54. bölüm · KARA NİLÜFER
BURASI BENİM YUVAM 3
“Yemeği gözyaşıyla yapacaksınız herhâlde,” dedi Haruka, ortamdaki ağır havayı dağıtmak ister gibi. Yuki ve Rei bu beklenmedik şaka karşısında boş bulunup gülmeye başladılar. Yuki, kızının saçlarını okşayarak, “Hadi, sen dışarıdan biraz su getir de annen yemeği yapsın,” dedi.
Rei neşeyle dışarı çıkarken Haruka, Yuki’ye döndü. “Böyle olması normal. İlk kez annelik görüyor,” dedi. Yuki başını yere eğdi; kendinden utanmıştı. Haruka yere diz çöktü, bastonunu yanına bıraktı ve ellerini Yuki’nin yüzüne koydu. Başını kaldırıp gözlerinin tam içine baktı. “Bu senin suçun değil ki kızım,” dedi yumuşak bir sesle. “Sen annelik görmedin ki annelik gösterebilesin. Sizin ilişkiniz bugüne kadar anne-kızdan çok usta-çırak gibiydi.”
Bir an duraksadı, ardından devam etti: “Bunu isteyerek mi yaptın sanıyorsun? Zamanında sana da böyle davranmadılar mı? Ne gördün ki neyi göstereceksin, güzel kızım?”
Yuki içinden, "Ellerini çekme," diye geçirdi. Hayatı boyunca böyle bir şefkati hiç tatmamıştı. Haruka, “Hadi,” dedi, “kendine gel bakalım.” Bastonunu eline alıp ayağa kalkmaya çalışırken Yuki, “Yardım edeyim mi, anne?” diye sordu. Haruka'nın koluna girip kalkmasına yardım etti. Göz göze geldiler. Haruka tebessüm ederek, “Hadi hadi, oyalanma,” dedi ve ardından gözünden süzülen tek damla yaşı gizlice sildi.
Böyle metanetli konuşuyordu ama Haruka da anneliği hiç tatmamıştı. Kimse ona bu kadar samimi, bu kadar "evlat gibi" davranmamıştı. Şimdiye kadar yardım ettiği insanlar bile çoğu zaman yapmacık bir teşekkürle yetinmişlerdi. Ama o bunu hiç umursamamıştı; tek amacı zulüm gören kadınlara yardım etmekti ve ömrü boyunca bunu yapmıştı. Hiçbir karşılık beklemeden... Artık amacına ulaşmış gibi hissediyordu. İnzivaya çekilip hayatının geri kalanını yeni kızı ve torunuyla geçirmek istiyordu.
Tam o sırada Rei, heyecanla içeri koştu. “Anne!” dedi nefes nefese...
