56. bölüm · MARDİNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI
Kitaplardan Hayata: Alya’nın İlk Müdahalesi
Gece yarısı saat üç olmuştu. Konağın üzerine zifiri bir karanlık ve derin bir sessizlik çökmüştü. Herkes uykudayken, alt kattaki odaların birinden yükselen acı bir çığlık bu sessizliği bıçak gibi kesti. Boran Ağa'nın kardeşi Baran Ağa’nın eşi Dilan Hanım’ın aniden doğum sancıları tutmuştu. Zamanından önce gelen bu sancı, konaktaki herkesi bir anda büyük bir telaşa sürükledi.
Alya’nın Dilinden
Uykumun en derin yerinde, koridordan gelen çığlıklar ve aceleci ayak sesleriyle sıçrayarak uyandım. Boran da yanımda anında dikilmişti. Üzerimize hırkalarımızı alıp hızla koridora çıktığımızda, Baran’ın odasının önü ana baba gününe dönmüştü. Baran korkudan ne yapacağını bilemez halde karısının elini tutuyor, Zümrüt Hanım ellerini dizlerine vuruyor, Daya Hatun ise içeriye sıcak su yetiştirmeye çalışıyordu.
Dilan, yatakta acı içinde kıvranıyor, alnından boşalan terler yastığını ıslatıyordu. Doğum zamanından önce başlamıştı ve Baran’ın çaresizliği gözlerinden okunuyordu.
Zümrüt Hanım: (Feryat ederek) "Boran’ım! Baran, yetişin! Dilan erken sancılandı bebek ters geliyor belli ki! Baran’ın eli ayağı dolandı, ebeyi çağırın, bir şey yapın!"
Baran Ağa: (Korku ve panikle abisine bakarak) "Abi, yollar çamur içindedir, kasabadaki doktorun buraya gelmesi saatler alır! Dilan ölüyor abi, bir şey yap!"
Boran, kardeşinin ve Dilan’ın bu çaresiz halini görünce bir an duraksadı. Herkes panik içindeyken, gözüm odamızdaki masanın üzerinde duran, Boran’ın bana dün sabah aldığı o yepyeni tıp kitaplarına kaydı. İçimde bir şeyler çıt etti. Korkuyu bir kenara fırlatıp öne atıldım.
Alya: "Çekilin! Herkes sakin olsun, Dilan’ın nefes alması gerek. Baran, karının yanında kal ve sakinleştirmeye çalış. Daya Hatun, bana temiz bez, alkol ve sıcak su getirin!"
Zümrüt Hanım gözlerini belerterek bana baktı, tam "Sen ne anlarsın!" diye bağıracaktı ki Boran onun önünde bir duvar gibi dikildi. Boran’ın gözleri önce kardeşi Baran’a, sonra da bana kaydı. Kararını vermişti.
Boran Ağa: (Annesini susturarak, bana dönüp) "Alya... Kardeşimin karısı da, doğacak bebek de sana emanet. O kitaplarda ne yazıyorsa yap, kurtar onları!"
Boran’ın bu güveni içimdeki korkuyu tamamen sildi. Baran da minnetle bana bakarken, odanın kapıları kapandı. Ben, ömrümde ilk kez teoride okuduğum o zorlu tıp bilgilerini pratik hayata dökmek, bir anne ile bebeğin canını kurtarmak için yatağın kenarına diz çöktüm.
