24. bölüm / 28
Kıyamet SonrasıBölüm 24
Bölümler 28Şu an: Bölüm 24
- 1 Kıyamet Sonrası1.558 kelime
- 2 Bölüm 21.348 kelime
- 3 3.Bölüm1.438 kelime
- 4 Bölüm 42.297 kelime
- 5 Bölüm 51.441 kelime
- 6 Bölüm 61.849 kelime
- 7 Bölüm 71.404 kelime
- 8 Bölüm 8947 kelime
- 9 Bölüm 94.350 kelime
- 10 Bölüm 102.181 kelime
- 11 Bölüm 111.016 kelime
- 12 Bölüm 123.784 kelime
- 13 Bölüm 131.474 kelime
- 14 Bölüm 142.160 kelime
- 15 Bölüm 154.021 kelime
- 16 Bölüm 162.223 kelime
- 17 Bölüm 172.449 kelime
- 18 Bölüm 181.785 kelime
- 19 Bölüm 192.360 kelime
- 20 Bölüm 201.566 kelime
- 21 Bölüm 213.063 kelime
- 22 Bölüm 222.357 kelime
- 23 Bölüm 231.258 kelime
- 24 Bölüm 241.473 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 Bölüm 251.470 kelime
- 26 Bölüm 262.111 kelime
- 27 Bölüm 271.567 kelime
- 28 Bölüm 281.466 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fadime kahvaltı masasındaki çiçeğe bakıyordu.
İso yine onun yerine tabağına bir şeyler koyuyordu.
Bugün daha kaç defa bu an gerçek mi diye soracaktım acaba?
"Fadimem kahvaltıdan sonra ne yapmak istersin?"
"Evden çıkamayız zaten biri görür. Bir şey yapmaya da gerek yok aslında."
"Bu yaşta birileri görür diye saklanacağım hiç aklıma gelmezdi."
"Sen herhangi bir yaşında saklandın mı ki?"
Güldü "Yoo" dedi. "Sen?"
"Eee tabi hep saklandım ben. Senden daha tecrübeliyim yani."
"Heee napıyodun saklanıp gizli gizli?"
"Anlatmayayım bence dellenme hiç."
"Fadimeeee" dedi uyarır gibi.
"Ula daha anlatmadan böğürüyosun. Asıl sen neler yapıyodun kim bilir?"
"Boşver şimdi onu." diye Fadime'nin ağzına ekmek tıkıştırdı.
"Yediğin haltları anlatmamak için öldürecek misin ula ?"
"Benim eve bakalım mı bi eşyalara falan?"
"Laf değiştirdin ama bakalım."
Sonra birden yüzü düştü. "Noldu şimdi, istemiyorsan bakmayız."
"Ondan değil de biz beraber alacaktık eşyaları öyle konuşmuştuk sen almışsın."
"Ee değiştirelim bunları gidelim sen seç."
"Ortağın olarak harcamalarına dikkat et diyorum. Ula sen şimdi hepimizden zengin misin abinle de ortaksan?"
"Saçmalama Fadime."
"Ne var merak ettim mantık olarak öyle olması lazım."
"Abinden daha fazla değilimdir."
"Doğru bir evlilik yaparsan ondan fazla olursun merak etme."
"Fadime yine başlama saçma saçma kız bulma muhabbetine."
"Sen salak mısın İso? Kendimi diyorum niye kız bulayım kendi manitama?"
"Ha tamam. Manitam mı dedin sen bana?"
"He. Söyle bakalım İsofurtuna manitalarıyla neler yapar? Yani romantik mi, eğlenceli mi, gezmeli tozmalı mı senin manitacılığın nasıl anlat bakalım?"
"Fadimem ilk günden ilk kavgamızı edelim mi istiyosun niye durmadan bu konuları açıyorsun benim güzelim hıı?"
"Yok ben merak ettim aslında bilmiyorum ki senle sevgili olmak nasıl."
"E ben de bilmiyorum, öğrenecez."
Derken kapı çaldı. İso "Ee artık yuh evde bile rahat yok mu bize ya?"
"İsom canım benim sen burdasın sen, sorun bölünmesi mi hani saklayacaktık?"
"Aaaa ben napayım saklanayım mı?"
"Git odaya!"
Fadime delikten baktı Fatih'ti. Kapıyı açtı.
"Merhaba gelin hanım, İso'yu çağırsana bana bi."
Fadime panikle "İso burda değil ki." dedi.
"Aa pardon ben burda sanmıştım gelir o zaman içerde beklesem olur mu?" diye girdi.
Fadime bakakalmışken Fatih "Fadime kahven var mı abim?" dedi.
"Var yapayım mı?"
"Ee yap 3 tane, o danaya da söyle buraya gelsin."
İso sesi duyup geldi sallana sallana "Hoş geldin de niye geldin?"
"Ne güzel ev sahibisin öyle?"
"Oturun konuşcaz bi sonra gidicem merak etme. Ama bi kahve verin bari kovmadığınız kaldı."
Fadime mutfağa gidiyordu İso peşinden gitti "Sen üstünü değiştir ben yaparım kahveleri." diye.
Fadime elinde kahvelerde geldiğinde "Sen nasıl anladın burda olduğunu?" diye sordu.
"Sabahtan beri ikiniz de ortada yoksunuz. Zor olmadı yani. Bunu aradım ev mev dedi. İşim var dedi. Bazı şeyleri konuştuğunuzu farz ediyorum?" diye İso'ya baktı. İso başıyla onayladı.
"İkinizin yokluğu dikkat çeker ben de kaçayım Adil anlamasın diye geldim üstünde bu dananın olduğu belli olan tişörtle kapıyı açtın. Açana kadar konuşmanızı, bunun evde koşmasını 2 kişilik kahvaltıyı falan saymıyorum bile."
"Huh dedim sana ama şeytan gibi diye."
İso'yla gülüştüler.
"Abi biz sana zaten diyecektik çünkü niye çünkü Fadimem dedi ki o şeytan gibi anlar dedi bizi utandırır dedi."
Fatih kahkaha attı bu defa "Gelin hanımı boşuna sevmiyorum ben."
"Fatih abi sen yine bana Fadime desen olur mu? Bir süre kimseye demeye niyetimiz yok bizim."
"Evet farkındayım onun ama siz böyle ikiniz aynı anda ortadan kaybolursanız herkes anlar. Bir de Adil'le konuşmayı ertelemeyin. Tamam bir bakın kendinize önce ama çok ertelemeyin."
İso da Fadime de onaylar gibi başını salladı.
"Sen şimdi Adil anlamasın diye başımızı mı beklicen?"
"Gidicem lan gidicem alala kahvem bitsin."
"Yok dur gitme benim evdeki eşyalara bakacaktık zaten biz. Taşınması gereken bir şey falan varsa kal da yardım et."
"Fadime?"
"He abi kal da yerleştirelim bunu yayıldı benim evime."
İso yalandan "Giderim bak ha!" dedi.
"Zor gidersin biraz. "
"Başladınız yine heeeey az bi didişmeyin. Hadi kalkın eve bakalım."
Birlikte eve geçtiler. Taşınacak ağır bir şey var mı diye bakındılar yoktu. Fadime bir yandan paketleri açıyordu. Ambalajıyla duran birkaç eşyayı açtılar İso ve Fatih.
Fatih sonra "Ben gidiyorum siz halledin." diyerek gitti.
İso sanki bu anı bekliyormuş gibi gel diye yatak odasına götürdü. Oradaki eşyalara sıra gelmemişti henüz. Fadime paketlere yöneldi. İso durdurdu "Gel bunlara dokunmayalım. Bunları iade ederiz ya da birine veririz. Bu odaya beraber seçelim eşyayı olur mu?"
Fadime "Almışsın işte gerek var mı yeniden almaya?"
dedi. Sorusuna itiraz edilsin en azından burayı kendileri yapsın istiyordu ama belli etmek istemiyordu.
"Gerek var. Biz hep kendi seçemediğimiz yerlerde kaldık. Seçtiğimizde ise kalamadık. Senin gönlüne göre bir şey olsun artık. Eğer istersen."
Fadime omzundaki kolun altına daha da sokulup "İsterim." dedi.
İso eğilip saçlarını öperken "Hem bu yatak çok sağlam gibi durmuyor. Bize daha iyi bir şey lazım." dedi muzip muzip. Fadime "Ha gene başladı."
dedi. "Bana bak bi kapatırım o konuları yalvarırsın evlenene kadar."
"Yalvarırım ha?"
"He."
"O kadar eminsin yani kendinden?"
"He eminim."
"Uzak duracaksın yani?"
"Durayım mı?"
"Dur ula 3 sene yetmemiş sana belli ki. Gerçi seni eğleyen çok olmuştu doğru zor olmamıştır."
İso gülecekti gülmedi büyük bir ciddiyetle "Olmadı."
dedi.
"He İso olmadı. Salağım ben de çünkü."
"Dışardan öyle görünmediğini biliyorum ama olmadı."
"Ne demek o şimdi?"
"Seni seviyorken başkasına dokunmadım demek."
"Essahtan mı?"
"Evet. O yüzden bu yatak gidecek benim canım Fadimem bize sağlam bir yatak seçecek." diye güldü.
"Burda senle yatacağıma çok eminsin yani?"
"Aşırı. Niye çünkü beni dünyanın yatağa attın."
"Sen kolay lokma çıktın, ben değilim."
"Görücez onu." dedi kendinden emin.
"İsom"
"Hıı?"
"Biz beraber eşya nasıl alacaz ula biri görür."
"He doğru. Trabzon'a gideriz. Sen ben abim." dedi güldü.
"Abin ne alaka?"
"Ula dedi ya az önce ikiniz ortadan kaybolunca anlaşılır diye ben de çıktım geldim diye."
"Haa paravanımız."
"Aynen öyle. Kendisinin bizi ele veresi gelmediği sürece."
"Verir mi?"
"Sağı solu belli olmuyor onun bilmiyorum. Sana ne dicem İlve'yi da çağırsana. Onları bırakıp bekleyin geliyoruz diye gider alırız biz. Onlar da konuşur belki. Konuşmadılar bi değişiklik yok di mi?"
"Yok. İlve ablam zaten yoktu çocuğunun yanına gitmişti o da yeni geldi sayılır. "
"İyi tamam yarın değil de diğer gün gidelim sen konuş."
"Tamam. Sen nerede yatacaksın peki 2 gün daha var?"
"Koltukta?"
"Olmaz öyle." diye kendi evinin tarafını gösterdi başıyla Fadime.
"Asıl o olmaz kolay lokma diyosun bana sonra. Sen yalvarana kadar yok beraber yatmak." diye kendini kızdan ayırıp koridorda kaçar gibi koşuyordu. Fadime "Çok beklersin o zaman." diye peşinden gitti.
"Hiç sanmıyorum biliyo musun?" diye kızı yakaladı.
Bir eliyle belinden çekip kendine yapıştırdı bir eliyle yüzündeki saçları arkaya attı. Parmaklarının tersiyle yüzüne, dudaklarına dokundu. Dokunmasınlar aralanan dudakları Fadime'nin ona doğru yükselmesini yok sayıp boynuna indirdi elini kızın daha da yaklaşıp yükseldiğini görmezden geldi. Elini yavaşça tişörtün içine sokup belinden sırtına yükseldi. Fadime iniltiyle dudaklarını buldu. Bırakmaya hiç niyeti yok gibi öpüyordu. Oğlanın ellerinin teninde dokunup yaktığı yerleri sanki dudaklarıyla sular gibiydi. Sanki sadece öperken nefes alabilirmiş gibiydi ikisi de. Yavaş yavaş birbirlerinden ayrılmadan koltuğa doğru giderken kapı çaldı. Sanki kapı açıkmış da basılmışlar gibi ayrıldılar. "Ben skicem artık kapısını da gelenini de gidenini de yeter da!" Fadime uzanıp yüzünü tuttu kendi gözlerine bakmasını sağladı "Tamam aşşşşırı kötü bir zamanlama kabul ama sakin ol. Odaya git kendine gel bi ben kapıyı açarım." Kapı tekrar çaldı.
"Ula bu benim evim hey şaşırdın mı ben açarım."
"Bi bak kendine önce, açamazsın. Hadi git açıyorum ben."
Kapıyı çalan Fatih'ti. Orda unuttuğu telefonunu almaya gelmişti. İso yine sallana sallana geldi "Abi yarın değil sonraki gün Trabzon'a gidicez haberin olsun."
"Sebep?"
"Eşya almaya ama biz ikimiz gidemiyoruz malum sen de geliyorsun." Geldi Fatih'in yanağından makas aldı gitti oturdu. "Sen yine niye geldin hem?"
"Telefonumu almaya geldim de ben ne alaka siz gidin olum ben gelemem."
"Sen baya meraklısın bize aslında çok şaşırdım gelmek istememene bugün bile 50 kere geldin."
"Fadime şuna bir şey de elimde kalacak. Keyfimden geldim sanki."
"İso cidden ayıp olmuyor mu ne var 50 kere geldiyse?" dedi bu defa Fadime gülerek.
"Al işte tencere kapak. Gidiyorum, sizle uğraşamam. Trabzon'a da bi başınıza gidin."
"İlve ablamı arayayım da o da gelmesin o zaman."
Fatih geri döndü "İlve döndü mü?"
İso hemen koltuğun kenarına dirseğini yaslayıp pozisyonunu aldı "Sen nerden biliyosun burada olmadığını canım abim ben bile az önce öğrendim."
"O gün yemekte sonra bi ara buluşalım eski günlerden konuşuruz demiştik ama sonra İstanbul'a gidiyorum falan dedi. Döndüğünde haberim yoktu."
"Ee sen sonra hiç aramadın mı haberin niye yok?"
"Aramadım."
"Niye da?"
"Niye arayayım asıl?"
"Dönmesi seni çok ilgilendiriyor gibi geldi bize o yüzden araman lazımdı di mi İso?"
"Fadimem haklı araman lazımdı."
"Aramadım. Aramayı da düşünmüyorum bu konuyu salın artık."
"Şahsen ben salamam. Sevenleri kavuşturmak sevaptır aağğbiiiim."
"Sevenler ne zamandır gidip başkasıyla evleniyor ağğğbim!?"
"Sana anlattım ben ama sen yoktun yok napsaydı bu kız?"
"Az bekleseydi mesela. Al bak bekleyen nasıl bekliyor." diye Fadime'yi gösterdi.
"Övünmek gibi olmasın abicim ama onun bir eşi daha yok. Herkesten aynı performansı bekleyemeyiz di mi?" diye Fadime'ye öpücük attı.
"Cıvıl cıvık hareketler yapma lan neyse ben gidiyorum. Bu konuyu açmayın artık." dedi gitti.
Fadime arkasından "Açıcaz di mi?" dedi.
"Kaçar mı tabi ki açıcaz. Sen gelsene böyle bi, biz nerede kalmıştık ona bi bakayım."
Bölüm etkileşimi
