153. bölüm · KARA NİLÜFER
GECE MAVİSİ 2
Gelen ses, tuzağa yakalanan birinin bağırışıydı. Sonunda ormandaki tuzağa birileri yakalanmıştı.
"Hazırlanma vakti geldi," diyerek mağaraya girdi Yuki. Onun ardından herkes içeri girip hazırlanmaya başladı. Yuki ve Mimi kılıçlarını kontrol ettiler; Satsuki ise elindeki yayın kendince bakımını yaptı. Satsuki, elindeki yayın aceleyle yapılmış derme çatma bir yay olduğunu bilmiyordu. Yuki’ye seslenip elindeki yay için yardım istedi.
"Sen hâlâ bu yayı kullanıyordun, değil mi?" dedi.
"Bu seni kurtarmaya geldiğim gün öylesine yapmıştım; yine de bu yayı kullanabilmen şaşırtıcı," deyip yayı yeniden yapmaya başladı.
Şimdiki yay eskisinden sağlam ve kalibrasyonu çok daha iyiydi. Satsuki deneme maksatlı mağara içindeki kütüklerin olduğu yere bir tane ok attı ve tam istediği yere vurdu; nişan aldığı yerde milim sapma yoktu. Satsuki çok şaşırmıştı, ne olduğunu anlayamadı.
Yuki, "Bundan önceki yay resmen bozuktu, yine de hedefi tutturman büyük başarı. Benden pek de aşağı değilmişsin," deyip gülümsedi.
Satsuki’nin içinde fırtınalar kopmaya başladı; ilk kez Yuki onu teselli etmek yerine övmüştü. Bu da kalbini hızlandırmaya sebep olmuştu.
Rei, Alfa ve Asil mağara girişinde nöbetteydiler; ormanda meşaleyle geçenleri izliyorlardı, duruma göre de içeriye haber vereceklerdi. Ortalık iyice kızışmıştı; kalabalık öfkeliydi, nereye doğru yürüseler bir tuzağa yakalanıyorlardı. Öyle ki daha Yuki ve diğerleriyle temas etmeden sayıları iyice düşmüştü. Bu da onlar için çok iyi bir avantajdı; düşman sayısı savaşla değil, tuzaklarla düşmüştü. Ancak tehlike hâlâ geçmemişti...
