Kıyamet Sonrası kitap kapağı

22. bölüm / 28

Kıyamet Sonrası

Bölüm 22

Vaveyla Yazarı: faso faso

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 28Şu an: Bölüm 22

Dışarıdan gelen ses İso'nun sesiydi telefonla konuşuyor gibiydi. Bekledi çalmadı kapı ama hala konuşuyordu. Konuşma kesildi, Fadime kapıyı açtı. İso karşı kapıdaydı. "Napıyosun orada?" dedi Fadime. "Evime giriyorum müsaden olursa." dedi kafasını kaldırmadan.
"Ha evine geldin yani?"
İso sabrı taşmış gibi döndü "He Fadime noldu gelmese miydim evime?"
"Yok tabi gel de taşıdılar eşyaları ondan sordum."
"Sonra da yenilerini taşıdılar oraya yetişemedin heralde. Başka soru?"
"Yok."
"İyi geceler o zaman."
"İyi geceler."
İso eve girdi. Fadime kapıyı kapadı. İkisinin de aklı karşı evde, ikisi de kendi evlerinde karanlıkta bir süre oturdular. Fadime birden kalktı terliklerinden birini ayağına geçirip ikinciyi bile aramadan hızla çıkıp karşı kapıda aldı soluğu bir saniye bile düşünsene vazgeçecekmiş gibi kapıya vurmaya başladı.
İso bekliyormuş gibi gülümsedi. Kalktı kapıyı açtı "Bak Fadime bu ne? Zil." Bastı zile "Bak duy sesi kapıyı kırmana gerek yok yani."
"Tamam bir daha öyle yaparım. Sen burda mı yaşayacaksın artık?"
"He. Bunu mu sormaya geldin?"
"Yok. Başka bir şey soracaktım."
"Ee sor"
"Burda mı konuşalım?" diye girecek gibi oldu İso kapıyı tuttu.
"Giremezsin!"
"Giremem?"
"He. Sor hadi ne soracaksan?"
"Gerek kalmadı." dedi Fadime kendi evine yöneldi. İso da kapıyı kapattı.
Daha odaya giremeden zil çaldı. "Ha Fadime" diyerek açtı.
"Telefonunu ver abimi aricam."
Niye der gibi bakıyordu İso. Bir şey demedi.
"Telefonunu verir misin İso anahtarım evde kaldı telefonum da."
Tek ayağına giydiği terliği fark etti İso. "Terliğin de kalmış." dedi gülerek.
"Telefonunu verecek misin inip aşağıda görevliler mi rica edeyim?"
İso'nun birden aklına geldi "Abin olmaz hayır çilingir çağıralım."
"Ula gece gece ne çilingiri asıl, var abimlerde anahtar getirsinler işte."
"Abin olmaz, sen geç içeri ben çilingir çağırıyorum." dedi telefonunu karıştırırken.
Fadime geçti merdivene oturdu. Ayağı üşümüştü terlikli olanın üstüne koydu.
İso, Fadime'nin girmediğini fark edince başını kaldırdı merdivende oturan Fadime'yi gördü.
"Ula sen manyak mısın girsene içeri ne oturdun oraya?"
"Girmiyorum. Ara kimi arıyorsan hadi."
"Fadime saçmalama gir içeri valla aramam kimseyi kalırsın ha burda böyle."
"Gider taksi çeviririm otele giderim orda verirler parasını."
"Böyle mi gideceksin?" diye üstünü gösterdi.
Şort ve askılı pijama takımı gibi bir şey vardı üstünde.
İso çilingiri aradı Fadime kendi üst başını incelerken.
"15 dakikaya gelirim dedi."
"Kim?"
"Çilingir. Sen şimdi essahtan orda mı oturacan? Giremezsin dedim diye mi?"
"Söz dinleyince çok tatlı mı oluyodum neydi ne demiştin unuttum işte bak söz dinliyorum."
"Tamam şimdi de içeri geç o zaman."
Fadime duymuyor gibi sağa sola bakıyordu.
"Fadime sinirleniyorum artık bak insanlar uyuyor sesimize uyanacaklar."
"Konuşma o zaman. Madem çilingir çağırdın kartını ver gir içeri kapat kapıyı."
"Sen burda bi başına çilingir beklicen he?"
"He İso!"
"Bu halde hem de." diye yine üstünü gösterdi.
"He."
"Çilingir seni böyle görecek he bekle sen he" diye tuttuğu gibi omzuna attı "Şşştt şşşştt" diye uyararak Fadime'yi içeri götürdü koltuğa bıraktı.
Fadime affallamış bir şey diyecek gibiydi "Fadime sus." dedi İso. Fadime kalktı gidecek gibiydi. "Seni kilitleyeyim istiyosun bence. Gündüz hoşuna gitti galiba."
"Hele bi kilitle!"
"Otur o zaman, gelir şimdi adam böyle mi çıkacaksın kapıya?"
"Ne var sanki çıplağım sen görüyosun ayrıca?"
"Beni elalemin adamıyla bir mi tutuyosun doğru mu anladım?"
"Yoo doğru anladın."
"Fadime beni delirtme otur şurda çıkmıyorsun bi yere. Ben alıcam kilidini gelicem."
Kendini kapının önüne attı. Adam da geldim diye aradı. Kilidi değiştirdi yenisini verdi gitti. Kilidi aldı cebine attı İso eve girdi. Odasına geçti valizi kapalıydı hala açtı, üzerini değiştirdi. Bi tişörtle geldi salona "Giy şunu " diye verdi Fadime'ye.
"Niye giyeyim senin tişörtünü değiştirmedi mi adam kilidi anahtarımı ver gidicem ben evime."
"Önce konuşalım sonra vericem. Ama ilk önce onu bi giy."
Fadime "Giymiyorum." diyecekti vazgeçti. "Ne konuşcaz?" dedi.
"Sana şunu giy diyorum. Sonra bana hevesti sevişmeydi tek derdim senle yatmakmış falan gibi imalarda bulunma. Giy üstünü."
"Aman ne edeplisin maşallah sağaaaa " derken giydi tişörtü.
"Yok ben yerimi biliyorum çilingir adamla aynıyım ya ona göstermediysem seni öyle, benim de görmemem gerek."
"Tamam bakabilirsin giydim. Şortlu olmamda da sorun yoksa tabi."
"Tişört ondan uzun olmuştur zaten." dedi dönerken. Gerçekten de öyleydi. Alt dudağını içinden ısırıp kendine sabırlar diledi.
"Şortun boyunu falan incelemişsin ama tişört giydiriyorsun bilema değişiksin."
"Ben senin eski kocanım ya Fadime bundan fazlasını da gördüm ya hani çok kurcalamasan mı?"
"İyi tamam ne konuşacaksın?"
"Sen. Yani önce sen sor sorunu. Az önce geldin ya soru soracam diye ne soracaktın? Dur ya da önce ben bi şey sorayım o kafamdayken başka bir şey düşünemiyorum çünkü. Sence sen benim için heves gibi falan bir şey misin? Öyle yatarım kalkarım hevesim geçer gibi mi görüyorum sence seni? Bunu gerçekten inanarak mı söyledin sen bugün?"
"Kafanda hep bu mu vardı bugün?"
"He. Cevap verecek misin?"
Fadime'nin hoşuna gitti gün boyunca aklını meşgul etmek içine içine gülümsedi.
"Kafam karışık olduğu konuda. Ben sorayım sorumu belki netleşir. Abimle aranız niye bozuk?"
"Bozuk değil."
"Ula ben kör müyüm bozuk işte ama gerçek sebebi söyle yalan atma yine."
"Bunu boşversek?"
"İyi o zaman anahtarımı ver de gideyim ben artık geç oldu." dedi inatlaşmayı, kızmadı.
"Yalan söylemeden bunu anlatamam sana Fadime. Yoksa niye boşvereyim ya? Otur gitme."
"Ben yoruldum gerçekten gitgellerden, yalanlardan, saklananlardan. Napiyosanız yapın hepiniz anahtarımı ver evime gidicem. Yardımın için de sağol."
Fadime'nin sesindeki yılgınlık, vazgeçmişlik İso'nun içini yaktı. Yaşattığı her şey onu gğnden gğne soldurmuş gibi hissetti. Gün boyu aklında dolanan diğer soruyu düşündü yine "Fadime Adil'i karşına almaya değmez mi?" Cevabı belliydi.
"O gün akşam Koçari'ye gittik ya beraber. Kapıdan girerken bana bir şey oldu. Her şey çok hızlı oluyor korkusu. Pişmanlık değil bak asla öyle düşünme olur mu? Şey gibi işte çok hızlı akan birçok olay olan rüyalar gibi hani uyanınca hatırlamak istersin de hatırlanmaz. Sanki öyleydi o 20 gün. Bana deseler ki her şey yoluna girecek sen bu Koçari'de nefes alabileceksin o kapıdan girerken hatta Fadime de orda olacak ben inanamazdım. Ama bunlar oldu çok hızlı da oldu. O yüzden korktum uyanmaktan o rüyanın bitmesinden, uyanınca yine sensizliğe dönmekten hatırlamamaktan korktum. Sen de geldin dedin ya heves meves dedim aha Fadime beni bu rüyadan uyandırıyor. Korktum. Dümdüz söylüyorum bu hızdan ve yine sensiz kalmaktan korktum. Sonra seni orda bir şey demeden bıraktım Deniz'e gittim. Bizim Mert'in abisi arkadaşım olan. Ona anlatırken sana bir şey dememiş olmam seni delirtir diye düşündüm. Dedim kalk beni götür sabah gideriz dedi. Sabaha kadar Fadime bin tane şey düşünür üzülür diye geri döndüm Koçari'ye senle konuşmaya az yavaşlayalım ama elimi bırakma demeye geldim."
"He kesin gelmişsindir İso"
"Ha inanmıyosun? Al anahtarın o zaman, git. İyi geceler." dedi. Balkona çıktı. Fadime de balkona çıktı peşinden.
"İçeri gir hava serin. Eleni olsa üşüyeceksin diye paniklerdi hatta bak." dedi. İso gülmedi.
"Sana inanıyorum ama inanmak istemiyorum çünkü o zaman sen vurulduğunda gelmemiş olmayı kendime açıklayamam."
"Senin kendine açıklama yapmana gerek yok ben sana yaparım. Gel içeri girelim." dedi aldı İçeri götürdü.
"Ben o akşam sana hiçbir şey demeden gittim salak gibi. Sonra da... işte sen o kafandakileri gerçek sandın üstüne bir de... benim yüzümden çok ağlamışsın... kötü olmuşsun..." Fadime İso'nun nefes alamadığını fark edip eline uzandı tuttu. İso yavaş yavaş sakinleşti nefes almaya başladı devam etti "Vurulunca ne olacaktı unutacak mıydın hepsini birden. Gelemedin işte."
"Cıkk.. ondan değil ama sen anlatmaya devam et o akşam geldin. Yanıma niye gelmedin ya da geldin mi? Ben şeydim çünkü.." Bu defa İso tuttuğu elleri daha da sıktı güç verir gibi. "Biliyorum uyuyordun. Abin kapıdaydı beni eve sokmadı. Uzak duracaksın benim ailemden kalan tek o var onu da bir Furtuna öldürsün istemiyorum dedi. Yalvardım yine de sokmadı beni eve. Yaklaşırsan seni öldürürüm dedi Fadime'nin sevdiğini adamı mezara abisini hapse sokma git dedi. Gittim. Ben o gün cevap vermedim sana diye o şeylere inanıyordun sen belki ölsem de üzülmezdin ama abin hapse girse ölürdün sen de.
O gün otelde yemek yedik sen gittin ya sonra ben çıkarken beni vurunca yemin ederim abin öğrendi o vurdu sandım kendimi suçladım orda oturduğumuz 10 dakika için. Abinle de ömrübillah barışmam. Ben ölsem gitsem toprağım ona kırgın kalır. Seni benden ayırdı."
Fadime hala sımsıkı tuttukları ellerini kaldırıp "Sence ayırmış mı?" dedi.
İso ellerinden biri yavaşça çekti Fadime'nim yüzünü ıslatan gözyaşlarını sildi. "Ama ağlıyorsun?" dedi.
"Çünkü o akşam gelmişsin. Konuşmamak önemli değil ki. Geri gelmişsin. Benim için."
"Abini karşına alamazsın."
"O sevdası için herkesi karşısına aldı. Ben de alırım da sen?"
"Ben ne?"
"Sen alır mısın?"
"Abin şu an kapıdan girse muhtemelen sana yaklaştım diye beni vurur. Sence almıyor gibi miyim?"
"Senin abin de uzak duracaksınız dedi onu napcaz?"
"Senden özür dilemedi mi o? Ben ona sana bağırdı diye özür dileyeceksin dedim, dilemedi mi?"
"Diledi diledi sakin ol. Dilemese de ona alınmam zaten. Ama sana alındım. Benden niye sakladın?"
"Abinle aranı mı bozsaydım?"
"Abimin kalın kafasına sokarak anlatırız anlar. Ama bir daha üzersen vuradabilir çok da güvenme."
"Tehdit ha?" dedi gülerek.
"Bizde tehdit yok olacaklardan haberdar etme var. Sen niye şimdi anlattın peki ne değişti?"
"2 sebebi var. Önemli olanı az önce yalanlardan, saklananlardan yoruldum derkenki sesin çok yorgundu. Benim seni bu kadar yormaya hakkım yok. Anca sevmeye var o da sevmemi istediğin sürece."
"Laflara bak ya" dedi Fadime utanarak. "Diğer sebep ne? 2 var dedin."
"Seni çok özledim kızım ben çok ama fena yani. Bugün konuşmasak en fazla 3 güne abinin karşısına dikilirdim bize müsade et diye."
"He o da seni vururdu."
"Sence onu göze almamış olabilir miyim?"
"Anlaşmamızda ölmek yok unut onu."
"Başka ne yok anlaşmada?"
"Yalan yok sır yok."
"Haaa o zaman sana demem gereken bazı şeyler var."
Fadime tedirgin oldu. "Söylemediğin neler var İso yine ya?"
"Yayla evine gittim dediğimde hastanede yatıyodum. Keçilerin altına atılma mevzusu var ya benim hah o zaman ciğerim delinmiş. Dikkat etmeyince falan bilema sıkıntı çıkarıyor. Ciğersizin birini seviyo olabilirsin yani" dedi gülerek. Fadime endişeli görünüyordu. Devam etti "O gece bizim evde üşüyünce de galiba zatürre oldum ama kolay atlatamadım. Abimler falan tatili kesip geldiler. Eleni de o yüzden üşümeme ve sigara içmeme kızıyor işte küçük doktor anne. Aydınlanma geldi mi ula ben de buradayım bana niye demiyor diye boşuna dellendin kıza." gülüyordu hala. Fadime ağlıyordu "Bizim yüzümüzden oldu yani?"
"Şşştt..şştt" çekti kendine kızıp sardı "bunu deme kendini suçlama diye demedim ben sana. Ben hak ettim ben seni kaçırdım anam saçını kesti. Öldürseniz haktı. Ağladığını, benim yüzümden dediğini duymicam bak."
Eğildi yüzüne baktı "Söz mü?"
"Sen beni bu kadar seviyo musun essahtan?"
"Cıkk senden çıkarım var numara yapıyorum."
"Ne çıkarın var?"
"Belki her şeyi anlatırsam bir kere öpersin diye anlatıyorum. Umut fakirin ekmeği işte."
"Hemen cıvıma!"
"Ne kadar süre sonra cıvıyabilirim ve cıvımaya öpücük dahil mi dahilse nereden öpücük?"
"Höst ula sonra korkuyorsun bak hızlı gidiyor her şey aniden oldu diye."
"Ondan korkmam dudakların ancak bana cesaret verir inanmazsan dene bi."
"Ula senin arsızlığınla ben baş edemem böyle."
"Edersin edersin ediyordun ya unuttun mu?"
"Unutmadım."
"Aha utandı benim güzel... sen benim neyimsin Fadime?"
"Ne bileyim ben?!"
"Sevgili, sevdalık?"
"Eski karı kocadan sevgili mi olur?"
"Olmaz mı?"
"Bilmem bakim olur mu?" dedi uzandı öptü.
İso hala şaşkınken "Bal gibi oluyomuş." dedi.
"Bal gibi hee?"
"Hııı bal."
"Sen nefes alırken o yüzden mi zorlanıyosun?"
"Boşversek o mevzuyu diğeri güzeldi."
"Hangisi?" İso uzanıp öptü minicik. "Bu." dedi.
"Bence konuşalım." İso çekildi.
"Tamam konuşalım. Evet hem ondan hem de ben böyle panikliyorum ya ondan."
"Anladım. Peki tedavi falan?"
"Fadimem valla boşver abimle Eleni ilgileniyor zaten. Hem iyiyim ben. Sen hastaneye niye gelmedin madem benim dediğim gibi değildi sebep neydi?"
"Sen o gün gittin ya ben camdan baktım geri dönüp bakacak mısın diye bakmadın öylece çekip gittin. Sen benim evimdin ya hani o evden atılmış gibi hisettim. Sonra sen hastanedeyken abim bile gidelim dedi gelemedim. O ev atılmış olsam da orda dursun istedim yıkılmasın istedim. Yıkılsa görmeyeyim dedim." İso sımsıkı sarıldı "Ben çok özür dilerim..çok özür dilerim. Sana yaşattığım o gece için sonrası için özür dilerim. Sen beni gerçekten affedebilecek misin ya? Ben affetmem."
"O geceyi affederim ama affetmeyeceğim şeyler var."
İso gerildi çekilip yüzüne baktı "Neymiş onlar?" dedi.
"Bugün daha evlenicem dedin."
"He bak onu ben de affetmem. Konuyu sen açtın kız bakmaktan falan bahsettin. Ayıp değil mi? Sen böyle konuşunca benim canım acımıyor mu sanıyorsun sen?"
"Ha bir de üste çıktı. Ula seni öldürürüm sabah Nazlı'yla evlenmekten bahsediyodun daha."
"He sen öyle konuşunca bilerek dedim."
"Kıskanayım diye he?"
"Öyle değil de dellen diye. Dellendin ama sen de." diye güldü.
"He dellendim o kadar dellendim ki Nazlı'yla konuşmanı yasaklıyorum. Sarıldın bir de ahtapot gibi kırarım o kollarını senin."
"Tamam sarılmam ama nasıl konuşmayacağım onu anlamadım."
"Ha bir de sarılıp istersen."
"İstersem sarılırım zaten ama istemem. Vahşi kedimi üstüme sıçratamam hiç. Ama konuşma dedin o olmaz. Tutamayacağım sözler verdirme bana. İş dışında bir şey konuştuğum yok ama için rahatlayacaksa."
"Tamam madem." dedi ama yüzü düştü.
"Yüzün düşmeyecek Fadime bana bak senin yüzün düşmeyecek bu benim kendime verdiğim söz bak. Üzmeyeceğim bike demiyorum bak senin yüzün düşmeyecek benim yüzümden. Sen niye kıskanıyosun hem başkasını ya senin bana itimadın yok mu?"
"Var. Ama elimde değil."
"Kendini de beni de üzme nolur. Fadimem ben çok yorgunum ya uyusak şimdi yarın devam etsek konuşmaya olur mu? "
"Olur tabi. Hadi sen yat. Ben de geçeyim eve."
İkisi de kalktı "Senin yatağın falan var mı ya?"
"Var ama açmak falan gerekiyor koltukta yatarım. Çok yorgunum."
"Olmaz öyle gel bana anahtarını al ama."
Elindem tutup evine götürdü. "Sen geç yatak odasına."
"Sen?"
"Ben burda yatarım."dedi koltuğu göstererek.
"Olmaz öyle. Ben gideyim sen yerinde yat."
"Gel" diye bu defa yatak odasına götürdü. Fadime usulca geçti yattı elini uzattı gel diye.
"İlk günden beni yatağa atıyosun fark etmedim sanma." dedi yatarken.
"He ettim oni." diye gülerken İso tutup kendine çekti.
"Senden bir şey isteyebilir miyim?"
Fadime iyice yaklaşıp öpmeye başladı. Uzun uzun öpüştüler. Elleri sanki bir kaybı arar gibi geziniyordu birbirlerinin saçından boynunda sırtında...
İso bir uykudan uyanır gibi derin bir nefes alıp kendini çekti. "Bunu hep isterim ama başka bir şeydi diyeceğim.
"Neymiş?"
"Beni bırakma. Yani böyle saçma sapan şeyler yaparsam bil ki bir şey vardır önce bi sor. Senin yanından, hayatından.." parmak uçlarını kollarında gezdirerek "teninden, dudaklarından, yatağından ayrılmaya hiç niyetim yok çünkü. Aksi bir şey yaparsam bir şey vardır kesin bırakma yapış yakama olur mu?"
"Şartlar sürükleyebilir mi öyle bir şeye yani? Ne düşünmeliyim yani?"
"Hayır öyle bir şey yok da bizim şartlar çok hızlı değişiyor ondan dedim. Önlem alıyorum sensiz kalmamak için."
"O zaman sen de benim yakama yapış."
"Yok o olmaz ama sana serbest. Sen beni istediğin sürece seninim, sendeyim, senleyim tamam mı bunu unutma. Ama artık uyuyalım sonra ben gözlerimi Fadimeme açayım."
"Olur." dedi gülümseyerek Fadime iyice sokulurken.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

83okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18