115. bölüm · KARA NİLÜFER
GÖLGE AVI 4
"Sen bir Rose’sun, kendini inkar etme," dedi.
Rei ise, "Ben asla bir Rose olmayacağım; ama sizin teknikleriniz benim kölem olacak, ben değil," dedi ve kılıçla birlikte o da mağaraya döndü. İçeri girince annesinin yanına çöktü, eliyle yüzünü okşadı. "Bu davada yalnız değilsin anne, ben yanındayım," dedi.
Satsuki bunu duymuştu ama duymazdan geldi. Bir çocuğun bunları söyleyebilmesi ve savaş alanında kendisi hiçbir şey yapamazken o cesaret gösterip Asil ve Alfa’yı yönetmesi hâlâ şaşırtıcıydı. İçinden, "Bir çocuk nasıl olur da böylesine sakin bir şekilde sahaya çıkar?" dedi. Sonra kendine kızmaya başladı. "Onlara yükten başka bir şey değilim, bir kız çocuğu kadar olamadım," dedi ve dışarı çıktı.
Derin bir nefes alıp verdi ve o esnada Haruka’nın sesini duydu: "Sakın pes etme evlat." Satsuki korkuyla etrafına baktı. "Ölmüş olmana rağmen hâlâ bizi mi düşünüyorsun, cidden mi?" deyip dizleri üzerine çöktü. Gözleri doldu. Rei arkasından gelip sarıldı. "Seni anlıyorum; kendini savaş meydanında bir çocuğa yenilmiş olarak görüyorsun. Ama öyle değil. Bedenen bir çocuğum evet, ama unutma biz Rose soyundan geldik, buna göre eğitildik," dedi. Sanki onun kendi kendine ne konuştuğunu duymuş gibiydi. "Aslında yetersiz değilsin, sadece hiç meydan görmedin biliyorum. Ama bak, yerde bir sürü kılıç var. Seni değişmekten, güçlenmekten alıkoyan ne?" diye sordu.
Satsuki başını kaldırdı ve etrafına bakmaya başladı...
