27. bölüm · KANLA YAZILAN YEMİN

27.BÖLÜM KIRILMA NOKTASI

Murat İnce

Bölümler
1 1.BÖLÜM SESSİZ FIRTINA 2 2.BÖLÜM KARANLIKTA KAÇIŞ 3 3.BÖLÜM ATEŞİN ORTASINDA 4 4.BÖLÜM KAPININ ARDINDAKİ 5 5.BÖLÜM TETİKTEKİ SESSİZLİK 6 6.BÖLÜM SAKLANAN GERÇEK 7 7.BÖLÜM KENDİ SAVAŞINI SEÇMEK 8 8.BÖLÜM ATEŞİN İÇİNDE 9 9.BÖLÜM KARANLIĞIN İÇİNDEN GELEN 10 10.BÖLÜM KAYIP VE YEMİN 11 11.BÖİÜM ŞÜPHE TOHUMU 12 12.BÖLÜM GÖLGELERİN İZİNDE 13 13.BÖLÜM KIRILAN GÜVEN 14 14.BÖLÜM İHANETİN YÜZÜ 15 15.BÖLÜM KANLA SAKLANAN GERÇEK 16 16.BÖLÜM GÖLGENİN PEŞİNDE 17 17.BÖLÜM PERDENİN ARKADINDAKİ EL 18 18.BÖLÜM SESSİZ GELEN TEHDİT 19 19.BÖLÜM GERİ SAYIM 20 20.BÖLÜM TUZAK KAPANIYOR 21 21.BÖLÜM YANAN YUVA 22 22.BÖLÜM KÜLLERDEN DOĞAN ÖFKE 23 23.BÖLÜM KARANLIĞA GİDEN YOL 24 24.BÖLÜM KARANLIĞIN KALBİ 25 25.BÖLÜM YÜZLEŞME 26 26.BÖLÜM İÇİMİZDEKİ GÖLGE 27 27.BÖLÜM KIRILMA NOKTASI 28 28.BÖLÜM SON BAĞ 29 29.BÖLÜM KARA FERMAN 30 30.BÖLÜM GERİ ÇEKİLMENİN BEDELİ 31 31.BÖLÜM ESKİ KAN,YENİ SAVAŞ 32 32.BÖLÜM KAYIP GÖLGENİN DÖNÜŞÜ 33 33.BÖLÜM KÜLLERİN YOLU 34 34.BÖLÜM ZİHNİN AYNASI 35 35.BÖLÜM ÖFKENİN BEDELİ 36 36.BÖLÜM SAKLANAN GERÇEK 37 37.BÖLÜM KARANLIĞIN İÇİNDE 38 38.BÖLÜM MERKEZİN KALBİ 39 39.BÖLÜM SONSUZ ZİHİN 40 40.BÖLÜM UYANIŞ 41 41.BÖLÜM KIRILMA NOKTASI 42 42.BÖLÜM İÇİMİZDEKİ SAVAŞ 43 43.KARANLIĞIN İZİNDE 44 44.BÖLÜM DERİNLİKTELİ SESSİZLİK 45 44.BÖLÜM ÇEKİRDEĞİN UYANIŞI 46 46.BÖLÜM KIRILGAN DENGE 47 47.BÖLÜM GÖRÜNMEYEN NOKTA 48 48.BÖLÜM ÇATLAYAN GERÇEKLİK 49 49.BÖLÜM AĞIN NABZI 50 50.BÖLÜM MERKEZİN ÖTESİ 51 51.BÖLÜM SESSİZLİĞİN İÇİNDEKİ SES 52 52.BÖLÜM EŞİĞİN ÖTESİNDE 53 53.BÖLÜM İKİ TARAFLI SESSİZLİK 54 54.BÖLÜM KIRILAN KALIPLAR 55 55.BÖLÜM HAZIRLIĞIN BEDELİ 56 56.BÖLÜM SON AŞAMANIN EŞİĞİ 57 57.BÖLÜM AYRIMIN SESSİZLİĞİ 58 58.BÖLÜM KARARIN AĞIRLIĞI 59 59.BÖLÜM İÇTEKİ İKİ SES 60 60.BÖLÜM DENGE KIRILIYOR 61 61.BÖLÜM ÇEMBERİN İÇİNDE 62 62.BÖLÜM SESSİZ HESAPLAŞMA 63 63.BÖLÜM YANSIMANIN ÇAĞRISI 64 64.BÖLÜM ÇATLAYAN DENGE 65 65.BÖLÜM BİLİNMEYENİN KAPISI 66 66.BÖLÜM GEÇİDİN ÖTESİ

Rüzgâr sertleşmişti.
Sis yeniden hareketleniyor, vadi sanki nefes alıp veriyordu.
Ama asıl fırtına…
insanların içindeydi.
Baran artık onların karşısındaydı.
Ama gerçekten o muydu?
Yoksa sadece bir kabuk mu kalmıştı?
Rojda birkaç adım geri çekildi.
Gözleri doluydu.
Ama kaçmıyordu.
“Baran…” dedi.
Cevap yok.
Onun yerine…
soğuk bir bakış.
Berdel silahını kaldırdı.
Ama parmağı tetiğe gitmedi.
Çünkü karşısındaki düşman…
bir zamanlar kardeşiydi.
Baran başını hafifçe yana eğdi.
“Kararsızlık…” dedi.
Sesi yankılandı.
Ama bu…
onun sesi değildi.
“İşte sizi zayıf yapan şey bu.”
Bir anda hareket etti.
Hızlı.
Berdel’e saldırdı.
Berdel son anda kaçtı.
Bıçak taşa çarptı.
Kıvılcımlar çıktı.
Baran durmadı.
Tekrar saldırdı.
Bu kez daha hızlı.
Berdel karşılık verdi.
İkisi çarpıştı.
Ama bu bir savaş değil…
bir sınavdı.
Rojda bunu gördü.
“Bu Baran değil…” diye fısıldadı.
Baran tekrar konuştu:
“Ben… onun içindeyim.”
Rojda’nın kalbi sıkıştı.
“Onu bırak!”
Baran güldü.
“Onu sen buraya getirdin.”
Bu söz…
Rojda’yı sarstı.
“Hayır…”
Ama içinde bir ses…
bunun doğru olabileceğini söylüyordu.
Baran tekrar saldırdı.
Bu kez Rojda’ya yöneldi.
Hızlıydı.
Rojda zor kaçtı.
Silahını kaldırdı.
Ama ateş edemedi.
Çünkü o…
Baran’dı.
“Yapamıyorsun,” dedi Baran.
“Çünkü hâlâ ona bağlısın.”
Rojda dişlerini sıktı.
“Hayır.”
Gözleri sertleşti.
“Çünkü hâlâ orada.”
Sessizlik.
Bu söz…
bir şeyi değiştirdi.
Baran bir an durdu.
Sadece bir an.
Ama bu yeterliydi.
Rojda fark etti.
“Duyuyor beni…” dedi.
Berdel bağırdı:
“Rojda! Uzak dur!”
Ama Rojda ilerledi.
Yavaşça.
Silahını indirdi.
“Baran…” dedi.
“Beni duyuyorsun.”
Baran’ın yüzü gerildi.
Gözleri titredi.
İçinde bir savaş vardı.
Ama o an—
karanlık tekrar bastırdı.
“Sus!” diye bağırdı.
Rojda durmadı.
“Sen değilsin bu.”
Bir adım daha attı.
“Sen onlardan daha güçlüsün.”
Baran’ın nefesi hızlandı.
Gözleri bir anlığına…
geri geldi.
“Rojda…”
Fısıldadı.
Rojda’nın gözleri doldu.
“Evet!”
Ama o an—
karanlık tekrar geldi.
Baran çığlık attı.
“ÇIK!”
Bir anda dizlerinin üzerine çöktü.
Başını tuttu.
“Çık… çık… çık!”
Sesi parçalanıyordu.
Rojda hemen yanına koştu.
Berdel bağırdı:
“Yapma!”
Ama artık çok geçti.
Rojda diz çöktü.
Baran’ın yüzünü tuttu.
“Buradayım,” dedi.
“Gitmiyorum.”
Baran titriyordu.
“Onlar…”
“Beni bırakmıyor…”
Rojda gözlerini kapattı.
“Ben de bırakmıyorum.”
Sessizlik.
Rüzgâr durdu.
Ve o an…
bir şey değişti.
Baran’ın nefesi yavaşladı.
Gözleri tekrar açıldı.
Bu kez…
gerçekti.
“Rojda…”
Rojda gülümsedi.
Gözyaşlarıyla.
“Geri döndün.”
Ama bu mutluluk…
uzun sürmedi.
Çünkü Baran’ın yüzü değişti.
“Hayır…”
Rojda dondu.
“Ne oldu?”
Baran’ın sesi titriyordu:
“Onlar…”
başını kaldırdı,
“yerimizi biliyor.”
Sessizlik.
Berdel sertleşti.
“Ne demek bu?”
Baran cevap verdi:
“Ben onların gözüyüm.”
Rojda’nın kalbi durdu.
“Ne—”
Baran devam etti:
“Ben yaşadığım sürece…”
“onlar bizi bulur.”
Bu gerçek…
yıkıcıydı.
Sessizlik çöktü.
Berdel yavaşça silahını kaldırdı.
Rojda hemen araya girdi:
“Hayır!”
Baran ona baktı.
Bu kez sakindi.
“Bu tek yol.”
Rojda başını salladı.
“Hayır! Başka bir yol buluruz!”
Baran hafifçe gülümsedi.
“Zaman yok.”
Kısa bir duraksama.
“Beni durdur.”
Rojda’nın elleri titredi.
“Yapamam…”
Baran gözlerini kapattı.
“Yapmak zorundasın.”
Sessizlik.
Rüzgâr tekrar esti.
Ve o an…
Rojda bir seçimle karşı karşıyaydı.
Sevdiği birini kurtarmak mı…
yoksa herkesi korumak mı?