KOR kitap kapağı

21. bölüm / 30

KOR

Bölüm 21 | Aras Alkan.

Vaveyla Yazarı: Melisa Özgün

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: Bölüm 21 | Aras Alkan.

KARAN ALKAN

Sessizlik. Aras başını hafifçe eğdi. “Demek hâlâ kızgınsın.”
“Cevap vermeye gelmedim.”
“Zaten sormadım.”
Sözlerim dümdüzdü. Aras’ın bakışları omzumun üzerinden evin içine kaydı. O anda Koridordan gelen hafif ayak sesini duydum. Lalin.
Refleks. Düşünmeden Bir adım öne çıktım. Kapıyı biraz daha bedenimle kapattım. Aras’ın görüş açısını tamamen kestim. Farkında bile olmadan Onu arkamda bırakmıştım. Aras bunu fark etti. Gözleri bir an bana takıldı. Sonra Çok hafif gülümsedi.
“İçeride biri var.”
Cevap vermedim.
“Lalin.” dedi bu kez.
İsmi özellikle seçmişti. Çenem istemsizce sıkıldı. “Sana isim söyleyen olmadı.”
“Hayır.” Omuz silkti. “Ama tahmin etmek zor değildi.”
Arkamdan Lalin’in sesi duyuldu. “Karan…”
Başımı bile çevirmeden konuştum. “Odana git.”
Lalin birkaç saniye sustu. “Neden?”
“Git.” Bu kez sesim daha sert çıkmıştı.
Onun gitmesini istemiyordum. Onu Aras’tan uzak tutmak istiyordum. Lalin beni tanıyordu artık. Sesimdeki değişikliği anlamış olmalıydı Çünkü hiçbir şey söylemeden geri çekildi. Koridor yeniden sessizleşti.
Aras gözlerini benden ayırmadı. “Onu koruyorsun.”
“Bu seni ilgilendirmez.”
“Eskiden de böyleydin.”
İlk kez gözlerinin içine baktım. “Eskiden sen vardın.”
Sözlerim havada asılı kaldı. Aras’ın yüzündeki ifade küçücük bir an için değişti. Sonra yeniden sakladı. “İçeri girmeyecek miyim?”
Kapının kolunu biraz daha sıktım. “Buraya neden geldin?”
“Konuşmaya.”
“Geç kaldın.”
“Biliyorum.”
“Yıllarca.”
Sessizlik. Aras valizini yavaşça yere bıraktı. “Yine de geldim.”
Derin bir nefes aldım. İçimdeki öfke geçmek bilmiyordu. Sonunda kapının önünden çekildim. “Beş dakikan var.”
Aras hafifçe başını salladı. İçeri girdi. Tam yanımdan geçerken alçak bir sesle konuştu.
“Bu kez…beni dinle.”
Kapıyı sessizce kapattım. Arkasını dönmeden son bir cümle söyledim.
“Bu eve misafir olarak giriyorsun Aras, kardeşim olarak değil.”
Kapıyı arkamdan sessizce kapattım. Ev bir anda daralmış gibiydi. Aras, valizini kapının yanına bıraktı. Ne salona geçti Ne de etrafına baktı. Sadece olduğu yerde durdu. Yıllar sonra ilk kez aynı çatının altındaydık Ve söyleyecek onca şeye rağmen İkimiz de susuyorduk.
Sessizlik bazen kelimelerden daha ağırdı.
“Beş dakikan vardı.” dedim.
Aras başını hafifçe eğdi. “Eskisi gibisin.”
Cevap vermedim.
“Konuş.”
Bakışlarını üzerimden ayırmadan derin bir nefes aldı.
“Önce şunu söyleyeceğim. Eğer sözümü kesersen… Bir daha anlatmam.”
Çenem istemsizce sıkıldı. “Beni tehdit etmeye mi geldin?”
“Hayır.”
“uyarmaya geldim.”
Acı bir tebessüm geçti yüzümden. “Yıllar sonra aklına ilk gelen bu mu oldu?”
Aras gözlerini kaçırdı. “Sana borçluydum.”
“Borcunu ödedin.” dedim sertçe “Gittiğin gün.”
Sessizlik yeniden aramıza oturdu. Bu kez ilk konuşan yine Aras oldu. “Derin Erçağ…” İsmi duyduğum an kaşlarım çatıldı. “…ölmedi.”
O an Sanki evdeki bütün sesler sustu. Ne saatin tik takı Ne dışarıdan geçen arabaların uğultusu Hiçbirini duymuyordum. Sadece onu.
“Ne dedin?”
Sözler ağzımdan istemsizce döküldü.
“Derin Erçağ yaşıyor.”
Gözlerimi ondan ayırmadan birkaç adım yaklaştım. “Bu imkânsız.”
“Biz de öyle sandık.”
“Kim sandı?”
“Babam.”
İçimde kötü bir his büyümeye başladı “Devam et.”
Aras ceketinin iç cebinden eski, yanık izleriyle kaplanmış küçük bir fotoğraf çıkardı. Masanın üzerine bıraktı.
Fotoğrafın kenarları kömür gibi kararmıştı. Ortasında ise Bir ev. K-17. Parmağıyla fotoğrafı işaret etti.
“Her şey burada başladı. Yalıdere yangını Derin Erçağ Ve babam.”
Kalbim her cümlede biraz daha ağırlaşıyordu.
“Babam…” İlk kez sesi titredi. “yangın gecesi Derin Erçağ’la aynı evdeydi.”
Başımı kaldırıp gözlerinin içine baktım “Saçmalık.” Dedim.
“Keşke.”
Aras acı acı gülümsedi. “Yalan olmasını ben de isterdim.”
Sessizlik..
Yavaşça fotoğrafı elime aldım. Yanık izlerini parmağımla takip ettim.
“K-17…” diye mırıldandım. Aras başını salladı.
“O ev sadece bir ev değil. Babam yıllardır orayı boşuna korumuyor.”
“Neyi saklıyor?”
Aras birkaç saniye sustu.
Sonra öyle bir cümle kurdu ki Nefesim boğazımda düğümlendi.
“Derin Erçağ’ın ölmediğini kanıtlayan her belge K-17’nin içinde.”
Yüzümdeki bütün ifade silinmişti. Aras devam etti. “Ve sadece o da değil. Alkan Holding’in kuruluşundan beri gizlenen bütün evraklar… Yalıdere yangınının gerçek raporu Sigorta kayıtları Tanık ifadeleri Hepsi orada.”
İstemsizce güldüm. Ama bu bir kahkaha değildi. İnsanın inanamadığında attığı o kısa, boş gülüştü. “Bana bunu neden şimdi söylüyorsun?”
Aras’ın yüzü ilk kez değişti. Yıllardır taşıdığı yük omuzlarına yeniden çökmüş gibiydi.
“Çünkü…” Derin bir nefes aldı. “babam hareket etmeye başladı.”
“Geciktik. Çok geciktik. Eğer K-17 bizden önce açılırsa…”
Sözünü tamamlayamadı. Ben tamamladım.
“her şey biter.”
Aras gözlerini kapattı. “Hepimiz için.”
Salondaki sessizlik yeniden çöktü. Elimdeki yanık fotoğrafa baktım. Sonra Koridora. Lalin’in odasının kapısı kapalıydı. İçimde tek bir düşünce yankılanıyordu. Onu bu işin dışında tutmalıydım. Ne pahasına olursa olsun.
Arabayı şirketin kapalı otoparkına bıraktığımda saat neredeyse üçü gösteriyordu.
Motoru durdurdum. Hiç konuşmadan emniyet kemerimi çözdüm. Yan koltukta oturan Aras camdan dışarı bakıyordu.
“İn.” dedim.
Başını bana çevirdi. “Sakin ol.”
Kapıyı açarken kısa bir kahkaha attım. “Bunu bana söyleyecek son kişisin.”
Arabadan indik. Birkaç adım arkamdan yürüyordu. Eskiden de böyleydi. Ben önde O birkaç adım geride Ama bu kez aramızdaki mesafe adımlarla ölçülecek kadar kısa değildi. Şirketin döner kapısından içeri girdiğimiz anda bütün bakışlar üzerimize döndü.
Resepsiyondaki kadın ayağa kalktı. “Karan Bey…”
Sonra Aras’ı gördü. Yüzündeki ifade dondu. “Hoş…”
Cümlesini tamamlayamadı. Aras hiçbir şey söylemedi. Asansöre yöneldim. Düğmeye bastım. Kapılar açıldı. İkimiz de içeri girdik. Kapılar kapanırken aynadaki yansımamıza baktım. Birbirimize ne kadar benziyorduk Ve ne kadar yabancıydık.
“Asıl sebep ne?” dedim.
Aras başını kaldırdı. “Neyin?”
“Dönmenin.”
Uzun süre sustu. Sonra sadece “Vicdan.” dedi.
İçimden gülmek geçti. “Aynı bahaneyi babam da kullanıyor.”
Kapılar açıldı. Toplantı katına gelmiştik. Koridorun sonunda büyük toplantı salonunun kapısı açıktı. İçeriden konuşma sesleri geliyordu. Kapıya doğru yürüdüm.
Tam içeri gireceğim sırada Aras kolumu tuttu. İlk kez bana dokunuyordu.
“Karan.”
Elini yavaşça kolumdan indirdim. “Bir daha yapma.”
Hiç itiraz etmedi. Sadece geri çekildi. Kapıyı açtım. İçeride ilk konuşan Murat Yılmaz’dı.
“…bu yatırım bizim için-”
Cümlesi yarıda kaldı. Çünkü beni değil Arkamdaki Aras’ı görmüştü. Sessizlik. Koca odada tek bir ses bile çıkmıyordu. Murat Yılmaz ayağa kalktı. Sena’nın elindeki kalem masaya düştü. Ve Babam İlk kez Yüzündeki ifadeyi kaybetti.
Gözleri doğrudan Aras’a kilitlendi. Kimse konuşmuyordu. Babam yavaşça ayağa kalktı.
Bakışlarını Aras’tan ayırmadan konuştu “Demek döndün.”
Aras başını hafifçe eğdi. “Evet.”
Babam birkaç saniye boyunca yalnızca ona baktı. Sonra Sanki yıllardır beklediği bir çalışanı görmüş gibi dümdüz bir sesle konuştu.
“Geç kaldın.”
Aras’ın cevabı beklediğimden daha sakindi. “Biliyorum.”
Babam masasındaki dosyayı kapattı. “Otur.”
Sadece tek kelime.
O an bir kez daha anladım. Babam için insanlar Ya işe yarıyordu Ya da yaramıyordu. Aradaki hiçbir bağın önemi yoktu. Ben de sandalyeme oturdum. Babam dosyalardan birini açtı. Bakışlarını bu kez bana çevirdi.
“K-17.”
O iki harfi duyduğum an istemsizce Aras’a baktım. Aras da bana bakıyordu. Demek Evde anlattıkları doğruydu. Babam önündeki dosyayı masanın ortasına itti.
“Bu dosya bugün sonuçlanacak.”
Murat Yılmaz kaşlarını çattı. “İçinde ne var?”
Babam gözlerini dosyadan ayırmadan cevap verdi.
“Geçmiş.”
Sonra çok hafif başını kaldırdı. “Ama bazı geçmişler açıldığında yalnızca insanları değil…” Kısa bir duraksadı. “…imparatorlukları da yakar.”
O cümleden sonra odada yeniden sessizlik oldu. Ve ben ilk kez Babamın gerçekten neden K-17’yi bu kadar koruduğunu anlamaya başladım.
CİHAN ALKAN
Bakışlarım masanın etrafında dolaştı. Bir zamanlar aynı masanın etrafında yalnızca dört kişiydik. Ben, Murat Yılmaz, Mete Ergin Ve Derin. İnsan yıllar geçtikçe dostlarını değil Yaptıkları hataları hatırlıyordu.
Murat gözlerini önümdeki dosyalara dikmişti. Her zamanki gibi rahattı. Sanki yıllar önce attığı hiçbir imzanın geri dönmeyeceğinden emindi. Oysa ben Hiçbir dosyanın sonsuza kadar kapalı kalmayacağını biliyordum. Dosyayı yavaşça kapattım.
“Murat.”
Başını kaldırdı. “Efendim?”
“K-17 açılırsa…” Kısa bir sessizlik oldu “hepimizin sonu olur.”
Masanın etrafındaki hava ağırlaştı. Murat’ın yüzündeki rahat ifade ilk kez kayboldu. “Bu kadar büyütecek bir şey yok. Bunca yıl kimse bir şey bulamadı.”
Gözlerimi ondan ayırmadım. “Bunca yıl bulamadılar. Çünkü biz izin vermedik. Sorun…” Parmaklarımı masaya yavaşça vurdum. “birilerinin aramaya başlaması.”
Murat çenesini sıktı. “Dosyalar taşınır. Tanıklar susturulur. Eski kayıtlar yok edilir.”
Başımı hafifçe iki yana salladım. “Derin’i de yok edebileceğini mi sanıyorsun?”
Odanın içi bir anda sessizleşti. Murat’ın nefesi değişti. Aras başını bana çevirdi. Karan ise tek kelime etmiyordu.
“Derin…” Murat alçak sesle konuştu. “ölmedi mi?”
Gülümsedim ama bu bir mutluluk değildi.
“Hayır.”
Murat’ın eli istemsizce önündeki kaleme uzandı. İlk kez korkuyordu. “Bir gün ortaya çıkarsa…” Sözünü tamamlayamadı.
“Ortaya çıkarsa…” dedim. “yalnızca sen değil. Hepimiz yargılanırız. İlk kuruluşta attığımız her imza, Her sahte rapor, Her usulsüz para transferi, Tek tek önümüze konur.”
Bakışlarım bu kez Mete’nin yıllar önce attığı tek imzayı hatırladı. Mete, İçimizde vicdanı en ağır olan adamdı. Bir kez, Sadece bir kez yanlış yaptı. Sonra bir daha aynı masaya aynı gözlerle oturamadı Ama bir kez bile yeterdi. Çünkü geçmiş Kaç kez hata yaptığını değil İlk hatanı hatırlardı.
Arkamı koltuğa yasladım. “Sare…”
İsmini yalnızca zihnimde söyledim. Seni yıllardır görmedim Ama bir şeyi çok iyi biliyorum. Bu kez olmayacak.
Sarenin yaptıkları, Yeterince can aldı. İkinci kez izin vermeyeceğim.
Toplantı masasının başında otururken gözlerim istemsizce iki oğlumun üzerinde dolaştı.
Yan yana oturuyorlardı. Aynı soyadı taşıyorlardı Ama aynı adam değillerdi. Aras, Annesine çekmişti. Sare’nin gözleri vardı onda. Küçük şeylerle mutlu olabilen, İnsanların yüzüne bakarak konuşan, Bir teşekkürün bile değerini bilen o çocuk. Hiç büyümemişti. Belki de bu yüzden hiçbir zaman bu masaya ait olmadı.
Bakışlarımı Karan’a çevirdim. O ise, Benim en büyük eserimdi. Çocukluğundan beri insanlara değil, sonuçlara baktı. Kaybetmeyi öğrenmeden kazandı. Acımayı öğrenmeden yönetmeyi öğrendi.
Şirket Bir gün benim ellerimden çıkacaktı. Bunu yıllardır biliyordum Ve o gün geldiğinde bu koltuğa yalnızca tek kişi oturabilirdi. Karan.
Çünkü Alkan Holding’i ayakta tutacak olan vicdan değildi. Karardı. Karar verebilmekti. Gerekirse herkesin karşısında durabilmekti. Aras bunu hiçbir zaman yapamazdı. O, Sare gibiydi. Sevgiyle yetinirdi. Ben ise, Yetinmeyi hiç öğrenmedim.
Kısa bir sessizlik oldu. İçimde yıllardır açmadığım bir kapı aralandı.Derin. Adını bile düşünmeyeli yıllar olmuştu. İnsan bazen en büyük pişmanlığını unutmazdı. Sadece onunla yaşamayı öğrenirdi.Bir zamanlar, Ben de sevdiğim kadın için her şeyi bırakmayı göze almıştım. Şirketi, Babamı, Soyadımı, Hepsini.
O gün vazgeçen ben olsaydım, Bugün burada oturan adam olmayacaktım. Pişman mıydım? Bilmiyordum. Belki, Bir kez daha yaşasam yine aynı kadını seçerdim Ama bu Doğru olduğu anlamına gelmezdi. Sevgi İnsanı güçlendirdiği kadar zayıflatırdı da. Ve ben Bir imparatorluğu yönetecek adamın zayıf olmasına izin veremezdim.
Bu yüzden Karan’ın gözlerindeki değişimi ilk fark ettiğim gün korktum Çünkü o bakışları tanıyordum. Aynı bakışlarla ben de bir zamanlar Derin Erçağ’a bakmıştım. Ve o bakışlar İnsana önce umut verir. Sonra Her şeyini alır. Bu kez aynı hatanın tekrar etmesine izin vermeyecektim.
Ne pahasına olursa olsun.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18