107. bölüm · KARA NİLÜFER
KAN MİRASI 6
"Oysa bir daha Rose olmayacağız diye söz vermişti bir de," dedi.
O sırada Yuki yemeği hazırlarken çıkan ses Satsuki'yi uyandırmıştı. Kalkıp oturdu, dün gece olanları düşünüyordu. Yuki yanına yaklaştı, "Ne oldu, niye durgunsun?" diye sordu.
Satsuki kafasını kaldırıp, "Bir şey yok, sadece dün geceki olanları düşünüyordum. Hâlâ kafamı kurcalayan şeyler var," dedi.
Yuki, "Benim de aklımda ama Rei için şimdilik es geçelim, olur mu?" diye sordu. Satsuki tamam dercesine başını salladı. Etrafına bakınırken kılıcı gördü. Tam o anda Yuki'nin dün geceki hamlesi aklına geldi. "Ne kadar güzel... Sanki dans eden bir peri gibiydi, bir o kadar da ölümcül," diye mırıldandı.
Ardından Yuki, "Hadi herkes yemeğe!" diye seslendi.
Hep beraber oturup yemeye başladılar. Rei'nin içinde derin bir çığlık vardı. Görün beni, buradayım, ben çocuk değilim, uzak durmayın benden, yalan söylemeyin, diyordu. Rei her ne kadar bunu dile getirmek istese de yapamıyordu. Kafasını kaldırdı; aynı yerde oturup beraber yemek yemelerine rağmen, sanki Satsuki ve Yuki ondan yavaş yavaş uzaklaşıyormuş gibi gördü.
Rei'nin kaşığı elinden düştü, bütün siniri boşalmıştı. Gözlerinde iki damla yaş belirdi ama o bunun farkında değildi. Yuki ve Satsuki ona baktı. "Ne oldu kızım?" deyip Rei'ye yaklaştı. Hemen kendini toparlayıp "Yok bir şey," dedi ve tekrar yemeye başladı. Fakat gözyaşları yemek kasesine damlıyordu...
