135. bölüm · KARA NİLÜFER
ÇELİK YANKISI 4
Bu hamle onun ciğerlerinde çatlaklar oluşmasına sebep olmuştu. Bu yüzden ağzından kan gelmişti; pek tabii düşmanlar bunu görünce cesaretleri yerine geldi.
Mimi hemen Yuki'yi tutup "Henüz değil, topla kendini!" dedi ve ön tarafa geçti. "Sen arkamı kolla, bu ikisiyle ben ilgilenirim," dedi. Yuki hızla toparlanıp dediğini yaptı; tekrar sırt sırta verip hamle beklediler. Ancak Mimi'nin de hareketleri sınırlıydı, çok fazla hamle yapamazdı. Kalan iki düşman aynı anda hamle yapınca, aynı anda kılıçlarını kaldırdı Yuki ve Mimi. Bu hamle saldırıyı karşılamış olsa da yaralanmayı engelleyememişti. İkisi de kolundan yara aldı.
İyice çaresiz kalmaya başlamışlardı; sayıları eşit olsa da direnecek halleri kalmamıştı. Yuki içinden, "Olmadı Haruka, yapamadım. Beni affet anne, burada can vereceğim. Kızımı koruyamayacağım, özür dilerim," dedi. Sanki Mimi ne düşündüğünü biliyordu; "Sakın aklından bile geçirme! Unuttun mu, söz verdin; bunları halledip daha çay eşliğinde konuşacağız, sakın!" dedi.
Yuki halsizdi, ayrıca iç yarası vardı; tamamen tükenmişti neredeyse. Düşman ise bunu fırsat bilip art arda hamle yapıyordu. İkisinin de takati kalmamıştı artık, sona yaklaşmışlardı ki bir ok havayı yarıp ıslık çalarak birini vurdu. Herkes dönüp baktığında Rei'nin elinde yayı gördü. Rei onlara seslendi: "Annem yorulmuş olabilir ama ben onun kızıyım! Dost olan yaşar, düşmansa ölür!" deyip dik bir duruş sergiliyordu. Bu kız gerçekten on bir yaşında mıydı? Öyle bir duruşu vardı ki yetişkin bir kadın gibiydi. O esnada geriye kalan son düşman hızla Rei'ye hamle yapmaya çalıştı...
