28. bölüm · KANLA YAZILAN YEMİN
28.BÖLÜM SON BAĞ
Rüzgâr uğulduyordu.
Vadi kararmıştı.
Sanki doğa bile bekliyordu.
Rojda’nın elleri titriyordu.
Baran’ın yüzünü tutuyordu.
Ama gözlerinin içine bakamıyordu.
“Bunu yapamam…” dedi.
Baran yavaşça başını salladı.
“Yapmak zorundasın.”
Sesi sakindi.
Ama bu sakinlik…
kabullenişti.
Berdel birkaç adım geride duruyordu.
Silahı elindeydi.
Ama bu kararı o veremezdi.
Bu…
Rojda’nın seçimiydi.
Sessizlik uzadı.
Rojda gözlerini kapattı.
Aklından geçen her şey…
bir anda geldi.
İlk karşılaşmaları…
birlikte savaştıkları anlar…
ona güvenişi…
Hepsi.
“Başka bir yol vardır…” diye fısıldadı.
Baran hafifçe gülümsedi.
“Olmasını isterdim.”
Kısa bir duraksama.
“Ama yok.”
Rojda gözlerini açtı.
“Ya varsa?”
Baran’ın bakışı değişti.
“Ne demek istiyorsun?”
Rojda derin bir nefes aldı.
“Onlar seni kullanıyor.”
“Evet.”
“Yani bağlantı var.”
Baran kaşlarını çattı.
“Evet…”
Rojda’nın gözleri parladı.
“O zaman kesilebilir.”
Sessizlik.
Berdel hemen yaklaştı.
“Nasıl?”
Rojda düşündü.
“Zihinle bağ kuruyorlar.”
Baran başını salladı.
“Evet… bir işaret gibi…”
Bir anda durdu.
Gözleri büyüdü.
“İşaret…”
Rojda hemen sordu:
“Ne işareti?”
Baran zorlandı.
“İçimde…”
göğsünü tuttu,
“bir şey var…”
Rojda’nın kalbi hızlandı.
“Onu kontrol ediyorlar.”
Berdel sertleşti.
“Yani onu yok edersek…”
Baran tamamladı:
“Bağ kopar.”
Sessizlik.
Ama bu umut…
tehlikeliydi.
Rojda yavaşça konuştu:
“Yerini biliyor musun?”
Baran gözlerini kapattı.
Bir an düşündü.
Sonra başını salladı.
“Evet.”
Elini göğsünün sol tarafına koydu.
“Burada.”
Rojda’nın nefesi kesildi.
Bu…
kolay bir şey değildi.
Berdel ciddi bir sesle konuştu:
“Bu onu öldürebilir.”
Rojda cevap verdi:
“Zaten ölmek üzere.”
Sessizlik.
Bu…
son şanstı.
Baran Rojda’ya baktı.
“Güveniyor musun kendine?”
Rojda gözlerini ondan ayırmadı.
“Evet.”
Baran hafifçe gülümsedi.
“Ben de sana güveniyorum.”
Bu söz…
her şeyden ağırdı.
Rojda silahını çıkardı.
Ama bu kez…
hedef almak için değil.
Diz çöktü.
Elini Baran’ın göğsüne koydu.
Kalbi hızlı atıyordu.
“Hazır mısın?” diye fısıldadı.
Baran gözlerini kapattı.
“Hazırım.”
Berdel gerildi.
Ama müdahale etmedi.
Rojda derin bir nefes aldı.
Sonra…
hamlesini yaptı.
Bir anda Baran’ın içinden keskin bir çığlık yükseldi.
Ama bu…
onun sesi değildi.
Daha derin.
Daha karanlık.
Rojda geri çekilmedi.
“Çık!” diye bağırdı.
“Onu bırak!”
Baran titriyordu.
Gözleri karardı.
Sonra—
bir anda ışık gibi bir şey…
sönüp gitti.
Sessizlik.
Baran hareketsiz kaldı.
Rojda dondu.
“Baran…?”
Cevap yok.
Berdel yaklaştı.
Nefesini kontrol etti.
Bir saniye…
iki saniye…
Sonra—
“Yaşıyor.”
Rojda’nın gözlerinden yaşlar aktı.
Baran yavaşça gözlerini açtı.
Bu kez…
tamamen kendisiydi.
“Bitti…” diye fısıldadı.
Rojda gülümsedi.
“Bitti.”
Ama o an—
uzaktan bir ses geldi.
Derin.
Kızgın.
“Hayır…”
Herkes dondu.
Gökyüzü karardı.
Rüzgâr sertleşti.
Ve o ses tekrar geldi:
“BAĞI KIRDINIZ.”
Rojda’nın kalbi hızlandı.
Baran fısıldadı:
“Onlar…”
Berdel silahını kaldırdı.
Ama bu kez…
düşman görünmüyordu.
Ses devam etti:
“Bunun bedelini ödeyeceksiniz.”
Rüzgâr bir anda kesildi.
Ve her şey…
sessizliğe gömüldü.
Ama artık kesindi:
Onlar artık saklanmayacaktı.
