11. bölüm · KARA NİLÜFER
YENİ BİR BAŞLANGIÇ 10
Onun annesiyle biz arkadaştan da öteydik. İkimiz de yetimhanede büyümüştük.” Bu cümleden hemen sonra Haruka’nın gözleri doldu, sesi titredi; sesinde dosta duyulan büyük bir özlem vardı. Doktor araya girip, “Teyze, önce otur, öyle anlat,” diyerek onu nazikçe oturttu.
Haruka devam etti: “İkimiz de yirmili yaşlardaydık. Nagi evlenmişti, bense hiç düşünmemiştim. Öyle de oldu, bu yaşıma geldim ve hiç evlenmedim. Nagi evlendikten birkaç ay sonra büyük sıkıntılar çekmeye başladı. Defalarca ayrılması gerektiğini söyledim ama o, ‘Çocuk var, olmaz,’ dedi. Aylar sonra daha kötüsü oldu; duydum ki Nagi hayat kadını olmuştu. Aşağılık kocası, üç beş kuruş için kendi karısını pazarlamaya başlamıştı. Bu sırada çocuğu, Nagi’nin manevi annesi yanına almıştı. Satsuki her şeyden habersiz büyüyordu; annesinin bir doktor olduğu ve bu yüzden ülke dışına çıkıp insanlara yardım ettiği yalanıyla…”
Haruka bir an duraksadı, bakışları sertleşti. “Daha fazla katlanamadım. Rose ailesinden birini kiraladım ve o kocasını öldürttüm.”
Bu noktada Yuki, beyninden vurulmuşa döndü. Bu kadın Rose ailesini sadece tanımıyor, onlarla iş yapmıştı. Haruka’ya bakarak sordu: “Yani… Benim kim olduğumu en başından beri biliyor muydun?”
Haruka şaşkınlıkla, “Nasıl yani?” diye sordu.
Yuki kadına doğru bir adım yaklaştı: “Ben, Rose ailesinden Tatsumo’nun karısıyım.”
Bu kez şaşırma sırası Haruka’daydı; çünkü işi verdiği kişinin adı da Tatsumo’ydu. Ama onu asıl şaşırtan bu isim benzerliği değil, Rose ailesinin bir üyesinin bu kadar perişan halde olmasıydı. Yuki’ye dönüp: “Peki sen neden bu hâldesin o zaman?” diye sordu.
Bu kez Yuki derin bir nefes aldı ve kendi hikâyesini anlatmaya başladı…
