KAN VE KÜLLER kitap kapağı

20. bölüm / 32

KAN VE KÜLLER

19.Bölüm SENİN İÇİN YAŞIYACAĞIM

Vaveyla Yazarı: Lunorisolzey .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: 19.Bölüm SENİN İÇİN YAŞIYACAĞIM

Halef'in Ağzından
“Hay—”
Cümlesini tamamlayamadı.
Bir anda gözlerimin önünde yere yığıldı.
“Sedef!”
Hemen yanına çömeldim.
Gözleri kapalıydı.
“Sedef, gözlerini aç.”
Cevap vermedi.
Elimi boynuna götürüp nabzını kontrol ettim.
Vardı.
Ama çok zayıftı.
“Sedef!”
Yüzüne hafifçe dokundum.
Hiçbir tepki vermedi.
Tenine dokunduğumda buz gibi olduğunu fark ettim. Titriyordu.
Üzerimdeki ceketi hiç düşünmeden çıkarıp üzerine örttüm.
Sonra onu kucağıma aldım.
Hiç vakit kaybetmeden arabaya taşıdım.
Arka koltuğa yatırdım.
Yerde duran çantasını da alıp yanına koydum.
Kapıyı kapatmadan önce yüzüne baktım.
“Dayan.”
Sonra kapıyı kapatıp direksiyonun başına geçtim.
Arabayı çalıştırdığım gibi hastaneye doğru sürdüm.
Aklımda tek bir şey vardı.
Sedef.
Ne olursa olsun ona bir şey olmayacaktı.
--
Birkaç Saat Sonra
Hastanenin koridorunda ileri geri yürüyordum.
Dakikalar geçmek bilmiyordu.
Her geçen saniye içimdeki korkuyu biraz daha büyütüyordu.
Sonunda odanın kapısı açıldı.
Doktor dışarı çıktı.
“Sedef Felah'ın yakını mısınız?”
“Yakınıyım. Durumu nasıl?”
“Şu an bilinci kapalı ama durumu stabil.”
Derin bir nefes aldım.
En azından şimdilik iyiydi.
“Bayılmasının nedeni ne?”
Doktor elindeki dosyaya baktı.
“Bir takım tetkikler yaptık. Kan sonuçlarında beklemediğimiz bir sonuç çıktı.”
Kaşlarımı çattım.
“Ne sonucu?”
Doktor gözlerini dosyadan kaldırıp bana baktı.
“Sedef Hanım hamile.”
Bir an hiçbir şey söyleyemedim.
Sanki duyduğum kelimelerin anlamını kavramam birkaç saniye sürdü.
“Ne?”
“Yaklaşık altı haftalık.”
Altı haftalık...
Aklıma bankta söyledikleri geldi.
Ben ölürsem ne olur?
Çenem sıkıldı.
İçimde garip bir şey oluştu.
Bir çocuk...
Sedef'in çocuğu.
“Bundan haberi var mı?”
“Hayır. Uyandığında kendisine söyleyeceğiz.”
Başımı eğdim.
Sedef'in bundan haberi yoktu.
Ve daha birkaç saat önce...
Ölmek istediğini söylemişti.
“Onu yalnız bırakmayın,” dedim.
Doktor başını salladı.
“Merak etmeyin."
Doktor uzaklaşırken ben birkaç saniye olduğum yerde kaldım.
Sonra gözlerimi kapattım.
Sedef'in hayatında artık yalnızca kendisi yoktu.
Karnında bir can vardı.
Ve o canın bundan haberi bile yoktu.
---
Sedef'in Ağzından
Gözlerimi yavaşça açtım.
Beyaz bir tavana bakıyordum.
Başım ağrıyordu.
Kolumda serum vardı.
Neredeydim?
Birkaç saniye hiçbir şey hatırlayamadım.
Sonra yaşananlar yavaş yavaş aklıma geldi.
Başımı çevirdim.
Halef pencerenin yanında duruyordu.
Beni gördüğü anda yanıma geldi.
“Uyandın.”
“Neredeyim?”
“Hastanedesin.”
“Ne oldu?”
“Bayıldın.”
Elimi alnıma götürdüm.
“Ne kadar oldu?”
“Birkaç saat.”
Tam o sırada kapı açıldı.
Doktor içeri girdi.
“Sedef Hanım, nasılsınız?”
“İyiyim.”
Doktor yatağın yanına gelip dosyayı açtı.
“Size bazı sonuçlarınızdan bahsetmem gerekiyor.”
Kalbim hızlandı.
“Ne oldu?”
Doktor birkaç saniye sustu.
“Gebelik testiniz pozitif çıktı.”
Donup kaldım.
“Ne?"
“Yaklaşık altı haftalık hamilesiniz.”
Elim istemsizce karnıma gitti.
Altı haftalık...
Hamileydim.
Ama nasıl?
Sonra aklıma tek bir kişi geldi.
Atakan.
Gözlerim doldu.
Doktor konuşmaya devam etti.
“Fakat bir konu daha var. Gebelik henüz çok erken olduğu için şu an kesin konuşmak mümkün değil. Bazı kontrolleri tekrarlamamız gerekecek.”
“Neden?”
“Sigara kullanıyor musunuz?”
Başımı eğdim.
“Evet.”
“Alkol?”
Bir süre sustum.
“İçiyorum.”
Doktorun yüzü ciddileşti.
“Sedef Hanım, bundan sonra sigarayı ve alkolü tamamen bırakmanız gerekiyor. Özellikle gebeliğin ilk döneminde bunlar ciddi riskler oluşturabilir.”
Gözlerim doldu.
“Ben bilmiyordum.”
“Biliyorum. Bu nedenle kendinizi suçlamayın. Ama artık bildiğinize göre dikkat etmeniz gerekiyor.”
Karnıma baktım.
“Ya bebeğim?”
“Şu anda bebeğinizle ilgili kötü bir şey söylemiyorum. Fakat gebeliğinizin yakından takip edilmesi gerekiyor."
Bir damla yaş yanağımdan süzüldü.
“Ben ona zarar vermek istemedim.”
“İstemeden yaptınız. Hamile olduğunuzu bilmiyordunuz.”
Doktor birkaç saniye bekledikten sonra ayağa kalktı.
“Şimdilik dinlenin. Yakın zamanda tekrar kontrol yapacağız.”
Başımı salladım.
Doktor odadan çıktı.
Oda yeniden sessizliğe büründü.
Halef hâlâ bana bakıyordu.
Ben ise yalnızca karnıma bakıyordum.
“Halef...”
“Efendim?”
“Bebeğin babası...”
Sesim titredi.
“Atakan.”
Halef'in yüzü bir anda değişti.
“Atakan'dan hamileyim.”
Gözlerimden yaşlar akmaya başladı.
“Ben onun çocuğunu taşıyorum.”
Halef hiçbir şey söylemedi.
Ben gözlerimi kapattım.
Atakan bana sırtını dönmüştü.
Beni yalnız bırakmıştı.
Ama onun çocuğu...
Elimi karnımın üzerine koydum.
“Senin için yaşayacağım,” diye fısıldadım.
Gözlerimden yaşlar akmaya devam etti.
“Ne olursa olsun...”
Bir süre sustum.
Sonra Halef'e baktım.
“Bir süre Atakan'a bebekten bahsetmeyeceğim.”
Halef hiçbir şey söylemedi.
“Zamanı gelince söyleyeceğim.”
Başını yavaşça salladı.
“Tamam.”
“Kimse bilmeyecek.”
Sesim titredi.
“Felah ve Fedes ailelerinden hiç kimse bilmeyecek."
Halef birkaç saniye bana baktı.
“Senin bebeğin. Nasıl istiyorsan öyle olsun.”
Sonra geri dönüp pencerenin yanına gitti ve oraya yaslandı.
Ben de ona sırtımı döndüm.
Elimi yeniden karnımın üzerine koydum.
Yanağımdan yaşlar süzülüyordu.
“Anne...”
Sesim titredi.
“Ben anne olacakmışım.”
Dudaklarım titreyerek devam etti.
“Ama şu an en çok sana ihtiyacım vardı.”
Gözlerimi kapattım.
“Ama yoksun.”
Üzerimdeki battaniyeyi biraz daha kendime çektim.
Sessizce gözlerimi kapattım.
---
Halef'in Ağzından
Bir kaç yıl önce Sedef'i ilk gördüğümde yirmili yaşlarının başındaydı.
Çok güzel bir kadındı.
Gülüşü...
Sesi...
Bakışları...
Her şeyi.
O gün, bir gün onun o gülüşünü solduracağımı bilseydim...
Kendimi öldürmek daha kolay gelirdi.
Bakışlarım yatakta uyuyan kadına kaydı.
Şimdi hamileydi.
Sevdiği adamdan...
Ama en sevdiği adamdan aldığı darbeyle paramparça olmuştu.
Kırgındı.
Kızgındı.
Ve ben...
Sedef'i çocukluğumdan beri seviyordum.
Çocukken birbirimizi çok severdik.
Ama şimdi...
O benden nefret ediyordu.
Ben ise ondan nefret edemiyordum.
Canımı en çok yakan da buydu.
Onun benden nefret etmesi.
Onu Atakan'la görmüştüm.
Mutluydu.
Şimdi ise...
Hep ağlıyordu.
Bazen sessizce bir şeyler söylüyordu.
Ne söylediğini anlayamıyordum.
Neden korkuyordu?
Bilmiyordum.
Ama onu ilk gördüğüm günden beri...
Onun için korkuyordum.
---
20 Yıl Önce
O zamanlar sekiz yaşındaydım.
Elfida ise beş.
Aramızda üç yaş vardı ama ben onu kendimden küçük görmezdim.
O benim en yakın arkadaşımdı.
Daha doğrusu...
Benim dünyamdaki en önemli insandı.
Ailelerimiz birbirine o kadar yakındı ki Sedef'in bizim eve gelmediği bir gün neredeyse eksik geçerdi.
Annem onu kendi kızı gibi severdi.
Babam ise ne zaman Elfida'yı görse yüzünde istemsiz bir gülümseme belirirdi.
Ama Elfida'nın üç abisi vardı.
Uraz on iki yaşındaydı.
Abimle çok yakın arkadaşlardı.
Ateş dokuz yaşındaydı.
Batu ise yedi.
Üçü de Elfida'yı gözlerinden bile sakınıyordu.
Ve nedense herkes Sedef'le benim yan yana gelmemize ayrı bir anlam yüklüyordu.
Ben ise bunların hiçbirini anlamıyordum.
Ben sadece onunla oyun oynamak istiyordum.
O gün öğleden sonra kapımız çaldı.
Annem mutfaktan seslendi.
“Halef! Kapıya bakar mısın?”
Koşarak kapıya gittim.
Kapıyı açtığımda Sedef'i gördüm.
Üzerinde küçük pembe bir elbise vardı.
Saçlarının iki yanına tokalar takılmıştı.
Elinde de oyuncak bebeği vardı.

Beni görünce gülümsedi.
“Halef!”
Ben de istemsizce sırıttım.
“Gel.”
Bana doğru gelip sarıldı.
Ben de ona karşılık verdim.
Sonra elinden tutup içeri çektim.
Annem salondan çıkıp yanımıza geldi.
“Aaa, Elfidamm gelmiş!”
Elfida hemen anneme sarıldı.
“Halef'le oynayacağız.”
Annem gülerek saçlarını okşadı.
“Tabii oynayın.”
Tam o sırada annesi kapının önünde göründü.
“Elfida, akşama kadar burada kalabilir mi?”
Annem hiç düşünmeden cevap verdi.
“Kalır tabii. Sen işlerini hallet.”
Elfida arkasından annesine el salladı.
“Bay bay!”
Kapı kapandığında bana döndü.
“Ne oynayacağız?”
“Evcilik.”
“Ben anne olayım.”
“Ol.”
“Sen de baba ol.”
“Tamam.”
Salonda bulduğumuz yastıkları yere dizip kendimize küçük bir ev yaptık.
Elfida oyuncak bebeğini kucağına aldı.
“Bu da bizim bebeğimiz.”
Bebeğe baktım.
“Adı ne?”
Elfida birkaç saniye düşündü.
“İlay.”
“Niye İlay?”
“Çünkü güzel.”
Başımı salladım.
“Tamam.”
Bir süre oynadık.
Sonra Elfida bir anda oyunu bırakıp ayağa kalktı.
“Ben yemek yapacağım.”
“Ne yapacaksın?”
“Çorba."
Elindeki oyuncak tencereyi önüme koydu.
“Bekle.”
Ben oturup onu izlemeye başladım.
Elfida oyuncak mutfağın başında ciddi ciddi yemek yapıyormuş gibi davranıyordu.
Ben ise ne yaptığını bile umursamadan ona bakıyordum.
Gülümsüyordu.
Ben de gülümsüyordum.
O sırada annem salondan geçti.
Bizi görünce durdu.
Önce Elfida'ya, sonra bana baktı.
Yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.
“Oğlum ”
“Efendim?”
“Sen oyun oynamıyor musun?”
“Oynuyorum.”
“Nasıl oyun bu?”
Elfida hemen araya girdi.
“halef benim kocam.”
Bir anda sustum.
Annem kahkahayı bastı.
“Öyle mi?”
Elfida başını salladı.
“Evet.”
Ben de hiç düşünmeden konuştum.
“Ben de onunla evleneceğim.”
Annemin gülüşü daha da arttı.
“Öyle mi oğlum?”
“Evet.”
Elfida bana baktı.
“Ben de seninle evleneceğim.”
O yaşta kalbimin neden bu kadar hızlı attığını anlayamazdım.
Ama çok mutlu olmuştum.
---
Elfida'yla oyun oynadıktan sonra uyuya kalmıştık.
Annesinin sesini kulağımda duyuyordum ama gözlerimi açmak istemiyordum.
Çünkü bana sımsıkı sarılan biri vardı.
Elfida.
O an dünyanın en güzel yerinde olduğumu düşünüyordum.
Akşam olduğunda yemek yemek için bizi uyandırdılar.
Kapı çaldığında Uraz abi gidip açtı.
Elfida'nın babası gelmişti.
Elfida biranda onun geldiğini fark ettiği gibi ayağa kalkıp babasına doğru koştu.
Babası onu kucağına aldı.
Elfida babasının yanağından öptü.
Sonra hep birlikte masaya geçtik.
Yemek yerken Elfida'nın babası kızına baktı.
“Ne dedin sen?”
Elfida hiç utanmadan tekrar söyledi.
“Ben büyüyünce Halef'le evleneceğim.”
O an herkes sustu.
Sonra Ateş kahkahayı bastı.
Batu da gülmeye başladı.
Ben ise ne yapacağımı bilemedim.
Elfida'nın babası bana baktı.
Sonra kızına döndü.
“Sen daha beş yaşındasın.”
Elfida dudaklarını büzdü.
“Ne olmuş?”
Babası başını iki yana salladı.
“Bir de Halef'i bulmuş.”
Ben hemen araya girdim.
“Ben de Elfida'yla evleneceğim.”
Bu kez annem güldü.
Elfida'nın babası bana bakıp sahte bir ciddiyetle konuştu.
“Sen dur bakalım.”
Herkes güldü.
Ben neden güldüklerini anlamıyordum.
Ama Elfida elimi tuttu.
“Babam kızdı.”
“Niye?”
“Beni vermek istemiyor.”
Elfida'nın babası hemen araya girdi.
“Ben seni kimseye vermiyorum zaten.”
Elfida kollarını babasının boynuna doladı.
“Ben Halef'i seviyorum.”
Babası derin bir nefes aldı.
“Çocuk aklı işte...”
Babam yanına oturup güldü.
“Sen daha şimdiden kıskanmaya başladın.”
Elfida'nın babası başını iki yana salladı.
“Kızım daha beş yaşında.”
Babam omuz silkti.
“Sen yine de hazırlıklı ol.”
O zamanlar herkes gülüyordu.
Ben de gülüyordum.
Elfida da...
Ama kimse bilmiyordu.
O çocukça söylediğimiz sözlerin yıllar sonra ne kadar ağır bir anlam taşıyacağını...
---
Günümüz
Derinlere dalmıştım.
Beni geçmişten çekip çıkaran doktorun sesi oldu.
“Sedef Hanım şu an gayet iyi. Taburcu olup eve gidebilirsiniz.”
Başımı salladım.
“Teşekkür ederim."
Doktor gittikten sonra Sedef'in yanına gittim.
Uyuyordu.
Bir süre sessizce onu izledim.
Uyandırmamaya çalışarak odadan çıktım.
Çıkış işlemlerini yaptırdım.
Sonra yeniden Sedef'in yanına döndüm.
Sonra eğilip onu dikkatlice kucağıma aldım.
Onu kucağımda taşırken yüzüne baktım.
Yıllar önce...
Beş yaşındaki küçük kız bana dönüp:
“Ben de seninle evleneceğim.”
demişti.
Şimdi ise o kız büyümüş...
Ve benim kollarımda, sevdiği adamın çocuğunu taşıyarak uyuyordu.
Başımı eğdim.
Sedef'i biraz daha sıkı tuttum.
Sonra hastaneden çıktım...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

36okunma 14beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18