10. bölüm · KARA NİLÜFER
YENİ BİR BAŞLANGIÇ 9
Zaten durumu kritik olan Rei’nin, saklanma esnasındaki baskılar ve ani, sert hareketler nedeniyle solunumu durmuştu. Yuki ne yapacağını bilemedi; dünya o an durmuş gibiydi. Haruka’nın gözleri dolmuştu ama ağlayamadı. İçlerindeki en yaşlı kişi oydu ve korkuyu azaltmak için sağlam durmak zorundaydı.
Yuki, Rei’nin öldüğünü düşündüğü için kalbi parçalanmıştı. Gözleri kan çanağına dönmüştü; içinde öyle büyük bir öfke patlıyordu ki, dünyanın en büyük tufanı bile o ateşi söndüremezdi. Neyse ki Haruka bu yıkımı fark etti ve Yuki'nin kulağına o cümleyi fısıldadı:
“Gereğinden fazla odun seni de yakar. Unutma.”
Yuki bu uyarıyla kendine geldi. O esnada doktor müdahalesini bitirmiş, krizi sonlandırmıştı. “Ben şimdilik gidiyorum ama burada kalamazsınız,” dedi doktor. Sonra Haruka’ya dönüp ekledi: “Teyze, sen de burada kalamazsın. Annemden sonra seni de kaybedemem.”
Yuki o an ikisinin akraba olduğunu anlamıştı. Öfkeli bir tonla bağırdı:
“Hani kimsen yoktu? Bana yalan söyledin! Yapayalnız olduğunu söylemiştin!”
Haruka sakin bir tebessümle, “Yok zaten,” diye cevap verdi. Yuki daha da sinirlendi:
“Bana hâlâ yalan söylüyorsun! Sana ‘teyze’ dedi, ‘annemden sonra seni de kaybedemem’ dedi!”
Haruka yine tebessüm ederek, “Doğru,” dedi. Yuki’nin öfkesi zirveye çıkmıştı.
“Ne demek doğru? Yalan söylediğini kabul ediyorsun yani, öyle mi?!”
Haruka bu sefer, “Hayır,” dedi sadece. Yuki sinirden deliye dönmüştü.
“Bu ne demek oluyor? Açıkla artık!” diye çıkıştı. Haruka derin bir nefes aldı ve anlatmaya başladı…
