155. bölüm · KARA NİLÜFER
GECE MAVİSİ 4
"İçeri haber verin, bu gece mavi değil kızıl olacak," dedi.
Kurtlar içeri girip hafifçe havlayarak uyardılar; onlar da ne olduğuna bakmak için dışarı çıktılar. Yuki, "Hazır olun! Mimi, sen benle ön saflara; Rei, sen Alfa ve Asil’le arkada bekle," dedi.
Satsuki bu görev dağılımında hiç anılmazdı; bu sefer de öyle mi olacak diye başını eğdi. Yuki devam etti: "Satsuki, sen arkamızı kolla; sana güveniyorum."
Bu, Satsuki'yi inanılmaz motive etmişti; öyle ki gözleri gece karanlığına rağmen görecek gibiydi. "Hadi bakalım, herkes dediğim düzeni alsın," deyip ilerlemeye başladı. Kendisi ve Mimi mağaradan biraz uzakta, Rei mağara girişinde, Satsuki ise mağaranın biraz üstünde mevzi aldı.
Satsuki'nin tek sorunu oklarının sınırlı olmasıydı; o yüzden onların arkasını kollayacaktı. Sadağında toplamda altı ok kalmıştı, rastgele atış yapamazdı ve bu onun ilk gerçek savaşı olacaktı. Ormanın içindeki ışıklar beklemeyi sürdürüyordu; nefesler tutulmuştu. Hepsinin dikkati orman tarafındaki ışıklardaydı.
Ormandaki sessizlik devam ediyordu, herkes gerilmeye başlamıştı. Işıkların sayısı sessiz bir şekilde azalmaya başlamıştı ama bu Yuki'ye hiç inandırıcı gelmedi. Yuki'nin suikastçı sezgileri ona bunun bir kandırmaca olduğunu söylüyordu ve şimdiye kadar hiç yanılmamıştı. Ormanda dev bir sessizlik hakimdi; duyulan tek ses rüzgardan etkilenen yaprakların hışırtısıydı. Ay, bulutların arasında bir görünüp bir kayboluyordu. Ne düşman ne de dost belli oluyordu; bulutlu gecenin maviliği naz yaparcasına yerini ara sıra karanlığa bırakıyordu. Yuki daha fazla dayanamayıp gözlerini kapadı ve...
