106. bölüm · KARA NİLÜFER
KAN MİRASI 5
"Özür dilerim büyükanne," dedi. Yuki, sanırım özlediği için rüya görüyor diye düşündü. "Demek ki beni üzdüğü için Haruka'nın ona kızdığını gördü," diyerek tekrar uzandı. Satsuki ise kurtları ne yapacağını düşünüyordu. Sabah olup Rei uyanmadan onları oradan kaldırmalıydı. Aklına son anda onları gömmek geldi. İçeri gidip kazmayı aldı ve kazmaya başladı. O kazarken Alfa ve Asil alanı korumaya alıyordu. Satsuki sığacakları kadar derin kazdıktan sonra kurt cesetlerini sürükleyerek içine attı; sonrasında da yavru tavşandan geri kalanları aynı çukura atıp üstünü örtmeye başladı.
Birkaç dakika sonra işi bitmişti. Yorgun ve bitkin bir şekilde içeri girdi. Şöyle bir baktı, herkes uyuyordu; o da kendi yatağına gidip uzandı. Ama onunkisi uyumak değil, adeta bayılmaktı.
Sabah olmuştu. Rei tavşanların yanındaydı. Birkaç dakika sonra Yuki uyandı, Rei’yi tavşanlarla oynarken gördü. "Günaydın kızım," diye seslendi. Rei arkasını dönüp, "Sana da günaydın anne," dedi. Ardından "Tavşanlardan biri nerede?" diye sordu. Yuki bir an duraksadı, ne diyeceğini bilemedi. "Buralardadır kızım, yoksa kaçmış da olabilir. O iyidir merak etme, ne de olsa onun bölgesindeyiz, değil mi?" dedi.
Rei omuz silkip "Belki de öyle olmuştur," dedi ve diğer ikisiyle oynamaya devam etti. Yuki yemeği hazırlamaya başladı. Satsuki ise hâlâ uyuyordu; geceki yüksek tempo onu çok yormuştu. Rei arkasına tekrar baktı ve kılıcı annesinin yatağının yanında görünce iç çekti...
