hocam... Dün gece

nişanı yapıldı. Boran Ağa ile... Kan davası bitsin diye

Alya’yı feda ettiler."

Başak Hanım: (Donup kalır, elindeki kağıtlar yere düşer)

"Ne? Ne diyorsun sen Defne? Alya daha çocuk! On yedi

yaşında... Onun hayalleri vardı, doktor olacaktı o! Kim,

nasıl cesaret eder böyle bir şeye?"

Nehir: (Başını kaldırarak, öfkeyle) "Töre dediler hocam!

'Kan dursun' dediler, Alya’nın hayatını o kanın içine

attılar. Dün gece evinin önündeydik, camdan bize son

kez baktı... Sanki ölüme gider gibiydi."

Başak Hanım: (Sinirle yumruğunu kürsüye vurur) "Bu

bir cinayettir! Bu bir çocuğun geleceğine suikasttır!

Zelal Ağa ile konuşacağım... Bu çağda, böyle bir zeka,

böyle bir idealist ruh nasıl olur da bir 'bedel' olarak

verilir?"

Defne: "Konuşamazsınız hocam... Silahlı adamlar

kapıda nöbet tutuyor. Alya artık o okul formasını bir

daha asla giyemeyecek. Kitaplarını bize verdi, 'Siz

benim yerime de doktor olun' dedi."

Başak Hanım: (Gözleri dolar, camdan dışarı, Mardin'in taş binalarına doğru bakar)

"Yazık... Çok yazık. Bir şehri kurtaracak olan elleri, bir

konağın mutfağına mahkum ettiler. Alya o kalemleri

tutmalıydı, o yüzükleri değil..."

Başak Hanım, yerdeki sınav kağıdını aldı. Alya'nın

isminin yanındaki o tam puan, şimdi bir veda mektubu

gibi acı veriyordu. Sınıf o gün ilk kez ders işlemedi;

çünkü Mardin’in sessiz çığlığı, o sınıfın koridorlarında

yankılanmaya başlamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

625okunma 10beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…