24. bölüm · KANLA YAZILAN YEMİN

24.BÖLÜM KARANLIĞIN KALBİ

Murat İnce

Bölümler
1 1.BÖLÜM SESSİZ FIRTINA 2 2.BÖLÜM KARANLIKTA KAÇIŞ 3 3.BÖLÜM ATEŞİN ORTASINDA 4 4.BÖLÜM KAPININ ARDINDAKİ 5 5.BÖLÜM TETİKTEKİ SESSİZLİK 6 6.BÖLÜM SAKLANAN GERÇEK 7 7.BÖLÜM KENDİ SAVAŞINI SEÇMEK 8 8.BÖLÜM ATEŞİN İÇİNDE 9 9.BÖLÜM KARANLIĞIN İÇİNDEN GELEN 10 10.BÖLÜM KAYIP VE YEMİN 11 11.BÖİÜM ŞÜPHE TOHUMU 12 12.BÖLÜM GÖLGELERİN İZİNDE 13 13.BÖLÜM KIRILAN GÜVEN 14 14.BÖLÜM İHANETİN YÜZÜ 15 15.BÖLÜM KANLA SAKLANAN GERÇEK 16 16.BÖLÜM GÖLGENİN PEŞİNDE 17 17.BÖLÜM PERDENİN ARKADINDAKİ EL 18 18.BÖLÜM SESSİZ GELEN TEHDİT 19 19.BÖLÜM GERİ SAYIM 20 20.BÖLÜM TUZAK KAPANIYOR 21 21.BÖLÜM YANAN YUVA 22 22.BÖLÜM KÜLLERDEN DOĞAN ÖFKE 23 23.BÖLÜM KARANLIĞA GİDEN YOL 24 24.BÖLÜM KARANLIĞIN KALBİ 25 25.BÖLÜM YÜZLEŞME 26 26.BÖLÜM İÇİMİZDEKİ GÖLGE 27 27.BÖLÜM KIRILMA NOKTASI 28 28.BÖLÜM SON BAĞ 29 29.BÖLÜM KARA FERMAN 30 30.BÖLÜM GERİ ÇEKİLMENİN BEDELİ 31 31.BÖLÜM ESKİ KAN,YENİ SAVAŞ 32 32.BÖLÜM KAYIP GÖLGENİN DÖNÜŞÜ 33 33.BÖLÜM KÜLLERİN YOLU 34 34.BÖLÜM ZİHNİN AYNASI 35 35.BÖLÜM ÖFKENİN BEDELİ 36 36.BÖLÜM SAKLANAN GERÇEK 37 37.BÖLÜM KARANLIĞIN İÇİNDE 38 38.BÖLÜM MERKEZİN KALBİ 39 39.BÖLÜM SONSUZ ZİHİN 40 40.BÖLÜM UYANIŞ 41 41.BÖLÜM KIRILMA NOKTASI 42 42.BÖLÜM İÇİMİZDEKİ SAVAŞ 43 43.KARANLIĞIN İZİNDE 44 44.BÖLÜM DERİNLİKTELİ SESSİZLİK 45 44.BÖLÜM ÇEKİRDEĞİN UYANIŞI 46 46.BÖLÜM KIRILGAN DENGE 47 47.BÖLÜM GÖRÜNMEYEN NOKTA 48 48.BÖLÜM ÇATLAYAN GERÇEKLİK 49 49.BÖLÜM AĞIN NABZI 50 50.BÖLÜM MERKEZİN ÖTESİ 51 51.BÖLÜM SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ SES 52 52.BÖLÜM EŞİĞİN ÖTESİNDE 53 53.BÖLÜM İKİ TARAFLI SESSİZLİK 54 54.BÖLÜM KIRILAN KALIPLAR 55 55.BÖLÜM HAZIRLIĞIN BEDELİ 56 56.BÖLÜM SON AŞAMANIN EŞİĞİ 57 57.BÖLÜM AYRIMIN SESSİZLİĞİ 58 58.BÖLÜM KARARIN AĞIRLIĞI 59 59.BÖLÜM İÇTEKİ İKİ SES 60 60.BÖLÜM DENGE KIRILIYOR 61 61.BÖLÜM ÇEMBERİN İÇİNDE 62 62.BÖLÜM SESSİZ HESAPLAŞMA 63 63.BÖLÜM YANSIMANIN ÇAĞRISI 64 64.BÖLÜM ÇATLAYAN DENGE 65 65.BÖLÜM BİLİNMEYENİN KAPISI 66 66.BÖLÜM GEÇİDİN ÖTESİ

Vadi sessizdi.
Ama bu sessizlik… doğal değildi.
Rüzgâr esiyor, sis hareket ediyordu ama yine de her şey tuhaf bir şekilde durgun görünüyordu. Sanki burası yaşayan bir yer değil de…
izleyen bir yerdi.
Rojda ilk adımı attı.
Ayağının altındaki taşın sesi bile fazla geldi.
Herkes gerildi.
Berdel elini kaldırdı.
“Yavaş.”
Baran öne geçti.
Gözleri etraftaydı.
“Burası…” dedi,
“gördüğümden daha büyük.”
Sis biraz daha açıldı.
Yıkık yapılar netleşti.
Taş sütunlar…
yarım kalmış duvarlar…
ve ortada…
geniş, boş bir alan.
Ama boş değildi.
Hissediliyordu.
Rojda fısıldadı:
“Burada bir şey var.”
Berdel cevap verdi:
“Evet.”
“Ve bizi bekliyor.”
Adım adım ilerlediler.
Her şey fazla sakindi.
Bu…
doğal değildi.
Baran aniden durdu.
“Durun.”
Herkes dondu.
Rojda kaşlarını çattı.
“Ne oldu?”
Baran yere baktı.
Taşların arasında…
ince bir çizgi vardı.
Neredeyse görünmez.
Ama oradaydı.
“Bu…” dedi,
“tuzak.”
Rojda’nın kalbi hızlandı.
“Ne tür?”
Baran cevap veremedi.
Çünkü o anda—
yer sallandı.
Bir anda taşlar hareket etti.
Zemin çöktü.
İki adam aşağı düştü.
Çığlıklar yankılandı.
Rojda son anda geri atladı.
Ama birinin elini yakaladı.
Adam sallanıyordu.
“Tut!” diye bağırdı Rojda.
Ama ağırlık fazlaydı.
Adamın eli kaydı.
Ve düştü.
Sessizlik.
Derin bir boşluk.
Geri dönüş yok.
Rojda’nın gözleri doldu.
Berdel dişlerini sıktı.
“Devam,” dedi.
Bu söz…
acımasızdı.
Ama gerekliydi.
İlerlediler.
Artık daha dikkatli.
Daha yavaş.
Ama tehlike bitmemişti.
Bir anda—
sis yoğunlaştı.
Her yer beyaza büründü.
Görüş sıfır.
Rojda etrafına baktı.
Kimseyi göremiyordu.
“Berdel?” diye seslendi.
Cevap yok.
“Baran?!”
Sessizlik.
Kalbi hızlandı.
Bu…
yanlıştı.
Ve o an—
bir ses duydu.
Ama dışarıdan değil.
Kendi zihninden.
“Yalnızsın…”
Rojda dondu.
Bu ses…
gerçek değildi.
Ama çok gerçek hissettiriyordu.
“Kim var?” dedi.
Ses güldü.
“Sen zaten biliyorsun.”
Rojda gözlerini kapattı.
“Bu gerçek değil.”
Ses tekrar geldi:
“Peki ya hissettiklerin?”
Bir anda…
görüntüler belirdi.
Geçmiş.
Kayıplar.
Korkular.
Hepsi bir anda.
Rojda nefes alamadı.
Dizlerinin üzerine çöktü.
“Hayır…” diye fısıldadı.
Ama ses durmadı.
“Sen zayıfsın.”
“Bu yüzden kaybedeceksin.”
Rojda dişlerini sıktı.
“Hayır.”
Gözlerini açtı.
“Bu benim değil.”
Bağırdı:
“BU SİZİN OYUNUNUZ!”
Bir anda—
sis dağıldı.
Rojda nefes nefeseydi.
Ama yalnız değildi.
Berdel ve Baran da oradaydı.
Onlar da etkilenmişti.
Ama ayaktaydılar.
Berdel sertçe konuştu:
“Zihin oyunu…”
Baran başını salladı.
“Onlar sadece savaşmıyor.”
“Zihnimizi kırıyorlar.”
Rojda yavaşça ayağa kalktı.
“Buna izin vermeyeceğiz.”
İlerlediler.
Ve sonunda…
vadinin merkezine ulaştılar.
Ortada…
yüksek taş bir platform vardı.
Ve üzerinde…
üç kişi duruyordu.
Siyah pelerinli.
Hareketsiz.
Ama güçlü.
Rojda’nın kalbi hızlandı.
Berdel bir adım öne çıktı.
“Bitti.”
Sesi yankılandı.
Platformdaki kişilerden biri konuştu:
“Hayır.”
Sesi derindi.
“Henüz başlamadı.”
Bir adım öne çıktı.
“Hoş geldiniz.”
Kısa bir duraksama.
“Siyah Konsey’e.”
Sessizlik çöktü.
Ve o an…
her şey netleşti: