28. bölüm / 28
Kıyamet SonrasıBölüm 28
Bölümler 28Şu an: Bölüm 28
- 1 Kıyamet Sonrası1.558 kelime
- 2 Bölüm 21.348 kelime
- 3 3.Bölüm1.438 kelime
- 4 Bölüm 42.297 kelime
- 5 Bölüm 51.441 kelime
- 6 Bölüm 61.849 kelime
- 7 Bölüm 71.404 kelime
- 8 Bölüm 8947 kelime
- 9 Bölüm 94.350 kelime
- 10 Bölüm 102.181 kelime
- 11 Bölüm 111.016 kelime
- 12 Bölüm 123.784 kelime
- 13 Bölüm 131.474 kelime
- 14 Bölüm 142.160 kelime
- 15 Bölüm 154.021 kelime
- 16 Bölüm 162.223 kelime
- 17 Bölüm 172.449 kelime
- 18 Bölüm 181.785 kelime
- 19 Bölüm 192.360 kelime
- 20 Bölüm 201.566 kelime
- 21 Bölüm 213.063 kelime
- 22 Bölüm 222.357 kelime
- 23 Bölüm 231.258 kelime
- 24 Bölüm 241.473 kelime
- 25 Bölüm 251.470 kelime
- 26 Bölüm 262.111 kelime
- 27 Bölüm 271.567 kelime
- 28 Bölüm 281.466 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İso odaya girdiğinde Fadime çalışıyordu fark etmedi geldiğini. İso kapıda durup Fadime'yi izledi. Hala gerçek olduğuna, yanında olduğuna inanamıyordu bazen. Yine öyle hissetti. O günleri hatırlamak istemese bile ara ara aklına geldiğinde hala nefesi kesiliyordu. Düşünmemek için "Canım sevgilim günaydın" dedi. Fadime irkilerek sese döndü İso duvara yaslanmış onu izliyordu, gülümsedi "Günaydın, sen ne zaman geldin?" dedi. "Oldu biraz sana bakıyordum gerçek misin diye burada mısın bunlar benim hayalim mi rüya mı diye." dedi gözleri dolar gibi. Fadime fark edince ayağa kalktı yanına geldi oğlanın yüzünü ellerinin arasına aldı. "Burdayım,gerçeğim, hayal değil bu." dedi gözlerini gözlerinden ayırmadan. "O zaman bi bakayım ne kadar gerçeksin" diye öptü kızı İso. Fadime itiraz edecek gibiyken İso teslim olur gibi ellerini kaldırıp çekildi. "Tamam burda böyle şeyler yok ama bi baktım yaaaa gerçek misin diye bu sayılmaz bile." dedi gülerek geçti koltuğa oturdu. Fadime kendi yerine döndü. İşle ilgili bir şey diyordu ki İso böldü "Fadimem şimdi işi boşver sen halledersin onu ben sana bir şey diyecem haftasonu bizimkilerle biz de gidiyoruz. Hem biraz kafa dinleriz hem de abinle konuşurum ne dersin?" Fadime hiç düşünmeden "Ula sen abimle konuşmak için abilerinin arkasına mı saklanacaksın?" dedi gülerek. "He beni vurursa hastaneye götürecek adam lazım olur dedim." dedi İso da düşünceli düşünceli. "Vuramaz ben varken."
"Onu göreceğiz. Fadimem sen emin misin ben aceleye getirdim gibi düşünüp kendimi seni zorlamış gibi hissediyorum. Erteleyelim istersen ha?"
"Eminim gidelim konuşalım. Gizli saklı iş yapamıyoruz ikimiz bir olunca. Kendi duyarsa daha çok kızar."
"He onu iyi dedin kızar valla. Sen eminsin yani?"
"Eminim İso ama sen değilsin heralde? İstersen konuşma bekleriz biraz daha." dedi yüzü düşmüştü.
"Fadimem bana bak bi sen bana alındın mı?"
"Alınmadım da sen sanki söylemek istemiyor gibisin."
"Yav ben sana dedim konuşalım abinle diye niye istemeyeyim delirdin mi sen benim sıkıntılı sevgilim? Öyle bir şeyin mümkünatı var mı? Yüzüme bak bi bak da gör seni ne kadar istiyor bu adam."
Fadime başını kaldırıp İso'ya baktı.
"Ne kadar istiyor?" dedi.
"Çok." dedi İso da.
Fadime gururla bakıp "Nasıl geçti gecen bensiz?" dedi.
"Şaşkındı."
"Ne demek o şimdi?"
"Ben sensiz 3 sene nasıl uyumuşum onu düşündüm şaşırdım."
"İso duygusallaştırma beni de kalk git çalış biraz iyice bana bıraktın otelin her şeyini bak."
İso kalktı masanın etrafından dolaşıp Fadime'nin tarafına geçti masaya oturdu.
"Ben böyle hayatımı da kendimi de sana bırakmak istiyorum. Sorun olur mu senin için?" dedi gülerek.
Fadime ciddiydi "Ne demek bu şimdi?" dedi.
"Adil abimle konuşunca evlilik soracaklar biliyosun di mi?"
Fadime huzursuz "Evet" dedi. İso fark etti huzursuzluğunu.
"Sen emin misin derken bunu da diyordum değilsin işte yüzün düştü. Tamam evlenmek istemiyorsan evlenmeyiz de başka bir şey varsa söyle bana."
"Var."
İso kalktı masadan sanki uzak durması gerekiyormuş gibi hissediyordu. Bir şey demedi Fadime'nin konuşmasını bekliyordu. Ne denir bilemiyordu.
Fadime nihayet "İso hızlı oluyor her şey diye yine bırakıp gitmezsin di mi?" dedi. İso içindeki tuttuğu nefesi gürültülü şekilde verdi. Geri Fadime'nin yanına dönüp geri masaya oturdu, doğrudan Fadime'nin gözlerine bakarak "Ödümü kopardın farkında mısın? Ortada gerçekten bir şey var sandım. Gitmem Fadimem bir daha da nolur açma bu konuyu olur mu?" dedi.
"Olur." dedi Fadime emin olduğu şeyi tekrar tekrar soranlara mahsus rahatlamayla.
İso ağırlaşan havayı dağıtmak ister gibi konuyu değiştirdi.
"Tatil tatil dediler de nereye gidilecek buarada yazlık bir yer mi yaylaya mı çıkılıyor yurtiçi mi yurtdışı mı hiçbir detay yok bende, sen biliyo musun?"
"Hiçbir fikrim yok sormadım ama yakın bir yerdir umarım. Abim dellenirse kaçmamız kolay olur."
"Abin dellenirse benle gelirsin yani doğru mu anladım ben?"
"He doğru anladın ama şımarma."
"Ben buna şımarırım ama." dedi İso kıza doğru eğilirken kapı çaldı.
İso hızla toparlanırken "Sence hangimizin abisi?" dedi gülerek.
Fadime onu masanın diğer tarafına yollamaya çalışırken onun kadar eğlenmiyordu.
Gelen Adil'di.
"Sen de mi buradaydın Küçük Furtuna?" dedi.
"Burası bizim ya haliyle burdayım." dedi. Der demez ters ters konuşmaması gerektiğini hatırladı.
"He burası sizin de bu oda Fadime'nin ya hani ondan sordum."
"He öyle zaten ben de zaten işle ilgili bir şey konuşuyodum."
"İyi madem siz konuşun benim işim yok beklerim ben." dedi Adil.
İso 'beni kurtar' der gibi Fadime'ye baktı. Fadime anında müdahale edip "Abi hoş geldin ne içersin?" dedi. Adil bozuntuya vermeden "Abim sen bize 2 ıhlamur yaptırsana sen git bekle başında ama kaynatıp getirmesinler demlensin." dedi. Fadime İso'ya baktı İso "Git, sorun yok." gibi yapınca kalktı gitti. İso ve Adil odada başbaşa kaldı. Adil " Ula ben sana bu kıza yaklaşmayacaksın demedim mi? Seni öldürürüm demedin mi?"
"Dedin."
"Ee niye burdasın o zaman?"
"Yine söylüyorum burası bizim, biz ortağız. Siz toplanıp ortak ettiniz ya bizi hani?"
"Ortak ederken kardeşimi mutsuz edeceğini bilsem etmezdim Küçük Furtuna sen de gayet biliysun bunu."
"Fadime gelir şimdi bunları biz sonra mı konuşsak? Tamam ben üzdüm de bir de sen üzmesen mi kızı?"
"Ee madem bu kadar düşünüyordun niye üzdün derler adama da işte adama derler. Sana demiyorum."
İso kırgın kırgın baktı Adil'e, ağzına fermuar çekiyormuş gibi yapıp sustu kapıya bakarak Fadime'yi beklemeye başladı. Sonra birden ayaklandı gidecek gibiyken Adil "Otur!" dedi. İso gerisin geri oturdu ona bakmamaya çalışıyordu.
"Tatil mevzusu noldu nereye gidilecek?" derken Fadime girdi odaya "Aaa abi evet ya tatile nereye gidilecek yer ayarlandı mı bizim yani benim hiç haberim yok." dedi Fadime de.
Adil Fadime'yi taklit eder gibi "Siz yani sen nereyi istersin var mı aklında bir yer?" dedi.
"Yok benim senin var mı İso ?" dedi. 'Biz' olmaları ve ona da fikrini sormak dünyanın en normal şeyiymiş gibi sordu.
İso da aynı rahatlıkla "Yazlık bir yer olabilir aslında." dedi.
Adil "Olmaz öyle." dedi. Fadime de İso da "Niye?" dedi aynı anda.
Adil Fadime'ye dönüp "Ha böyle el kadar şeyler giyeceksiniz yok olmaz benim tepem atar."
İso koltukta kımıldanıp "Haaaaa" dedi hak verir gibi.
Fadime ikisine de ters ters bakıp "Ula ne giyeceğimizi de size soralım isterseniz ha?" dedi.
Adil "Siz derken abim? Ha buna soracak değilsin heralde?" dedi İso'yu gösterip. Fadime imasını anlamazdan gelip "Sana da sormuyoruz." dedi.
"He o yüzden tepemde atar bir şey de diyemem ondan sebep yazlık yer olmaz dedim."
"Sana inat giderdik de neyse ki otele dönmemiz gerekebilir haftasonu yoğun olacak yakın bi yere gidelim." dedi.
Adil gülerek "Eleni rezervasyon yapmış zaten ben yine de fikrinizi sormak istedim." dedi.
Fadime hala İso'nun abisine hak vermesine takılmış ters ters bakıyordu sonra abisini hatırlamış gibi dönüp "Ee nereye gidiyoruz?" dedi. "Dağ evi miymiş neymiş?" dedi. İso "Nasıl yani aynı evde mi kalıcaz hepimiz?" dedi. Adil İso'nun gözlerindeki ışıltıya güldü kendi kendine. "Hayırdır Küçük Furtuna birden heveslendin bakıyorum da?" dedi. İso iyice öne doğru geldiği koltukta arkasına yaslanıp rahat görünmeye çalışarak "Hayır hepimizi alacak bir dağ evi nasıl olacak onu düşündüm ben." diye geveledi. "Bir tane değil zaten için rahat edecekse."
"Çok etti anlatamam." dedi kalktı gidiyordu Adil de ayaklandı "Siz şimdi hangi günler nasıl gelecektiniz bi tekrar deyin bana." dedi.
"Yarın hep beraber gideriz işte." dedi İso.
Fadime de onayladı.
"Ee hani biriniz haftasonu diğeri haftaları falan bir şry diyordunuz noldu?"
"İşleri ayarladık abi. Biz de dinlenmeyelim mi?"
"Dinlenin abim tabi de bir dediğiniz diğerini tutmuyor ona şaşırdım. Neyse ben gidiyorum 2 ıhlamur ikram edemeyen otelinizle ilgilenin siz de." diye çıktı.
İso arkasından bakarken "Bize laf mı soktu o giderayak?" dedi.
"Öyle etti valla." derken birisi çay ve ıhlamurlar getirdi. İso'yla Fadime birbirine bakıp güldüler.
İso birden aklına gelmiş gibi Eleni'yi aradı hoparlörü açtı.
"Benim biricik küçük yengem nasılsın?"
"İyiyim İso sen nasılsın? Sen bir şey isteyeceksin değil mi?"
"Yok bir şey sorcam daha çok. Bu dağ evleri yakın mı nasıl kaç ev tuttun kim nerede kalacak bize bi anlatsana Fadime de yanımda duyuyor seni."
"4 ev olacak birinde annem babam Ömer kalacak, birinde Oruç ve ben, birinde Fadime, birinde de Fatih abi, sen ve gelmek isterse Şirin Hanım diye düşündüm."
"Hah tamam birini iptal et Fadime sizle kalır haliyle ben de sizle kalıyorum."
"Babam seni öldürsün istiyorsun doğru mu anladım? Fadime sen ne diyorsun iptal edeyim mi gerçekten?"
"Et." dedi İso'ya bakarak.
"Peki o zaman ediyorum babam anlamasın diye dua edin siz de hadi öpüyorum işim var." diyerek kapadı.
İso inanmaz gibi Fadime'ye bakıp "Sen şimdi abini falan umursamadan benle mi kalacan gerçekten?" dedi.
"Daha neler ula? Ben Elenilerle kalırım sen de kendi evinizde."
İso'nun yüzü düştü "İyi tamam evini de iptal ettirme o zaman tek başına daha da rahat edersin." deyip masadaki telefonunu aldı gidecekti ki Fadime "Ha ama belki cama gelirsin, kapıya dayanırsın kıyamam o zaman alırım odama." dedi gülerek arkasından. İso döndü "Sen var ya... sen gerçekten benim ömrümü kısaltacaksın bak." dedi geldi kızı öptü. "Ben şimdi gideyim çalışayım sonra gideyim çanta hazırlayayım. Akşam evdesin di mi Koçari'deyim deme bana bak."
"Hayır burdayım akşam sana yemek yapıcam."
"Bu yemek konusunda emin miyiz ya?" dedi İso gülerek.
"Çık ula dışarı akşama da aç gel." diye kovaladı Fadime oğlanı.
Akşama ne yemek yapsam ne seviyor ki diye düşünerek çalışmaya koyuldu. En sevdiği yemeği bile bilmiyor olmak kaybettikleri zamanı hatırlattı ne çok şey kaçırmışlar ne çok anılar anlar hiç yaşanamamıştı.
Bölüm etkileşimi
