2. bölüm · KAN VE KÜLLER
2.Bölüm İLK KARŞILAŞMA
Halef, babasının odasının kapısını sessizce kapattı.
Koridor boyunca yankılanan ayak sesleri dışında konağın içinde derin bir sessizlik hâkimdi. Elindeki eski fotoğrafa istemsizce baktı.
Koyu kahverengi gözler...
İçten bir gülümseme...
Fotoğraftaki kızın düşmanlarının kızı olduğuna inanmak zordu.
"Halef."
Arkasından gelen sesi duyunca durdu. Ağabeyi Aras, merdivenlerin başında durmuş ona bakıyordu.
"Babamın kararını değiştiremezsin."
Halef derin bir nefes verdi.
"Ben kimseyi intikam uğruna kullanmak istemiyorum."
Aras omzunu silkti.
"Biz istemekle yaşamıyoruz."
Halef cevap vermedi. Sessizce odasına geçti.
Fotoğrafı çalışma masasının üzerine bıraktı.
Kendi kendine mırıldandı.
"Umarım yollarımız hiç kesişmez."
...
Sedefin ağzından;
"Benim gitmem gerek adliye uğrayıp almam gerken bir dosya var"dedim.
"Tamam kalkalım zaten bizimde işimiz vardı"dedi Deren.
Hesabı ödeyip cafeden çıktık.
Deren'e sarılıp arabamın yanına doğru gittim.
Arabanın anahtarını çantadan çıkarıp açtım.
Arabayı çalıştırıp yola çıkıcaktımki telefon çaldı
Arabaya bağlıydı bu yüzden açtım.
"Alo"dedim.
"Sedef senide rahatsız ettim birşey sorucam"dedi ekin abla.
Abim uraz'ın karısı ve benimde yengem ekin abla.
"Yo sorun değil sorabilirsin"dedim.
"Abin ile bir düğüne katılmamız gerek ama nefes çok küçük ve baya bir ses var orada 1 saat durup gelicez ona bakabilirmisin"dedi çekinir bir sesle.
Nefes felah abimin küçük kızı ve halasının bir tanesi daha 2 yaşında çok tatlı bir kızdı.
"Yenge bide soruyorsun asla sorun değil bende nefes'i çok özledim zaten"dedim.
"Ay Sedef çok teşekkür ederim"dedi.
"Birşey deği-"lafımı tamamlamadan öne doğru savruldum.
"Sedef o ses ne "dedi.
Anın şoku ile ses veremedim.
"Sedef ses ver yoksa abini ararım sedef"
Doğrulup.
"Yenge birşey yok ben kapatıyorum"dedim.
Telefonu kapatıp kemerimi çözüp arbadan çıktım.
Arkaya doğru ileledim.
Kaza yapmıştım yani ben değil o bana çarpmıştı.
Arka tampon...
"Ofya of"diye bağırdım.
Arabama çarpan hangi tür insansa hala çıkmamıştı arabadan.
Onun arabasının yanına gidip cama vurdum.
"Aç şu kapıyı"dedim.
Geriye doğru çekildim ve kapı açıldı.
İçerden heybetli bir adam çıktı.
Bana bakınca.
"Sen..."dedim
Adamın kaşları çatıldı.
"Sedef Felah."
Soğuk bir ifadeyle ona baktım.
"Halef Fedes."
İkmiz de birkaç saniye sessiz kaldı.
Ona bakıp arabamın arkasını gösterdim.
"Araba kullanmayı da mı babandan öğrendin?"
Halef alaycı bir gülümsemeyle karşılık verdi.
"En azından önüme bakıyorum."
Ona doğru bir adım yaklaştım.
"Suçlu olduğun hâlde hâlâ üste çıkıyorsun."
Halef omzunu silkti.
"Masraf neyse karşılarım."
"Ben senden para istemiyorum."
"O zaman ne istiyorsun?"
"Adam gibi özür dilemeni."
Halef birkaç saniye sustu.
"Olmaz."
Sinirle onu omzundan ittim.
"Gerçekten tam bir Fedes'sin."
Halef dengesini toparlayıp ceketinin cebinden siyah bir kartvizit çıkardı.
"Masraf ne çıkarırsa beni ara."
Kartı elimi tutup avucumun içine bıraktı.
Kartın üzerinde yalnızca şu yazıyordu:
Halef fedes.
Fedes Holding
Kartı birkaç saniye inceledim.
"Umarım bir daha karşılaşmayız."
Halef arabasına binerken arkasına bakmadan cevap verdi.
"Bu şehir o kadar büyük değil, Savcı Hanım."
Motor sesi yükseldi ve siyah araç uzaklaştı.
"Oruspu çoçuğu"
"Şerefsiz"
"Piç"diye bağırdım.
Sinirlenmiştim.
Önüme gelen saçlarımı arkaya attım.
Elimdeki karviziti avucumda büktüm.
Arabama doğru ilerleyip kapıyı açıp içeriye girdim.
Telefonumda mesajlar geliyordu.
Uraz abim,ateş abim ve Batu abimden toplamda 76 arama.
"Oha oha"dedim.
Uraz abimi geri aradım.
"Kızım sen niye telefonlarımızı açmıyorsun ha ekin dediki bir ses duydum ne sesi noldu"
"Abi bir sakın olurmusun"dedim .
"Olmuyorum noldu birşey oldu ve demiyorsun"dedi.
"Birşey olmadı işte "
"Abisinin Birtanesi noldu"dedi.
"Daha demin arkadan arabama bir hayvan çarptı"dedim sessiz bir şekilde.
"Ne dedin sen ne"dedi.
"Abicim sakın"
"İyiyim eve geliyorum yani inşallah"dedim.
"Ben oraya geliyorum ve eve beraber gidiyoruz"dedi.
"Adliye uğramam gerek"dedim.
"Tamam bekle beş dakikaya ordayım"dedi ve kapattı.
Sıkıntıyla yanaklarımı şişirdim ve saldım kendimi.
Kartivizi hala elimdeydi alıp çantamın yanına fırlattım.
"Piç"dedim sıkıntıyla.
10 dakika sonra;
Uraz abim gelmişti.
Arkasından inip yanıma doğru koştu.
Ve sarıldı bana baktı .
"Ah be kızım çok korkuttun valla"dedi.
"Gerçekmi"dedim.
"Gerçek çok korktum"dedi.
Elimden tutup arabaya baktı.
"Kim yaptı"dedi.
"Hiç tanımıyorum ben uzatmak istemedim"
Bana baktı.
"Sen ve uzatmamak inanmadım"
"Ya niye "dedim.
Güldü.
"Şimdi Batu geliyor o götürecek arabını"dedi.
"Tamam ama adliye"
"Uğruyucaz"dedi.
Batu abimde çok geçmeden gelmişti.
"Sen neyle geldin"dedi Uraz abim.
Batu abim onu umursamadan gelip bana sarıldı.
"İyimisin güzelim"
"İyiiyim"dedim.
"Ölüyorum abi" dedim.
Beni bırakıp Uraz abime döndü.
"Arkadaş bıraktı "dedi.
"He tamam "dedi.
"Çantanı al gidelim"
"Tamam"dedim.
Kapıyı açıp çantamı aldım.
Ve geri kapıyı örttüm.
"Gidebiliriz"dedim.
"Görüşürüz"dede Batu abim yanına gidip yanağından öptüm.
El sallayıp Uraz abimin arbasına bindim.
Kapıyı kapatıp kemerimi taktım.
...
Adliyeye gelmiştik asansörden çıkıp odamın kapısını geldik abim kapının yanındaki isime baktı.
"Sayın cumhuriyet savcısı Sedef felah"dedi.
"Ta kendisiyim"dedim.
Kapı kilitli olduğu için açıp ilk abim girmesi için geri çekildim.
"Buyrun"dedim.
"Siz lütfen önden" dedi.
İlk ben girdim ardımdan girip kapıyı kapattı.
Masamın önünde adım yazan isimlik yanında aile fotolarımız ve mezun olduğum gün çekildiğim fotoraf.
Çekmeceyi çekip dosyayı ararken abim resmi alıp baktı.
Masamın üstüne geri bırakıp camın oraya dopru gitti.
Geçen çiçek gelmişti onun üstündeki notu alıp baktı.
Sadece 'CUMHURİYET SAVCISI SEDEF FELAH'A'yazıyordu.
"Bu çiçek kimden geldi?"dedi.
"Bilmiyorum geçen gün gönderildi bende atmak istemedim bu yüzden almak istemedim"dedim .
Onlarında canı vardı .
"Eminmisin"
"Evet abi" dedim.
"Bilinmeyen çiçeklerin alma at"
"Olmaz"
"Neden "
"Onların canı var "
"Tamam o zaman bir daha gelirse bana getir sen"
"Sen atarsın"
"Atmam"
Dosyayı bulamamıştım ve sinirlenmeye başlamıştım.
"Bu odada kamera filan yok demi"
Ona dönup yargılayıcı bir şekilde baktım.
"Yokmuş"dedi.
"Nefesde senin gibi bakıyor"dedi.
"Nasıl bakıyormuş"
"Tatlı, sevimli"
"Bu arada bu adliyede benim adım en sert Savcı diye çıktı"
Bana gururlu şekilde baktı.
Dosyayı sonunda bulmuştum.
"Buldum hadi gidelim"dedim.
"Hadi o zaman "
Odadan çıkıp kapıyı kilitledim.
"Şunuda imzatmalıyım öyle gidelim"
"Tamam"dedi.
Başsavcıya imza attırmam gerkiyordu.
Kapıyı tıklattım.
"Gir"dedi
"Sen bekle geliyorum"dedim.
Kapıyı açıp içeri girdim.
"Başsavcım bunu imzalıtacaktım"
"Bu nedir"
"Dün yolda cesedi bulunan kadının olay yeri inceleme savcısı olarak gitmek istiyorum"dedim.
"Tamam ver imzalıyım"dedi.
Uzatıp sayfaları imzaladı.
"İyi günler "dedim.
Kapıya dönüp ileledim.
Kapıyı açtım abim bekliyordu.
Kapıyı kapatırken içerdeji savcıya bakıyordu.
"Abi hadi"dedim.
Kapıyı örtüp çıktık.
Abimin koluna girdim.
"Abi"
"Efendim "
"Ateş abim tatlı istemiştim alalımmı?"
"Zıkkım yesin o piç"dedi.
"Öyle deme alalım"
"Tamam "dedi.
Mutlu olmuştum.
Kapıdan çıkana kadar bazı gözler üzerindeydi.
Sevgilim sanacak halleri yoktu abim genç görünüyordu biraz yada ne biliyim ama parmağında asla çıkarmadığı alyansı vardı Bi kere.
....
Eve gelmiştik.
"Biz geldik"diye bağırdım.
Salonda kimse yoktu.
Uraz abim gitmişti bir evi ve onu bekleyen ailesi vardı.
Salona girdim.
Televizyonu kapatacaktım.
Koltukta üstü çıplak şekilde yarı uykulu ateş abimi gördüm.
Korkmuştum.
"Hiih"diye sıçradım.
"Korktum salak"dedim.
Güldü.
"Talı mı aldın bana "
"Evet sana aldım"dedim.
Ayağa kalktı ve sarıldı.
Bende ona karşılık verip sarıldım.
"Abim noldu"dedim.
"Bana bak bi noldu "dedim.
"Sedef"dedi sesi kırgın çıkıyordu.
"Ben kötü bir abimiyim"dedi.
"Abi ne alaka hem sen çok güzel ve iyi bir abisin ve iyiki benim abimsin"dedim.
"Sedef"
"Efendim"
"Ben korkuyorum"dedi.
"Neyden korkuyorsun"
"Onlardan seni koruyamamaktan"dedi.
Ellerim üşüdü,kalbim üşüdü.
"Bana bak "
Baktı.
"Siz benim yanımda olduğunuz sürece bana ne birşey olur nede birşey yaparlar tamammı "dedim.
"Tamam "dedi.
"Gel tatlı yiyelim şimdi "dedim.
Koltuktaki tişörtünü alıp kafasından geçirdim.
"Giy gel" dedim.
Mutfağa gidip tabak alıp tatlıları koydum.
Ateş abim mutfağa geldim dalgalı saçkatı karışmış ve fazla dağınık duruyordu.
"Otur "dedim tatlıyı alıp uzattım.
"Bence sen asude ablayla buluş o seni kendine getirir"dedim.
Asude ablada benim sevgilim diğer yengemdi.
Abimin nişanlısıyla bu ay ve bu yıl içinde en yakın şekilde vermemek istiyorlardı.
"Giderim"dedi.
....
Abimide göndermiş evde tek başıma dosyayla uğraşıyordum akşam olmaya başlamıştı Uraz abim nefes'i bize bırakıp gidecekti.
Telefonum çalınca leptopu kapatıp ona uzandım.
Atakan
"Alo"dedim.
Gülümserken.
Atakanda savcıydı onun beraber okulu okumuş ve bitirmiştik.
"Napıyon"dedi.
"Dün ölen kadın vardıya"
"Evet"
"Onun dosyasını aldım ona bakıyordum"
"Çok sıkıldım"
"Bende bize gelsene "dedim.
"Tekmisin abilerin"
Güldüm.
"Tekim ama benim minnacık yeğenim gelicek ve ona bakıcam"dedim.
"Tamam sorun değil beraber bakarız birazdan gelirim"dedi
"Bekliyorum "dedim ve kapattım.
Zil çalınca ayaklandım.
Kapıyı açtım ve karşımda abim,ekin abla ve nefes.
"Al bakalım halası"dedi.
Uzanıp aldım yanağından hafif öptüm.
"Mis kokulum"dedim.
"Ay sedef teşekkür ederim"dedi.
İçeri girip.
"Oyuncakları ve maması "dedi.
"Biliyorum mamasının nasıl yapılacağını "dedim.
"Ay teşekkür ederim elinede ne çok yakıştı senin çoçuğunuda görürmüyüz"dedi abime bakıp imalı imalı.
"Güzelim hadi gidekim geç kalıyoruz bence biz hem Sedef ve çoçuk sahibi olmakmi zaten kendisi çocuk daha " dedi.
"Tabi tabi"dedim.
Kapıyı kapatıp salona geçtik.
"Halasının güzeli Ay nasılda bana benziyor"
Asla benzemiyordu yada bu sarışın mavi gözlü,ben kara gözlü kara kaşlı kızım.
"Seni yerim ben "dedim.
Gülümsedi.
Omzumda hafif salladım uyku zamanı gelmişti onun.
Bize çok geldikleri genellikle yerde uyutmak için yatağı vardı ona koydum.
"Zil çaldı hemen geliyorum "dedim.
Kapıyı açtığında Atakan.
Heybetli cüssesi.
"Hoşgeldin"dedim.
"Hoşbulduk"dedi.
Ona doğru uzanıp sarıldım.
Oda bana sıkı sıkı sarıldı.
Kafasını boynuma gömdüğünü hissediyordum.
Gülümsedim.
Hafif hoşlanıyordum ondan.
Ama hafif.
Geri çekildim.
"Gel"dedim.
İçeri girip ince hırkasını çıkatıp astı.
Abilerim ile tanışıyor ve yakın arkadaşlardı.
"Nefes"dedi.
Nefes onu görünce hafif elini kaldırdı.
Seviyordu onu.
Kucağına aldı ve öptü.
"Özledin mi beni "dedi.
Koltuğa oturup onları izledim.
"Küçük hanım halan dediki bana senin uyuman gerekiyormuş ama ben daha yeni geldim"dedi.
Kucağından alıp hafif hafif salladım.
Yavaş yavaş gözleri kapandı.
"Zaten sabahtan beri uyanıktı hemen uyudu" dedim.
Atakanı yanına oturdum.
"Sedef"
"Hı"
"Seni seviyorum "dedi.
Bunu asla beklemediğim için .
"Ne "dedim.
Yanaklarımın yandığını hissettim.
"Seni delicesine seviyorum "dedi.
"Atakan "
"Söyle sedefim"
Yakasından tutup kendime çektim.
Ve dudaklarına kapandım.
Elleri belimde yerini buldu.
Ellerimi boynunda birleştirdim.
"Bende seni çok seviyorum "dedim.
Ellerim saçlarında gezindi.
Saniyeler, dakikaya dönüştü.
Nefes nefese kalmıştık.
Nefes almak için ayrıldığımızda gögüş kafesimiz hızla inip kalkıyordu.
Tekrar dudaklarımız birşecektiki nefesin ağlama sesi ayırdı bizi.
"Srn nefese bak ben mamaısını ıstıyım"dedin.
Kafa salladı kucağına aldığını görünce mamasını alıp mutfağa kaçtım.
Mutluluktan patlayacak hale gelmiştim.
Ellerimi yanaklarına götürdüm.
Mamayı ısıtıp içeri götürdim.
Benim geldiğimi anlamış gibi bana döndü.
Nefesi kendi kucağıma alıp sütünü verdim.
Acıkmıştı.
Gözleri yavaş yavaş kapandı ve geri yerine koydum.
Atakan belimden tutup kendine çekti.
"Güzelim"
"Efendim"dedim.
Dudaklarıma kapandı.
Dudaklarımız birbiriniz için yaratılmış gibiydi.
Yorulduğumu hissetmiş gibi kendini dudaklarımdan çekti.
"Gel koltuğa otur"dedi.
Mutluydum.
Yanıma oturdu.
Omzuna kafamı koydum.
Nefes bi an ağlayacak gibi olunca kucağıma aldım.
Yüzü omzuma doğru dönük şekilde yatırdım.
Uykum gelmişti.
Omzumuna iyice yaslandım.
...
Anı bir sesle uyandım.
Gözlerimi açtığımda karşımda ateş abim,ekin abla ve Uraz abim vardı.
Nefes kucağında değilde yatağındaydı.
Atakan hala yanımdaydı.
"Abi"dedim kısık bir sesle.
"Aferin kız sana sedef"dedi ekin abla.
"Atakan ne işin var burada "dedi Uraz abim gözleri biraz sinirli bakıyordu.
Abim bize bir adım yaklaştı.
Ayağa anı bir şekilde kalkınca demir eksikliğim yüzünden başım döndü ve yere düştüm.
Ateş abim yanıma gelip kaldırdı.
"Atakan'ı seviyorum "dedim.
"Onuda ben çağırdım tek başıma durmak istemedim."
"Ne "dedi herkes.
"Ne şaşırdınız Allah Allah sizin karınız kızınız varda benim mi olmamasz"dedim.
"Sedef'e aşığım"diye bodoslama atladı Atakan.
"Sen kardeşime aşıksın öylemi"dedi ateş abim.
"Evet aşığım hemde deliler gibi "dedi.
Ateş abim geriledi geriledi ve yumru ağzının ortasına geçirdi.
"Ay çoçuğa yazık oldu bide ateş asker valla inşallah çenesi kırılmaz"dedi yengem.
"Ama yenge" dedim sızlamaya başlamıştım.
"Hayatımız biz artık evimize gidelim"dedi Uraz abim.
Ateş abim çoçuğu dövüyordu.
Kapı açılınca herkes oraya baktı.
Batu abim girdi.
"Sedef bune "diye bağırdı.
Ateş abim atakan'ın üzerinden kalktı.
"Bağırma kıza "dedi.
Elindeki şeyi ateş abime fırlattı.
"Al bak ona"dedi.
Uraz abimde yanına gitti.
Kağıdı açtılar ve bana baktılar.
"Sedef bune "dedi uraz abim.
Ateş abim elindeki şeyle yanıma gelip eline verdi.
"Bune sedef"dedi.
Nefes ağlamaya başlamıştı.
Ekin abla daha fazla ağlamamısı için dışarı çıktı.
Atakan baygındı herhalde.
Elimdeki şeye baktım.
Sabahki kartvizit.
Halef Fedes
Fedes Holding
Başım dönmeye başlamıştı.
Ayaklarım ve ellerim titriyordu,sesler uğultulu şekilde geliyordu.
"Sana diyorum Sedef bu neden sende bunu nereden aldın"diye bağırıyorsu ateş abim.
"Beni duymuyorsun sen"
"Biz seni korumaya çalışıyoruz sen kendi bildiğini yapıyorsun sadece " dedi.
Yanaklarımdan yaşlar akmaya başladı.
Ve daha fazla kendimi tutamadım.
Elimi duvara yasladım.
"Başım"dedim sessiz bir şekilde.
Ateşin ağzından;
"Sedef?"
Bana bakmaya çalıştı ama bakışları boşluğa kayıyordu.
"Abi... göremiyorum..."
Kalbim sıkıştı.
Bir adım attım.
"Sedef!"
Dizlerinin bağı çözüldü.
Yere doğru yığıldı.
Koşmaya çalıştım ama yetişemedim.
Merdivenin kör noktası mermer zemine öyle sert çarptı ki çıkan ses hâlâ kulaklarımdaydı.
"SEDEF!"
Kan...
Saçlarının arasından hızla yayılan kanı gördüğüm an nefesim kesildi.
Dizlerimin üzerine çöktüm.
Titreyen ellerimle başını kucağıma aldım.
"Hayır... hayır... Sedef, gözlerini aç."
Tepki vermedi.
"Ambulans çağırın!" diye bağırdı Uraz.
Batu'nun elleri bile titriyordu.
Dakikalar saat gibi geçti...
