18. bölüm / 28
Kıyamet SonrasıBölüm 18
Bölümler 28Şu an: Bölüm 18
- 1 Kıyamet Sonrası1.558 kelime
- 2 Bölüm 21.348 kelime
- 3 3.Bölüm1.438 kelime
- 4 Bölüm 42.297 kelime
- 5 Bölüm 51.441 kelime
- 6 Bölüm 61.849 kelime
- 7 Bölüm 71.404 kelime
- 8 Bölüm 8947 kelime
- 9 Bölüm 94.350 kelime
- 10 Bölüm 102.181 kelime
- 11 Bölüm 111.016 kelime
- 12 Bölüm 123.784 kelime
- 13 Bölüm 131.474 kelime
- 14 Bölüm 142.160 kelime
- 15 Bölüm 154.021 kelime
- 16 Bölüm 162.223 kelime
- 17 Bölüm 172.449 kelime
- 18 Bölüm 181.785 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 Bölüm 192.360 kelime
- 20 Bölüm 201.566 kelime
- 21 Bölüm 213.063 kelime
- 22 Bölüm 222.357 kelime
- 23 Bölüm 231.258 kelime
- 24 Bölüm 241.473 kelime
- 25 Bölüm 251.470 kelime
- 26 Bölüm 262.111 kelime
- 27 Bölüm 271.567 kelime
- 28 Bölüm 281.466 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fatih "Şunu uyandır da artık gidelim." dedi.
Fadime iki saniye düşünüp "Ben niye uyandırıyorum ya?" dedi. "Abim senin odana girmek istemedim ondan dedim. Tamam ben uyandırırım." dedi gitti İso'yu uyandırmaya.
"Kalk İso hadi!" dedi dürterek. İso gözünü açmaya çalışırken "Hep hayalimdi beni uyandırman inanır mısın?" dedi.
"Kızın evinde serilmiş yatıyosun bir de seni uyandırsın mı dana?"
"He mümkünse."
Fadime kapıdan "Mümkün değil, kalk artık giyincem ele geçirdin odamı resmen." dedi.
Fatih gülerek çıktı. İso hala yatıyordu. Fadime "Ula kalksana!"
"Cıkk... Sen giyin ben bakmıyorum."
"Ula seni gebertirim az önce ne diyordun şimdi ne diyosun?"
"Bakmam diyorum işte ne dedim ya? Sen olsan bakar mıydın niye inanmadın ki?" dedi sırıtarak.
Fadime birden yatağa oturup üzerine eğildi öpecekmiş gibi "Ben burda üzerimi değiştircem ve bakmayacaksın öyle mi İsofurtuna? Deneyelim mi?"
İso nefesini toplamaya çalışarak "Ne? Deneyelim mi?" dedi. Saçmaladığını kendi de duyuyordu. "Evet ben şuraya gidicem soyunucam sonra başka bir şey bulup giyinirim ve sen bunlar olup biterken bakmayacaksın. Deneyelim mi?"
İso gözlerini kapadı derin derin nefes alıp "Yok denemeyelim ben kalkayım." dedi birden kalktı yataktan. Fadime hala oturuyordu.
İso odada dolanmaya başlayıp beynine kan gidince "Bak bana böyle şeyler dersen ben normal falan davranamam. Biz yemeğe gitmesek mi sen sorularını sorsan ben cevaplasam sonra..."
"Sonra ne?" dedi Fadime ayağa kalkıp önünde dikilirek.
"Fadimeeee" dedi uyarır gibi "Bak yine yapıyorsun yapma diyorum sana ya. Yapma. Yalvarayım mı?"
Fadime bir adım geri atıp "Ha da laf başkası yap diye yalvarır bu yapma diye yalvaracakmış."
"Ki..kim kim yalvarıyor yap diye ya? O adam mı yalvardı?...Ben ne diyorum ya özür dilerim bunu sormamam lazımdı özür dilerim." diye elini tuttu.
"Genel konuştum sakin ol kimse yalvarmıyor."
Durdu açıklama yapmak istediğini fark etti kendine inanamayarak "Sana açıklamak zorunda değilim biliyorsun zaten. Ama öyle bi aşamaya gelinmedi hiç bunu bil yeter. Bu açıklamayı yapmak istedim çünkü aynı soruyu sorduğumda sen de açıklama yapacaksın." dedi gözlerinden muzip ama tehlikeli bir bakış geçti.
"Ben özür dilerim sormamam gerekti."
"Evet ama sordun ben de sana sorcam cevaplarını düşünmeye başla şimdiden, hadi git." diye odanın dışına itip kapıyı kapadı.
...
Hep birlikte Koçari'ye geldiklerinde akşam olmak üzereydi. İso herkesin arabalardan inmesini bekledi. Fadime dahil herkes girince kapıya ağır ağır yürürken her şey ne çabuk değişti diye düşündü. 20 gün önce deseler ki "Sen bu kapıdan geçerken derin derin nefes almak zorunda kalmayacaksın üstelik Fadime de o evde olacak." İhtimal vermezdi. Bu hız gözünü korkuttu düşününce. Çok çabuk oluyordu her şey. Bunu istemediğini fark etti. Ama şu noktadan sonra durmak yavaşlamak da mümkün değil gibiydi. Dalgın dalgın girdi eve böyle olmasını kendi de beklemiyordu. Mutluluktan aklını kaçırması gerekirken bu nerden çıkmıştı? Utanmasa bu gece bitsin eve gideyim diyecekti kendine anlam veremiyordu.
Ömer'e oyuncak verilmiş tepkisi izleniyordu herkes ilgiyle izliyordu. Sevmişti. Eleni mutlulukla "Sevdiii. İlk tepkisi çok olumlu, teşekkür ederim yardımın için." diye İso'ya sevinçle sarıldı. Esme'nin içi buruldu ikisine bakarken. İso'nun çocuğu olacaktı ama olamamıştı haberi bile yoktu. Eleni ise onlardan ayrı bir bebeklik hatta bir ömür geçirmişti gerçek bir aile sevgisinden mahrum büyümüştü üstelik. Şimdi ikisi bir bebeği mutlu etmeye çalışıyordu.
İso yemek boyunca iş konuları dışında konuşmadı nerdeyse. Esme ve Oruç'un dikkatini çekti durum sadece. Adil ve Fatih iş konularına fazlaca dalmışlardı. Fadime'ye dikkat etmesi gereken noktaları anlatıyorlardı.
Masa toplanırken çok kalabalık oldu bahanesiyle herkesi salona gönderdi Esme İso da çıkarken koluna yapıştı.
"Ablam sen iyi misin?"
Değildi. Yalan söylemeye de hali yoktu ama neyi nasıl anlatacaktı. Ne olmuştu ki?
Herkesin kendi arasında konuşmasını fırsat bilem Oruç da mutfağa geldi.
"Abim sen iyi misin? Bi durgunluk var sende. Bir şey mi oldu?"
"Ben de tam onu soruyordum." dedi Esme.
"İyi değilim. Ama bir şey de olmadı. Ben anlamıyorum. Kendimi yani. Her şey çok hızlı değişti Fadime beni affetti sayılır ama bir şey yanlış geliyor."
Esme endişelendi "Fadime'yle ilgili bir şey mi yanlış geliyor?"
Bu soruya evet diyeceği asla aklına gelmezdi. Başını eğdi, utanıyor gibiydi. "He." diyebildi.
"Fadime sana yanlış gelecek ha? Duy da inanma. Oğlum inşallah mutluluk seni delirtmiştir. Bugün her ortadan kaybolmanız 2 saatti. Bu mu yanlış? Yanlışsa kızla ne işin vardı o kadar?"
"Abi bilmiyorum üstüme gelme."
Esme bugün ne oldu bilmediğinden konuşmalardan anlamaya çalışıyordu.
"İso oğlum bak kız gözünün içine bakıyor sen de öyleydin buraya gelene kadar noluyor oğlum benim kaçırdığım bir şey mi var? Daha sabah evlenmekten bahsediyodun lan sen!"
"Ne evlenmesi ula daha dün bu kız ağlıyordu valla bi şey anlamadım ben sizden."
"Hah işte abla dün öyleydi bugün böyle tuhaf değil mi?" Asla içindeki hissi anlatacak kelimeleri bulamıyor gibi hissetti. Kazağın yakasını tutup çekiştirmeye başladı. Nefes almaya çalışıyordu. Mutfağın camını açtı.
"Hallara bak hallara! Evlilik öncesi kaçanlar gibi aba şuna bir akıl ver. Ben burada durursam dövecem bunu." dedi çıktı. Sinirle geri döndü. "İso biz birbirimize ne söz verdik? Bu aile bizim yüzümüzden mutsuz olmayacak artık dedik di mi? Bu kız bir kez daha mutsuz olacak gibiyse git burdan. Rusya'ya mı gidersin başka yere mi bilmem ama git."
"Rusya'ya gideyim he?"
"He git."
"Tamam abim sağol öyle ederim."
Esme "Olmaz Rusya olmaz. Başka yer de olmaz. Durun bi konuşalım önce anlayalım ne oluyor sonra bakarsınız ne olacağına."
Fadime geldi bir şey olduğunu o da fark etmişti. " 2 dakika yalnız bıraksanıza bizi." dedi. İso gerildi ne diyecekti ne yapacaktı bilmiyordu. Hala camdan nefes almaya çalışıyordu.
"İso?"
"Hıh?"
"Yüzüme bakmayacak mısın?"
Bakmaya korkuyordu yine de yavaşça döndü yine "Hııh?" dedi.
"Uzaktayken bir hayali sevmek daha kolaymış di mi?" dedi gülümsemeye çalışarak. Beceremediğini fark edince vazgeçti. "Ben seni anlıyorum. Bu defa ben anlıyorum. Sen beni kötü görünce falan kıyamadın anlıyorum sen iyi bir insansın çünkü. Başkası olsa ona da kıyamazdın. Aklın karıştı. Her şey üst üste ve fazla geldi sana. Ben seni anlıyorum. Ulaşılamayan her şey insana güzel geliyor sonra elde edince hevesi gidiyor. Ben gitmez sandım ama öyle görünmüyor sende durumlar."
Yutkundu, nasıl devam edecek bilemedi. İso bir şey desin öyle değil desin istiyordu ama demiyordu.
"Affedilmekti belki de içten içe istediğin bilmiyorum. Uzatmaya gerek de yok aslında. Burada durmak zorunda değilsin otelden aradılar çıktı derim ben." dedi.
İso hiçbir şey demeden montunu aldı çıktı. Esme ile Oruç fark edip birbirlerine baktılar endişeyle. Fadime çıkmadı mutfaktan. Esme gitti yanına. Camdan arabasına binen İso'ya bakıyordu dönüp bir kere bakacak mı diye. Bakmadı. Esme'nin geldiğinin farkındaydı. "Sanki kurtulur gibi gitti. Bu vedaydı." dedi usulca kendine anlatır gibi. Sandalyeye oturdu. Esme sarılmak istedi durdurdu.
"Yenge sen hiç bir yerde fazlalık gibi hissettin mi?
Ben hissettim. Anam babam ölünce abim de hapisteydi ya hani önce dayımlarda kalırken fazlalık hisettim iyi davrandılar hep ama o his bi kere oturunca çıkmıyor içinden, Amirum dayı rahmetli yemeğe götürürdü beni orda fazlalık hissederdim, sonra abim çıktı bu evi yaptırdı en başta sevindim ama sonra aklım erince anladım ki onun yaşıtları karısıyla çocuğuyla yaşıyor yaptığı evlerde. Bu evde de fazlalık hissetmeye başladım ben sonra. Ne zaman bitti biliyor musun? İso'yla. Evimiz olmadı burda kaldık Oruç'un evinde kaldık yaylada kaldık hiç fazlalık hissetmedim bizim olmayan evlerde. İso bana ev olmuştu çünkü ama az önce o evden atıldım.
Ben bu gece burada kalabilir miyim?" dedi.
Mutfaktan önce bir çığlık sesi geldi sonra ağlama sesleri.
Herkes ayaklandı. Adil İso'nun gittiğini fark etmişti içerde ne olduğunu tahmin ettiğinden herkesi durdurdu. Kendisi girdi. Fadime sinir krizi geçiriyor gibi kendini sıkmış sadece ağlıyordu söylenenleri duymuyor duyuyorsa da tepki vermiyordu. Adil kucakladı odaya götürüp yatırdı. Eleni ve Oruç girmek bakmak istediler. Eleni'yi odaya aldı. Fatih ve Oruç'a kapıyı gösterdi. Dışarı çıktılar hep beraber.
"Bu içerdeki durumu İso bilmeyecek. Ama kardeşiniz benim kardeşime bir daha yaklaşırsa çeker vururum. Şerif'i vurmadı diye güvenmeyin sakın. Düşmanlık yok ama dostluğumuz da baki değil bilin."
...
İso soluğu Deniz'in evinde aldı.
İso ruh gibiydi Deniz kapıyı açtığında.
"Deniz bir şeyler oluyor ben tutamıyorum oğlum ben iyi değilim ben malım ben aptalım." diyerek eve girdi.
"Abi noluyor sakin ol."
"Olamam ben bir şey yaptım galiba... Emin de değilim bilmiyorum ben sanırım yaptım. Ben bi bok yedim."
Deniz panikle odada dolanan arkadışını tuttu. Titriyordu. Üstündeki montu aldı kenara koydu. Balkona çıkardı. "Nefes al... çek çek çek... al al nefes al... ver.... al şimdi... tut tut ... tut.. ver... Bana bak gözüme bak kardeşim bak bana ver diyene kadar nefes alıcaz bak izle beni al.. al.. al...al.. al... al..al şimdi ver... ver.. ver.. ver... Devam et şimdi aynısını yapmaya."
İso sakinleşene kadar tekrar ettiler. Yine de bırakmadı kolunu tuttu koltuğa oturttu içerde.
"Cam açık nefes alabilirsin paniklemeden anlat ne oldu? Fadime mi?"
"Evet. Fadime beni affetti."
"Bu kötü bir haber mi senin için?" Tereddütte kaldı.
"Değil. Değildi." Nefesi kesildi.
"Nefes alamıyorsan çıkalım dışarda konuşalım."
"Bugün abimler falan hep beraberdik iyiydi güzeldi. Akşam Adil abilere yemeğe gidilecekti kapıdan girerken bir şey oldu bana. Her şey çok hızlı oluyor paniği gibi. 20 gün önce bunların tek birini bile hayal edemezdim ben. Çok fazla şey oldu bazılarını biliyosun zaten. Ama çok hızlı gerçek değil gibi kayacak gibi geldi elimden. Ben düşünceli düşünceli durunca da galiba Fadime anladı. "Ulaşamadığın için seviyordun hevesin geçti" dedi bana ben ne dedim biliyo musun? Hiçbir şey. Deniz ben bir şey demedim çıktım o evden. Deniz ben kafayı mı yedim neler düşünüyordur kim bilir ne kadar üzüldü."
Kazağını yırtıp atmak istiyordu. Boğuluyordu.
"Abi ben şimdi bir şey demek istemiyorum ama bu ev senin girerken hep sorun yaşadığın yer. Tetiklendin mi acaba?"
"Ya ben beni de tetiklenen derdimi de s... Ya ben kıza bir şey demeden çıktım ne düşündü kim bilir. Kalk ben iyi değilim ben götür konuşcam."
"Abi iyi değilsin kal burda bu gece konuşalım, sakinleş sabah konuşursun."
"Gelmiyosan ben gidiyorum sabah olmaz sabaha delirir Fadimem sabah olmaz."
"Dur lan dur bekle tamam gidelim."
...
Deniz arabayı Koçari Konağı'nın önünde durdurdu kendisi inmedi. İso koşar adım çıktı merdivenleri Adil dışarda sedirde oturuyordu.
"Abi benim Fadime'yle konuşmam lazım."
Kapıya uzanıyordu ki Adil tuttu kolunu çekti. Çok sakindi.
"Fadime uyuyor gel otur ha böyle."
"Abi uyuyor olamaz uyuyamaz o bu gece ebedi inanmam sal beni gideyim yalvarırım."
"Uyuyor İsofurtuna uyuyor! Eleni iğne yaptı uyuyor. Benim kardeşim senin yüzünden..." Konuşamadı, boğazı düğümleniyordu.
"Uyuyor. Otur şuraya diyeceklerim var."
İso son bir kez yalvarır gibi "Abiiii" dedi.
"Öncelikle artık abin değilim. Ben sana adam gibi adam dedim sen benim yüzümü yere eğdin. Ben önemli değilim de Fadime'min benim canımın yarısının canını yaktın. Bir kere yaktın affetmedi gitti yıllarca gelmedi. Geldi affetsin diye bekledim affetmiş gibiydi. Sonra bu akşam ne olduysa benim canımın canı bir daha yandı. Benim babamı bir Furtuna öldürdü anam acısına dayanamadı öldü. Benim ailemden bir o kaldı. Onu da bir Furtuna'ya öldürtmem İsofurtuna. Arada kızımla Oruç olmasa işmiş ortaklıkmış demem düşmanlığı harlarım şimdi şu an harlarım ama işte.
Abilerine de dedim sana da diyorum. Fadime'ye yaklaşırsan seni öldürürüm. Sevdiği adam mezara abisi hapse girsin istemiyorsan yaklaşmazsın."
"Abi Fadime'ye ne oldu bir şey olmuş ne oldu?"
"Sana ne lan sana ne?"
"Abi etme."
"İsofurtuna Fadime uyandığında sen mezarda ben hapiste olalım istemiyorsan git burdan."
İkisi de ağlıyordu.
"Ben Fadime için Fadime'den vazgeçerim ama sen bu ettiğini unutma."
Bölüm etkileşimi
